Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/86 E. 2025/86 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/86
- Karar No
- 2025/86
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/86 - 2026/2419 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/86 KARAR NO : 2026/2419
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/11/2024 NUMARASI : 2023/573 Esas, 2024/837 Karar
DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
KARAR TARİHİ : 29/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/09/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.11.2024 tarih ve 2023/573 Esas, 2024/837 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28/03/2009 tarihinde mülkiyeti davalı ... Ltd.Şti.'ne ait olan ve diğer davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı ... marka otobüsün direksiyon hakimiyetine kaybederek devrilmesi sonucu ...'ın yaralandığını, kazaya sebep olan ... plakalı otobüsün Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Poliçesi ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Sigortası Poliçesinin bulunmadığını, bu nedenle yaralanan ...'ın müvekkil kurum aleyhine .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1061 esas 2018/822 karar sayılı dava dosyasında verilen kararın takibe konu edildiğini, .... İcra Müdürlüğünün 2018/10290 esas sayılı dosyasına 99.745,95 TL tazminatın müvekkili kurum tarafından ödendiğini, müvekkili kurumun 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14.maddesine istinaden yapmış olduğu bu ödeme sonucunda ... yönetmeliğinin 16.maddesi ve ilgili yasalar gereğince kurumun zararına sebep olan işleten ve sürücü olan davalılara karşı rücu hakkının doğduğunu, iş bu rücu hakkına istinaden .... İcra Müdürlüğünün 2018/11896 esas sayılı dosyasında açılan ilamsız icra takibine davalı borçlular tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu belirterek, .... İcra Müdürlüğünün 2018/11896 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın Zorunlu Taşımacılık Sigorta kolundan ödenen 69.655,46 TL ile 498,08 TL takibe kadar işlemiş yasal faizi yönünden her iki borçlu için Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası kolundan ödenen 30,090,49 TL ile 215,17 TL takibe kadar işlemiş yasal faizi yönünden sadece işleten ......Ltd.Şti. İçin iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ...'ın cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf ile aralarında herhangi bir sözleşmenin yapılmadığını, 28/03/2009 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde araç içerisinde yolcu olarak bulunan ...'ın yaralandığını, aracın sadece sürücüsü olması ve sigorta şirketi ile aralarında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, bahsi geçen kaza sonucunda alınan raporlarda alkollü olarak araç kullanmadığının tespit edildiğini, sürücü belgesinin de aracı kullanmaya yeterli olduğunu, bu nedenle olayda ağır kusurlu olmadığı ve ...'nın ... için ödemiş olduğu tazminatın şahsından rücu edilemeyeceğini belirterek, ... ile herhangi bir sözleşmesi olmadığından, davalı olarak görüldüğü bu davadan ... ve davacı vekili ... aleyhine maddi ve manevi tazminat haklarının saklı tutulmasını talep etmiştir. Diğer davalı ..... Ltd Şti. cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 09.03.2021 TARİHLİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın kabulüyle, .... İcra müdürlüğünün 2018/11896 esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, İcra-inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. DAİREMİZİN 09.05.2023 TARİHLİ KALDIRMA KARARININ ÖZETİ: Davaya konu taşımanın ticari olup olmadığının tespitine yönelik, ileri sürülen tanık beyanlarının alınması, davalı ... firması tarafından kesildiği belirtilen faturaya yönelik bilgilerin temininin ardından BA-BS formlarının getirtilerek, davalı ... Ltd. Şti'nin ticari defterlerinin incelenmesi ve sonucuna göre kazaya konu taşımanın davalı yönünden ücret karşılığı ticari taşıma olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı görülmekle dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verildiği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın kabulüyle; .... İcra Müdürlüğünün 2018/11896 esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptaliyle takibin devamına, davacının icra-inkar tazminatı talebinin reddine, davalı ... yönünden verilen hüküm istinaf edilmeyerek kesinleştiğinden davalı ... hakkında esas hakkında hüküm verilmesine yer olmadığına karar verildiği görüldü. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı ..... Ltd. Şti vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece BAM'ın kaldırma kararında belirttiği araştırmalar yapılmadan adeta üstü örtülü direnme kararı vermiş olduğunu, itirazları baki kalmak kaydıyla, kabulü göre de hatır taşıması indirimi yapılmamış olmasının hatalı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ... tarafından hak sahibine ödenen bedelin rücu talebine dayalı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde; Davalı vekili, istinaf kaldırma kararının belirttiği araştırmaların mahkemece yapılmadığını, ayrıca hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. Dairemizin 09.05.2023 tarihli kaldırma kararında; davalı ... firması vekilinin aracın emanet olarak alındığı savunmaları karşısında (aracı kiralayan) ... tarafından otobüsün ücret karşılığı kiralanıp kiralanmadığı olayda belli olmadığından taşımanın ticari bir amaçla yapılıp yapılmadığının çözümlenmesi gerektiği, zira ... plakalı otobüsün kaza tarihini kapsar dava dışı ... Sigorta A.Ş tarafından düzenlenmiş ZMMS poliçesinin bulunduğu, taşımacılık sigortası yönünden sıralı sorumluluk ilkesi uyarınca davacı ...'nın zarardan sorumlu olup olmadığı bir meblağı dava dışı kişiye ödeyip ödemediğinin önem arz ettiği, buna göre mahkemece, davacı ...'nın, aracın taşımacılık sigortasının ve ferdi kaza koltuk sigortasının bulunmaması nedeniyle sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle ödediği meblağı davalıdan rücu edebilmesi için, davacının bu tazminatı ödemekle yükümlü olup olmadığının belirlenmesi gerektiği; davaya konu taşımanın ticari olup olmadığının tespitine yönelik, ileri sürülen tanık beyanlarının alınması, davalı ... firması tarafından kesildiği belirtilen faturaya yönelik bilgilerin temininin ardından BA-BS formlarının getirtilerek, davalı ... Ltd. Şti'nin ticari defterlerinin incelenmesi ve sonucuna göre kazaya konu taşımanın davalı yönünden ücret karşılığı ticari taşıma olup olmadığının tespiti ile (diğer davalı ...'ın istinaf başvurusu bulunmadığı ve davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınarak) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı görülmekle davalı ... ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verildiği görülmüştür. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 17. maddesi, şehirlerarası ve uluslararası yolcu taşımacılarının, kalkış noktasından varış noktasına kadar meydana gelecek kazalar sonucu yolcunun ölümü ve yaralanmasından dolayı sorumlu olacağını, 18. maddesi ise, bu zararların teminat altına alınması için zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortasının yaptırılması gerektiğini hüküm altına almıştır. Ayrıca bu Kanun'a dayanılarak çıkarılan Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 64. maddesi gereğince yolcu taşımacılığı yapan taşıyıcıların zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğunun bulunduğu belirtilmiştir. Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A.1. maddesinde de; bu sigorta ile sigortacı, poliçede belirtilen motorlu taşıtta seyahat eden yolcuların, duraklamalar da dahil olmak üzere, kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelebilecek bir kaza sonucu bedeni zarara uğraması halinde, sigortalının 10/07/2003 tarih ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’ndan doğan sorumluluğunu, poliçede yazılı sigorta tutarlarına karar temin edeceği açıklanmıştır. Aynı Yasanın 19/son ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.8. maddeleri hükümlerine göre meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Buna göre, mahkemece kaldırma kararı sonrasında; ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında; şirketin amacına ilişkin kayıt ve belgeler incelendiğinde davalı şirketin amacının yurt içi ve uluslararası insan, canlı ve cansız yük ve eşya nakli ile turizm işletmeleri kurmak olduğunun anlaşıldığı, ... İlçe Emniyet Müdürlüğünce yapılan kolluk araştırması neticesinde 13.05.2024 tarihli tutanak ile; davalı şirketin taşımacılık faaliyeti yürütmekte olduğu, genelde fabrika servisi yaptığı, 15 adet minibüs tarzı araçla taşımacılık faaliyetinin yapılmakta olduğu bildirilmiş, davacı tarafça minibüsün ... ili ... köyüne yolcu götürmek üzere kiralandığına dair dosyaya sunulan 400,00 TL'lik faturanın kayıtlı olduğu BA-BS formlarının dosya içine getirtilmiş olduğu, bu nedenle davalının ticari defterlerinin incelenmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, tarafların tanık beyanlarının da kaldırma kararı öncesinde dosyada mevcut olup beyanı alınamayan taraf tanığının bulunmadığı anlaşılmış, bu nedenle mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmüştür. Diğer yandan davalı vekili hükmolunan tazminat miktarı üzerinden hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nin 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. Hatır taşımasına yönelik indirim yapılması talebinin davalı tarafça iki haftalık cevap süresi içinde ileri sürülmesi gerektiğinden dosya kapsamı incelendiğinde davalı ..... Ltd. Şti. vekilinin süresi içinde cevap dilekçesi sunmamış ve hatır taşıması itirazı da ileri sürmemiş olduğu anlaşılmakla, süresi içinde hatır taşıma itirazı ileri sürülmediğinden davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusu da yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.862,36 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 1.716,00 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 5.146,36 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 29.09.2026
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.