Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1440 E. 2026/1908 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1440
Karar No
2026/1908
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/1440 KARAR NO : 2026/1908

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/06/2026 Tarihli Ara Karar NUMARASI : 2026/617 Esas DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit TALEP : İhtiyati Tedbir BAM KARAR TARİHİ : 16/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/09/2026

Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/210 E. Sayılı dava dosyasına da müdahale talebinde de bulunduklarını, şu an için geçici mühlet verildiğini, sürecin devam ettiğini, müvekkili tarafından davalı taraf aleyhine açtığımız menfi tespit davası sonuna kadar, müvekkili tarafından keşide edilerek, konkordato talep eden şirkete teslim edilen ve bu şirket tarafından da davalıya ciro edilen ... Bankası.. Şubesi'ne ait keşidecisi müvekkili olan 2036922 nolu 10.10.2026 tarihli 800.000 TL bedelli çek bedelinin ihtiyati tedbir kararı ile ödenmesinin durdurulması ve bu doğrultuda ilgili banka şubesine müzekkere yazılmasına karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...İhtiyati tedbir talebi yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; İhtiyati Tedbir HMK 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak, imkansız hale gelecek ya da ciddi zararlar oluşacağından endişe edilmesi halinde dava konusu üzerine ihtiyati tedbir konulabilir. Çekişmesiz yargı işlerinde de aynı hüküm uygulanır. Ancak ihtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi için haklılığın yaklaşık olarak ispat edilmesi gerekmektedir. Talep dilekçesi ve ekleri incelendiğinde davacının iddiasının yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispat şartlarının şu aşamada mevcut olmadığı anlaşılmakla ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.'' gerekçesi ile; HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin Söke ve Kuşadası ilçesinde inşaat yaptığını, bu doğrultuda inşaat malzemesi temini için, ... Şti 'nden 7.200.000 TL bedel karşılığı inşaat malzemeleri temin etmek için anlaştıklarını, bu doğrultuda ... Bankası .. Şubesine ait 9 adet 800.000 TL'lik çek keşide ederek şirkete teslim ettiğini, ... Şti buna karşılık müvekkiline 10.01.2026 tarihinde 2 adet tahsilat fişi verdiğini, .... Şti trafından, müvekkiline sadece 1600.000 TL'ye yakın bir mal kendisine teslim edildiğini, kalan malların teslimi konusunda hiç bir muhatap bulamadıklarını, ... Şti.nin Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/210 E. Sayılı dosyada konkordato talebinde bulunduğunu ve kendisine geçici mühlet kararı verildiğini, davacı müvekkili tarafından Konkordato talep eden şirkete verdiği çeklerin 3. şahıslara ciro edildiğini, konkordato talep eden şirketin ticaret yaptığı tüm kişilerden aldığı çekleri faktoring şirketlerine kırdırdığını fakat hiç bir borcunu ödemediğini, davacı müvekkilinin hem çeklerinin karşılığı malzemeleri alamadığını, hem de borçlu olmadığı çek bedellerini ödemekle yükümlü olduğunu, hem de inşaat sektöründe bu zor şartlar altında kredi bulamadığını, mallarını satamadığını, davacının da iflas etme aşamasına geldiğini, davalı tarafın basiretli bir tacir gibi davranmak, devraldığı alacağın dayanağını ve borçlunun durumunu araştırmakla yükümlü olduğunu, davalı taraf aleyhine menfi tespit davası açtıklarını, arabuluculuk sürecinin de olumlu sonuçlanmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: menfi tespit, talep; İhtiyati tedbir istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; davacı tarafça yaklaşık ispat koşulunu sağlar nitelikte delil sunulmamış olmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/06/2026 tarih, 2026/617 Esas sayılı dosyasında "Davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine" ilişkin olarak verilen ara karar, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 16/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1440, K. 2026/1908, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1440-e-2026-1908-k-3a69845cad11