Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2236 E. 2026/2382 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/2236
Karar No
2026/2382
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO:2026/2236

KARAR NO:2026/2382

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ARA KARAR TARİHİ:06/08/2026

NUMARASI:2026/563 E

DAVANIN KONUSU:Alacak

KARAR TARİHİ:17/09/2026

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ile davalılar ... A.Ş. ve şirketin hissedarı olan diğer davalı ... arasında 24.03.2025 tarihinde, muhtelif iş makinalarının (loder, ekskvatör vb.) tahrik sistemlerinin elektrikli hale dönüştürülmesine yönelik bir projenin finansmanı ve yürütülmesi amacıyla çerçeve sözleşme imzalandığını, davalıların edimlerini ifa etmemesi ve ortaklık amacını imkânsız hale getirmesi nedeniyle haklı nedenle feshi, tasfiyesi ve müvekkil tarafından "ortak girişim finansman avansı" olarak ödenen tutarın şimdilik toplam 1.000,00-Euro'nun fiili ödeme günündeki devlet bankalarının Euro ile açılmış vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalıların mal varlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; " talebe konu alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirmesi ve mevcut delil durumu dikkate alındığında ihtiyati haciz talebinin somut olay bakımından İİK. m.257'de aranan koşullar oluşmadığı..." gerekçeleriyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; Müvekkilin ödeme yaptığı banka dekontlarıyla yaklaşık olarak ispatlandığını, yaklaşık ispat ve ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf başvurusuna cevabında özet olarak; alacağın bir kısmına ilişkin dava açılmış olmasına rağmen tamamına ilişkin ihtiyati haciz talep edilmesi orantılılık ilkesine aykırı olduğunu, mahkeme tarafından adi ortaklığın tasfiyesi gerçekleştirilip varsa davacının bir tasfiye alacağı olduğu belirlenmediğinden davacının iddia ettiği gibi ortada muaccel bir alacak olmadığını ve ihtiyati haciz için yaklaşık ispat şartının oluşmadığını, davalı gösterilen ...'un adi ortaklığın tarafı olmadığını, kendisine yönelik ihtiyati haciz talebinde bulunulamayacağını, ...'un, ... AŞ'den bağımsız olarak şahsen üstlendiği bir sermaye, emek, teknik bilgi veya know-how katkısı bulunmadığını beyanla başvurunun reddini istemiştir.Dava, adi ortaklıktan kaynaklanan alacağın tahsili talebine ilişkindir.Davacı, davalılar ile akdedilen 24.03.2025 tarihli "Çerçeve Sözleşme" uyarınca kurulan ortak girişim ilişkisinin, davalıların edimlerini ifa etmemesi ve ortaklık amacını imkânsız hale getirmesi nedeniyle haklı nedenle feshi, tasfiyesi ve "ortak girişim finansman avansı" olarak ödenen tutarın şimdilik toplam 1.000,00-EURO'nun tahsiline talep etmektedir.İstinafa gelen uyuşmazlık ise ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre,rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Yaklaşık ispat konusunda, ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.Somut olayda, davacının talebinin fesih ve tasfiyeye ilişkin olduğu, adi ortaklığın tasfiyesi sonucu ortakların tasfiye paylarını alacakları gözetildiğinde ihtiyati haciz koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla yazılı şekilde karar verilmesi isabetlidir.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin değerlendirilmesi bakımından yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.

K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Davacıdan alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.17/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/2236, K. 2026/2382, T. 06.08.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-2236-e-2026-2382-k-7e728ac46806