Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1263 E. 2026/890 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1263
Karar No
2026/890
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2022/1263 Esas

KARAR NO:2026/890

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ:22/06/2022

NUMARASI:2017/496 Esas, 2022/631 Karar

DAVA:KAYIT KABUL

KARAR TARİHİ:18/06/2026

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; müflis ... A.Ş.'nin, müvekkili bankanın ... Şubesi'ne karşılıksız olduğu tespit edilen çekler nedeniyle 65.000,00 TL, bankaca sorumluluk tutarı ödenebilecek çekler sebebiyle 33.450,00 TL de dahil olmak üzere diğer alacakları ile birlikte toplam 2.179.411,80 TL borçlu olduğunu, iflas müdürlüğünce alacak talebinin, yargılamayı gerektirdiğinden bahisle reddedildiğini belirterek reddedilen tutarın müflis şirketin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yasal süresinde açılmadığından usulden reddi gerektiğini, davacının alacak kayıt dilekçesi ekinde ibraz ettiği belgelerin alacağın varlığı ve miktarı yönünden yeterli olmadığını, bu husus yargılamayı gerektirdiğinden iflas idaresinin ret kararının haklı ve yerinde olduğunu, alacağın doğup doğmadığı hususundaki ispat yükünün davacının üzerinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEME KARARI:İlk derece mahkemesince; davacı ile müflis şirket arasında muhtelif tarihlerde akdedilen toplam 8.000.000,00 TL ve 2.300.000,00 USD tutarlı genel kredi sözleşmelerine bağlı olarak TL ve USD cinsinden dövize endeksli krediler kullandırıldığı, bunun dışında şirketin kullanımına çek karneleri verildiği, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler de dikkate alınarak müflisin iflas tarihi olan 10/02/2016 tarihi itibariyle davacı bankanın, kullandırdığı nakdi kredilerden dolayı müflis şirketten 1.879.922,66 TL asıl alacak, 17.806,39 TL faiz ve fer'ileri olmak üzere toplam 1.897.729,05 TL alacağının olduğu, bunun dışında iflas tarihi itibariyle, müflis şirketin kullanımına verilen 25 adet çek yaprağından kaynaklı 30.810,00 TL çek sorumluluk bedelinin bulunduğu, bu çeklerden 9 adedinin sorumluluk bedelinin ödendiği, ancak ödeme tarihlerinin belirlenemediği, kalan 16 adet çek ile ilgili olarak rapor tarihi itibariyle 5941 sayılı Çek Kanunun 3/9 maddesi gereğince, çeklerin basım tarihlerinin üzerinden 5 yılı aşkın bir zaman geçmiş olması nedeniyle bankanın sorumluluk tutarı ödeme yükümlülüğünün bulunmadığı, buna göre davacının iflas tarih itibariyle davalıdan 1.879.922,66 TL asıl alacak, 17.806,39 TL faiz ve fer'ileri olmak üzere 1.897.729,05 TL alacağı olduğu, işbu davanın 28/04/2017 tarihinde açıldığı, müflisin 23/02/2016 tarihinde 37,22 TL, 23/03/2016 tarihinde 2.400 TL olmak üzere toplam 2.437,22 TL davadan önce ancak iflastan sonra davacıya ödeme yaptığı gerekçelerine istinaden davanın kısmen kabulü ile, davacının 1.895.291,83 TL alacağının (1.897.729,05 TL - 2.437,22 TL) müflisin iflas masasına kayıt ve kabulüne dair karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dosyada alınan 6 bilirkişi raporunda da müvekkili bankanın alacağının farklı miktarlarda hesaplandığını, oysa 23/10/2019 tarihli ilk kök rapor uyarınca müvekkilinin alacağı 2.179.411,80 TL olup banka lehine kesin delil teşkil eden defterler uyarınca kabul edilmesi gerektiğini, buna karşılık alacağın daha düşük miktarda hesaplandığı 02/02/2022 tarihli yeni bilirkişi heyeti raporuna yönelik itirazları değerlendirilmediği gibi 05/05/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda ise kök rapordaki görüş ve tespitlerin tekrarlandığını, mahkemece ise, bilirkişi raporlarında belirtilen tutarlardan eksik olarak 1.895.291,83 TL alacağa hükmedildiğini, müflisin, müvekkili bankanın ... Şubesi'ne karşılıksız olduğu tespit edilen çekler nedeniyle 65.000,00 TL, bankaca sorumluluk tutarı ödenebilecek çekler sebebiyle 33.450,00 TL borçlu olduğunu, bilirkişi raporunda, çeklerin Çek Kanununun 3/9. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığı belirtilerek hesaplama yapılmamış ise de, İİK'nun 195. maddesi uyarınca alacakların hesaplanmasında iflasın açıldığı tarih önem arzettiğinden iflasın açılmasından sonra meydana gelen değişikliklerin ancak paraların paylaştırılması sırasında dikkate alınacağını, müvekkilinin alacağı 23/10/2019 tarihli kök bilirkişi raporunda hesaplandığı şekilde 2.179.411,80 TL olarak kabul edilmesi gerekirken delil ve ticari defterlere aykırı olarak karar verildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, İİK'nun 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara,alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. Md). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.İstanbul Anadolu 3. İflas Müdürlüğünün 2016/14 iflas sayılı dosyasından verilen cevaba göre; .... A.Ş.'nin İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/706 Esas sayılı dosyasından 10/02/2016 tarihinde iflasına karar verildiği, davacı bankanın 15 ve 36 kayıt numarası ile iki adet başvurusunun bulunduğu, 15 nolu ve 2.179.411,80 TL'nin kaydına ilişkin talebin tamamının reddedildiği, tebliğ giderinin yatırıldığı, 36 nolu ve 32.810,82 TL'nin kaydına ilişkin talebin ise kabul edilerek 4. sıraya alındığı, 15 nolu alacak kaydına ilişkin karar ve sıra cetvelinin alacaklı banka vekiline 26/04/2017 tarihinde tebliğ edildiği bildirilmiş olmakla davanın tebliğ tarihinden itibaren yasal 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde 28/04/2017 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.Davacı banka vekili 12/05/2016 tarihli alacak kayıt talepli dilekçesi ile; müflis şirketin, keşide edip karşılıksız kaldığı tespit edilen çekler nedeniyle 65.000,00 TL, bankaca sorumluluk tutarı ödenebilecek çekler sebebiyle 33.450,00 TL borçlu olduğunu, toplamda ise 2.179.411,80 TL'nin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ettiği, iflas idaresince talebin tamamının reddedildiği anlaşılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 23/01/2019 havale tarihli raporda; davacı bankanın ... şubesi ile asıl kredi borçlusu müflis şirket arasında 19/06/2013 tarihinde imzalanan 3.000.000 TL tutarında genel kredi sözleşmesine istinaden müflis şirkete nakdi ve gayri nakdi kredi kullandırıldığı, davacı bankanın akdi kredi faiz oranı %26 olup sözleşmenin 12. maddesine göre, akdi faiz oranının iki katı olarak %39 nisbetinde temerrüt faizi uygulanabileceği, sözleşmenin 15. maddesi delil anlaşması niteliğinde bulunduğundan davacı banka defter ve belgelerine dayalı hesap ekstreleri ile banka defter kayıtlarının esas alındığı, müflisin ticari defterlerinin vergi incelemesinden dolayı maliyede olduğu belirtildiğinden incelenemediği, kredinin kullanılmasından dolayı 29/06/2015 hesap kat tarihi itibariyle belirlenmiş alacak tutarına, 02/07/2013 temerrüt tarihi ile 10/02/2016 iflas tarihine kadar olan 224 günlük süreye, davacı bankanın, müflis ile aralarında akdedilen sözleşmenin 12. maddesine göre belirlenen yıllık %26 akdi faiz oranının %50 fazlası olan %39 nisbetinde temerrüt faizi ve gider vergisi eklendiğinde, davacı bankanın iflas tarihi itibariyle müflis şirketten 2.541.544,59 TL alacaklı olduğu, ancak davacının alacak kayıt talebinin 2.179.411.80 TL olduğu belirtilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 03/02/2020 havale tarihli 1. ek raporda; mahkemenin ara kararı üzerine müflis şirketin iflas dosyasında bulunan kanuni defterlerinin incelendiği, müflis şirketin 2015 yılı bilançosu rakamları 01/02/2016 açılış bilançosu kayıtlarına göre bankalara olan kısa vadeli nakit banka borçlarının 38.339.145,56 TL olduğu, ancak muavin defter kayıtları ibraz edilmediğinden bu tutarın içinde ... Şubesine olan kredi borç tutarının tespit edilemediği, davacı bankanın 10/02/2016 olan iflas tarihi itibariyle müflis şirketten 2.040.810,98 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, müflis tarafından keşide edilip karşılıksız kalan çekler (9 adet) sebebiyle bankanın çek hamillerine 10.800,00 TL çek taahhüt bedeli ödediği, müflis şirkete teslim edilip bankaya ibraz edilmeyen 9 adet çek sebebiyle bankanın çek taahhüt bedeli riskine dayalı 10.800,00 TL ve karşılıksız işlemine tabi tutulan 5 adet çek sebebiyle çek hamiline ödenmesi beklenen 6.000,00 TL çek taahhüt bedelinden kaynaklı şarta bağlı alacağının olduğu belirtilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 21/08/2020 tarihli 2. ek raporda; davacı bankanın, müflis şirkete kullandırdığı kredilerin dövize endeksli ve TL cinsinden olmak üzere iki tür olduğu, TL cinsinden kredilerden oluşan 247.935,86 TL kredi borcunun, iflas tarihinden evvel ödenerek kapatıldığından toplam borçtan düşüldüğü, masaya alacak kaydı gereken nakit alacak olarak tespit edilen miktarın USD cinsinden dövize endeksli krediden kaynaklandığı, işbu kredinin iflas tarihindeki TL karşılığının 2.040.810,98 TL olduğu, 9 adet çek sebebiyle bankanın çek hamillerine 10.800,00 TL çek taahhüt bedeli ödediği, bunlardan 6 adet çek ileri keşide tarihli olduğundan ödemesinin iflas tarihinden sonra yapıldığını, şarta bağlı çek taahhüt riski olan 16.800,00 TL'nin (10.800,00 + 6.000,00) şarta bağlı alacak talebinden düşülmesi gerektiği bildirilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 02/06/2021 tarihli 3. ek raporda; davacı bankanın talepte bulunduğu 19.06.2015 tarihli 25.000 TL, 13.08.2015 tarihli 16.000 TL, 07.12.2015 tarihli 14.000 TL ve 28.10.2015 tarihli 10.000 TL'lik çekler teminat çeki mahiyetinde olup işbu çeklerde davacı banka rehin alacaklısı olduğundan hamil olmayan bankanın alacak kayıt talebinin yerinde olmadığı, davacı bankanın ek rapora itiraz dilekçesi ekinde 19.06.2015 keşide tarihli karşılıksız çeke ilişkin Bakırköy 13. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına ilişkin kapak hesabını sunduğu, kapak hesabına göre davacı bankanın 3.507,80 TL takip masrafı ve vekalet ücretinin olduğu, diğer çeklerin takip masrafları ve kapak hesaplarının sunulmadığı, buna göre 3.507,80 TL ile 10.02.2016 tarihli TCMB döviz satış kuruna göre döviz kredilerden kaynaklı 2.040.810,98 TL nakit alacak, 10.800,00 TL karşılıksız çek hamillerine yapılan ödeme, 6.000,00 TL karşılıksız şerhi düşülüp ödenmesi beklenen miktar olmak üzere masaya kaydı gereken miktarın toplam 2.061.117,98 TL olduğu belirtilmiştir.Farklı bilirkişi heyeti tarafından sunulan 28/01/2022 tarihli raporda; davacı bankanın ... Şubesi ile müflis şirket arasında muhtelif tarihlerde 5 adet toplam 8.000.000,00 TL ve 2.300.000,00 USD tutarında genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, ayrıca şirket kullanımına çek karneleri verildiği, toplam 9 adet çekin sorumluluk bedeli ödenmiş olup bu çeklerin hangi tarihte ödendiğinin ise belirsiz olduğu, çek başına 1.200,00 TL'den yapılan toplam ödeme 10.800,00 TL, karşılıksız çıkıp sorumluluk tutarı ödenmemiş 7 adet çek sebebiyle çek başına 1.200,00 TL'den toplam 8.400,00 TL, davalı nezdinde bulunan sorumluluk bedeli ödenebilir nitelikteki 9 adet çek için çek başına 1.290,00 TL'den toplam 11.610,00 TL olmak üzere toplam 25 adet çekten dolayı bankanın iflas tarihi itibariyle 30.810,00 TL çek sorumluluk bedeli taahhüdünün bulunduğu, hangi tarihte sorumluluk bedeli ödendiği belirsiz olan 9 adet çek dışında kalan 16 adet çek ile ilgili olarak rapor tarihi itibariyle 5941 sayılı Çek Kanununun 3/9 maddesi gereğince, çeklerin basım tarihlerinin üzerinden 5 yılı aşkın bir zaman geçmiş olması nedeniyle bankanın sorumluluk tutarı ödeme yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı hususunun değerlendirilmesinin mahkemenin takdirinde olduğu, müflis şirketin 2014-2015-2016 yılları ticari defterlerinin incelendiği, müflis şirket tarafından dosyaya sunulan 10.02.2016 tarihli detay mizanda bankaya olan kredi borcunun 1.589.109,43 TL olduğu, davacı banka tarafından müflis şirkete gönderilen 29.06.2015 tarihli ihtarnamenin 03.07.2015 tarihinde tebliğ edilmesi ve verilen süre ile tatil günleri de gözetilerek müflis için temerrüdün 06.07.2015 tarihinde gerçekleştiğinin değerlendirilebileceği, ancak davacı bankanın gerek kat ettiğini bildirdiği 26.06.2015, gerekse ihtarname tarihi olan 29.06.2015 tarihleri itibariyle aslında kredileri kat etmeyerek normal hesaplarda izlemeye devam ettiği, bu meyanda 31.12.2015 tarihinde faiz, BSMV ve komisyon tahakkukları yaptığı, dahası kredileri iflas tarihinden sonraki bir tarih olan 16.02.2016 tarihine kadar takip hesaplarına aktarmadığı ve bu tarihte takip hesaplarına aktarımını yaptığı göz önüne alındığında bu alacaklar için temerrütün iflas tarihi olan 10/02/2016 tarihi itibariyle oluştuğu kanaatine varıldığı, davacı bankanın müflis şirkete kullandırdığı dövize endeksli kredilerden kaynaklanan alacak tutarının iflas tarihi olan 10.02.2016 itibariyle; 641.787,06 USD asıl alacak, 6.078,93 USD faiz ve fer'ileri olmak üzere toplam 647.865,99 USD olup bu tutarın iflas tarihi itibariyle TCMB döviz satış kuru olan 2,9292 TL'den karşılığının 1.879.922,66 TL asıl alacak, 17.806,39 TL faiz ve fer'ileri olmak üzere toplam 1.897.729,05 TL olarak hesaplandığı, iflas tarihinden sonra müflis şirketten tahsil edilen 2.437,22 TL'nin iflas idaresince dikkate alınmasının yerinde olacağı belirtilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 05/05/2022 tarihli ek raporda; mahkemeye 23.10.2019 tarihinde sunulan bilirkişi kök raporunda, 2.541.554,59 TL alacak tespit edilmekle birlikte, söz konusu tutarın sadece davacı banka tarafından müflise gönderilen ihtarname rakamları esas alınarak ihtarname ve iflas tarihleri arasındaki dönemdeki hesap hareketleri dikkate alınmaksızın hazırlandığı, bu nedenle de ihtarname sonrası kapanan hesapların ve açık hesaplara yapılan tahsilatların da dikkate alınmadığı, mahkemeye sunulan 03.02.2020 tarihli bilirkişi ek raporunda, davacı bankadan temin edilen belgeler kapsamında, kapanan hesaplar ve ihtarname sonrası yapılan tahsilatların da dikkate alınarak 2.040.810,98 TL nakdi alacak, 10.800,00 TL çek tazmini ve çek taahhüt riskinden dolayı da 16.800,00 TL olmak üzere alacak tespiti yapıldığı, ancak bu tespitte de dövize endeksli nakdi kredilerden kaynaklanan faiz ve fer'ileri TL cinsinden tahakkuk etmekle birlikte aynı tutarların USD imiş gibi dikkate alındığı, mahkemeye sunulan 21.08.2020 tarihli bilirkişi ikinci ek raporunda, bir önceki rapordaki hususların yinelenerek çeklerden kaynaklı bedellerin de eklenmesiyle 2.057.610,98 TL alacak tespitinde bulunulduğu, ancak doğal olarak bir önceki ek rapordaki TL cinsinden faiz ve fer'ilerinin dövizmiş gibi dikkate alınmasından kaynaklı hatanın giderilmediği, mahkemeye sunulan 02.06.2021 tarihli bilirkişi üçüncü ek raporunda, bir önceki ek raporda belirtilen tutara, davacı banka tarafından müflis şirket aleyhinde Bakırköy 13. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından başlatılan 25.000,00 TL tutarlı çekle ilgili takipteki iflas tarihi itibariyle düzenlenen kapak hesabına göre 3.507,80 TL masraf ve vekâlet ücretinin de eklenmesiyle toplam alacağın 2.061.117,98 TL olarak belirlendiği, oysa söz konusu masrafın da içerisinde yer aldığı icra dosyasından iflas tarihi itibariyle düzenlenen kapak hesabına göre 32.810,32 TL alacağın, ayrıca iflas masasına 4. sıradan alınması nedeniyle bu raporla dahil edilen masraf ve vekâlet ücretinin mükerrerlik içerdiği, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler uyarınca banka kayıtlarının delil niteliğini haiz olduğu, müflis şirket kayıtları üzerinde yapan incelemelerde bankaya olan borç tutarının 1.589.109,43 TL olarak gözükmesine karşın heyetlerince toplam 1.897.729,05 TL nakdi alacak tespitinde bulunulduğu, aradaki farkın müflis şirket tarafından döviz cinsinden kredi borçlarının kur farklarını muhasebeleştirmemesinden kaynaklanmış olabileceği, bunu dışında kök raporda yer alan tespit, hesaplama ve değerlendirmelerini değiştirecek bir husus bulunmadığı belirtilmiştir.Somut olayda, davacı banka tarafından müflis şirkete genel kredi sözleşmesi kullandırılarak bu kapsamda çek karneleri verildiği sabittir. Davacı banka vekili, 2.179.411,80 TL'nin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi talebi ile işbu davayı açmış olup mahkemece 1.895.291,83 TL alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında, 23/10/2019 tarihli raporda müvekkilinin alacağı 2.179.411,80 TL olarak kabul edilmesine rağmen daha düşük miktarda alacağa hükmedildiğini belirtmiş ise de, alacağın 2.179.411,80 TL olarak esas alınması gerektiğine ilişkin bir sebep ve açıklama getirilmemiştir. Alacağın bu miktar hesaplandığı 23/10/2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunun ise, en son alınan 05/05/2022 tarihli bilirkişi heyetinin ek raporunda bu rapora yönelik yapılan değerlendirmeler uyarınca hükme esas alınamaması yerindedir. Ayrıca dosya kapsamında yer ala kredi genel sözleşmesinde bankanın defterlerinin kesin delil teşkil edeceğine yönelik bir hükümde bulunmamaktadır. Öte yandan davacı banka, nakdi alacağı dışında ayrıca müflis şirketin, keşide edilen karşılıksız kaldığı tespit edilen çekler nedeniyle 65.000,00 TL, sorumluluk tutarı ödenebilecek çekler sebebiyle 33.450,00 TL alacağının bulunduğunu ileri sürmüştür.Bilirkişi heyetinin 28/01/2022 tarihli raporunda 25 adet çekten dolayı bankanın, iflas tarihi tarihi itibariyle 30.810,00 TL çek sorumluluk bedeli taahhüdünün bulunduğu belirtilmiştir. Bu çeklerden bilgileri raporda yer alan 9 adet çeke karşılık 10.800,00 TL sorumluluk bedelinin ödendiği tespit edildiğine göre bu miktar ile yine bilgileri bu raporda yer alan takasa ibraz edilip karşılıksız kalan ancak henüz sorumluluk bedeli ödenmeyen 7 adet çeke karşılık sorumluluk bedeli olan 8.400,00 TL'nin şarta bağlı olarak iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece bu çeklerden kaynaklı alacak taleplerinin reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/496 Esas, 2022/631 Karar sayılı ve 22/06/2022 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,

2-a)Davanın KISMEN KABULÜ ile, davacının 1.914.491,83 TL alacağının (8.400,00 TL'si şarta bağlı olarak) müflis .... A.Ş.'nin iflas masasına (İstanbul 3. İflas Müdürlüğünün 2016/14 İflas sayılı dosyası) KAYIT VE KABULÜNE, fazlaya ilişkin talebin reddine,

b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 700,60 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

c)Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL başvurma harcı ile 31,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 62,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

d)Davacı tarafından yapılan toplam 13.472,30 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre hesaplanan 11.834,60 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

e)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,

f)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

g)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

İstinaf Giderleri Yönünden

3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

4-Davacı tarafından yapılan 118,10 TL istinaf yargılama giderleri ile yatırılan 301,40 TL istinaf harçları olmak üzere toplam 419,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 164/2. fıkrası gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu Açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.18/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1263, K. 2026/890, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1263-e-2026-890-k-f69fc36f22a1