Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1242 E. 2026/1110 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1242
Karar No
2026/1110
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/1242 Esas 2026/1110 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1242 KARAR NO : 2026/1110

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 25/06/2026 (Ara Karar) NUMARASI : 2026/426 Esas DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) TALEP : İhtiyati Tedbir DAVA TARİHİ : 22/05/2026 KARAR TARİHİ : 11/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/09/2026

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, iptali istenilen kararın yürütmesinin geri bırakılması istemine ilişkin mahkemece verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara karara karşı, davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. TALEP Davacı talep dilekçesinde özetle; 31/03/2026 tarihli olağan genel kurul toplantısında gündemde yer almamasına karşın 8 no'lu karar ile yönetim kurulu üyelerine 2025 Aralık ayında yapılan ücret ve huzur hakkı ödemelerinin % 30 oranında arttırılmasına karar verildiğini, bu tutarın ne olduğunun açıklanmadığını, bu durumun kendisini ödeme tehdidi altında tutarak bu maddenin iptali gerektiğini ileri sürerek dava konusu Genel Kurulun 8. maddesinin icrasının ihtiyati tedbir kararı verilerek durdurulmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece 25/06/2026 tarihli ara karar ile; ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirecek şekilde davacının iddiasını yaklaşık olarak ispatlayamadığı, davacının haklılığının yaklaşık olarak ispatının da yargılamayı ve delil toplanmasını gerektirdiği gerekçeleriyle; "davacının dava konusu genel kurul kararının yürütülmesinin durdurulmasına yönelik tedbir talebinin reddine" dair karar verilmiş, verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir talebinin reddi kararına itiraz eden davacı istinaf dilekçesinde özetle; dosya incelenmeden ara karar ile red kararı verildiğini, mahkemece sadece davalı şirket yönetim kurulu üyelerinin beyanının yeterli görülerek ek araştırma yapılmadığını, davalı şirket yönetim kurulu üyelerince şeklen sunulmuş içeriksiz beyanın ret kararına gerekçe oluşturamayacağını, mahkemenin kanunu tanıdığı bir kurumu hiçbir durumda işlemeyecek biçimde yorumlaması, o kurumun yorum yoluyla ortadan kaldırması anlamına geldiğini iddia ederek yürütmenin geri bırakılması talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasını, davalı şirketin 31/03/2026 tarihli olağan genel kurul toplantısının ilan edilen gündeminde yer olmamasına rağmen, yönetim kurulu üyelerine 2025 Aralık ayında yapılan ücret ve huzur hakkı ödeme tutarlarının yüzde otuz oranında arttırılmasına ilişkin davalı şirket genel kurul kararının teminat alınmaksızın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; 31/03/2026 tarihli genel kurul toplantısında gündem dışı alınan 8 nolu kararın iptali istemiyle açılan davada, dava konusu kararın yürütmesinin tedbiren geri bırakılması talebinin reddi kararının kaldırılması istemine ilişkindir. HMK'nun 389/1. maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nun 390/2. maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nun 390/3. maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nun Kararın Yürütülmesinin Geri Bırakılması başlıklı 449. maddesinde; genel kurul kararları aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceği, bu hükme göre yapılacak değerlendirmede HMK'nun 389/1. maddesindeki; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği kıstası göze alınacaktır. Öte yandan kanun koyucu şirketler hukukunda genel kurul kararlarına karşı ayrı bir prosedür öngörmekle (TTK'nun 449. maddesi) tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilirken şirketler hukukunun kendisine özgü yapısının gözetilmesi gerektiğine işaret etmektedir. Somut olayda ilk derece mahkemesince, genel kurul kararının ifasının durdurulması gerekip gerekmediği hususunda yönetim kurulu üyelerinin görüşü alınması için şirket yönetim kurulu üyelerine tebligat yapılmış olup yönetim kurulu üyelerinin görüşleri alınmıştır. Bir başka anlatımla TTK'nun 449. maddesinin gereği yerine getirilmiştir. İhtiyati tedbir talep eden davacı yan, davalı şirketin 31/03/2026 tarihli genel kurul toplantısında alınan ve karşı oy kullandığını belirttiği 8 no'lu, yönetim kurulu üyelerine 2025 Aralık ayında yapılan ücret ve huzur hakkı ödemelerinin % 30 oranında arttırılmasına ilişkin oy çokluğu ile alınan kararın, gündem dışı olması nedeniyle iptali talebiyle açtığı işbu davada; anılan genel kurul toplantısında alınan 8 no'lu kararın yürütülmesinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talep etmiştir. Mahkemece, 25/06/2026 tarihli celsede davacı yanın ihtiyati tedbir talebinin bu aşamada yaklaşık ispat bulunmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin karar verilmiştir. Hal böyle olunca, yukarıda açıklandığı üzere mahkemece, TTK'nun 449. maddesindeki düzenleme ile davacı tarafın davada ki talebi gözetilerek davacının, davalı şirketin 31/03/2026 tarihli Genel Kurul toplantısında alınan ve iptali talep edilen 8 no'lu kararının yürütülmesinin durdurulmasına yönelik talebin reddine ilişkin yazılı şekilde verilen kararında Dairemizce bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilen davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talebinin reddine yönelik ara karara itiraz eden eden davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00-TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/09/2026

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1242, K. 2026/1110, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1242-e-2026-1110-k-c726a5694682