Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1518 E. 2026/2197 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1518
Karar No
2026/2197
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1518 - 2026/2197 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/1518 KARAR NO : 2026/2197 KARAR TARİHİ : 10/07/2026

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/05/2026 NUMARASI : 2024/1500 ESAS 2026/624 KARAR

DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : (İFLAS NEDENİYLE) TASFİYE HALİNDE ... DANIŞMANLIK ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. İLİŞKİLİ KİŞİ : ... DAVANIN KONUSU : İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177))

İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 10/07/2026 YAZIM TARİHİ : 10/07/2026

... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/05/2026 tarih, 2024/1500 Esas, 2026/624 Kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, İİK'nın 177/4. maddesine dayalı doğrudan iflas istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili tarafından işbu karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İİK'nın 177. Maddesine göre; "1-Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçar, alacaklıların haklarını ihlal elen hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoluyla yapılan takip sırasında mallarını saklarsa, 2-Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa, 3-308. maddedeki hal varsa, 4-İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse" önceden takibe hacet kalmaksızın alacaklının doğrudan borçlunun iflasını istemesi mümkündür. İlamların icrasına ilişkin hükümler 2004 sayılı İİK'nın 24 ile 41. maddeleri arasında düzenlenmiş, İİK'nın 32 ve devamı maddelerinde ise para ve teminat verilmesi hakkındaki ilamların icrasına ilişkin hükümlere yer verilmiştir. İİK'nın 32. maddesinde; "Para borcuna veya teminat verilmesine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder. Bu emirde 24 üncü maddede yazılanlardan başka hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir ve nihayet yedi gün içinde ödenmesi..." hükmü, haciz veya iflas istemek yetkisi başlıklı 37. maddesinde; "İcra emrinde yazılı müddet geçtiği halde borcunu ödemeyenlerin malları haczolunur yahut borçlu iflasa tabi eşhastan olup ta alacaklı isterse yetkili ticaret mahkemesince iflasına karar verilir." hükmü yer almaktadır. İlamı icraya koyarak borçluya icra emri gönderen alacaklı icra emrine konu alacağın ödenmemesi üzerine haciz yolu ile takibe devam edebileceği gibi haciz yolu ile takibini İİK 43/2'ye göre iflas yoluna çevirmeden doğrudan doğruya ticaret mahkemesine başvurarak borçlunun doğrudan doğruya iflasına karar verilmesini isteyebilir. İİK'nın 177/4. maddesi gereğince doğrudan doğruya iflas davası açmak için kural olarak ilamın kesinleşmesine gerek yoktur. Ancak, takibin dayanağı ilam için İstinaf Mahkemesinden ya da Yargıtay'dan "icranın geri bırakılması" kararı alınması halinde Ticaret Mahkemesi, ilamın kesinleşmesini "bekletici mesele" yapmalıdır (Mahmut Coşkun, Konkordato ve İflas, 2. Baskı, sayfa 726). Başka bir anlatımla; doğrudan iflas davası açabilmesi için, hükmün kesinleşmiş olması şart değildir. Ancak, icraya konan hükmü temyiz etmiş olan borçlu, İİK'nın 36. maddesine göre icra dairesinden bir süre almak ve Yargıtay'dan veya İstinaf Mahkemesinden icranın geri bırakılması hakkında karar getirmek suretiyle, hükmün kesinleşmesine kadar, iflas davasının ertelenmesini sağlayabilir. Borçlu, icranın geri bırakılması kararı almamışsa, ticaret mahkemesi, iflasa karar vermeden önce, hüküm borçlu lehine bozulacak olursa, iflas davası olduğu yerde durur. (İİK m. 40) Mahkemece; ....İş Mahkemesi'nin 2023/87 Esas sayılı dosyasında hükmedilen işçilik alacaklarının tahsili maksadı ile 25.09.2024 tarihinde ... İcra Dairesi Müdürlüğü'nün 2024/103129 numaralı dosyası ile ilamlı takip yoluna başvurulduğu, İcra ödeme emrinin davalı şirkete 02.10.2024 tarihinde tebliğ edildiğini ancak ödeme yapılmadığı, ilamın 25/09/2024 tarihinde kesinleştiği, davalı şirket yetkilisi ... adına mernis adresine çıkarılan davetiyenin iade gelmesi üzerine 27/03/2026 tarihinde TK 21/2'ye tebligat yapıldığı, şirket yetkilisinin mazeret bildirmeyerek 07/05/2026 tarihli celseye katılmadığı ancak 02/04/2026 tarihli, ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nin .... sayfasında davalı şirketin yeni temsilcisi olarak ... kimlik numaralı ...'nun atandığının mahkeme tarafından anlaşıldığı, İİK 37 ve İİK 177/4 hükümlerine dayanılarak açılan iflas davalarında depo emri çıkartılmasına gerek bulunmadığından, icra emri tebliğine rağmen ödeme yapmayan davalı şirketin iflasına 07/05/2026 tarihinde karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda ise; ticaret sicil gazetesinde şirket temsilcisi olarak gösterilen ancak 20/11/2025 tarihinde şirket genel müdürlüğünden istifa eden dolayısıyla şirketle hiçbir bağı bulunmayan ...'nin beyanda bulunması için mernis adresini tespit ederek tebligat çıkartılmasının usulsüz olduğu, 02/04/2026 tarihinde mahkeme şirketin temsilcisinin ... olduğunu öğrenmesine rağmen şirketin temsilcisi ...'na İİK 177/4 maddesi gereğince beyanda bulunması için davet etmesi gerekirken 07/05/2026 tarihli duruşma gününe kadar hiçbir işlem yapmayarak duruşma gününde iflas kararı verildiğini, duruşmadan birgün önce 06/05/2026 tarihinde dava konusu olan borcun tamamı şirket yetkilisi ... tarafından davacı asile alacağın tamamı olan 180.000,00.TL elden ödendiği, karar verildiği tarihte borç mevcut olmadığından işbu iflas kararı hukuka aykırı olduğunu savunulmuştur. Somut olayda öncelikle; dava tarihinde yürürlükte bulunan 2004 sayılı İİK'nın 177.maddesinde, "Doğrudan Doğruya İflas Halleri" üst başlığı altında, "Evvelce takibe hacet kalmaksızın İflas, Alacaklının talebi" düzenlenmiştir. 177/1.fıkrada, aşağıdaki hallerde alacaklının evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebileceği ifade edilmiştir. Yasada belirtilen 4 bent ise sırasıyla; 1-Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçar, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoluyla yapılan takip sırasında mallarını saklarsa; 2-Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa; 3-308 inci maddede ki hal varsa; 4-İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse,..” şeklinde sayılmıştır. Buna göre İİK'nın 177/1. maddesi uyarınca borçlunun iflasa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflas sebeplerinden birinin mevcut olması halinde mahkeme, borçlunun iflasına resen karar verebilecektir. Ancak bu madde uyarınca iflas kararı verilebilmesi için 177/4. maddesi amir hükmü gereği iflas kararı verilmeden önce Türkiye’de bir yerleşim yeri veya mümessili bulunan borçlunun dinlenmek için kısa bir müddette mahkemeye çağrılarak dinlenmesi gerekir. Aynı madde İİK 179 maddesi kapsamındaki doğrudan doğruya iflas talepleri için de geçerlidir. Somut olayda İİK 177/4 madde hükmünün yerine getirilmediği, 02/04/2026 tarihinde mahkeme şirketin temsilcisinin ... olduğunu öğrenmesine rağmen şirketin temsilcisi ...'na İİK 177/4 maddesi gereğince beyanda bulunması için davet edilmediği dosya kapsamından anlaşılmıştır. Davalı şirket yetkilisinin mahkemeye usulüne uygun olarak çağrılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. (Benzer mahiyette Yargıtay 6. HD 2021/5773 E. 2022/4207 K. , Yargıtay 6. HD 2021/4039 E. 2022/1002 K. , Yargıtay 6. HD 2021/5850 E. 2022/28 K. , Yargıtay 6. HD 2022/3626 E. 2023/865 K. , Yargıtay 6. HD 2022/3164 E. 2022/5114 K. , Yargıtay 6. HD 2022/883 E. 2022/4292 K.) Borçlu, yedi günlük süre içinde faiz ve giderleri ile birlikte borcunu bizzat alacaklıya ödediğini kesin delillerle mahkemede ispat eder ya da borç mahkeme veznesine depo edilirse ticaret mahkemesi iflas davasının reddine karar verir (Mahmut Coşkun,Konkordato ve İflas, 2 baskı sh. 4429). Yine dosya kapsamında ve ilama dayalı ... İcra Müdürlüğü'nün 2024/103129 sayılı takip dosyasında 06/05/2026 tarihli olarak davacı asil imzalı olduğu iddia edilen ve davalı şirkete yönelik "herhangi bir hak ve alacağım kalmamıştır." ibareli belgenin, yine davacı alacaklı ... vekili tarafından dosyanın haricen tahsili sebebi ile kapatılarak işlemden kaldırılmasının talep edildiği görülmüştür. İstinaf başvurusunda da davalı tarafça, iflas kararına esas borcun karar tarihinden önce ödendiği beyan edilmiştir. Bu durumda davalının bu beyanı üzerinde durularak, ödemeye ilişkin belge ve delillerin değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. (Benzer mahiyette Yargıtay 23. HD 2015/8689 E. 2016/4819 K.) Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun haklı olduğu, İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın eksik hususlarda yargılama yapılarak yeniden karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-Davalı vekili tarafından ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/05/2026 tarih, 2024/1500 Esas, 2026/624 Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2)-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/05/2026 tarih, 2024/1500 Esas, 2026/624 Karar sayılı kararının HMK.'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3)-Dava dosyasının yeniden yargılama için ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 732,00.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalıya İADESİNE, 5)-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte ilk derece mahkemesince karara BAĞLANMASINA, 6)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesine İADESİNE, 7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8)-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 10/07/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1518, K. 2026/2197, T. 10.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1518-e-2026-2197-k-2bf1f5f10804