Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1238 E. 2026/1320 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1238
Karar No
2026/1320
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1238 KARAR NO : 2026/1320 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/04/2026 NUMARASI : 2026/49 E. - 2026/245 K.

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

Taraflar arasında görülen davada Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09/04/2026 tarih ve 2026/49 E. - 2026/245 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacılar vekili, tır şoförü olup nakliye işi yapan müvekkillerinin Ankara Batı İcra Müdürlüğü’nün 2020/1222 talimat sayılı dosyasında talep üzerine 31/1/2020 tarihinde kendilerine ait 7 adet tır ve 1 adet kırkayak kamyon ile haciz mahalline gidip hacizli malları araçlarına yükleyerek istenilen yere götürdüklerini, ancak sonrasında belirlenen yediemin adresinin icra memurunca uygun bulunmaması nedeniyle malların alındığı yere geri götürüldüğünü, taşıma öncesinde icra dosyası borçlusu davalı ...'ın nakliye ücreti olarak 31.000,00TL+ KDV ve gecikilen her gün için araç başına 1.000,00 TL + KDV bekleme ücreti ödeyeceği konusunda taahhütte bulunduğunu, bu taahhüdün aynı tarihli haciz zaptında dahi kayıt altına alınarak taraflarca imzalandığını, ancak taahhüt edilen bu ücret ödenmediği gibi yüklü araçların da boşaltılmadığını, araçların 20 gün kadar üzerinde yükle birlikte hareketsiz kaldığını, araçların arızalanmasından endişe eden müvekkillerinin hacizli mallar üzerinde istihkak iddiasında bulunan üçüncü şahıs vekilinin nakliye ücretini haricen ödeyeceğine dair beyanı sonrasında 18/02/2020 tarihinde araçların boşaltılmasını kabul ettiklerini, fakat buna rağmen nakliye ücretinin müvekkillerine ödenmediğini, 2004 sayılı İİK uyarınca haciz esnasında yapılacak her türlü masraftan dosya alacaklısı ...'nın da sorumlu olduğunu ve müvekkillerinin ödenmeyen alacaklarının tahsili amacıyla Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2020/7567 Esas sayılı dosyasında davalılar aleyhine başlatmış oldukları icra takibinin borçluların kötü niyetle itirazları sonrasında durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile davalıların %20 oranında icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Sakarya Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkilinin alacaklı, diğer davalının borçlu olduğu icra dosyasında yapılan haciz işlemi sonrası haczedilen malların yediemin sıfatıyla diğer davalıya bırakıldığını, diğer davalının kendisine yediemin olarak teslim edilen hacizli malların icra dosyasında borçlu olan diğer kişiler tarafından kaçırılma ihtimalinin olduğu gerekçesiyle yer değişikliği talebinde bulunduğunu, müvekkili tarafından bu işleme muvafakat verildiğini, ancak müvekkilinin nakliye, muhafaza, adres değişikliğinde götürülecek adresin kira ve başkaca masraflarınını ödeyeceği konusunda herhangi bir taahhütte bulunmadığını, Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 31/01/2020 tarihli yediemin değişikliği haciz tutanağında mahcuz malların bulunduğu adreste diğer davalı tarafından tarafından temin edilen nakliye araçları ve vincin hazır olduğunun zabıt altına alındığını, mahcuz menkul malların taşındığı adresin uygun olmadığının icra memuru tarafından tespiti sonrasında resmi yediemin arandığını ancak uygun yerlerinin olmaması sonrasında menkul malların ilk adrese geri götürülmek zorunda kalındığını ve talep edilen taşıma/bekleme ücretinden müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalı gerçek kişi tarafından süresinde davaya cevap verilmemiş, ancak yargılama sırasında davalı vekilince davanın reddi istenmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, Bakırköy 17. İcra Dairesinin 2020/442 esas sayılı dosyasında yazılan 10/2/2020 tarihli talimat uyarınca mahcuz malların bulunduğu adreste değişikliğe gidildiği, 31/01/2020 tarihli haciz tutanağından anlaşılacağı üzere davacılara ait araçlara yüklenen malların ... adresine getirildiği, icra memurunun indirilmek istendiği yerin açık alan olması nedeniyle malların indirilmesine müsaade etmediği, varış noktasında indirilmesi mümkün olamayan malların ilk adrese taşındığı, taraflar arasındaki ilişkinin TTK'nın 850-930 maddelerinde düzenlenen taşıma sözleşmesinden kaynaklandığı, ancak davalılardan alacaklı ...'nın taşıma sözleşmesine ilişkin sözlü veya yazılı muvafakat bulunmadığından taşıma sözleşmesinden kaynaklı ücret ödeme yükümlülüğünün bulunmadığı, mahcuz menkullerin taşındığı adresin uygun olmadığının İcra Memuru tarafından tespiti sonrasında, uygun yerlerinin olmaması nedeniyle menkul malların ilk adrese geri götürüldüğü, araçlarda bulunan mallar davacıların inisiyatifleri ile indirilmeyerek araçlar üzerinde bırakıldığı ve taraflar arasında belirlenmiş bir bekleme ücretinin bulunmadığı anlaşıldığından beklemeye bağlı ücret talebi koşullarının gerçekleştiğinden söz edilemeyeceği, ödeme emrine süresi içinde itiraz etmeyen davalı ... ödeme emrine süresinde itiraz etmediğinden dava konusu icra takibinin anılan davalı yönünden takibin kesinleştiği, anılan bu davalı yönünden icra müdürlüğünden takip muamelelerine devam edilmesinin İİK'nun 66. maddesi gereği istenebileceği ve dolayısı ile davacı tarafından bu kişiye yönelik olarak itirazın iptali davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı gerekçeleriyle açılan davanın davalı ... yönünden HMK 114/1-h maddesi gereğince hukuki yarar yokluğundan ve diğer davalı ... yönünden esastan reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı ... yönünden Daire kararına uyularak hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmişse de, karşı vekalet ücreti takdiri ve mahkeme masrafları yönünden aleyhe hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, zira icra dairesi tarafından tesis edilen durdurma kararı nedeniyle mevcut dosyanın açılması zaruretinin hasıl olduğunu, bu davalı yönünden müvekkiline kusur izaf edilemeyeceğini, müvekkillerinin tamamının tır şoförü olup nakliye işi yaptıklarını, İstanbul Bakıröy 17. İcra Müdürlüğü’nün 2020/442 E. sayılı dosyasından gönderilen talimat sonucu Ankara Batı İcra Müdürlüğü’nün 2020/1222 Talimat sayılı dosyası kapsamında yediemin değişikliğine karar verip mahcuzların nakliyesine ilişkin talep üzerine 31/1/2020 tarihinde kendilerine ait araçlar ile haciz mahalline giderek hacizli malları araçlarına yüklediklerini, müvekkilleri yönünden dosya alacaklısı ve borçlusunun aynı konumda bulunduğunu, nakliye işinin her iki davalının da isteği ile yapıldığını, davalı ...'nın talimat veren kişi olduğunu, dolayısı ile taraflar arasında bir ayırım yapılmasının doğru olmadığını, müvekkillerine ödenmesi gereken ücretin ödenmediğinden yüklerin boşaltılamadığını, durum Ankara Batı İcra Müdürlüğü’nün 2020/1222 talimat dosyasına bildirilmesine rağmen olumlu bir yanıt alınamadığını, boşaltma görevi müvekkillerine ait olmadığı ve eşyalar ancak vinç ile boşaltılabileceği halde, müvekkillerinin bir vinç kiralamak suretiyle malları boşalttığını, haciz esnasında yapılacak her türlü masraftan 2004 sayılı İİK gereğince alacaklı taraf olan davalı ...'nında sorumlu olduğunu, zira müvekkillerinin icra dosyasına hizmet verdiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, itirazın iptali (taşıma sözleşmesi kaynaklı) istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hacizli malların bulunduğu yerin değiştirilmesi talebinin takip borçlusu ...'dan geldiği, davacılar tarafından başlatılan ilamsız icra takibi kapsamında gönderilen ödeme emrine itiraz etmeyen bu borçlu bakımından takibin kesinleştiği, her ne kadar bu davalının itirazı sonrasında takibin durdurulmasına karar verilmiş ise de, icra müdürünün süresi geçtikten sonra yapılan itiraz üzerine takibin durdurulması yönündeki kararının bir hakkın yerine getirilmemesi niteliğinde olup 2004 sayılı İİK'nun 16/2.maddesine göre her zaman şikayet olunabilecek işlemlerden olduğu (Benzer bir değerlendirme için bkz. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 23/06/2009 tarihli 2009/5593 E-2009/13837 K) ve aynı Kanun'un 59. maddesi uyarınca takip masraflarından alacaklının sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, davacılar tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 25/06/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/06/2026

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1238, K. 2026/1320, T. 29.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1238-e-2026-1320-k-895f106498d7