Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1433 E. 2026/1043 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1433
Karar No
2026/1043
Karar Tarihi

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2025/1433 Esas 2026/1043 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/1433 KARAR NO : 2026/1043

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : KONYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/12/2017 NUMARASI : 2017/694 Esas 2017/1072 Karar

DAVA : Şirket Ortak Olunmadığının Tespiti, Alacak, Kar Payı Alacağı DAVA TARİHİ : 28/09/2017 KARAR TARİHİ : 17/07/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/07/2026

Taraflar arasındaki şirket ortak olunmadığının tespiti, alacak, kar payı alacağı istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı gerçek kişilerin diğer davalı şirketin zaman içindeki yöneticileri olduklarını, davalıların ve çalışanlarının din istismarı yaparak piyasadan para topladıklarını, ceza mahkemelerinde yargılandıklarını, dilediği an geri alacağı sözü ile davalılara 371.800,00 DM para verdiğini ancak davalıların kendisine hiç bir bilgi vermediklerinden ve parasını da iade etmediklerini, herhangi bir kar payı ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 12.000,00 TL maddi ve manevi zararın davalılardan tahsiline ve maddi ve manevi kayıplarının hüküm altına alınmasına, 10 yıllık %18 faizinin yıllık %20 kar payının yasal faizleri ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalılara dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, işbu davada gider avansı eksik olduğundan HMK'nun 114/1-g maddesi ve HMK'nun 115/2. maddesi gereğince dava şartlarından olan gider avansı ile ilgili hususun sonradan giderilmesi mümkün olduğundan bu konuda davacıya 1.500,00 TL gider avansını karşılaması aksi halde HMK'nun 115/2. maddesi gereğince dava şartlarından olan gider avansının karşılanmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verileceği ihtarını içerir davetiyenin 16/11/2017 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davacının kesin yasal süre içinde dava şartı noksanını tamamlamadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı istinaf dilekçesinde özetle; Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.12.2017 tarihli kararında aleyhine karar çıktığını, kararın kendisine mahkemece hiçbir zaman tebliğ edilmediğini, tebliğ edilmeyen mahkeme kararının türk hukuku ile bağdaşmadığını, 2017 yılı içerisinde Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin tarafından istenen 1.885,00 TL gider avansının yatırıldığını, o günün şartları içinde bizzat Konya da yatırmış olduğu paranın Konya 2. Asliye TiCaret mahkemesinde bulunan ve dosya numarası 2017/ 694 Esas sayılı dava dosyasına gider avansı olarak yatırdığına dair ıslak imzasının bulunduğunu, ispata ve delile yarayan paranın orjinal makbuzu mahkemeye elden teslim etmesine rağmen veya başka bir deyişle vermesine rağmen, daha sonraki zaman dilimi içerisinde mahkeme ile bu konuları yüz yüze konuşması ve sorması neticesinde, mahkemenin kendisine bütün bu olayların ve olguların sehven gözden ve dikkatten kaçtığını ve davaya konu olan hususların istinaf talebinde bulunarak değerlendirilmesini söylediğini, kendisini tebligat çıkarılacağının söylendiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, hakkaniyete dayalı ve adil bir karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; şirket ortağı olunmadığının tespiti, verilen paranın tahsili, kar payı alacağının tahsili istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Mahkemece 29/09/2017 tarihli tensip tutanağının 7 no'lu ara kararı ile, toplam 236,33 TL eksik harcın tamamlanmak üzere davacıya tebliğden itibaren iki hafta kesin süre verilmesine, aksi halde bundan sonraki hiçbir işleme devam olunmayacağının ve dava dosyasının işlemden kaldırılacağının ve nihayet 3 ay içinde yenileme dilekçesi verilmez ve belirtilen eksik harç da tamamlanmazsa davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin davacı tarafa ihtarına, işbu tensip tutanağının tebliği suretiyle ihtarın yapılmış sayılmasına, 9 no'lu tensip ara kararı ile de, HMK'nun 114. ve 115. maddeleri gereğince; (Dava şartları "a)Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b)Yargı yolunun caiz olması. c)Mahkemenin görevli olması. ç)Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması. d)Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması. e)Dava takip yetkisine sahip olunması. f)Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması. g)Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması. ğ)Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi. h)Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması. ı)Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması. i)Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması. j)Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler" olduğundan ve dava şartları davanın her aşamasında re'sen araştırılacağından ve taraflarca da her zaman ileri sürülebileceğinden ve dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için ilgilisine verilen kesin süreye rağmen dava şartı noksanlığı giderilmezse dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verileceğinden) dava şartlarından olan 1.500,00 TL gider avansı hususunun giderilmesi mümkün olduğundan bu noksanı tamamlaması için davacı tarafa tebliğden itibaren iki hafta kesin süre verilmesine aksi halde dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verileceğinin davacı tarafa ihtarına (işbu tensip tutanağının tebliği suretiyle ihtarın yapılmış sayılmasına) karar verilmiştir. Davacının dava dilekçesinde yer alan adli yardım talebi itiraz yolu açık olmak üzere 02/10/2017 tarihli ara karar ile mahkemece reddedilmiştir. Anılan tensip ara kararlarının yer aldığı tensip tutanağı ve davacının adli yardım talebinin reddine ilişkin ara karar davacı asilin dava dilekçesinde belirtilen "..." adresine çıkarılıp, tebligatın "Adreste yapılan tahkikatla muhatabın şuan yurtdışında olduğu, sürekli orada ikamet ettiği, Bolu'da belirle bir adresi olmadığı, aynı mahallede oturan babası ...ve mahalle muhtarı ...'ten öğrenilmiş olup, evrak tebliğ imkansızlığı nedeniyle çıkış mercine iade edilmiştir." şerhi ile bila tebliğ olduğu, bunun üzerine mahkemece tensip tutanağı ve ara kararın TK'nun 35. maddesi uyarınca tebliğ edildiği görülmüş ise de, bilinen adreste tebligat başlıklı TK'nun 10. maddesi karşısında tensip tutanağı ve ara kararın davacıya TK'nun 35. maddesi uyarınca tebliği usulsüzdür (Emsal Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 20/11/2020 tarih ve 2019/2 Esas 2020/3 Karar sayılı ilamı). Bu durumda mahkemece, tensip tutanağı ve ara kararın davacının sürekli yurt dışında yaşadığı, Dairemizce de istinaf dilekçesinde yer adli yardım talebinin reddine ilişkin 17/11/2025 tarihli ara kararın davacının istinaf dilekçesinde bildirdiği "..." adresine konsolosluk aracılığıyla tebliğ edildiği, davacının bilinen son adresinin "..." olduğu gözetilerek TK'nun 10. maddesi uyarınca bilinen son adresine tensip tutanağı ve ara kararın tebliği ile usulüne uygun tebliğden sonra tensip ara kararındaki ihtar uyarınca karar verileceği gözetilmeden usulsüz tebliğ edilen ihtara sonuç bağlanarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın usulden reddine yönündeki kararında isabet görülmediğinden davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.4 maddesi gereğince KABULÜNE, 2-Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/12/2017 tarih 2017/694 Esas 2017/1072 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafından peşin yatırılan 732,00 TL maktu istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.4 maddesi uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/07/2026

Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ... ... ... ... ...

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1433, K. 2026/1043, T. 17.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1433-e-2026-1043-k-f0ecf4366a4e