İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1717 E. 2026/621 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1717
Karar No
2026/621
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1717 KARAR NO : 2026/621

DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 28/08/2026 KARAR TARİHİ : 14/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan konkordato davasının yapılan incelemesi sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri hakkında derhal 3 ay süreyle geçici mühlet kararı verilmesini, geçici konkordato komiser heyeti atanması ve kararın ilan edilmesini, 6183 sayılı Kanun kapsamındaki (kamu) takipler de dahil olmak üzere müvekkilleri aleyhindeki tüm icra takiplerinin durdurulmasını, yeni takip başlatılmasının, haciz, muhafaza ve satış işlemlerinin önlenmesini, bankaların mühlet öncesi borçları gerekçe göstererek hesaplara, doğacak alacaklara veya 89 ihbarnamelerine dayanarak tek taraflı bloke, takas ve mahsup işlemi yapmasının önlenmesini, bloke tutarların komiser denetiminde şirkete iadesini, şirkete ait çekler ve teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin engellenmesini; haczedilmiş olan üretim araçlarının (araç, makine, stok vb.) muhafazasının kaldırılarak şirkete iadesini, projede borç azaltıcı kaynak olarak gösterilen ...’deki ipotekli taşınmazın cebri satışının durdurulmasını; ödeme kaynağı olan ...’daki taşınmaz üzerine icra işlemi yapılmasının önlenmesi ve davacı ...'ın şahsi kefaletine dayalı takiplerin durdurulmasını, yargılamanın devamında 1 yıllık kesin mühlet verilerek konkordato projesinin tasdikine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, İcra ve İflas Kanunu’nun 285. ve devamı maddeleri uyarınca adi konkordato ve bu doğrultuda mühlet verilmesi talebine ilişkindir. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, kapatılan ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı kesinleşen dosya kapsamı ve mahkememiz dosyasında tanzim edilen 11.09.2026 tarihli bilirkişi kurulu raporu hep birlikte değerlendirilmiştir. Davacılar hakkında daha önce kapatılan ...2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası üzerinden konkordato yargılaması yapıldığı; davacıların bu süreçte kanunun öngördüğü geçici ve kesin mühlet tedbirlerinden faydalandıkları anlaşılmıştır. Anılan mahkemenin gerekçeli kararında; "davacı şirketlerin borca batık olmadığı, davacı...'ın tacir olmadığı, davacıların projede belirtilen satış hacimlerini yakalayamadığı, öngörülen sermaye artışına ilişkin bedeli ödemeye muktedir olmadıkları, kira ve komiser ücretlerini dahi ödeyemedikleri, alacaklılara ödeme yapmak amacıyla kasalarında nakit biriktirmeye başlayamadıkları, bu haliyle projenin başarıya ulaşma ihtimalinin oldukça zor olduğu" tespit edilerek konkordato davasının esastan reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği görülmüştür. Bu ret kararının hemen akabinde davacılar, mahkememize başvurarak yeniden konkordato mühlet talebinde bulunmuşlardır. Mahkememizce eski dosyadaki revize proje ile yeni sunulan ön proje ve mali tabloları karşılaştırmak üzere dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. 11.09.2026 tarihli bilirkişi raporunda teknik ve maddi olarak; "eski projeden farklı yeni orijinal bir kaynağın sunulu olmadığı, konkordata tabi borçların geçen süreçte daha da artmış olduğu, iki projenin büyük oranda benzeştiği" net bir şekilde tespit edilmiştir. Davacı her ne kadar bilirkişi raporuna itiraz ederek, raporda "hakkın kötüye kullanılması" ifadesinin yer almasının HMK m. 279/4'e aykırı olduğunu iddia etmişse de; mahkememizce bilirkişi raporundaki hukuki nitelendirmelere ve terimlere itibar edilmemiş, ancak raporda yer alan maddi, teknik ve finansal tespitler aynen benimsenmiştir. Bir davranışın veya dava açma hakkının kullanımının "hakkın kötüye kullanılması" teşkil edip etmediğini nitelendirme yetkisi münhasıran mahkememize aittir. Konkordato kurumu, mali durumu bozulan borçluların mal varlığını koruyup ticari faaliyetlerinin devamlılığını sağlamak suretiyle alacaklıların alacağına kavuşmasını sağlamak amacıyla ihdas edilmiştir.Bir başka ifadeyle, konkordatonun esas amacı alacaklıların menfaatini korumak ve borçların tasfiyesini sağlamaktır. Alacaklıların Anayasa'da güvence altına alınan mülkiyet hakları, yine onların lehine meşru bir amaca hizmet ettiği için geçici olarak sınırlandırılmaktadır. Davacılar, daha önce konkordato geçici mühlet ve kesin mühlet tedbirlerinden yararlanmış, sundukları projenin uygulanamayacağı mali verilerle ispatlanmış ve davaları reddedilmiştir. Bu dava sonucunda verilen karar maddi anlamda kesin hüküm oluşturmamakla birlikte, bir sonraki başvuruda mahkemenin yapacağı değerlendirme bakımından objektif olarak güçlü bir delil ve anlam ifade etmektedir. Mahkemenin, sonradan açılan davada, konkordato kurumunun az evvel belirtilen amacı doğrultusunda değerlendirme yapması alacaklıların Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının korunması ve Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca hakkın kötüye kullanılması yasağı kapsamında zorunludur. Bu ilkeler çerçevesinde yapılan değerlendirme neticesinde, Davacıların daha önce kapatılan ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası üzerinden konkordato başvurusunda bulundukları, dava dilekçesi ekinde sundukları konkordato projesinin başarıya ulaşamadığı, genel hatlarıyla önceki projenin tekrarı mahiyetinde olan yeni projeye dayalı olarak açılan huzurdaki davanın başarıya ulaşma şansının bulunmadığına yönelik somut ve objektif tespitler bulunduğu, mevcut haliyle geçici mühlet tedbirlerinin tekrar uygulanmasının alacaklıların zararına bir durum oluşturacağı değerlendirilmiş ve nihayet konkordato kurumunun varoluş amacına aykırı şekilde tedbir kararı verilmesi mümkün görülmeyerek davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere) 1-Davacı ... Şirketi ve davacı ...tarafından açılan konkordato davasının ve mühlet taleplerinin REDDİNE, 2-Dosyada verilmiş herhangi bir geçici mühlet veya ihtiyati tedbir kararı bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-692 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda, hükmün davacılar vekiline tebliğinden ve alacaklılar yönünden ilan tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/09/2026

Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1717, K. 2026/621, T. 14.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1717-e-2026-621-k-720d6b535fd3