Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/829 E. 2025/829 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/829
- Karar No
- 2025/829
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/829 - 2026/1196 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/829 KARAR NO : 2026/1196
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/03/2025 NUMARASI : 2023/864 Esas - 2025/162 Karar
DAVACI : VEKİLİ :
DAVALI : VEKİLİ :
DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 15/09/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 21/09/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 30/10/2022 tarihinde, ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının ağır yaralandığını, kaza tespit tutanağı ile ... plakalı araç sürücüsü ...'ın tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacının ise kusuru olmadığını, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı ... A.Ş. tarafından ZMMS ile sigortalı olduğunu, kazaya bağlı olarak davacıda geçici ve sürekli maluliyet oluştuğunu, davacının kaza nedeni ile kendi ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiğini ve bakıcı ihtiyacının doğduğunu, davacının tedavisi için yapmak zorunda kaldığı belgelendirilmeyen tedavi giderlerinin de davalı Sigorta Şirketi tarafından karşılanması gerektiğini, davacının emekli olup ayrıca tarımla uğraştığını, davacının maluliyetinin tespiti için Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim edilen raporda, davacının maluliyet oranının %15, geçici iş göremezlik süresinin 4 ay, bakıcı ihtiyaç süresinin 1 ay ve belgelendirilmeyen tedavi giderlerinin de 7.000,00.-TL olduğunun tespit edildiğini, davalı sigorta şirketine zararın karşılanması talebi ile yapılan başvurunun 24.08.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı Sigorta Şirketi'nin 05.09.2023 tarihi itibariyle temerrüde düştüğünü, davalı Şirket tarafından 26.09.2023 tarihinde 101.996,39.-TL tutarında kısmi ödeme yapıldığını, ancak yapılan ödemenin davacının zararını karşılamadığını, arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00.-TL geçici işgöremezlik tazminatı, 100,00.-TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 100,00.-TL bakıcı gideri ve 100,00.-TL belgelendirilmeyen tedavi gideri olmak üzere toplam 400,00.-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 05.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte teselsül hükümleri uyarınca tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı Sigorta Şirketi, davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; kazanın meydana gelmesinde davalı Sigorta Şirketi'ne sigortalı araç sürücüsü dava dışı ...'ın %100, davacının ise olayda tamamen kusursuz olduğu, 30.10.2022 tarihinde meydana gelen bu kaza nedeniyle davacının geçici iş göremezlik süresinin 4 ay, bakıcı ihtiyaç süresinin 1 ay ve tüm vücut engel oranının %15 olarak tespit edildiği, geçici iş göremezlikten doğan alacağının 28.014,30.-TL, sürekli iş göremezlikten doğan alacağının davalı Sigorta Şirketi tarafından yapılan ödeme güncelleştirilerek mahsup edildikten sonra 248.679,46.-TL, tedavi (sağlık) gideri alacağının 17.214,74.TL ve bakıcı gideri alacağının ise 6.471,00.-TL olarak hesaplandığı, toplam tazminatın 300.379,50.-TL olarak belirlendiği, toplam tazminat tutarının poliçe teminat limiti kapsamında olduğu, davacı tarafın zararın tazmini talebi ile davalı Sigorta Şirketi'ne gönderdiği ilk başvuru dilekçesinin 24.08.2023 tarihinde tebliğ edildiği, buna göre davalı sigorta şirketi için temerrüt tarihinin tebliğden 8 iş günü sonrası olan 07.09.2023 tarihi olarak gerçekleştiği, ancak temerrüt tarihi itibariyle taleple bağlı kalınacağı, ... plaka sayılı aracın ticari araç olması sebebiyle avans faizi işletilmesi koşullarının oluştuğu, gerek kaza tespit tutanağı gerek ceza dosyası içeriği gerekse işbu dosyadaki tüm deliller incelendiğinde, tazminat miktarından müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirir herhangi bir tespit veya delil bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 248.679,46-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 28.014,30-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 6.471,00 TL bakıcı gideri, 17.214,74 TL sağlık (tedavi) gideri olmak üzere toplam 300.379,50-TL maddi tazminatın 07/09/2023 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı Sigorta Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; maluliyet tespitinde Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Kurulunun görevli olduğunu, davacının 65 yaş üzerinde olması nedeniyle %10 oranında engel oranı ilave edilmesini kabul etmediklerini, maluliyetin kaza ile illiyetli olması gerektiğini, tedavi giderlerinden sayılan geçici iş göremezliğe ilişkin taleplerin Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğunu, müvekkilinin faturalandırılmamış tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında tazminat ödemekle yükümlü olduklarını, davacının emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle zararın doğmasında büyük ölçüde etken olacağından kusur durumunun tespitinde bu durumun dikkate alınması gerektiğini, faiz başlangıcının hatalı belirlendiğini, müvekkilinin avans faizinden sorumlu tutulamayacağını, aracın hususi kullanım için tahsis edildiği anlaşıldığından müvekkilinin yasal faiz ile sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 30/10/2022 günü saat 12:45 sıralarında dava dışı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı otomobil ile Amasya istikametinden Tokat yönüne doğru seyir halinde iken kaza mahalline geldiği esnada aracının sağ ön kısmıyla seyir istikametine göre sağ tarafında banket üzerinde seyir halinde olan davacı sürücü ...’ın idaresindeki ... plakalı traktöre bağlı olan römorkun sol arka kısmına banket üzerinde çarpmasıyla meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi tarafından meydana gelen kazada tarafların kusur durumunun tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmış, gerek 26/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda gerek Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda, kazanın meydana gelmesinde davalı Şirket'e sigortalı araç sürücüsü ...’ın %100 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ...’ın ise kusursuz olduğu mütalaa edilmiş, alınan raporlar dosya kapsamına ve kazanın oluş şekline uygun düştüğünden hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Her ne kadar davalı vekili tarafından, kaza sırasında ... plakalı traktörü sevk ve idare eden davacı ...’ın emniyet kemerinin takılı olmadığı ve bu nedenle traktörden düşmesi neticesinde yaralandığı ileri sürülerek müterafık kusur indirimi yapılması talep edilmiş ise de, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin “Sürücülerin ve Yolcuların Koruyucu Tertibat Kullanma Mecburiyeti” kenar başlığını taşıyan 150. maddesi uyarınca traktör kullanan sürücülerin emniyet kemeri takma zorunluluğu bulunmadığından, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Davacının maluliyet durumunun tespiti için Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’ndan alınan raporda, 25/09/1955 doğumlu ...’ın 30/10-2022 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı sağ patella fraktürü dikkate alınarak kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre diz eklemi hareket kısıtlılığına bağlı engellilik oranının %5 olduğu, hastanın kaza zamanında 65 yaşın üzerinde olması nedeniyle yönetmeliğin 10/4. maddesine göre hesaplanan engellilik oranının Balthazard formülü ile %10 eklendiğinde kişinin toplam vücut engel oranının %15 olduğu, sekel hâlini aldığı ve sürekli olduğu, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceği mütalaa edilmiştir. Alınan rapor kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlendiğinden davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir. Yerel mahkemece davacının maddi zararının tespiti için aktüer bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. TRH 2010 yaşam tablosu esas alınıp, progresif rant yöntemine göre davacının sürekli ve geçici iş göremezlikten kaynaklanan zararları ile bakıcı gideri ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri hesaplanarak, davalı Sigorta Şirketi tarafından dava açılmadan önce davacıya 26/09/2023 tarihinde yapılan 101.996,39TL ödemenin, ödeme tarihindeki verilere göre yeterli olmadığı tespit edilerek yapılan hesaplama sonucu bulunan tutardan davalı Sigorta Şirketi tarafından dava öncesi ödenen miktarın güncellenerek tenzil edilmesi suretiyle hesaplama yapılmasında yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; usul ve yasaya uygun olan ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından yatırılması gereken 20.518,92 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 5.129,73 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.389,19 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 15/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.