Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1265 E. 2026/1118 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1265
- Karar No
- 2026/1118
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/1265 Esas 2026/1118 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1265 KARAR NO : 2026/1118
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/01/2026 NUMARASI : 2026/44 Esas 2026/24 Karar DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 19/01/2026 KARAR TARİHİ : 11/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/09/2026
Taraflar arasındaki şirketin ihyası istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; ihyasını talep ettiği ...Limited Şirketi aleyhine Ankara 13. İş Mahkemesi'nin 2024/459 Esas sayılı dosyası ile hizmet tespiti davası açıldığını, mahkemenin 13/01/2026 tarihli duruşmasında davacıya şirketin ihyası için dava açmak üzere 2 hafta süre verilmesi üzerine iş bu ihya davasının açıldığını belirterek Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen terkin işleminin iptali ile şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı tarafa dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; dava dilekçesine ekli Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü yazısına göre davalı şirket tasfiye halinde olup, davanın Ankara Ticaret Müdürlüğü ile davalı şirket tasfiye memuruna karşı yöneltilerek açılması gerekirken, sadece şirket hasım gösterildiğinden HMK'nın 114/1-d , 115/1-2 maddeleri uyarınca, davanın, taraf ehliyeti ( pasif husumet ) dava şartı yokluğu gerekçesiyle; "davanın HMK'nın 114/1-d, 115/1-2 maddeleri uyarınca taraf ehliyeti (pasif husumet) dava şartı nedeniyle usulden reddine" dair karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı istinaf dilekçesinde özetle; süresi içinde açılmış ihya davasının ilgili 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde karara bağlandığını ve tarafına 6 ay boyunca tebligat veya bir bildirim yapılmadığını, Ticaret Müdürlüğünün isminin şikayet metninde geçtiğini, sehven dilekçe başlığında ayrıca davalı kısmına eklendiğini, ihya davasının bu şekilde karara bağlanması üzerine hak kaybı yaşamamak için yeni bir ihya davası açtığını, talebi üzerine UETS ile kendisine tebliğ yapıldığını, şirket işlemlerinin hangi ticaret müdürlüğüne bağlı olduğunu bilmesinin beklenemeyeceğini, mahkemece doğru hasıma davanın yönlendirilebileceğini ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, TTK'nın 547.maddesi gereğince şirketin ihyası istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; İhyası istenilen şirketin, ... adresinde kayıtlı olduğu, ticaret sicil özetinin incelenmesinde; ...-Ankara sicil numarası ile Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı iken, şirketin 23/12/2005 tarihli genel kurul kararı ile tasfiye kapanışı yaparak terkin edildiği, son tasfiye memurunun ... olduğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir. Nitekim 6102 sayılı TTK'nun 547. maddesinde "(1)Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya bir kaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" hükmü düzenlenmiştir. Şirket tüzel kişiliğinin ihyası davasında, husumet, tasfiyeyi sağlayan memur ile ticaret sicil müdürlüğüne düşer (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08/10/2019 tarih ve 2019/3602 Esas 2019/6319 Karar sayılı ilamı). Elde ki davada, yukarıda belirtilen emsal Yargıtay kararı uyarınca TTK'nın 547. Maddesi hükümlerince yapılan tasfiyeli kapanış işlemi bulunmakta olup davacı yanca açılan işbu ihya davasında husumetin, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü ile son tasfiye memuruna (...) yöneltilmesi gerekirken ihyası talep edilen Tasfiye halindeki ...Limited Şirketine yöneltilmesi isabetsiz olmuştur. Hal böyle olunca mahkemenin pasif husumet dava şartı yönünden davanın usulden reddine yönelik ön inceleme sonucu verilen kararında karar tarihi itibariyle bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki davacı yanın istinaf dilekçesi kapsamında yeni bir ihya davası açtığını bildirdiği, Dairemizce yapılan inceleme sırasında davacının, 15/05/2026 tarihinde Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde sözü edilen şirketin ihyası istemiyle yeni bir dava açtığı ve bu davanın derdest olduğu UYAP kayıtlarından anlaşılmaktadır. Hukuki yarar dava şartı olup yargılamanın başından sonuna kadar varlığını koruması gerektiği gibi hukuki yararın yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir. (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 04/11/2019 tarih ve 2018/5801 Esas 2019/6748 Karar sayılı ilamı).
Hal böyle olunca; davacının, sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ... ... Ltd. Şirketine karşı, Ankara 13. İş Mahkemesi'nin 2024/459 Esas sayılı dosyası ile hizmet tespiti davası açtığı, bu mahkemece, davalı şirketin tüzel kişiliğinin bulunmadığının tespiti ile verilen kesin sürede davacının, şirketin ihyası istemiyle açtığı işbu dava tarihi itibariyle de davacının hukuki yararının bulunduğu, ancak Dairemizce yapılan incelemeler sırasında tespit edildiği üzere, davacının, 15/05/2026 tarihinde Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde sözü edilen şirketin ihyası istemiyle yeni bir dava daha açtığı ve bu davanın Dairemiz inceleme tarihinde derdest olduğu, bu hususun davacı yanın istinaf dilekçesi kapsamında da belirtildiği gözetilerek yargılamanın devamı sırasında davacının, sözü edilen şirkete ilişkin yeni bir ihya davası açması nedeniyle işbu dava yönünden hukuki yararının kalmadığı Dairemizce tespit edildiğinden davacının istinaf başvurusunun hukuki yarar dava şartı nedeniyle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine yönelik takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/01/2026 tarih 2026/44 Esas 2026/24 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-4, maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, B)1-Davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 114/1.h, 115. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, C)1-İstinafa başvuran davacı taraftan harç alınmasına yer olmadığına, 2-İstinafa başvuran davacı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 11/09/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip