Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1455 E. 2026/1897 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1455
- Karar No
- 2026/1897
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1455 KARAR NO : 2026/1897
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/06/2026 Tarihli Ara Karar NUMARASI : 2026/663 Esas DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali TALEP : İhtiyati Haciz BAM KARAR TARİHİ : 16/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/09/2026
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, ...A.Ş. Ege ve Akdeniz Bölgesi yetkili bayii olup maden sektöründe kullanılan ürünlerin satışını yaptığını, Davalının müvekkilinden çeşitli ebatlarda ... marka .. matkap ürünleri satın aldığını, davalının satın aldığı ürünlerin Türkiye'de üretilmeyen özel ürünler olup davalı için ...A.Ş. / Belçika'dan ithal edilerek davalının belirttiği adreslere ....Şti. aracılığıyla gönderildiğini, Bu ürünlere ilişkin olarak müvekkili şirket tarafından ESS2025000000678 nolu 22/10/2025 tarihli 9.156,00 EURO bedelli e-fatura, ESS2025000000880 nolu 30/12/2025 tarihli 5.614,80 EURO bedelli e-fatura, ESS2026000000032 nolu 13/01/2026 tarihli 11.800,00 TL. bedelli e-faturalar düzenlenerek davalıya gönderildiğini, e-faturaların her iki taraf ticari defter ve kayıtlarına işlendiğini, dava konusu faturalarda belirtilen ürünlerin PIA20250000000692 nolu 17/10/2025 tarihli e-irsaliye, PIA20250000000693 nolu 17/10/2025 tarihli e-irsaliye, PIA20250000000694 nolu 17/10/2025 tarihli e-irsaliye, PIA20250000000873 nolu 26/12/2025 tarihli e-irsaliye ile davalıya teslim edildiğini, davalı şirket satın aldığı ürünlerin bedelini ödemediğini, İzmir 12.İcra Müdürlüğünün 2026/2296 E. sayılı dosyası ile icra takibine başvurulduğunu, davalının 18/03/2026 tarihli dilekçesi ile icra dairesinin yetkisine, borca ve fer'ilerine itiraz ettiğini, icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşmama olarak son tutanak düzenlendiğini, davanın kabulüne, davalının itirazlarının iptaline, İzmir 12. İcra Müdürlüğü'nün 2026/2296 E. sayılı takibinin devamına, haksız ve kötü niyetle icra takibine itiraz eden davalıdan alacağın %20'sinden az olmamak üzere takdir edilecek icra inkar tazminatının tahsiline, davalının mal varlığını kaçırma ihtimali bulunduğundan davalının taşınmaz malları, araçları ve banka hesapları üzerine teminatsız veya uygun görülecek nakdi teminat veya banka teminat mektubu karşılığında karar kesinleşinceye kadar ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. MAHKEMECE: "...İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için, mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici el konulmasıdır. Şartları ve etkileri esas itibariyle İİK'da düzenlenmiştir. Muaccel alacaklarda alacağın muaccel olması ve rehinle temin edilmemiş bulunması halinde ihtiyati haciz kararı tesis edilmesi mümkündür. Muaccel alacaklarda ise, hangi koşullarda ihtiyati haciz kararı verileceği, İİK'nın 257/2. maddesinde açıklanmıştır. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için, alacağın varlığının ve ihtiyati haczin şartlarının gerçekleştiğinin yaklaşık olarak ispat edilmesi gerekmektedir. Burada aranan ispat alacağın varlığının tam ve kesin olarak kanıtlanması olmayıp, mahkeme nezdinde alacağın varlığı konusunda yeterli kanaati oluşturacak düzeyde olması yeterlidir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için öncelikle alacağın varlığı konusunda yaklaşık ispat derecesinde ispatın sağlanması gerekli olup, dava dilekçesi eklerinde yer alan faturalar üzerinde borç ikrarı kabul edilebilecek davalı şirket yönünden bağlayıcı bir kabul beyanı da yer almadığı, bu haliyle tek taraflı bir irade açıklaması niteliğinde ve her zaman düzenlenebilecek nitelikte olan faturaların tek başına yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını ispata yeterli olmadığı, davacının dayandığı diğer delillerin ise henüz toplanmamış olduğu ve yargılamayı gerektirdiği, bu haliyle mevcut delil durumuna göre ihtiyati haciz uygulanması şartlarının alacağın mevcudiyetinin ispatı yönünden yeterli olmadığı değerlendirildiğinden mevcut delil durumuna göre bu aşamada yaklaşık ispat şartı gerçekleşmediği değerlendirilmekle talebin reddine karar verilmiştir.'' gerekçesi ile; KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İhtiyati haciz talebinin reddine," şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından ihtiyati haczin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili ...A.Ş.'nin Ege ve Akdeniz Bölgesi yetkili bayii olduğunu, davalının, müvekkilinden çeşitli ebatlarda ...marka ... matkap ürünleri satın aldığını, davalının satın aldığı ürünlerin Türkiye'de üretilmeyen özel ürünler olup davalı için ...A.Ş.'nin Belçika'dan ithal edilerek .... Şti. aracılığıyla gönderilerek davalıya teslim edildiğini, davalının satın aldığı ürünlerin bedelini ödememesi nedeniyle taraflarınca İzmir 12.İcra Müdürlüğü 2026/2296 E. sayılı dosyası ile icra takibine başvurulduğunu, davalının haksız ve asılsız olarak ve kötü niyetle borca ve fer'ilerine itiraz ettiğini, icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, davalının faturalara itiraz etmediğini, dosyaya gelen BA/BS bildirim formlarının birbirini doğruladığını ve dava konusu faturaların davalının ticari kayıtlarında yer aldığının görüldüğünü, .. yazışmalarında ürünlerin siparişi, fiyat pazarlığı ve müvekkili şirketin ödeme konusunda aylardır oyalandığının açıkça görüldüğünü, Yargıtay yerleşmiş içtihatlarına göre .. yazışmalarının delil niteliğinde olduğunu, yerel mahkeme tarafından mevcut delil durumu dikkate alınmaksızın ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemeleri yerleşik kararlarında fatura ve sevk irsaliyeleri ile yaklaşık ispat şartının gerçekleştiği, ihtiyati haciz kararı verileceğinin belirtildiğini belirterek ilk derece mahkemesince verilen 29/06/2026 tarihli ara kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: itirazın iptali, talep; ihtiyati haciz istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Davacı taraf; davalıya mal sattığını fatura düzenlediğini malları teslim ettiğini irsaliye de düzenlediğini ancak davacının borcunu ödemediğini belirterek itirazın iptali ve ihtiyati haciz talep etmiştir. Mahkemece; İhtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı taraf kararın kaldırılarak ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. İhtiyati haciz İ.İ.K.’nun 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise;"Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksatıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;(1) Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenlemesi bulunmaktadır. İİK.'nın 258.maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir." İhtiyati haciz kararına itirazı düzenleyen İİK.'nın 265.maddesinde de ise; "(Değişik fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.) Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.) Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./17.mad) İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz." hükümleri mevcuttur. Somut olayda; talep eden, dava dilekçesine davaya konu faturaları ve altında isim ve imza bulunan irsaliyeleri sunmuş olup, ayrıca dosyaya Vergi Dairesinden gelen karşılıklı alış-satış analizlerine göre de yaklaşık ispat koşulunun sağlanmış olduğu kanaatine varıldığından, ihtiyati haciz koşulları oluşmakla mahkemece talebin kabulü yerine reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür. Bu nedenlerle, ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme ara kararının kaldırılarak 765.140,33 TL üzerinden ihtiyati haciz talebinin %15 teminatla kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/663 Esas sayılı dosyasında verilen 29/06/2026 tarihli KARARININ KALDIRILMASINA, 2-İhtiyati haciz talep eden tarafın yatırmış olduğu 732,00 TL istinaf karar harcının talep edene iadesine, 3-İhtiyati haciz talep eden tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf kanun yolu harcının davalıdan alınarak ihtiyati haciz talep edene verilmesine, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına, B-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla; 1-İhtiyati haciz talebinin İİK 257. ve devamı maddeleri gereğince KABULÜNE, 765.140,33 TL alacak miktarını karşılayacak şekilde karşı taraf borçlunun TAŞINIR VE TAŞINMAZ MALLARI İLE ÜÇÜNCÜ ŞAHISLARDA BULUNAN HAK VE ALACAKLARI üzerine İİK.'nın 257. ve müteakip maddeleri gereğince İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, 2-İİK'nun 259(1) ve 261(1) maddeleri uyarınca; karşı tarafın ve üçüncü kişilerin muhtemel zararlarına karşılık olarak ihtiyati haciz talep eden tarafından alacağın %15 tutarında teminatı olan 114.771,04 TL nakit veya kesin ve süresiz nitelikte banka teminat mektubunun ibrazı ve talep halinde gereğinin yargı çevremizdeki icra müdürlüğünce yerine getirilmesi için kararın bir örneğinin icra müdürlüğüne sunulmak üzere talep eden tarafa verilmesine, 3-Kararın verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde infaz edilmemesi halinde kendiliğinden kalkmış sayılacağına, 4-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 5-Teminat alınması ve devamındaki işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6-Artan yargılama giderinin istek halinde yatırana iadesine, 7-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 16/09/2026