Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1585 E. 2026/1433 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1585
Karar No
2026/1433
Karar Tarihi

T.C. SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/1585 KARAR NO : 2026/1433

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : ....

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAMSUN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/07/2026 NUMARASI : 2026/621 2026/627 TALEP EDEN : .... VEKİLİ : .... KARŞI TARAF : .... KARŞI TARAF : .... KARŞI TARAF : .... DAVANIN KONUSU : İhtiyati Haciz

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : İhtiyati haciz isteyen vekili 15.08.2025 tarihli talep dilekçesinde özetle;; müvekkili şirket ile davalı borçlular arasında inşaat sektörünün temel girdisi olan hazır beton tedarikine dayalı uzun süreli ve süreklilik arz ede bir ticari ilişki olduğunu, müvekkili şirket ile davalılar arasındaki beton tedarik sürecinde her bir teslimatın ayrı ayrı tahsil edilmesi yerine sürekli bir borç-alacak ilişkisi içerisinde defter kayıtlarına işlenmesi ve belirli periyotlarla bakiyenin netleştirilmesi esasına dayandığını, teslimatlara ilişkin faturalandırılma yapıldığını, muavin defter kayıtları incelendiğinde ilişkinin 01/01/2026 tarihindeki 8.920.744,00 TL'lik açılış devri ile başladığını ve yoğun beton sevkıyatları ile alacak miktarının arttığını, davalı tarafın son dönemdeki ödeme düzensizlikleri ve bakiye borcun ödenmemesinin müvekkili şirketi devasa bir finansal yük ile karşı karşıya bıraktığını, müvekkili şirketin alacağına ilişkin davalılar tarafından verilen 4.470.000,00 TL bedelli 03/07/2026 keşide tarihli çekin 13/07/2026 tarihinde muhatap bankaya ibrazı neticesinde "karşılıksızdır" şerhi ile karşılaşmış olunması borçlunun içinde bulunduğu finansal krizin ve ödeme güçlüğünün en somut tevsiki olduğunu, borçluların mallarını gizleme veya kaçırma riskinin bulunduğunu beyanla toplamda 13.192.200,00 TL borcu güvence altına almak amacıyla borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine, borca yeter miktarına ihtiyati haciz konulmasını talep ettiği anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde, ihtiyati haciz isteğinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf başvuru talebinde bulunan ihtiyati haciz talep eden davacı vekili dilekçesinde özetle, mahkemenin yaklaşık ispat ölçütünü hatalı yorumlayarak tam ispat aramasının, esasa ilişkin yargılama yapıyormuşçasına delil incelemesi yapılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

DELİLLER : Tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır. Dava, ihtiyati haciz talebine ilişkindir. Yerel mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine dair, verilen karar ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istinaf edilmiştir. İhtiyati haciz talep edebilme şartları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Muaccel alacaklarda, alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacak rehinle temin edilmemiş olmalıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenilemeyeceği ise de, borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir. İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat edinilmesi yeterlidir. Alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır. Özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; ihtiyati haciz isteyen tarafından e-arşiv fatura ve cari hesap ilişkisine ve karşılıksız çeke dayalı olarak ihtiyati haciz talep edildiği, karşı tarafın imzasını içermeyen cari hesap ekstresi ve e-arşiv faturaların tek başına malların teslim edildiğini ispatlamadığı, ihtiyati haciz isteyen tarafından dilekçede karşılıksız şerhi olduğunu idda ettiği çeki dosya sunmamış olduğu, taraflar arasındaki alacağın var olup olmadığı ve miktarı yargılama sonucu anlaşılacak olup, dosyaya sunulan belgelerin ihtiyati haciz kararı verilmesi için gerekli olan yaklaşık ispat ölçüsünü sağlayacak nitelikte olmadığı anlaşılmakla, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, ihtiyati haciz isteyen davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.İhtiyati Haciz İsteyen davacı vekilinin İstinaf Başvurusunun Esastan REDDİNE. 2.İstinaf harcı peşin yatırıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 3.İş bu kararın, bilgi mahiyetinde İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara tebliğine. Dair, HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.22/09/2026

.... Başkan .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Katip .... ¸e-imza

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 22/09/2026

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1585, K. 2026/1433, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1585-e-2026-1433-k-fe8acfa1b9e1