Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1366 E. 2026/1068 K. – İhtiyati Tedbir

Konu: İhtiyati Tedbir

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1366
Karar No
2026/1068
Karar Tarihi
Konu
İhtiyati Tedbir

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 4. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/1366 KARAR NO : 2026/1068

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/04/2026 NUMARASI : 2026/221 D.iş 2026/221 K.

DAVANIN KONUSU : İhtiyati tedbir KARAR TARİHİ : 30/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/10/2026

Taraflar arasındaki ihtiyati tedbir davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece verilen karara karşı davacılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Talep edenler, karşı taraflardan ... ve sahip olduğu ... Ltd. Şti. arasında sözleşmeli olarak mali müşavirlik sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında, şirketlerin mali kayıtlarının, ... ve şirketi tarafından düzenlenmesi ve yönetilmesi yönünde anlaşıldığını, bu kapsamda ...'in sahibi olduğu ... adındaki muhasebe programında kayıtlarının tutulduğunu ve ...'ın yetkili olarak belirlendiğini, ancak Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ... ile şirketleri arasında bir kısım ihtilaflar doğduğunu, ... ile 2025 yılında imzalanan sözleşmeler kapsamında şirketlerden, ... A.Ş.'nin aylık 7.500,00 TL, ... A.Ş.'nin 3.500,00 TL, ... Ltd. Şti.'nin 937,50 TL aylık ödemesi gereken meblağ bulunduğunu, 2026 yılına ilişkin anlaşma yapılmadan önce, ...'ın bu yetkisini kötüye kullanarak, şirketlere toplamda 280.000,00 TL fatura kestiğini, geriye dönük yaptıkları incelemelerde, sözleşmesinden çok daha fazla olan miktarda parayı şirketlerden aldığı ve toplam 1.189.000,00 TL'yi haksız olarak uhdesine geçirdiğinin anlaşıldığını, ayrıca, şirketler ile çok sayıda ihtilafı bulunan üçüncü kişilere şirketlerin mahrem bilgilerini aktardığının tespit edildiğini ve tutanak altına alındığını, ... programı kapsamında tutulan kayıtlara ulaşamayan şirketlerin, geçici vergi beyanını veremediğini, Vergi Dairelerine karşı yükümlülüklerini yerine getiremediğini belirterek, şirketlerin ... muhasebe programında tutulan tüm kayıtlarının tespiti için, bilirkişi görevlendirilmesini, bilirkişiye, bu kayıtların incelenebilmesi ve örnek alınabilmesi için yetki verilmesini, program üzerinde bulunan muhasebe kayıtlarına erişmelerine izin verilmesini, bu konuda yetkilendirdikleri ... adına, ... Muhasebe Programı satın aldıkları, şirketlerin ...'a noterden vekaletname verdiği, dikkate alınarak, program yetkilisinin talep ettiği şekilde, ...'ın onayı aranmaksızın, kayıtlara erişim sağlamaları yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, 02.04.2026 tarihli kararla; HMK'nun 400. maddesinin 2. bendindeki "Delil tespiti istenebilmesi için hukuki yararın varlığı gerekir. Kanunda açıkça öngörülen haller dışında, delilin hemen tespit edilmemesi halinde kaybolacağı yahut ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimal dahilinde bulunuyorsa hukuki yarar var sayılır." hükmü gereği ve ayrıca talep eden vekilince delillerin kaybolacağı veya gösterilmesinde zorlukla karşılaşılacağı kuşkusunu uyandıracak bir bilgi ve belgenin de dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, talep eden şirketlerin, ...'ın onayı aranmaksızın, kayıtlara erişim sağlanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, ... muhasebe programında tutulan tüm kayıtların tespiti talebinin reddine karar verilmiş; karşı taraf ... ile ... Ltd. Şti.'nin ihtiyati tedbire itirazı üzerine ise 04/06/2026 tarihli ek karar ile; "davacının 30 Nisan'a kadar Kurumlar vergisi beyannamesi vermesi gerektiği, belgeler teslim edilmediğinden kurumlar vergisi beyannamelerinin verilemediği, talep eden şirketlerin yüklü miktarda vergi cezası ile karşı karşıya olduğunu beyan ettiği, Gelir İdaresi Başkanlığının 198 sayılı Vergi Usul Kanunu Sirkülerinde 11/05/2026 tarihine kadar oluşturulması ve imzalanması gereken e-defterlerin oluşturulma imzalanma süresi ile aynı sürede Gelir idaresi başkanlığı bilgi işlem sistemine yüklenmesi gereken elektronik defter ve berat dosyalarının yüklenme süresinin 10/06/2026 tarihine, 14/05/2026 tarihine kadar oluşturulması ve imzalanması gereken e-defterlerin oluşturulma ve imzalanma süresi ile aynı sürede Gelir idaresi başkanlığı bilgi işlem sistemine yüklenmesi gereken elektronik defter ve berat dosyalarının yüklenme süresinin 15/06/2026 tarihine kadar uzatıldığı, gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın bulunmadığı anlaşıldığından ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına" karar verilmiş; karara karşı davacılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati tedbir talep edenler: İhtiyati tedbir talep dilekçelerinde, karşı taraf ... ve yetkilisi olduğu ... Ltd. Şti.'nin, şirket kayıtlarını yasa dışı şekilde uhdesinde tuttuğunu, şirketlerine iade etmekten kaçındığını, sözleşmeler sona erdiği halde, evrakları iade etmek için, hakkı olmayan miktarlarda para istediğini, ... programının sahibi ...'un ise, tüm bu vakıayı anlatmalarına rağmen, karşı taraf ...'ın imzası olmadan kayıtlara erişim izni vermediğini, ...'a defalarca ihtarname göndererek kayıtların şirketlere devrinin istendiğini, ancak kendilerini oyaladığını, bu nedenlerle Vergi Dairelerine gerekli beyannamelerin verilemediğini, vergi cezası ödemekle karşı karşıya kaldıklarını, mahkemeden talepte bulunmadan önce de yıllık kurumlar vergisi beyanı vermek için son günün yaklaştığını, ancak ...'ın evrakları teslimden kaçındığı için, hem şirketlerin ticari faaliyetinin olumsuz etkileneceği hem de devletin vergi kaybı olacağı için tedbir istendiğini, yerel Mahkemenin, tedbir taleplerinin ... ve yetkilisi olduğu ... yönünden olan kısmını reddettiğini, bu ret kararına karşı taraflarınca istinaf yoluna başvurulmadığını, ... programının sahibi ... yönünden ise, taleplerinin kabul edilerek, şirket kayıtlarına erişmek için, ...'ın onayının aranması şartının tedbiren durdurulduğunu, bu karar sayesinde, şirketlerin, ...'un sahibi olduğu ... programındaki belgelerini alabildiklerini ve karşı taraf ...'ın sebep olduğu beyanname verilmeme işlemlerini gerçekleştirdiklerini, bu sebeple vergi cezası ödemek zorunda kaldıklarını, ancak kayıtlara ulaşabildikleri için, Yıllık Kurumlar Vergisi Beyannameleri ve diğer beyannamelerin yasal süresi içerisinde verilebildiğini, 04/06/2026 tarihinde ise, ... ve yetkilisi olduğu şirketin itirazıyla, ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verildiğini, bu kararın usul ve yasaya uygun olmadığını, mahkemece ... yönünden ihtiyati tedbir kararı verildiğini ve tamamlandığını, aleyhine herhangi bir ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olan karşı tarafın itirazının değerlendirilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, yerel mahkemenin kararı uyarınca, ...'un, sahibi olduğu ... programındaki kayıtlarını ...'ın onayı aranmaksızın aldıklarını, bu sayede vergi cezası ödeseler de, beyannamelerin verilebildiğini, ...'un zaten tedbir kararı uyarınca ulaşamadıkları kayıtlarını almalarına izin verdiğini, kendilerinin de bu kayıtları hem yedeklediklerini, hem de şirketleri adına yeni kullanıcı oluşturularak oraya aktardıklarını, yani, ...'ın yasa dışı şekilde şirketlerden kaçırdığı, tüm kayıtların şu an kendilerinde olduğunu, dolayısıyla, ihtiyati tedbirin kaldırılması kararının uygulanabilir olmadığını, bunun hem Anayasaya aykırı hem de şirketlerin ticari faaliyetini engelleyici nitelikte olacağını, ihtiyati tedbirin kaldırılması yönündeki kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürmüşlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Talep, taraflar arasındaki mali müşavirlik hizmet sözleşmesi nedeniyle kullanılan muhasebe programına erişimin sağlanması için ihtiyati tedbir verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece verilen kısmen kabul kararına karşı itiraz edilmesi üzerine ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmiş, karara karşı talep edenler tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Gerek istinaf sebebi yapılan ve gerekse HMK'nın 355. Maddesine göre kamu düzeni nedeniyle resen dikkate alınması gereken hususların incelenmesinde; Uyuşmazlık, "ihtiyati tedbire itirazın kabulü ile ihtiyati tedbirin kaldırılmasına" dair mahkeme kararının yerinde olup olmadığı, somut olayda ihtiyati tedbirin yasal şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır. HMK’nın 389. maddesinde “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” hükmü düzenlenmiştir. Anılan yasal düzenleme çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararında bir isabetsizlik bulunmaması, gelinen aşamada ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasının usul ve yasaya aykırı bulunması dikkate alınarak, talep edenlerin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin "ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına" dair 04.06.2026 tarihli kararının kaldırılmasına, karşı taraf ... ve ... ..Ltd.Şti.'nin 02.04.2026 tarihli karara itirazının reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep edenlerin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK’nın 353/1/b/2. maddesi uyarınca Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/06/2026 tarih, 2026/221 Esas ve 2026/221 Karar sayılı EK KARARININ KALDIRILMASINA, 2-Karşı taraf ... ile ... Ltd. Şti.'nin 02.04.2026 tarihli karara itirazlarının REDDİNE, 3-Peşin alınan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde ihtiyati tedbir talep edenlere iadesine, 4-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbir talep edenler tarafından yapılan toplam 495,00-TL yargılama giderinin karşı taraftan alınarak ihtiyati tedbir talep edenlere verilmesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 30/09/2026 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.

Başkan ... ¸E-İmzalıdır Üye ... ¸E-İmzalıdır Üye ... ¸E-İmzalıdır Katip ... ¸E-İmzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1366, K. 2026/1068, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1366-e-2026-1068-k-9ca17fc38426