Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2413 E. 2026/2573 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/2413
Karar No
2026/2573
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO:2026/2413

KARAR NO:2026/2573

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ARA KARAR TARİHİ:13/05/2026

NUMARASI:2026/156 Esas

DAVANIN KONUSU:Muarazanın meni

KARAR TARİHİ:01/10/2026

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tedbir talep eden dilekçesinde özetle; davalı tarafın kullanım yeri için perakende satış sözleşmesi yapmama ve kullanım yerine elektrik enerjisi vermediğinden, kullanım yerine tedbiren elektrik enerjisi verilmesini talep ettiği,İstanbul 22. Asliye Ticaret Mah.'nin 2026/100 D. İş sayılı doyasından mahkemece 17.02.2026 tarihli ihtiyati tedbir kararı ile; “1-Talep edenin ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile, talep edenin başvuru yapmış olduğu “... Küçükçekmece / İSTANBUL “adresindeki iş yeri ile sınırlı olmak üzere tedbiren ve takdiren 25.000-TL nakti ya da kesin ve süresiz banka teminat mektubu olarak teminatın kararın tebliğinden itibaren 1 hafta içinde, talep eden tarafça mahkemesine yatırıldığında, (eski aboneliğe ait borçlar hariç olmak üzere) talep konusu (...) tesisat numaralı ...'a (T.C. Kimlik No: ... ) (Elektrik enerjisinin verilmesinden sonraki faturaların ödenmemesi halinde aleyhine tedbir talep edilen şirketin elektriği kesme talep hakkı baki kalmak kaydıyla) tedbiren elektrik enerjisinin verilmesine...”karar verilmiştir.Akabinde davacı tarafça menfi tespite yönelik esas hakkında davanın açılarak,esas davada ise; davalı şirket tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak çıkarılan muarazanın giderilmesine ve davacı müvekkilin “...Küçükçekmece/İSTANBUL adresindeki ... tesisat numaralı kullanım yeri için elektrik perakende satış (abonelik) sözleşmesi tesisi ile elektrik enerjisi bağlanmasına,HMK.m.397/4 ve m.323/1-ç hükümlerine göre, huzurdaki asıl dava dosyasının eki olan İstanbul 22. Asliye Ticaret Mah.'nin 2026/100 D. İş sayılı ihtiyati tedbir dosyasının giderleri de dâhil olmak üzere, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin de davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili tedbire itiraz etmiş,esa s davanın açıldığı mahkemece 13/05/2026 tarihli ara karar ile;

"1-İtiraz eden vekilinin talebinin REDDİNE,

2-Ara kararın davacı vekiline tebliğine" istinafı kabil olarak karar vermiştir.Kararı davalı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; ihtiyati tedbir şartlarının ve yaklaşık ispatın gerçekleşmediğini,teminatın düşük belirlendiğini,tedbirin kamu zararının önüne geçtiğini,tedbirin sonuçlarının mahkemece değerlendirilmediğini,davalının anayasal haklarının ihlal edildiğini belirterek tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava,kaçak tahakkuk bedeli yönünden elektriğin kesilmemesi için ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.Talep eden tarafça daha sonra menfi tespit davasının açıldığı bildirilmiştir.Teminatın yatırıldığı görülmüştür.İstinafa gelen uyuşmazlık ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar."Özel hukuk tüzel kişisi olan şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.).HMK 389 ve devamı maddelerine göre “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir". Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir.Somut olayda; dava konusu kaçak elektik tüketimine konu yer işyeri olup işin niteliği gereği elektriğin davacının işletmesi için olmazsa olmaz koşulu gözetildiğinde kesintinin, davacının faaliyetinin durmasına sebep olacağı, bu haliyle davacının kayıplara uğrayacağı, tarafların karşılıklı menfaatleri esas alındığında yargılama süresince çekişme konusu elektriğin kesilmesinin davacı aleyhine ağır zararlar doğuracağı, davanın sonuna kadar, en azından dava konusu miktarla sınırlı davacının işletmesinde elektrik kesintisinin önüne geçmek gerektiği, bunun yanı sıra alacağın miktarına göre davalı şirketin de ihtiyati tedbir isteminde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır. Zira davacının mal varlığında gelebilecek bir değişim nedeni ile ilerde belirlenecek alacaklı şirket zararının elde edilmesi zorlaşabileceği gibi tamamen imkansız hale de gelebilecektir. Bu haliyle HMK'nın 389. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesinde ve teminat miktarının belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Bu itibarla, davalının elektriğin kesilmemesi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.

K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 01/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/2413, K. 2026/2573, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-2413-e-2026-2573-k-09831b8e67fd