Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1231 E. 2026/1116 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1231
Karar No
2026/1116
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/1231 Esas 2026/1116 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1231 KARAR NO : 2026/1116

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/05/2026 (Ek karar) NUMARASI : 2024/899 Esas 2026/111 Karar

DAVA : İtirazın İptali( GKS' den Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/12/2024 KARAR TARİHİ : 11/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/09/2026

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, mahkemece davanın kısmen kabulüne yönelik verilen karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine bu kez mahkemece, 06/05/2026 tarihli ek karar ile istinaf kanun yoluna başvurunun yapılmamış sayılmasına dair verilen ek karara karşı, davalı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile borçlu şirket arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, borçluların taahhütlerini yerine getirmemeleri üzerine; Ankara 3. Noterliğince kat ihtarnameleri ile kredilerin tarafından kat edilerek borçlulara tebliğ edildiğini, borçluların işbu ihtarnamelere rağmen ödeme yapmaması üzerine, alacağın tahsili için Ankara Banka Alacakları İcra Dairesi 2024/110297 Esas sırasında borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek Ankara Banka Alacakları İcra Dairesi 2024/110297 Esas sayılı dosyasına yapılan vaki itirazın iptali ile takibin devamına borçlu aleyhine alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı takdir edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacı banka tarafından hesap usulüne uygun olarak kat edilmediğini, kat ihtarının usulüne uygun tebliğ edilmediğini, usulüne uygun hesap kat edilmediğinden alacağın muaccel olmadığını, davacı banka tarafından takibe dayanak belgelerin sunulmadığını, takibin hangi nedenden kaynaklandığının iş bu dava ile öğrenildiğini, davacı banka tarafından sözleşmenin ticari kredilere ilişkin olduğu ileri sürülerek sözleşmenin kefil eşinin onayı kısmına ticari ibaresi düşülmüş olsa da kullanılan kredinin ticari nitelikte olmadığını, tüketici vasfına haiz müşterisi olduğunu, davanın görevsiz mahkemede açıldığını belirterek davanın reddine, haksız ve kötüniyetli davacının %20 den aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece 16/02/2026 tarihli karar ile; davacı banka ile davalı arasında 04/07/2018 tarihli genel kredi sözleşmesi ve kredi kartı sözleşmesi sözleşmesi imzalandığı, kredi borcu ile kredi kartları ekstre borçlarının ödenmemesi üzerine, hesabın davacı bankaca kat edildiği ve borcun ödenmemesi üzerine Ankara Banka Alacakları İcra Müdürlüğü 2024/110297 Esas sırasında ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı ile takibin durduğu, dosya kapsamında alınan bankacı bilirkişi raporundaki temerrüt tarihinin, akdi ve temerrüt faiz oranı tespitinin sözleşme ve yasal şartlar ile Yargıtay kararlarına uygun olduğu, takip tarihi itibarıyla davacının toplamda 149.091,23 TL alacaklı bulunduğu gerekçeleriyle; "davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, Ankara Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün 2024/110297Esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan takibe yönelik itirazın kısmen iptali ile takibin; 102.756,22 TL asıl alacak, 42.149,61 TL işlemiş faiz, 4.185,40 TL BSMV ve 4.185,40 TL masraf olmak üzere toplam 149.091,23 TL üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağın 5.560,79 TL'sine %84 oranında, 97.195,43 TL'sine TCMB Tebliği'ne uygun olarak değişen azami temerrüt faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, hükmolunan 149.091,23 TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 29.818,26 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine" dair karar verilmiş, karara karşı davalı tarafından yasal süresinde istinaf kanun yoluna başvurulmakla birlikte istinaf kanun yolu başvuru ve karar harcının, yine gider avansının yatırılmadığı mahkemece tespit edilmiştir. Mahkemece, istinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafa, bu eksikliğin giderilmesi hususunda usulüne uygun olarak HMK 344. maddesi gereğince 03/04/2026 tarihli muhtıra çıkartılarak 10/04/2026 tarihinde tebliğ edildiği, ancak davalı tarafın, muhtırada verilen 1 haftalık yasal süre içerisinde " İstinaf Başvurma Harcı, İstinaf Karar Harcı(Nispi), Gider Avansının" mahkeme veznesine yatırmadığı, bu nedenle mahkemece 06/05/2026 tarihli ara kararla ; "istinaf yoluna başvurunun yapılmamış sayılmasına" dair istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildiği, işbu ek karara karşı da davalı tarafından 18/05/2026 tarihli dilekçe ile istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalının ek karara ilişkin sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kullanılan kredilerin ticari nitelikte olmadığını, tüketici sıfatı bulunup görev itirazının değerlendirilmediğini, aynı alacağın rehinle teminat altına alınmış olması ve bu alacağa ilişkin Ankara Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün 2024/1857 Esas sırasında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılması karşısında, dava konusu takibin başlatılmasında hukuki yarar bulunmayıp mükerrer takip olduğunu, yüksek faiz oranları uygulandığını, alacağın likit olmadığını, ek kararın kaldırılarak bu itirazlarının incelenmesi gerektiğini ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; GKS' ye dayalı başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek yapılan incelemede; Davalı yanın, mahkemenin asıl kararına yönelik yasal süresinde yaptığı istinaf başvurusu sırasında gerekli harçları ve gider avansını yatırmadığı, bu hususun mahkemece tespiti üzerine, usulüne uygun olarak düzenlenerek davalı yana tebliğ edilen 03/04/2026 tarihli muhtıra kapsamında verilen kesin süre içerisinde de istinaf kanun yoluna başvuru ve istinaf ilam harcını, yine gider avansını yatırmadığı sabit olduğundan ilk derece mahkemesince, 06/05/2026 tarihli ek karar ile davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK 344. Maddesi uyarınca yapılmamış sayılmasına yönelik karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Her ne kadar davacı tarafça anılan ek karara karşı da istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de, ilk derece mahkemesinin ek kararında, davacının asıl karara yönelik istinaf başvurusunun harç eksikliği nedeniyle yapılmamış sayılmasına ilişkin tespitin ve buna bağlı hükmün yerinde olduğu, davacı tarafça da ek kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte herhangi bir hukuka aykırılığın ortaya konulamadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, ilk derece mahkemesinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin ek kararının usul ve yasaya uygun olduğu sonucuna varıldığından, davacının ek karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı tarafın, 06/05/2026 tarihli 2024/899 E. 2026/111 K. sayılı ek karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Ek kararın istinafına yönelik de davalıdan alınması zorunlu olan 2.546,10-TL nispi istinaf karar harcı ile 2.002,00-TL başvuru harcının, davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 11/09/2026

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1231, K. 2026/1116, T. 11.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1231-e-2026-1116-k-c5e3d318727b