Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/864 E. 2025/864 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/864
- Karar No
- 2025/864
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/864 - 2026/1207 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/864 KARAR NO : 2026/1207
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
ASIL DAVA İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/12/2024 NUMARASI : 2017/789 Esas 2024/887 Karar
DAVACI : 1 - VEKİLİ : Av. DAVALI : 1 - VEKİLLERİ : Av.
DAVALI : 2 - VEKİLİ : Av.
DAVALI : 3 -
BİRLEŞEN ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2021/598 ESAS SAYILI DOSYASI
DAVACILAR : 1 - 2 - : 3 - : 4 - VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1 - VEKİLLERİ : Av.
DAVALI : 2 - VEKİLLERİ : Av.
DAVALI : 3 - BİRLEŞEN ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2022/717 ESAS SAYILI DOSYASI
DAVACILAR : 1 - 2 - VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1 - VEKİLLERİ : Av.
DAVALI : 2 - VEKİLLERİ : Av.
DAVALI : 3 -
BİRLEŞEN ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2023/407 ESAS SAYILI DOSYASI
DAVACILAR : 1 - 2 - : 3 - VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1 - VEKİLLERİ : Av
DAVALI : 2 - VEKİLLERİ : Av.
DAVALI : 3 - İHBAR OLUNAN : 1 - VEKİLİ : Av.
İHBAR OLUNAN : 2 - VEKİLİ : Av.
İHBAR OLUNAN : 3 - VEKİLİ : Av. İHBAR OLUNAN : 4 - VEKİLİ : Av.
İHBAR OLUNAN : 5 - VEKİLİ : Av.
İHBAR OLUNAN : 6 - VEKİLİ : Av.
İHBAR OLUNAN : 7 - VEKİLİ : Av.
İHBAR OLUNAN : 8 - VEKİLLERİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 15/09/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 17/09/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Asıl dava davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'in eşi, diğer müvekkilinin annesi ...'in, davalı ... A.Ş.'ye ait iş yerinde garanti uzmanı olarak çalıştığını, diğer davalıların işleten, sürücü ve trafik sigortacısı bulunduğu servis aracında yolcuyken bu aracın 08.04.2015 tarihinde karıştığı kazada vefat ettiğini, müvekkillerinin maddi ve manevi zararlarının doğduğunu, destekten yoksun kaldıklarını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusurlu olduğunu belirterek, HMK'nın 107. maddesi uyarınca şimdilik müvekkili eş davacı ... için 10.000,00 TL ve diğer müvekkili oğlu... için 10.00,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkillerine verilmesini talep ve dava etmiş, asıl dava davacılar vekili talep artırım dilekçesinde; müvekkili ... için talebini 405.682,24 TL artırarak toplamda 415.682,24 TL, diğer müvekkili için 142.082,05 TL artırarak toplamda 152.082,05 TL tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın, müvekkili nezdinde KTK Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçelerden dolayı sorumluluklarının, sigortalının kusuru oranında olmak üzere, ölüm/sakatlık halinde her biri için ayrı ayrı azami 290.000,00 TL ile sınırlı bulunduğunu, davacıların KTK'nın 97. maddesi uyarınca başvurularının olmadığını, davanın usulden reddinin gerektiğini, dava konusu olayın iş kazası niteliğinde bulunduğunu, hak sahiplerine işveren poliçesinden ya da SGK dan ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi gerektiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazaya başka araçların da karıştığını, asli kusurun tamamının dava dışı ...'de olduğunu, ceza dosyasının beklenmesi gerektiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur. Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir. BİRLEŞEN 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYASINDA; Davacılar vekili dava dilekçesinde; mahkemedeki asıl davadaki vakıaları tekrar ederek ve bu dosyaya sunulan 03.04.2021 tarihli ek bilirkişi raporunun da dikkate alınarak, 6100 sayılı Yasanın 107. maddesi uyarınca oluşan fark nedeniyle müteveffanın eşi davacı ... için 7.759,99 TL, oğlu davacı... için 3.186,00 TL ek tazminat ile annesi ... için 10.000,00 TL maddi (destekten yoksunluk) tazminatın, davacı ... için 156.000,00 TL, davacı... için 78.000,00 TL, davacı ... için 45.000,00 TL ve kardeşi davacı ... için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 304.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara verilmesine, sigorta şirketinin poliçe ve limit doğrultusunda sorumlu tutulmasına karar verilmesini istemiştir, davacılar vekili bu birleşen dosya için sunduğu 30/10/2022 tarihli dilekçesi ile de birleşen davada davacı ... için 10.000,00 TL maddi tazminat istemini 355.319,40 TL artırarak toplamda 365.319,40 TL tazminatın tahsilini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; Davanın reddini savunmuştur. Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir. BİRLEŞEN 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYASINDA; Davacılar vekili dava dilekçesinde; birleştirme talepli açtığı işbu davada; asıl dosyada aldırılan 05.09.2022 tarihli ek bilirkişi raporunun da dikkate alınarak, 6100 sayılı Yasanın 107. maddesi uyarınca oluşan fark nedeniyle müteveffanın eşi müvekkili ... için 710.116,28 TL ile diğer müvekkili oğlu... için 114.907,75 TL ek maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile müvekkillerine verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; Davanın reddini savunmuştur. Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir. BİRLEŞEN 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYASINDA; Davacılar vekili dava dilekçesinde; birleştirme talepli açtığı işbu davasında; asıl dosyada aldırılan 18.05.2023 tarihli ek bilirkişi raporunun da dikkate alınarak 6100 sayılı Yasanın 107. maddesi uyarınca oluşan fark nedeniyle müteveffanın eşi ... için 609.447,73 TL, oğlu... için 125.295,81 TL ve annesi ... için 158.782,47 TL ek maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal tazminatı ile birlikte davalılardan tahsili ile davacılara verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; Davanın reddini savunmuştur. Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; “asıl ve birleşen davalarda davalı sigorta şirketinin trafik sigortacısı, davalı şirketin işleteni olduğu aracın sürücüsü davalı ...'ın tam kusuru ile 08/05/2015 tarihinde meydana gelen kazada asıl ve birleşen davanın davacıların eşi, annesi, kızı ve kardeşi olan ...'in öldüğü, yolcu olan ölenin kusurunun bulunmadığı, asıl ve birleşen davada davacılar eşini, annesini ve çocuğunu kaybetmeleri nedeniyle destek zararlarının doğacağının açık olduğu, sigorta şirketine başvuru dava şartının yargılama sırasında tamamlandığı, dava öncesi zorunlu arabuluculuk dava şartının da mevcut olduğu, birleştirilen bu dava dosyası sonrası açılan ve birleştirilen ek davalar bakımından da asıl ve birleşen davalarda davalı sigorta şirketi yönünden önceden arabuluculuk şartı yerine getirilmiş sayıldığından sonraki açılan ek davalar bakımından yeniden arabuluculuk başvuru şartı aranmasına gerek olmadığı; dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli son aktüer raporunda asıl ve birleşen davanın davacıların destek zararları, başta TRH 2010 yaşam tablosu, ölenin geliri, asıl ve birleşen davanın davacıları ile ölenin yaşam süreleri, rücuya esas ödemeler, poliçe limiti ve garame kurulları olmak üzere mevzuata uygun olarak tespit edildiği, ancak, asıl davada davacılar vekili, düzenlenen birinci bilirkişi kök raporuna karşı 14/12/2018 tarihli celsede, aleyhlerine olan kısımlar olmasına ve TRH 2010 tablosu kullanılmamasına rağmen rapora bir diyeceklerinin olmadığını belirtmesi ve karşı tarafın itirazı üzerine ek rapor alınması sonrasında miktar artması neticesinde ıslah dilekçesi verilmesi nedeniyle davalılar yararına usulü kazanılmış hak oluştuğundan, asıl ve birleşen davalarda davacı ...'in destek zararının 338.452,24 TL, davacı...'in ise 125.277,24 TL olarak kabul edilerek fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği, bu davacılar bakımından birleşen maddi tazminat davaları da gerek usulü kazanılmış hak gerekse birden ziyade belirsiz alacak davası açılamayacağı dikkate alınarak reddedilmesi gerektiği; yine, birleşen Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/598 Esas sayılı dosyasında destek tazminatı talep eden anne ... bakımından da davacı vekili, ek rapor düzenlenmesi sonrasında 19/10/2022 tarihli duruşmada davacılar vekilinin rapora itiraz etmediği, aksine, rapora beyan ve itirazları kabul etmediklerini, raporda aleyhe hususlar olduğunu, ancak gelinen aşama itibariyle rapor alınmasını istemediklerini,... yönünden ıslah etmek ve diğer fazlaya ilişkin kısımlar yönünden ek dava açmak üzere süre talep ettiklerini bildirdiği, 30/10/2022 tarihinde bu davacı yönünden ıslah dilekçesi sunduğu ve davalılar yararına usulü kazanılmış hak doğduğu sonucuna varılmış, bu davacının destek zararının da 365.319,40 TL olduğunun benimsendiğini, davacı ... yönünden de birleşen dava usulü kazanılmış hak ve birden ziyade belirsiz alacak davası açılamayacağından reddine karar vermek gerektiği, bahse konu destek tazminatlarının tamamından asıl ve birleşen davada davalı sürücü ile işleten şirketin kaza günü itibariyle temerrüde düştükleri, asıl ve birleşen davada davalı sigorta şirketinin ise, poliçe limiti ile sorumlu olduğu ve dava tarihinde temerrüde düştüğü , asıl ve birleşen davada davacılar ile dava dışı destek alacaklısı babanın zarar toplamı limiti aştığından, garame usulü uygulanması sonucu davalı sigorta şirketinin davacı eş ...'in zararının 160.550,43 TL'lik kısmından, davacı...'in zararının 37.735,89 TL'lik kısmından ve davacı anne ...'un zararının ise 66.220,36 TL'lık kısmından sorumluluğunun bulunduğu, talep dikkate alınarak, tüm davalılar bakımından yasal oranda temerrüt faizine hükmedilmesi gerektiği; manevi tazminat istemine gelince, asıl ve birleşen davada davacıların, eşi anneyi, kızı ve kardeşi kaybettikleri, manen zarara uğradıklarının hayatın olağan akışına uygun kabul edildiği, asıl ve birleşen davada davacılar vekili, maddi ve manevi tazminat talepli davasında sigorta şirketinin poliçe limitine ve hükümlerine göre sorumlu olduğunu ileri sürdüğünden, manevi tazminatın davalı işleten ile sürücüden talep edildiğinin kabulü gerektiği, bu durum karşısında, kazanın meydana geldiği tarih, meydana geliş şekli, zarar gören asıl ve birleşen davacıların konumları, yaşları, kusur durumu, paranın alım gücü ve somut olayın diğer özellikleri dikkate alınarak, takdiren asıl ve birleşen davada davacı eş ... için 100.000,00 TL, asıl ve birleşen davada çocuk... için 70.000,00 TL, asıl ve birleşen davada anne ... için 30.000,00 TL ve kardeş davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş, asıl ve birleşen davalarda davalı sürücü ile işletenin haksız fiil tarihinde temerrüde düştükleri ve taleple bağlı kalınarak yasal oranda temerrüt faizi ile sorumlu olacaklarının kabul edildiği, gerek maddi, gerekse manevi tazminat tutarları bakımından Ankara 6. İş Mahkemesi'nde hükmedilen tazminatlarla tekerrür olmaması da dikkate alınarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; “1-A-Asıl davada davacı ... için davalı ... Sigorta A.Ş ‘nin 160.550,43 TL’lik kısmıyla sınırlı olmak kaydıyla 338.452,24 TL, davacı... için davalı ... Sigorta A.Ş'nin 37.735,89 TL’lik kısmıyla sınırlı olmak kaydıyla 125.277,84 TL maddi tazminatın davalılar ... ile ...… Ltd. Şti yönünden kazanın meydana geldiği 08/04/2015, davalı ... Sigorta A.Ş'nin ise dava tarihi olan 07/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal oranda temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Ankara 6. İş Mahkemesi'nin 2020/1394 Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamasına, 2-A)Birleşen 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2021/598 Esas sayılı davasında; davacı ... için davalı ... Sigorta A.Ş’nin 66.220,36 TL’lik kısmıyla sınırlı olmak kaydıyla 365.319,40 TL maddi tazminatın davalılar ... ile ...… Ltd. Şti yönünden kazanın meydana geldiği 08/04/2015, davalı ... Sigorta A.Ş ise dava tarihi olan 12/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal oranda temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile bu davacıya verilmesine, davacı ... ile... hakkındaki maddi tazminat isteminin reddine, Ankara 6. İş Mahkemesi'nin 2020/1394 Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamasına, 2-B)Davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, davacı eş ... için 100.000,00 TL, davacı çocuk... için 70.000,00 TL, davacı anne ... için 30.000,00 TL ve davacı kardeş ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın kazanın meydana geldiği 08/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ile ...… Ltd. Şti’nden tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminatın reddine, Ankara 6. İş Mahkemesi'nin 2020/1394 Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamasına, 3-Birleşen Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/717 Esas sayılı dosyasında; a)Davacıların davasının ayrı ayrı reddine, 4-Birleşen 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023/407 Esas sayılı dosyasında; a)Davacıların davasının ayrı ayrı reddine,” davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; 14/12/2018 tarihli celsede, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğu belirtilerek buna rağmen yargılamanın uzamasını önlemek bakımından, eksik rapora itiraz edilmediğini açıkça belirttiklerini, buna rağmen davanın uzadığını ve defalarca ek rapor alınmasına karar verildiğini bu nedenle burada davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu iddiasının kabulünün mümkün olmadığını ileri sürerek ek dava açmakta hukuki yararları olduğunu, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/789 E. ve 2024/887 K. sayılı ilamında müvekkil aleyhine hükmedilen kararların kaldırılmasına, davanın ve birleşen davalar, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/598 Esas ve Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/117 E. sayılı dosyalardaki aleyhe kararın kaldırılarak, talepleri gibi davaların kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; Ankara 33. İş Mahkemesi 2018/86 E. sayılı davada müvekkil sigorta şirketi nezdinde sigortalı aracın kusursuz bulunması nedeni ile davanın reddine karar verilmesi ve kararın kesinleşmesi nedeniyle işbu davanın da kusur yokluğundan reddi gerektiğini, kabul manasına gelmemek kaydıyla, müteveffa işçinin afaki olarak tespit edilen ücretinin tazminat hesabına esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, kaza tarihindeki gelirin net olarak belirlenmesi gerektiğini, eşin evlenme ihtimalinin değerlendirilmediğini, anne babaya SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davacılar vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Asıl ve birleşen davalar trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksunluk ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel Mahkeme tarafından davaların kısmen kabulüne, bir kısım birleşen davanın reddine dair verilen karar, davacılar ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; asıl davanın desteğin eş ve çocuğunun açtığı destekten yoksunluk tazminatı davası, birleşen Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasının desteğin eş, çocuk ve kardeşinin açtığı manevi tazminat ve desteğin annesinin açtığı destekten yoksunluk tazminatı ve manevi tazminat davası olduğu, iki davanın da maddi tazminatlar yönünden belirsiz alacak davası olarak açıldığı ve talep artırım dilekçelerinin de bu dosyalar için sunulduğu, birleşen Ankara 4 ve 5. Ticaret mahkemesi dosyalarının ise asıl dosyada alınan bilirkişi raporlarındaki fazla hesaplanan destekten yoksunluk tazminatları yönünden ek dava niteliğinde olduğu, Yargıtay 9 HD. 2024/13392 E. 2025/1011 K. sayılı ilamı da gözetildiğinde belirsiz alacak davasına konu alacak kalemi için ek dava açılması mümkün olmadığından mahkemece birleşen Ankara 4. ve 5. Ticaret Mahkemesi dosyalarındaki davaların reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Dava konusu olaya ilişkin Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi dosyası ile dosyamız kapsamında alınan kusur raporu birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafın tam kusurlu olduğu, hükme esas alınan 3. ek aktüer raporun da dosya kapsamına ve yerleşik içtihatlara uygun olduğu, ancak asıl dosya yönünden ilk derece mahkemesinin de kabulünde olduğu üzere davacılar vekilinin kök rapora karşı 14/12/2018 tarihli celsede, aleyhlerine olan kısımlar olmasına ve TRH 2010 tablosu kullanılmamasına rağmen rapora bir diyeceklerinin olmadığını belirtmesi ve rapora karşı sessiz kalmayıp aksine hatalı olmasına rağmen itirazları olmadığı anlamında beyanda bulunması karşısında, davacıların destek zararlarının müteveffanın bordrolarındaki gelir esas alınarak, kök rapordaki miktar kapsamında SGK tarafından yapılan ödeme de mahsup edilip eş için %4 evlenme indirimi de yapılarak tespit edilmesinde, yine birleşen dosyada davacı annenin destek zararının ise ek rapor kapsamında tespit edilmesinde ve limit gözetilerek garame hesabı doğrultusunda sigortanın sorumluluğuna karar verilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir. Dosya kapsamına, kusur durumuna ve hakkaniyet ilkesine göre TBK’nın 56/2 maddesine göre mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarlarında da bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacılar vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Asıl ve birleşen dosyalarda davacılar vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacılardan asıl ve birleşen dosyalar için ayrı alınması gerekirken tek olarak alınması nedeniyle her dosya için ayrı ayrı alınması gereken 732,00 TL olmak üzere (732x4) 2.928,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.312,60 TL harcın istinaf eden davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına, Harçlar Kanunu gereğince davalı ... Sigorta A.Ş.’den (iki dosyada sigorta hakkında hükmedilen miktarın toplamına göre) alınması gereken toplam 18.068,45 TL istinaf karar harcından peşin alınan 4.550,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.518,45 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf edenlerce yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK OLMAK ÜZERE 15/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.