Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1609 E. 2026/1863 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1609
- Karar No
- 2026/1863
- Karar Tarihi
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2026/1609
KARAR NO: 2026/1863
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/06/2026 EK KARAR
NUMARASI: 2025/464Esas- 2026/154Karar
DAVAL: İZZET KOYUNCI - -52687758446 [15312-13745-14263] UETS
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİH: 01/10/2026
İSTİNAF KARAR YAZIM
TARİHİ: 01/10/2026
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Müvekkili ... Ltd. Şti. ile davalının sahibi olduğu ... Limited Şirketi ile arasında ... tarihli Gayrimenkul Satışına Aracılık Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre ... Caddesinde bulunan ... Plazanın komple 41.000.000-TL bedelle (... bağımsız bölüm) davalı tarafından davacı şirkete satıldığını, davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, davalı ... tarafından ... tarihinde Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosya ile takip başlatıldığını, davacının haksız takibe anlam verememesi üzerine davalı ile görüşerek ... tarihli protokolü imzaladığını, protokol gereği ... Caddesindeki taşınmazın değerinin 40.200.000-TL olarak revize edildiğini, davalıya verilen taşınmaz, otomobil ve nakitlerden sonra 11.500.000-TL bedelli bono verildiğini, bononun protokol tarihi itibariyle 10.000.000-TL sayılacağının kararlaştırıldığını, protokolde davalının başlattığı icra takibinin yanlış başlattığı, anlaşma gereği alıcının 100.000-TL gönderdiği, dosyanın 28.02.2025 tarihinde kapatılacağı, alıcıdan herhangi bir masraf veya başka bir isimde talepte bulunulamayacağının yazılı olduğunu, aradan geçen sürede davalının icra takibini kapatmadığını, takibe konu dosyadan borçlu olmaması sebebiyle derdest davanın ikame edildiğini belirterek davacının Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası yönünden borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Davacının taraflar arasında imzalanan ... tarihli ve ... tarihli protokol kapsamında Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından borçlu olmadığını iddia ettiğini, halbuki icra dosyasının 28.02.2025 tarihinde ilamsız takip olarak başlatıldığını ve davalının temlik alacaklısı olduğunu, alacağın süresinde ödenmeyen borç ilişkisinden kaynaklandığını, davacılar takibe itiraz etmediğini ve alacağın kesinleştiğini, davacının somut bir delil sunmadığını, genel nitelikte ve dayanaktan yoksun iddialarla davayı ikame ettiğini, davalının ... ve ... tarihli sözleşmenin tarafı olmadığını, sözleşmenin davalıyı bağlamadığını, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacının dayanak olarak gösterdiği sözleşmelerde imzası bulunan kişilerin davacılar ve dava dışı ... İnşaat olduğunu, davalının protokol tarafı olmadığını, davalının usule uygun şekilde dava dışı ... İnşaat şirketinden temlik aldığını ve davacılar aleyhine ... tarihinde icra takibi başlattığını, temlik tarihinden sonra alacağın takip ve dava yetkisinin davalıda olduğunu, temlik sonrası temlik eden ile borçlular arasındaki protokolün davalıyı bağlamadığını, bahse konu 28.02.2025 tarihli protokolün borcu ortadan kaldırmadığını, bizzat borcu tespit ettiğini, davacı borcun sona erdiğini iddia ediyorsa, bunu yazılı ve kesin delille ispatlaması gerektiğini, taraflar protokolde borcu açıkça kabul ettiğini, davacının ödemesi gereken 400.000-TL emlak komisyonunu ödemediğini ve dava dışı emlak şirketinin ... İnşaat şirketine Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip yaptığını, şirketin menkul ve gayrimenkullerinin haciz altına alındığını ve takip masrafları ile birlikte 563.043,63-TL'nin ödendiğini, bu ödemeyle alakalı yapılan usulsüz ve kanuna aykırı hileli davranışlar neticesinde şikayette bulunulduğunu, Kayseri 1. İcra Ceza Mahkemesinin 2025/107 esas sayılı dosyası ile ... İnşaatın şikayetçi olduğunu, davacı tarafın hem protokolde borcu açıkça kabul ettiğini, hem de ödeme taahhüdünde bulunduğunu, fakat söylenenlerin aksine edimlerini yerine getirmediğini, borcun varlığı kabul edildiği halde dava açılmasının, dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince 23/06/2026 tarihli ek kararıyla:
"GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Mahkememizin 2025/464 Esas - 2026/154 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu 10/02/2026 tarihinde "DAVANIN KABULÜ İLE, 1-Davacıların Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu alacak nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, Yasal şartları bulunmadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, ..." şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davacılar vekili ve davalı tarafça yasal süresi içerisinde istinafa başvurulmuş olup, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 22/04/2026 tarih ve 2026/719 Esas - 2026/860 Karar sayılı ilamında; "...KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 10/02/2026 tarih ve 2025/464 E - 2026/154 K sayılı nihai kararı ile 02/03/2026 tarih, 2025/464 E - 2026/154 K sayılı ek kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacılar ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE..." şeklinde karar verilmiştir.
Davalı ... tarafından Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesine sunulan 28/04/2026 tarihli dilekçe ile yargılamanın iadesi talebinde bulunulduğu, bunun üzerine ilgili hukuk dairesi tarafından yargılamanın iadesi dilekçesi yeni bir esasa kaydedilerek talebin değerlendirildiği, bu aşamada istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik karar temyiz edilmediğinden dosyanın kesinleştirilmek üzere mahkememize gönderildiği, mahkememizce de dosyada temyiz talebi bulunmadığından mahkememizce kararın 19/05/2026 tarihinde kesinleştiğine ilişkin 12/06/2026 tarihinde kesinleşme şerhi düzenlenmiştir.Davalı ... mahkememize Uyap sisteminden gönderdiği 21/06/2026 tarihli dilekçesinde özetle; 12/06/2026 tarihinde Kayseri BAM 6. HD'nin 2026/949 dosyasına temyiz başvuru dilekçesinin kaydedildiğini, aynı gün dosyanıza istinaf karar kaydının işlendiği ve temyizi derdest iken 15/06/2026 tarihinde dosya kesinleşmiştir olarak işlendiğini, temyiz incelemesi derdest iken kesinleşme şerhi verilmesinin yok hükmünde olduğunu, öncelikle kesinleşme şerhinin iptaline, iptal edilmez ise işbu dilekçesinin görevli Kayseri İcra Hukuk Mahkemesi'ne tedbiren gönderilmesine, gönderilene kadar Kayseri 1. ATM'nin 2026/389 D.iş ve Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyalarında işlem yapılmaması için tedbir kararı verilmesini talep etmiş olup, mahkememizce Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'ne müzekkere yazılarak 2026/719 Esas - 2026/860 Karar sayılı ilamın tarafça temyiz edilip edilmediği sorulmuş ve yazımıza cevaben dairelerinin 2026/719 E - 2026/860 K sayılı ilamının taraflara 04/05/2026 tarihinde tebliğ edildiği, 2 haftalık süre içerisinde davalı... tarafından 29/04/2026 tarihinde, dairelerinin işbu karar ilamı yönünden yargılamanın iadesi (yenilenmesi) talep dilekçesinin sunulduğu, bu dilekçesinin 2026/949 Esas sırasına kaydının yapıldığı, yapılan yargılama sonunda 05/06/2026 tarihinde verilen 2026/1228 Karar sayılı karar ilamı ile, davalı ... 'nın işbu talebinin HMK 374 ve 379/1-b md. leri uyarınca usulden reddine (Yargıtay'a temyiz yolu açık olarak) karar verildiği, bu karar ilamının da davalı ... tarafından 12/06/2026 tarihinde temyiz edildiğinden temyiz işlemlerinin yapılması/tamamlanması aşamasında olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nin 6. Hukuk Dairesi tarafından yargılamanın iadesi talebi 2026/949 Esas sırasına kaydı yapılarak, 2026/949 Esas - 2026/1228 Karar sayılı 05/06/2026 tarihli ilamında; "Dairemizin işbu, tarafların istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair verdiği 22/04/2026 tarihli ve HMK'nın 375/1-d.maddesi uyarınca yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılmasına ilişkin talebe konu karar ilamı incelendiğinde, hüküm kısmının en son bölümünde de açıkça yazılı olduğu üzere '...HMK'nın 361/1.maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere...' karar verildiği, dolayısıyla davalı ... 'nın işbu yargılamanın iadesini (Yenilenmesini) talep ve dava ettiği tarih olan 28/04/2026 itibariyle, HMK'nın 374.maddesinde hüküm altına alındığı üzere 'kesin olarak verilen' veya 'kesinleşmiş' bir karar ilamı vasfında olmadığı, tarafların Yargıtay'a temyiz yoluna başvurma haklarının bulunduğu anlaşıldığından, davalı ... 'nın işbu yargılamanın iadesine (yenilenmesine) dair talebi/dava tarihi itibariyle HMK'nın 374.maddesi gereğince aranan gerekli yasal koşulu bulunmadığından, 28/04/2026 tarihli dilekçesi kapsamındaki yargılamanın iadesi (yenilenmesi) talebinin/dilekçesinin açıklanan sebeple HMK 374 ve 379/1-b md uyarınca ön inceleme ile esasa girilmeden yani usulden reddine...." dair Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere karar verildiği, bu kararın da davalı tarafça 12/06/2026 tarihli dilekçe ile temyiz edildiği tetkik edilmiştir.Netice itibariyle iş bu dava dosyası kapsamında mahkememizce verilen 10/02/2026 tarihli karara karşı davalı tarafça istinaf yoluna başvurulduğu, istinaf incelemesi neticesinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 22/04/2026 tarih ve 2026/719 Esas - 2026/860 Karar sayılı ilamı ile temyiz yolu açık olmak üzere davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, ancak Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 22/04/2026 tarih ve 2026/719 E. 2026/860 K. Sayılı kararına ilişkin taraflarca temyiz yoluna başvurulmadığından istinaf mahkemesince kesinleşme işlemlerinin yapılması için dosyanın mahkememize iade edildiği, mahkememizce kesinleşme şerhinin düzenlemesinden sonra davalının kesinleşmenin iptalini talep etmesi üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'ne müzekkere yazılarak anılan karara karşı temyiz yoluna başvurulup başvurulmadığının sorulduğu, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin cevabi yazısından Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 22/04/2026 tarih ve 2026/719 Esas - 2026/860 Karar sayılı ilamına yönelik temyiz başvurusunda bulunulmadığının anlaşıldığı dikkate alındığında mahkememizce düzenlenen kesinleşme şerhinde usul ve yasaya aykırı bir hal olmadığı anlaşılmakla davalının kesinleşmenin iptaline yönelik talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı ... 'nın Kesinleşme Şerhinin İptaline yönelik talebinin REDDİNE,
2-İşbu ek kararın taraflara tebliğine,..." karar verilmiştir.
Davalı taraf işbu ek kararı istinaf ettiğini 25/06/2026 tarihli dilekçesiyle bildirmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
KONU : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 23/06/2026 tarihli EK KARARININ,HMK 341 ve devamı maddeleri uyarınca KALDIRILMASI ve YÜRÜTMENİN DURDURULMASI taleplidir.
TEBLİĞ TARİHİ : 24/06/2026 UYAP
AÇIKLAMALAR :
1. Mahkememizce 10/02/2026 tarihli nihai karara karşı istinaf başvurumuz BAM 6. HD 2026/719 E. 2026/860 K. sayılı ilam ile reddedilmiştir. Bu karara karşı HMK 375/1-d uyarınca 28/04/2026 tarihinde yargılamanın iadesi talebinde bulunulmuş, BAM 6. HD 2026/949 E. sayılı dosyada 05/06/2026 tarih, 2026/1228 K. sayılı ilam ile talebimiz usulden reddedilmiştir.
2. BAM 6. HD’nin 2026/1228 K. sayılı usulden ret kararı tarafımızca 12/06/2026 tarihinde Yargıtay’a temyiz edilmiştir. Temyiz incelemesi halen derdesttir. UYAP kayıtları dosyanızdadır.
3. Temyiz incelemesi derdest olmasına rağmen Mahkemenizce 12/06/2026 tarihinde kesinleşme şerhi düzenlenmiş, UYAP’a 15/06/2026 tarihinde “kesinleşmiştir” kaydı işlenmiştir.
4. 21/06/2026 tarihli dilekçemiz ile kesinleşme şerhinin iptalini talep etmiş isek de, Mahkemeniz 23/06/2026 tarihli EK KARAR ile talebimizin reddine karar vermiştir. İşbu ek karar usul ve yasaya aykırıdır.
İSTİNAF NEDENLERİ :
1. HMK 367/1-2 UYARINCA TEMYİZ KESİNLEŞMEYİ DURDURUR: BAM 6. HD 2026/949 E. 2026/1228 K. sayılı karar 12/06/2026 tarihinde temyiz edilmiştir. Temyiz kanun yoluna başvurulmuş olması, HMK 367 uyarınca hükmün kesinleşmesine engeldir. Yargılamanın iadesi talebinin reddi kararı, asıl hükümden bağımsız yeni bir hükümdür ve temyizi kabil olup kesinleşmemiştir. Bu nedenle 15/06/2026 tarihinde atılan kesinleşme şerhi yok hükmündedir.
2. HMK 30 USUL EKONOMİSİ İLKESİNE AYKIRILIK: Yargılamanın iadesi talebi derdest iken ve bu talebin reddi kararı temyiz aşamasında iken, ilk derece mahkemesince kesinleşme şerhi düzenlenmesi, telafisi imkansız zararlara yol açacaktır. Kayseri Genel İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyada
3. YARGITAY İÇTİHATLARI: Yargıtay HGK 2021/256 E. 2022/101 K. sayılı ilamında “HMK 374’teki 'kesin' ibaresi, temyiz incelemesinden geçme anlamında değil, verildiği an itibariyle kesin hüküm teşkil etme anlamındadır” denilmektedir. BAM’ın yargılamanın iadesi talebini “kesinleşme yok” diye reddetmesi hatalı olup, bu karar temyizde bozulması muhtemeldir. Bu ihtimal varken kesinleşme şerhi verilemez.
HUKUKİ NEDENLER : HMK m. 30, 341, 342, 343, 350, 367, 374, İİK m. 72.
DELİLLER : UYAP kayıtları, BAM 6. HD 2026/949 E. sayılı dosya, 12/06/2026 tarihli temyiz dilekçesi, Kayseri Genel İcra ... E. sayılı dosya, sair deliller.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz edilen nedenlerle;
1- HMK 350 uyarınca YÜRÜTMENİN DURDURULMASINA, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasındaki haciz fek işlemlerin durdurulması için ivedilikle müzekkere yazılmasına,
2- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 23/06/2026 tarihli EK KARARININ KALDIRILMASINA,
3- Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini " talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dosya üzerinden yapılan incelme sonucunda; Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23.06.2026 tarihli ve 2025/464 Esas, 2026/154 Karar sayılı Ek Kararı ile davalı ... 'nun kesinleşme şerhinin iptaline yönelik talebinin reddine karar verilmiş ve davalı tarafça işbu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.
HMK'nun "istinaf yoluna Başvurulabilen kararları" başlıklı 341. maddesine göre:
" (1) (Değişik:22/7/2020-7251/34 md.) İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir:
a) Nihai kararlar.
b) İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar.
(2) (İptal birinci cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 24/2/2022 tarihli ve E.:2021/34, K.:2022/21 sayılı Kararı ile)
(2) (…) (Ek cümle: 24/11/2016-6763/41 md.) Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir. (1)
(3) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. (1)
(4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. (1)
(5) İlk derece mahkemelerinin diğer kanunlarda temyiz edilebileceği veya haklarında Yargıtaya başvurulabileceği belirtilmiş olup da bölge adliye mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işlere ilişkin nihai kararlarına karşı, bölge adliye mahkemelerine başvurulabilir." şeklinde hüküm altına alınmış olup, istinaf yoluna başvurulabilen kararlar/ara-ek kararlar yasa koyucu tarafından somut olarak tek tek sayılmıştır.İstinaf edilen 23/06/2026 tarihli ek karar ve dosya kapsamı ile talep bu yönden incelendiğinde,talep,talep yönünden ilk derece mahkemesince verilen ve istinaf edilen 23/06/2026 tarihli ek kararının ,ilk derece mahkemesince verilmiş kesinleşme şerhinin iptali talebinin reddine dair bir ek karar olduğu anlaşılmıştır.Yapılan inceleme sonunda işbu dosyada verilen sözkonusu ek kararının niteliğine göre, HMK 341. maddesinde sınırlı olarak sayılan ve istinaf yoluna başvurulabilen vasıftaki kararlardan/ara-ek kararlardan olmadığı anlaşıldığından, söz konusu ek kararla ilgili istinaf başvuru dilekçesinin/talebinin HMK 352. maddesi gereğince usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 23.06.2026 tarihli ve 2025/464 Esas, 2026/154 Karar sayılı Ek Kararına karşı davalı tarafın yaptığı istinaf dilekçesinin/başvurusunun, ek kararın istinafı kabil kararlardan olmadığı anlaşıldığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/1 ve 352/1-ç maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-İstinaf eden davalı tarafça yatırılmış olan 732,00TL maktu istinaf karar harcının talebi halinde davalıya iadesine,
3-Davalının yaptığı istinaf posta/yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 26/02/2026