Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1444 E. 2026/1310 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1444
- Karar No
- 2026/1310
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2026/1444
KARAR NO: 2026/1310
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : (Kapatılan) Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 12/3/2026
NUMARASI: 2025/1098 (E) - 2026/302 (K)
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesinin, 23/12/2021 gün ve 2022/544 (E) - 2025/1546 (K) sayılı nihai kararının, davalılar ... ve ... AŞ vekillerinin istinaf başvuruları üzerine, Dairemizin 23/10/2025 gün ve 20222/544 (E) - 2025/1546 (K) sayılı ilamıyla kaldırılmasının ardından sürdürülen yargılamada, 848.310 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 1.000 TL cenaze gideri olmak üzere toplam 849.310 TL'nin davalı ... AŞ'nin (eski unvanı ... AŞ) 325.810,07 TL tutarındaki bölümünden, davalı ...'ın ise tamamından sorumlu olması koşuluyla, davalı ... AŞ'den temerrüt tarihi olan 6/6/2018 gününden itibaren, davalı ...'dan ise haksız eylem tarihi olan 5/5/2018 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davacı ...'a verilmesine; 293.718 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... AŞ'nin 34.189,93 TL tutarındaki bölümünden, davalı ...'ın ise tamamından sorumlu olması koşuluyla, davalı ... AŞ'den temerrüt tarihi olan 6/6/2018 gününden itibaren, davalı ...'dan ise haksız eylem tarihi olan 5/5/2018 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davacı ...'a verilmesine; davacı ...'un maddi tazminat isteminin reddine; atiye bırakılan motosiklet hasarına ilişkin talep yönünden karar verilesine yer olmadığına; manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı ... için 100.000 TL, davacı ... için 50.000 TL, davacı...için 50.000 TL manevi tazminatın davaya konu kazanın meydana geldiği 5/5/2018 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsil edilerek, adları geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... vekili dilekçesinde özetle; davada mirasbırakanın geliri, kusuru gibi konularda araştırma yapılmış ise de, sundukları dilekçede ileri sürdükleri konular göz ardı edilerek pek aşırı tazminata hükmolunduğunu; mirasbırakanın gelirinin belgesiz ve somut kanıt olmadan kabul edilip kusur yönünden keşif yapılmaksızın ceza davasındaki raporun esas alındığını; diğer sürücünün birlikte (müterafik) kusurunun göz ardı edildiğini; maaşın asgari ücretin 10,56 katı olduğunun somut kanıtı olmadan kabul edildiğini, sundukları dilekçelerde ileri sürdükleri gibi, mirasbırakanın danışman olduğu belirtilmişken, bilirkişinin dayanaksız biçimde proje müdürü olduğunu kabul etmesinin anlaşılır olmadığını, bu haliyle kabul edilen ücretin mirasbırakana ödendiğine dair banka dekontu ya da muhasebe belgesi sunulmadığını, içeriği itibarıyla gerçekliği kuşkulu bir belgenin ücrete esas alınmasının pek aşırı hesaba neden olduğunu; bilirkişi raporunda gelirden, iki payın eşe, iki payın kendisine, anne ve baba ile çocuklara da bir payın ayrılması gerektiğinin belirtilmesine karşın sonuçta aynı bedellere karar verildiğini; davacı ... evlenme olasılığının bulunduğunun düşünülmesi gerektiğini; mirasbırakanın 14 yıllık işleyecek pasif devre peşin gelirinin yüksek hesaplandığını; davalıya bütün kusurun yüklenmesinin ağır ve haksız sonuca neden olduğunu; ceza davasında dinlenen tanıkların beyanları da gözetilerek değerlendirme yapılması gerektiği, vicdani olarak kazaya etken üçüncü araç sürücüsünün kusurunun göz ardı edilmesinin hakkaniyete aykırı karara neden olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:
Bilirkişi tarafından düzenlenen 29/4/2019 tarihli raporda kazanın oluşumunda ölen destek ... ile... plakalı araç sürücüsü ...'nun kusurunun olmadığı, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğunun bildirilmesi; davaya konu trafik kazanı nedeniyle Bakırköy 22'nci Asliye Ceza Mahkemesinde görülen 2018/416 (E) sayılı davada, Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesi tarafından, olaya ilişkin kolluk tarafından düzenlenen tespit tutanağı, sanıkların savunmaları, tanık anlatımı ve keşif tutanağı incelenerek ve kaza anı görüntüsü içeren CD izlenerek düzenlenen raporda, yönetimindeki otomobille tetikte seyretmesi, sol tarafa yönelme manevrasını gerisinden gelen araçların seyir durumu dikkate alarak kontrollü biçimde yapması gerekirken, bu hususlara uymayıp kontrolsüz biçimde sol şeride geçmek için sola yönelme manevrası yaptığı esnada, sol gerisinden gelen sürücü ...'nun yönetimindeki otomobille çarpışması ardından savrulup direksiyon hakimiyetini yitirerek önünde seyreden ölen sürücü ...un yönetimindeki motosiklete çarpan sürücü ...'ın tam kusurlu; yönetimindeki otomobille sol şeritte seyir halinde olduğu esnada orta şeritte önünde seyir halinde iken, kontrolsüzce manevrayla sol tarafa yönelen ...'ın yönetimindeki otomobille çarpışan sürücü ...'nun kusursuz; yönetimimdeki motosikletle seyri sırasında geriden gelen sürücü ...'ın yönetimdeki otomobilin çarptığı ölen sürücü ...un kusursuz olduğunun bildirilmesi; böylece davalı sürücü ...'ın yönetimindeki ... plakalı otomobille, dava dışı ...'nun yönetiminde ... plakalı otomobilin ve destek ...un yönetimindeki ... plakalı motosikletin kaza sırasındaki konumları ve sürücülerinin davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranının yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişinin kusura ilişkin raporun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiş; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) 90'ıncı maddesinde yer alan "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 7/7/2020 gün ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararıyla; 19/6/2021 gün ve 31516 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanun'un 18'inci maddesi ile KTK'nin 90'ıncı maddesinin 1'inci fıkrasına eklenen tümce ve fıkranın ise Anayasa Mahkemesi’nin 29/12/2022 gün ve 2021/82 (E) - 2022/167 (K) sayılı kararıyla Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatının hesaplamasının %1,8 teknik faiz uygulanarak yapılmasına ilişkin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması ve destekten yoksun kalma tazminatının %2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranıyla hesaplanması olanağı bulunmadığının anlaşılması karşısında, hükme esas alınan aktüerya hesap uzmanı bilirkişi raporunda destekten yoksun kalmaktan kaynaklanan zararın, olası yaşam süresi bakımından TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak, işleyecek (bilinmeyen) devre bakımından her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progressive rant yöntemi kullanılarak hesaplanmasının yerinde olduğu sonucuna ulaşılmış; nüfus kaydına göre 7/6/1965 doğumlu olup kazanın meydana geldiği 5/5/2018 günü itibarıyla 52 yaşını tamamladığı anlaşılan ve kaza günü itibarıyla 18 yaşından küçük çocuğu olan davacı ...'un evlenme olasılığının bulunmadığı kabul edilerek nihai karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Diğer yönden, ölen destek ...un inşaat mühendisi olarak çalıştığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde, inşaat yüksek mühendisi olarak çalışan ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından gönderilen ödeme bilgilerine ilişkin belgelerden 2018 yılı mayıs ayı itibarıyla 2.800,88 TL emekli maaşı aldığı anlaşılan adı geçen ölen desteğin, büyük inşaat projelerinde üst düzey yönetici ve danışman olarak çalıştığını ileri sürmüş; ... Odasının 30/1/2019 tarihli yazısında, destek ...un 26/12/1986 günü ... sicil numarası ile odaya kayıtlı üye olduğu belirtilerek mesleki kıdem yaşı ve oda kayıt tarihi esas alınarak hesaplanan 5/5/2018 günü alabileceği önerilen aylık net ücretin 17.449,24 TL olduğu bildirilmiş; ölen destek ... ile 17/11/2014 günü belirsiz süreli iş sözleşmesi bağıtlanan ... aş tarafından düzenlenen ve davacı vekili tarafından 24/1/2019 tarihli dilekçe ekinde sunulan belgede ise şirketin İstanbul İli, ... mevkinde bulunan "..." ve "..." projelerinde 1 yıldan beri mühendis olarak danışmanlık yapan ...a ölüm tarihinde aylık düzenli 20.000 TL danışmanlık bedeli ödendiğini bildirmiş; adı geçen şirket tarafından 17/4/2019 tarihli dilekçe ekinde sunulan bordroda ise destek ...a 2017 yılı ekim ayında net 2.690,78 TL ödendiği belirtilmiş; duruşmada dinlenen tanıklar ... ve ...yeminli anlatımlarında danışman proje müdürü olarak çalışan ...un ... AŞ'den aylık 20.000 TL aldığını beyan etmiştir.
Bilindiği gibi, destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında, desteğin ve destek alacaklılarının olası yaşam süreleri yanında, desteğin gelirinin belirlenmesi de önem taşımaktadır. Belirli bir işte ücret karşılığı çalışan kişiler ile bedensel çalışma ya da ticari işletmesinde sürdürdüğü faaliyet karşılığında kazanç elde eden kişilerin sürekli destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında esas alınacak gelirin farklı değerlendirilmesi zorunludur. Bu bağlamda ücret karşılığı çalışan kişilerin gelirinin sürekli ve düzenli olması gerekmektedir.
Bu itibarla,.... Üniversite Mühendislik Fakültesi İnşaat Bölümünden 1984 yılımda mezun olan ve ... AŞ'ye verdiği mesleki geçmişine ilişkin belgede bir çok konut projesinde proje müdürü, şantiye şefi ve projeler koordinatörü olarak çalıştığı anlaşılan destek ...un mesleki geçmişi ve deneyimi dikkate alındığında, .... İnşaat Mühendisleri Odası tarafından aylık ücretinin 17.449,24 TL olabileceği değerlendirilen adı geçen desteğin aylık gelirinin 20.000 TL olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmasında isabetsizlik görülmemiştir.
Öte yandan hükme esas alınan aktüerya hesap uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, ölen destek ...un annesi ...için pay ayrılarak destekten yoksun kalma tazminatlarının belirlendiğinin; %10 artış ve %10 iskontoya tabi peşin değer tutarı yılda 336.906 TL olarak hesaplanan bir yıllık pasif devre gelirinin de 14 yıllık toplamının (14 x 336.906 TL) 4.716.684 TL olarak doğru hesaplandığının anlaşılması karşısında, davalı ... vekilinin bu konuya yönelen istinaf nedenlerinin de yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Dairemizin 24/6/2026 gün ve 2025/2164 (E) sayılı ara kararıyla davalı ... vekilinin adli yardım isteminin reddine karar verilmiş ise de, davalı ...'ın adli yardım isteminin, daha önce Dairemizin 29/4/2022 gün ve 2022/544 (E) sayılı ara kararıyla kabulüne karar verildiğinin anlaşılması karşısında, HMK'nin 323/1-a maddesi uyarınca peşin alınmayan istinaf karar ve ilam harcı ile istinaf başvuru harcının davalı ...'dan tahsiline karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca esastan reddine,
2-Dairemizin 29/4/2022 gün ve 2022/544 (E) sayılı ara kararıyla daha önce davalı ...'ın adli yardım isteminin kabulüne karar verildiğinin anlaşılması karşısında, Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 91.742,24 TL istinaf karar ve ilam harcı ile 2.002 TL istinaf başvurma harcının davalı ...'dan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davalı ...'ın istinaf başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşmalı yapılmayan istinaf incelemesi kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361'inci maddesi uyarınca Dairemizin gerekçeli kararının tebliği tarihinden itibaren başlayan iki haftalık süre içerisinde, Dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 10/9/2026