Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1386 E. 2026/1671 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1386
Karar No
2026/1671
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BAM 13. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2026/1386 KARAR NO:2026/1671

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1386 KARAR NO : 2026/1671 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/06/2026 NUMARASI : 2026/392D.İş 2026/392 Karar TALEP : Reddi Hakim KARAR TARİHİ : 16.09.2026

Merci tarafından verilen karara karşı reddi hakim talebinde bulunan tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: REDDİ HAKİM TALEP ÖZETİ: Ret talebinde bulunan davacı vekili 16.04.2026 tarihli reddi hakim dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı şirkete karşı 2020 yılında ikame ettiği ilk davada (2024/446 E.) davalı şirketten almış olduğu enerji dağıtım hizmetinin kusurlu olduğunu belirterek uğradığı zararların tazminini talep ettiğini, dosyada alınan ilk bilirkişi raporlarında dava konusu hattın yetersiz olduğu, dava konusu gerilim yükselmesi ve kesintilerin bu eksikliklerden kaynaklandığı ve şebeke işletmecisi davalının bu eksikliklerden sorumlu olduğunun bildirildiğini, rapora rağmen 2024/446 E sayılı dosyada hakiminin “Burada tesisin ve bağlantı hattının geçici kabulünün yapılmasından sonraki oluşacak kusurları kapsamadığı” gerekçesiyle davayı reddettiğini, gerekçenin davalının savunmasında, bilirkişi raporlarında ve mevzuat hükümlerinde bulunmadığını, verilen kararın istinaf edilmekle kaldırılarak mahkemeye iade edildiğini, 2020 yılında açılan ve istinafın kaldırmasından geçen 2024/446 E sayılı dosyada istinaf kararından sonra Mayıs 2024 tarihinde tensibinin yapıldığını ancak bilirkişiye 27 Ocak 2025 tarihinde verildiğini, bilirkişi ...’nin mahkemeye verdiği dilekçelerle iki kez sağlık mazeretiyle dosyadan çekilmek istediğini, mahkeme hakiminin buna rağmen bilirkişi heyetini değiştirmediğini, mahkeme hakiminin ısrarı üzerine 19.06.2025 tarihli raporun düzenlendiğini, mahkeme hakiminin kendi seçtiği ve ısrarcı olduğu bilirkişi heyetinin raporunun davacı lehine gelmesi üzerine, bu seferde heyeti kendisinin değiştirdiğini, HMK 267 maddeye aykırı şekilde Eskişehir ilinden dört kişilik bir bilirkişi heyeti oluşturduğu, dosyanın beşinci kez bilirkişiye gönderildiğini, davacı müvekkilinin yüksek miktarda bilirkişi ücretleri ödenmek zorunda kaldığını, 2024/446, 974, 977 Esas sayılı dosyalarda alınan tüm raporların lehlerine gelmesine rağmen hiçbir gerekçe olmadan yeni bilirkişi heyeti oluşturduğunu, ...’ın hizmet vermekte olduğu illerde Elektrik Elektronik Mühendisi bilirkişilerinin tamamının davalı ile işlerinin olması ihtimali yüksek olduğundan ...’ın hizmet verdiği 5 il dışında 76 ilden bilirkişi görevlendirilmesini talep ettiklerini, ancak mahkemenin tüm bilirkişileri Eskişehir ilinden seçtiğini, ayrıca Adalet Bakanlığınca belirlenen bilirkişi bölge listelerine kayıtlı olmayan ve dava konusu GES konusunda uzmanlığı bulunmayan iki kişi görevlendirildiğini, mahkeme hakimi tarafından Bilirkişi Bölge Kurulu’ndan izin alınmadığını, liste dışı bilirkişi atanmasının yasaya aykırı olmasına rağmen, belirlenen bilirkişilerde ısrar edildiğini, mahkeme hakimiyle yaptıkları görüşmede bilirkişilerle bizzat görüştüğünü bildirdiğini, haricen aldıkları duyuma göre mahkeme hakimi tarafından bilirkişilerin arandığını, "kararın emsal olma riski barındırdığı, çok sayıda davaların açılmasına neden olunabileceği bu nedenlerle orta yolu bulacak rapor hazırlanması gerektiği" şeklinde yönlendirme ve baskı yapıldığını, bilirkişilerin yapılan baskı nedeniyle dosyadan çekilmek istediklerini, alınan duyum üzerine mahkemeden bilirkişilerin değiştirilmesinin talep edildiğini, ancak taleplerinin reddedildiğini, hakimin ...’ın söylemlerinin etkisinde kalarak duruşmalarda bu davanın sonucunda verilecek kararın çok sayıda açılacak davalara neden olacağını sıklıkla söylediğini, bu durum dahi mahkeme hakiminin davalının etkisi altında kaldığını gösterdiğini, bunlara rağmen 23.02.2026 tarihli bilirkişi raporunun alındığını, taraflarınca itiraz edilen heyetin, hazırlamış oldukları raporda elektrik dalgalanmalarıyla ilgili eksik belge olduğunu söyleyerek hesaplama yapamayacaklarını söylediklerini ve eksik rapor hazırladıklarını, bilirkişiler tarafından eksik rapor hazırlanmasına rağmen mahkeme hakimince 40.000 TL fahiş bir miktarda ek ücret takdir edildiğini, 2024/446E sayılı dosyada hazırlanan raporda bilirkişilerin enerji dalgalanmalarını hesaplayamayacaklarını söylemesine rağmen mahkeme hakimince 2024/974 E. ve 2024/977 E. sayılı dosyalarda da aynı bilirkişi heyetinin görevlendirildiğini, dava konusu santrallerin 2018 yılında kurulduğunu ve o günden beri eşik değerin çok üstünde sürelerde enerji kesintisi yaşandığını, ayrıca Saruhan sahasında da üretimin başladığı 2018 yılından beridir enerji dalgalanması sebebiyle üretim kaybı yaşandığını, gelinen noktada 8 yıldır zararın devam ettiğini, 6 yıldır yargılamanın devam ettiğini, 2024/446 E sayılı dosyanın raporunun eksik ve taraflı gelmesi üzerine taraflarınca raporu hazırlayan bilirkişiler hakkında Eskişehir Cumhuriyet Savcılığının 2026/15459 Sayılı dosyası ile şikayetçi olunduğu, Cumhuriyet Savcılığı şikayet dosyası ile bilirkişilerle aralarında husumet oluşması üzerine, 2024/974 E sayılı dosyada bilirkişiler taraflarınca reddedildiğini, bilirkişilerin reddi sebebi oluşmasına rağmen, Mahkeme Hakimince itirazların yasalara aykırı şekilde reddedildiğini, yargılamanın başından beri taraflı hareket eden, HMK nun 267 ve 268. maddelerine açıkça aykırı şekilde bilirkişi heyeti oluşturan, davalı yararına dosyayı yönlendiren ve bilirkişileri arayarak baskı yapan ve bilirkişileri davacı aleyhine yönlendiren mahkeme hakiminin tarafsızlığından ve adil yargılama yapacağından şüpheye düşmeleri nedeniyle taraflarınca 15.04.2026 tarihinde HSK nezdinde şikayetçi olduklarını, hakim ile aralarında husumet oluştuğunu belirterek 6100 sayılı HMK’nın 36. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (d) bendi uyarınca reddi hakim talebinde bulunmuştur. REDDEDİLEN MAHKEME HAKİMİNİN MÜTAALASI: Reddi istenilen mahkeme hakimi; reddi hakim talebinin yerinde olmadığı yönünde görüş bildirmiştir. MERCİ KARARININ ÖZETİ: Hakimin reddi talebini inceleyen merci tarafından; reddi hakim için gerekli koşulların 6100 sayılı HMK 36. maddesinde sayıldığı, aynı yasanın 38/2. bendi uyarınca red talebinin dayandığı sebepler ile delil veya emarelerin açıkça gösterilmesi ve varsa belgelerin eklenmesi gerektiği, somut olayda dava dosyasının derdest olduğu, hakimin reddi için ileri sürülen hususların HMK’nun 36. maddesinde tanımı yapılan sebeplerden olmadığı, HMK'nun 36/1-d maddesindeki koşullarında gerçekleşmediği, hakimin görevini kötüye kullandığı, taraflı davrandığına dair davacı vekilinin reddi hakim talebinin maddi bulgu ve delillerle desteklenmeyen soyut iddialar içerdiği gerekçesiyle reddi hakim talebinin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Reddi hakim talebinde bulunan vekili istinaf dilekçesinde; reddi hakim dilekçesindeki iddiaları tekrar edip, reddi hakimin koşullarının bulunduğunu belirterek merci kararının kaldırılmasını, reddi hakim talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE: Talep; reddi hakim istemine ilişkindir. İncelenen dosya kapsamına göre; HMK’nun 36. maddesinde düzenlenen reddi hakimin koşullarının oluşmadığı, dava sırasında hakim hakkında HSK’na şikayet dilekçesi verilmesinin HMK’nun 36/1.d maddesi uyarınca davalı olmak anlamında değerlendirilemeyeceği, merciinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın bulunmadığı anlaşılmakla reddi hakim talebinde bulunanın vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 09.06.2026 tarih 2026/392D.İş 2026/392 K sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan reddi hakim talebinde bulunanın vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Reddi hakim talebinde bulunan tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen reddi hakim talebinde bulunan tarafa iadesine, 5-HMK.nun 359/4 maddesi uyarınca, Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK.nun 43/2 maddesi uyarınca kesin olmak üzere 16.09.2026 günü oybirliği ile karar verildi. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarihi : 17/09/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu döküman 5070 Sayılı Yasa Hükümleri gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1386, K. 2026/1671, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1386-e-2026-1671-k-738fca8b5ad2