Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1467 E. 2026/1719 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1467
Karar No
2026/1719
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1467

KARAR NO: 2026/1719

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (Kapatılan) Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 02/12/2025

NUMARASI: 2025/707 Esas - 2025/1083 Karar

DAVANIN KONUSU: Zayi Belgesi Verilmesi

Taraflar arasındaki zayi belgesi verilmesi talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle talebin reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... Mah. ... Sk. ... .../İstanbul adresinde ... ... ... Limited Şirketi isimli işletmede ayakkabı imalatı yaptığını, davacı firmanın 24.12.2024 tarihinde 2024 yılına ait defterlerin E-defter olarak teslim edecekleri sırada sistem üzerinde hata vermesi ve E-defter olarak yüklenmemesi sebebiyle müvekkili firmanın bağlı bulunduğu vergi dairesine gitmek suretiyle defterleri teslim etmek istediğini fakat vergi dairesi tarafından 2022 ve 2023 yılarına ait yevmiye kebir defteri ve envanter defterlerinin teslim edilmediği ve bu nedenle 2024 yılına ait defterlerin de kabul edilemeyeceğinin müvekkili şirkete beyan edildiğini, bunun üzerine davacı şirket yetkilisinin, şirketin ticari defter ve kayıtlarını tutan Müşavirlik ofisi ile irtibata geçtiğinde Mali müşavir olan ...'ın vefat ettiğini, bu arada E- deftere geçilmediğini ve 2022-2023 yıllarına ait yevmiye kebir defteri ve envanter defterlerinin fiziki ticari defter ve kayıtları ofis içinde detaylı şekilde aramalarına rağmen bulamadıklarını bildirdiklerini, davacı şirket yetkililerinin, mali müşavirin vefatı ve şirketin iş yoğunluğu nedeniyle defter ve kayıtların bulunduğu ofisin kontrolünün ve denetiminin yeterince sağlanamadığı bir dönem geçirdiğini, bu durumun, defter ve kayıtların kötü niyetli kişiler tarafından çalınması veya kaybolması riskini artırdığını, şirket yetkililerinin, defter ve kayıtları bulmak için ofis içinde ve diğer muhtemel yerlerde detaylı bir arama gerçekleştirdiğini ancak herhangi bir sonuca ulaşamadıklarını belirterek davacı şirkete ait 2022 ve 2023 yılarına ait yevmiye kebir defteri ile envanter defteri zayi olduğuna dair taraflarına zayi belgesi verilmesi için gereğinin yapılmasını talep ve dava etmiştir.

Mahkemenin 2025/19 Esas, 2025/24 Karar ve 14.01.205 tarihli kararı ile; "..Somut olayda; talep eden, davacının ... Mah. ... Sk. ... .../İstanbul adresinde ... ... ... Limited Şirketi isimli işletmede ayakkabı imalatı yaptığını, davacı firmanın 24.12.2024 tarihinde 2024 yılına ait defterlerin E-defter olarak teslim edecekleri sırada sistem üzerinde hata vermesi ve E-defter olarak yüklenmemesi sebebiyle müvekkil firma bağlı bulunduğu vergi dairesine gitmek suretiyle defterleri teslim etmek istediğini fakat vergi dairesi tarafından 2022 ve 2023 yılarına ait yevmiye kebir defteri ve envanter defterlerinin teslim edilmediği ve bu nedenle 2024 yılına ait defterlerin de kabul edilemeyeceği müvekkil şirkete beyan edildiğini, bunun üzerine davacı şirket yetkilisinin, şirketin ticari defter ve kayıtlarını tutan Müşavirlik ofisi ile irtibata geçtiğinde Mali müşavir olan ...'ın vefat ettiğini, bu arada E- deftere geçilmediğini ve 2022-2023 yıllarına ait yevmiye kebir defteri ve envanter defterlerinin fiziki ticari defter ve kayıtları ofis içinde detaylı şekilde aramalarına rağmen bulamadıklarını bildirdiklerini, davacı şirket yetkililerinin, mali müşavirin vefatı ve şirketin iş yoğunluğu nedeniyle defter ve kayıtların bulunduğu ofisin kontrolünün ve denetiminin yeterince sağlanamadığı bir dönem geçirdiğini, bu durumun, defter ve kayıtların kötü niyetli kişiler tarafından çalınması veya kaybolması riskini artırdığını, şirket yetkililerinin, defter ve kayıtları bulmak için ofis içinde ve diğer muhtemel yerlerde detaylı bir arama gerçekleştirdiğini ancak herhangi bir sonuca ulaşamadıklarını belirterek davacı şirkete ait 2022 ve 2023 yılarına ait yevmiye kebir defteri ile envanter defteri zayi olduğuna dair taraflarına zayi belgesi verilmesini talep etmiş ise de zayi belgesi verilmesine ilişkin TTK. 82/7. yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle zayi talebinde bulunulabileceği belirtilmiş olup talep eden tarafından ileri sürülen sebeplerin TTK. 82/7 de belirtilen sebeplerden olmadığı, zayinin sebebinin talep edenin basiretli tacir gibi davranmamasından kaynaklandığı..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Dairemizin 2025/252 Esas, 2025/1150 Karar ve 26.06.2025 tarihli kararı ile; "...Somut olayda davacı tarafından defterlerin mali müşavire verildiği, ancak mali müşavirin vefatı üzerine dava konusu defterlere ulaşılamadığı, bu sebeple dava konusu defterlerin çalınmış olabileceği düşünülerek suç duyurusunda bulunulduğu, soruşturmanın Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/81950 sayılı dosyasında yürütüldüğü anlaşılmaktadır. HMK' nın 385/2 maddesi uyarınca eldeki uyuşmazlığın resen araştırma ilkesine tabi olduğu da dikkate alınarak, dava dilekçesinde bahsi geçen ticari evrak ve belgelerin SMMM ...'a teslim edilmiş olduğuna ilişkin belge ve delilleri bildirmesi için davacıya süre verilerek ve mali müşavir hakkında diğer gerekli araştırmalar yapılarak ve ceza soruşturma evrakı içeriği de incelenip değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekirken, gerekli araştırma yapılmadan ve deliller toplanmadan karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur..." gerekçesiyle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemeseine gönderilmesine karar verilmiştir. Dairemizin bu kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda, eldeki istinaf incelemesine konu kararın verildiği anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Talep eden, davacının ... Mah. ... Sk. ... .../İstanbul adresinde ... ... ... Limited Şirketi isimli işletmede ayakkabı imalatı yaptığını, davacı firmanın 24.12.2024 tarihinde 2024 yılına ait defterlerin E-defter olarak teslim edecekleri sırada sistem üzerinde hata vermesi ve E-defter olarak yüklenmemesi sebebiyle müvekkil firma bağlı bulunduğu vergi dairesine gitmek suretiyle defterleri teslim etmek istediğini fakat vergi dairesi tarafından 2022 ve 2023 yılarına ait yevmiye kebir defteri ve envanter defterlerinin teslim edilmediği ve bu nedenle 2024 yılına ait defterlerin de kabul edilemeyeceği müvekkil şirkete beyan edildiğini, bunun üzerine davacı şirket yetkilisinin, şirketin ticari defter ve kayıtlarını tutan Müşavirlik ofisi ile irtibata geçtiğinde Mali müşavir olan ...'ın vefat ettiğini, bu arada E- deftere geçilmediğini ve 2022-2023 yıllarına ait yevmiye kebir defteri ve envanter defterlerinin fiziki ticari defter ve kayıtları ofis içinde detaylı şekilde aramalarına rağmen bulamadıklarını bildirdiklerini, davacı şirket yetkililerinin, mali müşavirin vefatı ve şirketin iş yoğunluğu nedeniyle defter ve kayıtların bulunduğu ofisin kontrolünün ve denetiminin yeterince sağlanamadığı bir dönem geçirdiğini, bu durumun, defter ve kayıtların kötü niyetli kişiler tarafından çalınması veya kaybolması riskini artırdığını, şirket yetkililerinin, defter ve kayıtları bulmak için ofis içinde ve diğer muhtemel yerlerde detaylı bir arama gerçekleştirdiğini ancak herhangi bir sonuca ulaşamadıklarını belirterek davacı şirkete ait 2022 ve 2023 yılarına ait yevmiye kebir defteri ile envanter defteri zayi olduğuna dair taraflarına zayi belgesi verilmesini talep etmiş ise de defterlerin bulunduğu iddia edilen ...'ın 01/11/2023 tarihinde vefat ettiği, sonraki muhasebeci...'ın 10/01/2024 tarihinde işe başladığı, 08/01/2025 tarihinde zayi belgesi talep edildiği ,Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na da 2025 yılında şikayetçi olunduğu (01/12/2025 tarihli beyan dilekçesi) dolayısıyla zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde talepte bulunulmadığı anlaşıldığından ..." gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kaldırma karar gerekçesinin yerine getirilmediğini, mahkemece öğrenme tarihinin tespit edilmediğini, delillerin tartışılmadığını, davacı açıklamalarının değerlendirilmediğini, ceza soruşturmasının sonucunun gerekçeye yansıtılmadığını, defterlerin mali müşavire teslim edilip edilmediğine ilişkin araştırma yapılmadığını, hak düşürücü sürenin başlangıcının ölüm tarihi olmayıp öğrenme tarihi olduğunu, mahkeme tarafından mali müşavirin 01.11.2023 tarihinde vefat etmiş olduğu, yeni muhasebecinin 10.01.2024 tarihinde göreve başlamasının esas alınarak süre hesabı yapıldığını, ölüm tarihi ile ziyanın öğrenildiği tarihin tamamen farklı kavramlar olduğunu, muhasebecinin vefatı sonrasında varlığını korumasına engel olmadığını, davacının defterlerin kaybolduğunu veya ulaşılamaz olduğunu ancak 24.12.2024 tarihinde vergi dairesinde ortaya çıkan sorun üzerine öğrendiğini, dava tarihinin ise 08.01.2025 olduğunu, davanın süresinde açıldığını, bu hususta mahkemece hiçbir değerlendirme yapılmadığını, delillerin tartışılmadığını, soruşturma dosyasının etkin şekilde araştırılmadığını, değerlendirilmediğini, basiretli tacir ilkesinin yanlış yorumlandığını, zayi belgesi davalarında resen araştırma ilkesinin geçerli olduğunu, dosya kapsamı itibari ile davanın kabulünün mümkün olduğunu, yeni mali müşavirin göreve başlama tarihinin ziyanın öğrenildiği tarih olarak kabul edilemeyeceğini, 24.12.2024 tarihinde 2024 yılına ilişkin defterlerin teslim işlemleri sırasında vergi dairesince yapılan bildirim üzerine ortaya çıktığını, davacı şirketin yıllardır mali müşavirlik hizmetini profesyonel olarak dışarıdan aldığını, defter ve belgelerin mali müşavirliği uhtesinde muhafaza edildiğini, yeni mali müşavirin göreve başlamasının önceki yıllara ait tüm fiziki defterlerin tek tek kontrol edilmesini zorunlu kılan bir durum olmadığını, ticari hayatın olağan akışı içerisinde yeni göreve başlayan mali müşavirin öncelikli görevinin güncel muhasebe işlemlerinin yürütülmesi olduğunu, geçmiş yıllara ait tüm fiziki defterlerinin varlığını araştırma yükümlülüğü bulduğunun kabul edilemeyeceğini, aksi yöndeki değerlendirmenin kanunda yer almayan bir yükümlülüğün taciri yüklenmesi sonucunu doğuracağını, kaldı ki dosya kapsamından da yeni mali müşavirin göreve başladığı tarihte dava konusu defterlerin kayıp olduğunun tespit edildiğine ilişkin herhangi bir delilin bulunmadığını, defterlerin eksik olduğu bilgisinin vergi dairesi tarafından 24.12.2024 tarihinde bildirildiğini, bu tarihten mali müşavirlik ofisinde araştırma yaptığını, defterlerin bulunamadığının anlaşıldığını, savcılığı suç duyurusunda bulunulduğunu ve akabinde 08.01.2025 tarihinde iş bu davanın açıldığını iddia ederek, kararın kaldırılmasını, müvekkili şirkete ait 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin yevmiye defteri, kebir ve anventer defterlerinin zayi olduğunun tespiti ile zayi belgesi verilmesine kara verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Talep, 82/7. maddesi gereğince zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda talebin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dairemizin kaldırma kararı sonrasında, mahkemece gerekli araştırma yapılarak inceleme neticesinde davacının Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına 2025 yılında şikayette bulunduğu, ziyayı öğrendiği, bu tarihten itibaren 30 gün içerisinde talepte bulunulmadığı gerekçesiyle zayi belgesi verilmesi talebinin reddine dair hüküm tesis edilmiştir.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına ait 2023/81950 Soruşturma sayılı dosyanın talep konusu olayla ilgili olmadığı gelen evraklardan anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından 01.12.2025 tarihli dilekçe ile Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına yapmış oldukları şikayetin 2025/185 ihbar numaralı dosya numarasını aldığını ifade etmiştir. Davacı mali müşavir olan ...'ın vefat ettiğini, e-deftere geçilmediğini ve 2022/2023 yıllarına ait yevmiye defteri ile kebir defteri ve envanter defterlerinin, ticari defter ve kayıtların ofis içinde detaylı şekilde aranmasına rağmen bulunamadığını bildirerek 08.01.2025 tarihli dilekçe ile zayi belgesi verilmesi talebinde bulunulmuştur. Defter ve belgelerin zayi olduğuna dair dosya içerisinde tutanak veya herhangi bir bilgi ve belge mevcut değildir. Mali müşavir ... ölüm belgesine göre 01.11.2023 tarihinde vefat etmiştir.

Davacı tarafın Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına ibraz edildiğini belirttiği dilekçe tarihi 20.01.2025 dir. İş bu davadan sonra şikayetçi olunduğu anlaşılmaktadır. Davacı şirket tarafından yeni muhasebeci ... ile sözleşme gerçekleştirmiştir. Adı geçen muhasebecinin 10.01.2024 tarihinde işe başladığı anlaşılmaktadır.Davacı talebi üzerine tanıklar dinlenilmiştir.

Davacı tanığı ..., 24.10.2025 tarihli duruşma zaptına geçen beyanında; şirketin sahibi olduğunu, oğlunun şirket yetkilisi olduğunu, 2022 ve 2025 yıllarına ait defterlerin vefat eden ...'da olduğunu, şirket muhasebecisi olduğunu, vefatı üzerine başka bir muhasebeci ile çalışmaya başladıklarından ... Bey'in yasal işlemler için 2022 ve 2023 yıllarına ait defterleri istediğini, şirkette aradıklarında bulamadıklarını, yapılan araştırma neticesinde defterlerin vefat eden muhasebecide olduğunun tespit edildiğini, Aralık 2024 yılı işlemleri yapılacağından ... Beyin yakınlarına sorduklarını ve yakınlarının defterlerin nerede olduklarını bilmediklerini söylediklerini, avukatla görüşerek dava açtığını beyan etmiştir.

Davacı tanığı ..., beyanında; şirketin müdürü olarak görev yaptığını, defterlerin ne zaman ... Beye teslim edildiğini hatırlamadığını, vefat ettikten sonra defterlerin kaybolduğunun işlem yapılacak esnada fark edildiğini, tam olarak kaybın ne zaman fark edildiğini hatırlamadığını ifade etmiştir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçelere istinaden talebin TTK 82/7.fıkrasında belirtildiği şekilde 30 gün içerisinde gerçekleştirilmediği gerekçesiyle reddine dair hüküm tesis edilmiştir.

Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren 30 gün içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanun’da “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir (TTK m.82/7).

Davacı ticaret şirketi olup tacirdir. Zayi olduğu talep edilen deflerler maddede belirtilen saklanması zorunlu olan ticari defterlerdendir. Yasal düzenlemede açıklandığı üzere davanın 30 günlük süre içinde açılması gerekir TTK'nın 82/7.maddesinde düzenlenen zayi belgesi verilmesi için başvuru süresi hak düşürücü süre olup bu süre içinde başvuru yapılması zorunludur.

Tacirin yukarıda bahsedilen kanun maddesinden yararlanabilmesi için ticari defter ve belgelerinin korunabilmesi amacıyla gerekli dikkati ve ihtimamı göstermiş olması gerekmektedir. Ayrıca, ziya durumunun tacirin iradesi dışında meydana gelmesi zorunludur. Somut olayda, davacı şirketin talep konusu defterlerinin vefat eden şirket muhasebecisi ...'da iken kaybolduğu, kayıp olayının şirkette yeni muhasebecinin işe başlaması ve söz konusu kişinin bilgi ve belgeleri talep etmesi üzerine ortaya çıkmış olduğu dinlenen tanık beyanlarından anlaşılmaktadır. Vefat tarihi 01.11.2023'tür. Muhasebecinin işe başlama tarihi 10.01.2024'tür. Talep eden vekilinin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet dilekçe tarihi ise 20.01.2025 tarihlidir.

Şikayet dilekçesinin iş bu talepten sonra verilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Özellikle beyanına başvurulan tanıklardan ... zapta geçen ifadesinde; yeni muhasebeci ile çalışmaya başlandığını, muhasebeci tarafından 2022- 2023 yıllarına ait defterlerin istendiğini, şirkette bulamadıklarına dair ifadeleri ile tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde, ziyanın yeni muhasebecinin işe başladığı 10.01.2024 tarihinden sonra 2024 yılı işlemleri için talepte bulunması ve aramaların neticesiz kalması ile ortaya çıkacağı göz önünde bulundurulduğunda, başvurunun otuz günlük hak düşürücü süre içerisinde gerçekleşmediği kanaati ile mahkemece verilen ret kararında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan bu gerekçelerle, HMH'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesince verilen istinafa konu karar usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR: Açıklanan bu gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,

5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;

HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 08.10.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1467, K. 2026/1719, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1467-e-2026-1719-k-b7380df5e542