İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/94 E. 2026/437 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/94
- Karar No
- 2026/437
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/94 KARAR NO : 2026/437
DAVA : İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) DAVA TARİHİ : 30/01/2026 KARAR TARİHİ : 25/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ..., 2015 yılında geçirdiği bir iş kazası nedeniyle işbu davanın davalısı olan ... isimli firmalara karşı maddi ve manevi tazminat davası açmış, yapılan yargılama neticesinde ise ... 4. İş Mahkemesinin ... Esas ve... Karar sayılı ilamıyla davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verildiğini, akabinde yapılan istinaf incelemesi ... 26. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile yapılmış ve kesin olarak karar verildiğini, her iki karar da davalılara tebliğ edildiğini, ancak gelinen aşamada yaklaşık 2,5 yıllık icra takibi süresince davalılar tarafından müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını beyan ederek adli yardım talebinin kabulü ile davalılar ... Şirketi İle ...Şirketi'nin ayrı ayrı iik 177/4. madde uyarınca iflasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iflas avansı ve ilan giderini süresi içerisinde yatırmadığını, davaya dayanak edilen icra takibinde müvekkili şirkete usulüne uygun bir şekilde tebligat yapılmadığını, müvekkilinin borca batık olmadığını, müvekkili şirket aleyhine başlatılan icra takibinde icra emrinin usulüne uygun tebliğ edilemediğini, dayanak ilamın kesinleşmemesi nedeniyle, iik 177/4 maddesindeki yasal şartlar oluşmadığından, hukuki dayanaktan yoksun davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının adli yardım talebinin hukuka aykırı olduğunu, doğrudan iflas davalarında davacının adli yardım talebinde bulunarak iflas avansı yatırma yükümlülüğünden kaçınmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketin borca batık olmadığını, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Dava, 2004 sayılı İİK'nun 177. maddesine dayalı olarak alacaklı tarafından açılmış iflas talebine ilişkindir. İİK 177 maddesinde "Aşağıdaki hallerde alacaklı evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebilir. 1 - Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle kaçar, alacaklıların haklarını ihlal elen hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoliyle yapılan takip sırasında mallarını saklarsa; 2 - Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa; 3 - 308 inci maddedeki hal varsa;(1) 4 - İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse Türkiye'de bir yerleşim yeri veya mümessili bulunan borçlu dinlenmek için kısa bir müddette mahkemeye çağırılır. (Ek: 9/11/1988-3494/36 md.) Bu Kanunun 178 inci maddesinin ikinci fikrası burada da uygulanır." hükmü yer almaktadır. İİK 177/son maddesi uyarınca İİK 178/2 ve İİK 166/2 maddesi gereğince Ticaret Sicil Gazetesi ve Türkiye genelinde yayınlanan trajı en yüksek 5 büyük gazetede iflas talebine ilişkin iş bu davanın açıldığı hususu ve duruşma günü ilan edilmiştir. Mahkememizce ... 17.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlular ...Şirketi ve ...Şirketi aleyhine toplam 2.698.676,75-₺'nin ödenmesi için ilamlı icra takibi başlatıldığı, icra dosyasına herhangi bir ödeme yapılmamış olduğu anlaşılmıştır. İİK'nın 177. maddesi uyarınca şirket yetkililerine usulünce tebligat yapılmış olup, şirket yetkililerinin duruşmaya katılmadığı ve dosyaya yazılı beyan sunmadığı anlaşılmıştır. Davalılar tarafından duruşma tarihine kadar ilama müstenit alacak nedeniyle mahkememiz veznesine veya icra veznesine ya da alacaklıya herhangi bir ödemenin yapılmadığı, borçlu şirketlerin yetkililerinin usulüne uygun şekilde dinlenilmek üzere mahkemeye davet edilmesine rağmen duruşmaya katılım sağlamadığı görülmektedir. Sonuç olarak davalıların ilama müstenit borcunu ödemediği ve doğrudan iflas koşullarının oluştuğu anlaşıldığından davalı şirketlerin ayrı ayrı iflasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...sicil sırasında kayıtlı ... Şirketi'nin ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün... sicil sırasında kayıtlı ... Şirketi'nin ayrı ayrı iflaslarına, 2-İflasın 25/06/2026 günü saat 15.09 itibari ile açılmasına, 3-İflasın açıldığının ... İflas Müdürlüğü'ne ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere ile bildirilmesine, 4-İflas kararının iflas müdürlüğü tarafından ilanına, 5-İflas avansının iflas müdürlüğüne aktarılmasına, 6-Davacının adli yardım talebinin kabul edilmesi karşısında 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince 732,00 TL peşin harcın ve 732,00 TL başvuru harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacı tarafından harcanan 1.321,20 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı vekili kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 45.000,00-₺ maktu tek vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca davacı tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/06/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip