Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/3181 E. 2024/3181 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/3181
Karar No
2024/3181
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/3181 - 2026/2388 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/3181 KARAR NO : 2026/2388

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/09/2024 NUMARASI : 2018/640 Esas, 2024/584 Karar DAVACI : VEKİLLERİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ : 29/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/09/2026

....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/09/2024 tarih ve 2018/640 Esas, 2024/584 Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29/04/2017 tarihinde müvekkilinin yaya olarak yürüdüğü esnada plakası bilinemeyen bir vasıtanın kendisine arkadan çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin ciddi mahiyette kalıcı maluliyete duçar olduğunu, müvekkilinin tüm tedavilere rağmen eski sağlığına kavuşamadığını ve esaslı oranda geçici ve daimi sakat kaldığını, bu kazanın oluşumunda kusurlu olan aracın plakası bilinemediğinden ... tazminatı gerektirir derecede kusurlu olduğunu, müvekkilinin geçici ve kalıcı sakatlığından aynı zamanda geçici sakatlı sürecinde bakıma muhtaçlığından ileri gelen şuanda ve geleceği dönük ciddi bir kazanç mahrumiyetinin söz konusu olduğunu, poliçe kifayetsizliğinin son derece açık olduğunu, bu olumsuz olgunun, KTK mevzuatı uyarınca ... adlı kurumun doğrudan sorumluluğunu sonuçladığını, mezkur davalı şirkete müracaat edildiğini, bu çerçevede oluşturulan ... sayılı hasar dosyası marifetiyle yetersiz kısmi bir ödence ifa edildiğini, ifa edilen rakamın 13/06/2018 tarihinde 5.051,00 TL olduğunu, dolayısıyla bu kısmi rakamın gerçek zararın çok altında olduğu, aleni kifayetsiz ve açık oransız bulunduğunun aşikar olduğunu beyan ederek maddi tazminat manasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak davanın kabulüne, müvekkili için 100 TL bakıcı gideri, 100 TL geçici ve 100 TL kalıcı iş görmezlikten ileri gelen 300 TL maddi tazminatın davalıdan alınmasını talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının destekten yoksun kalma tazminatı talebi ile kurumlarına başvuruda bulunduklarını, hasar servisince yapılan inceleme sonucunda; davacıya 11/06/2018 tarihinde %100 kusur oranı üzerinden %70 kusur indirimi yapılarak 5.051 TL tazminat ödendiğini, karşı taraf bu tazminatı ibra ettiğini, davacı ibra ettiği tazminat miktarına ek olarak talep ettiği miktar açısından kurumlarına ek tazminat başvurusunda bulunmadan dava yoluna başvurduğunu, davacı ek tazminat talebini, başvuru şartı olarak öncelikle kurumlarına yönlendirmesi gerektiğini, davacının başvuru şartını tam anlamıyla yerine getirmeksizin dava yoluna gitmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ...'nın davacıya ödediği tazminatı, uzman aktüere hesaplatarak ödediğini, aktüer raporu ile belirlenen tazminat tutarlarına ilişkin makbuz ve ibraname imzalanmak üzere ... tarafından davacı tarafa gönderildiğini, gönderilen makbuz ve ibranamenin davacı tarafından imzalandığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile; 3.309,00 TL geçici iş görmezlik tazminatı ile 191.756,00 TL sürekli iş görmezlik tazminatı olmak üzere toplam 195.065,00 TL'nin 05/07/2017 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakıcı gideri tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili; davacının ek tazminat başvurusunda bulunmadan dava yoluna başvurulduğundan dava şartının gerçekleşmediğini, trafik kazasına sebebiyet verdiği iddia edilen plakası tespit edilemeyen aracın varlığının ve trafik kazasına plakası tespit edilemeyen aracın sebebiyet verdiğinin başvurucu tarafça ispatının gerektiğini, müvekkili kurumun geçici iş göremezliğe ilişkin sorumluluğunun bulunmadığını, somut olayda ibraz edilen raporun başvuruya dayanak gösterilmiş olup ilgili raporun niteliğinin uzman görüşü olması, yetkili sağlık kuruluşu olmamaları nedeni ile ilgili yönetmeliğin yukarıda atıfta bulunulan maddeleri gereğince usul ve esas açısından hatalı tanzim edilen raporun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, ayrıca işbu kurumların bilirkişilik sıfatının 5271 sayılı kanun ile sınırlandırılmış olup sağlık kurulu raporu düzenleme yönünden bilirkişi sıfatına haiz olmadıklarını, maluliyet raporunun yönetmelik şartlarında uygun olarak ATK 3.İhtisas Kurulundan alınması gerekmekte olup ve devam eden maluliyetin araştırılması gerektiğini, ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapılması gerektiğini, kurumları tarafından yapılan ödemenin güncellenerek hesaplanan tazminattan düşülmesi gerektiğini, SGK'nın ödemiş olduğu tazminat varsa tespit edilerek ödenecek tazminattan düşülmesi gerektiğini, ticari- temerrüt- avans faizi talep edilemeyeceğini, yapılan hesaplamada %1,65 iskonto oranının esas alınması gerektiğini, son olarak ıslah edilen tutara ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, ...nın temerrütünün bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucu açılmış olan meddi tazminat davasıdır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili her ne kadar yukarıda belirtilen nedenler ile istinaf başvurusunda bulunmuş ise de, dosya arasında bulunan soruşturma dosyasında dinlenen tanık beyanları ile davacıya plakası tespit edilemeyen bir otomobilin çarptığının ispatlandığı, hükme esas alınan maluliyet raporunun 29.04.2017 kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine uygun olarak düzenlendiği ve davacının maluliyetinin %5 olduğu, mahkemesince hüküm kurulurken kaza tarihinde geçerli olan poliçe limitlerine uygun şekilde karar verilmiş olması, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda iş göremezlik zararının Yargıtay içtihatlarına uygun şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılmak sureti ile yapılmış olması ve ödeme tarihindeki verilere göre hesap yapılmış olup bakiye zararının bulunması sebebiyle güncel verilere göre hesap yapılmış olmasının yerinde olduğu, davacının dava açılmadan önce davalı şirkete 05.07.2017 tarihinde başvuruda bulunduğu, hatta davalının kısmi ödemesinin bulunduğu, davalının 05.07.2017 tarihinde alacağın tamamı için temerrüte düşmüş olması sebebiyle mahkemece hükmedilen tazminatın tamamına 05.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz uygulanmasının yerinde olduğu, geçici iş göremezlik zararının teminat kapsamı içinde olduğu, mahkemece zaten yasal faize hükmedilmiş olup ticari faiz uygulanmasının hatalı olduğuna yönelik istinafı yersiz olduğu anlaşılmakla istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması yerinde görülmekle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 13.324,89 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 3.331,22 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 9.993,67 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.29/09/2026

Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/3181, K. 2024/3181, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-3181-e-2024-3181-k-6631acd3a4a0