Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/341 E. 2026/877 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/341
Karar No
2026/877
Karar Tarihi

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2026/341 Esas 2026/877 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/341 KARAR NO : 2026/877

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/12/2025 NUMARASI : 2025/383 Esas 2025/891Karar DAVACI : VEKİLLERİ :

DAVALI : VEKİLLERİ : DAVA : Genel Kurul Kararının İptali DAVA TARİHİ : 27/05/2025 KARAR TARİHİ : 03/07/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/07/2026

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket pay sahibinin mahkemeden çağrı için izin aldığını, bu yetkiye istinaden 14/02/2025 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında müvekkili temsilcisinin TTK. m 420 uyarınca talep etmesi üzerine toplantının ertelendiğini, genel kurulun 14/03/2025 tarihinde müvekkiline çağrı yapılmadan ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilmeden toplandığını ve kararlar alındığını, bu toplantıya ilişkin tescil talebinin Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından reddedildiğini, 14/03/2025 tarihli genel kurul toplantısının yapılmasıyla beraber pay sahibi ... ... mahkemeden aldığı çağrı yetkisinin sona erdiğini, buna rağmen mahkeme kararı dayanak gösterilerek 17/04/2025 tarihinde tekrar genel kurul toplantısı yapıldığını ve kararlar alındığını, davalı şirketin 17/04/2025 tarihli genel kurul toplantısına çağrının yetkili olmayan pay sahibi tarafından yapıldığını, kararın yok hükmün olduğunu belirterek davalı şirketin 17/04/2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduklarının/batıl olduklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; genel kurula çağrının usulüne uygun gerçekleştirildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; TTK'nun 420. maddesinde pay sahiplerinin istemi üzerine, genel kurulun toplantı başkanının kararıyla bir ay sonraya bırakılabileceği, ertelemenin pay sahiplerine ilanla bildirileceği, internet sitesinde yayımlanacağı, ertelenen genel kurulun çağrı usulüne uyularak tekrar toplantıya çağrılacağı belirtildiği halde, izleyen 14.03.2025 tarihli genel kurul için çağrı usulüne uyulmadığı, toplantıda alınan kararların yoklukla malul olduğu, çağrı izni alan pay sahibi ... ... yetkisinin izleyen 14.03.2025 tarihinde yapılan toplantı ile sonra erdiği, bu nedenle yetkili kişilerce yapılmamış çağrı nedeniyle 17.04.2025 tarihli genel kurul kararlarının da yok hükmünde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin 17.04.2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduklarının tespitine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili 30/01/2026 tarihli istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları gözetilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, davalı şirketin 17/04/2025 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nun 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davalı vekilinin süresinde vermiş olduğu istinaf başvuru dilekçesi üzerine istinaf incelemesi için dava dosyası Bölge Adliye Mahkemesine gönderildikten sonra davacı vekili Av. Ali Arıduru'nun UYAP üzerinden sunduğu 09/06/2026 havale tarihli e-imzalı dilekçe ile davadan feragat ettiğini bildirmiştir. Bilindiği üzere feragat, 6100 sayılı HMK'nun 307. maddesinde; davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmıştır. Hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebilir. Aynı Kanun'un 311. maddesinde ise, feragatin kesin hüküm gibi sonuç doğuracağı açıklanmıştır. Davadan feragatin, davayı sona erdiren kesin bir usul işlemi olması sebebiyle dilekçede açıkça gösterilmesi, kayıtsız ve şartsız olması gerektiği kuşkusuzdur. Davacı vekilinin dosya içerisinde yer alan Bursa 15. Noterliğinin 13/04/2020 tarihli 06756 yevmiye numaralı vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür. Öte yandan, davalı vekili Av.2/07/2026 tarihli e-imzalı dilekçesi ile, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını bildirmiştir. Hal böyle olunca, davacı vekilinin istinaf aşamasında davadan feragat ettiği gözetilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun, davacı vekilinin istinaf aşamasında davadan feragat ettiği gözetilerek KABULÜNE, 2-Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/12/2025 tarih ve 2025/383 Esas 2025/891 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 4-Alınması gereken 732,000 TL karar ve ilam harcının 2/3'ü oranına isabet eden 488,00 TL harcın dava dosyasında peşin alınan 615,40 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 127,40 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Yargılama aşamasında vekille temsil edilen davalı yararına talebi gözetilerek vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-HMK'nun 333. maddesi gereğince bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, B)1-Davalı tarafından peşin yatırılan 732,00 TL maktu istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, 2-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin talebi gözetilerek üzerinde bırakılmasına, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığı ve talepleri de bulunmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/07/2026

Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/341, K. 2026/877, T. 03.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-341-e-2026-877-k-39fcbdf18a03