Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/2776 E. 2024/2776 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/2776
- Karar No
- 2024/2776
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2776 - 2026/2420 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/2776 KARAR NO : 2026/2420
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/04/2024 NUMARASI : 2022/159 Esas, 2024/298 Karar
DAVACILAR :1- VEKİLLERİ : Av. DAVALILAR :1- ... VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Ölümlü Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ : 29/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/09/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03.04.2024 tarih 2022/159 Esas 2024/298 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 22/05/2021 tarihinde ... plaka sayılı aracın, ... plaka sayılı motorsiklet ile çarpışması sonucu, motorsiklet sürücüsü ...'in vefat ettiğini, kaza sonrası ... plaka sayılı araç sürücüsünün olay yerinden ayrıldığını, kaza sonrası tek taraflı beyanla hazırlanan kaza tespit tutanağına göre maktulün asli kusurlu olarak tespit edildiğini, ....Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/595 E. Sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında aldırılan bilirkişi raporunda sürücü ...'in asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, maktulün eş ve çocuklarının desteğini sağlamakla beraber aynı avlunun içerisinde annesi ve babasının da geçimini çiftçilik yaparak sağladığını, murisin vefatı nedeniyle müvekkillerinin murisin desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek, her bir davacı için 100,00 TL'den toplam 700,00 TL maddi ; murisin çocukları ..., ..., ..., ...'un (T.C.:...) her biri için ayrı ayrı 50.000,00 TL, eş ... için 200.000,00 TL, anne ... için 30.000,00 TL, baba ... (T.C.No:...) için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 460.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere genel toplam 460.700,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 24/01/2024 tarihli talep arttırım dilekçesi ile maddi tazminat yönünden dava değerini eş ... için 2.629.506,39 TL, çocuk ... için 19.473,19 TL, çocuk ... için 207.839,68 TL, çocuk ... (T.C.:...) için 154.129,98 TL, çocuk ... için 446.549,44 TL, baba ... (T.C.No:...) için 217.020,82 TL ve anne ... için 336.375,71 TL için toplam 4.010.895,19 TL arttırarak cem'an 4.011.595,19 TL maddi tazminatın, ZMMS Ölüm ve Sürekli Sakatlık Teminatı/Destekten Yoksun Kalma zararına ilişkin poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla 430.000,00 TL'nin Türkiye Sigorta A.Ş., sürücü ... ve ruhsat sahibi ... Gıda San. Ve Dış Tic.Ltd. Şti.'nden müştereken ve müteselsilen, ZMMS sakatlık teminatının dolmasından dolayı Kasko Poliçesinde kararlaştırılan Ölüm ve Sürekli Sakatlık Teminatı/Destekten Yoksun Kalma zararına ilişkin 430.000,00 TL'yi aşan 800.000,00 TL'lik kısmından (200.000,00 TL bakiye manevi tazminat olarak) ... Sigorta A.Ş., sürücü ... ve ruhsat sahibi ... ... Ltd. Şti.'nden müştereken ve müteselsilen, hem ZMMS (430.000,00 TL) hem de kasko poliçesini (800.000,00 TL) aşan 2.781.595,19 TL'lik kısmından ise sürücü ... ve ruhsat sahibi ... ... Ltd. Şti.'nin müştereken ve müteselsilen, manevi tazminatı yönünden ise sıralı sorumluluk esasına göre ... Sigorta A.Ş. Yönünden 200.000,00 TL, İMM Teminatı Limitiyle sınırlı kalmak kaydıyla, sürücü ... ve ruhsat sahibi ... ... Ltd. Şti. Yönünden ise ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunu aşan kısmından sonra müştereken müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla 460.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Gıda San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının maddi hata neticesinde müvekkili şirkete ait araç plakasını ... olarak bildirmişse de kazaya karışan araç plakasının ... plaka sayılı araç olup, kaza tarihi itibariyle ... poliçe numaralı ... Sigorta A.Ş.'ye ait genişletilmiş kasko filo sigorta poliçesi ile Türkiye Sigorta A.Ş.'ye ait ... numaralı ZMMS poliçesi bulunduğunu, söz konusu kazada meydana gelen zararlar ile ilgili taleplerin, öncelikle Trafik Zorunlu Mali Mesuliyet ve bu teminat limitinin aşılması halinde Kasko Sigorta Poliçesine başvurulması gerektiğini, mahkeme nezdinde yapılacak yargılamada ceza mahkemesi kusur tayininin bağlayıcı olmayıp kusur yönünden yeni bir araştırma yapılması gerektiğini, meydana gelen kazada davacıların murisinin asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin meydana gelen kazada kusuru olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte kabulü halinde dahil araç işleteninin sorumluluğunun tehlike ilkesine dayanmakta olup, kurtuluş kanıtı getirmesi halinde bu sorumluluktan kurtulmasının mümkün olacağı, davacıların murisinin trafik kazası tespit tutanağı ile de sabit olduğu üzere kendi kusuru ile kazanın meydana gelmesine sebebiyet vermiş olup, bu halde illiyet bağının kesildiğinin kabulü gerektiğini, mahkemece aksi kanaatte olunması halinde ise ZMMS uyarınca davalı Türkiye Sigorta A.Ş.'nin sorumlu olacağı, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek, müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Türkiye Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından dava konusu kaza nedeniyle müvekkili şirkete 02/06/2021 tarihinde yapılan başvuru üzerine, müvekkili şirket nezdinde ... nolu hasar dosyası açıldığını, başvuru evrakları içerisinde müteveffanın gelirine ilişkin maaş bordrosunun olmaması ve dava konusu kaza nedeniyle kusurunun net olmaması nedeniyle yapılan başvurunun değerlendirmeye alınmadığını, dava açılmasına sebebiyet vermediklerini, bu nedenle müvekkili aleyhine yargılama gideri, faiz ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, müteveffanın kazanın meydana gelmesindeki kusuru dışında, müteveffanın kaza esnasında motorsiklet kaskının olmamasının müteveffanın müterafik kusurunu oluşturduğunu, bu nedenle çıkan tazminattan her bir davacı için %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazada araç sürücüsü olan müvekkilinin herhangi bir kusurunun ve ihmalinin bulunmadığını, davacıların murisi müteveffanın kazada asli kusurlu olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte hükmedilecek tüm tazminatlar yönünden müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, yoksun kalınan gerçek destek miktarının tespit edilebilmesi için de öncelikle desteğin sağlığında elde ettiği net gelirin doğru olarak saptanması gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının çok yüksek ve zenginleşmeye yönelik olduğunu belirterek haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde 01/04/2021-2022 tarihleri arasında ... poliçe nolu Kasko (İhtiyari Mali Mesuliyet) sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, kasko poliçesinde yer alan İhtiyari Mali Mesuliyet sigortası ile olay başına bedeni zarar teminatının 1.000.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacının maddi tazminat talebinin öncelikle trafik poliçesinden karşılanması gerektiğini, sorumluluğu aşan kısım için İhtiyari Mali Mesuliyet poliçesinin devreye girdiğini, bu nedenle maddi/bedeni teminat bakımından müvekkili şirketin bir sorumluluğunun olmadığını, manevi tazminat yönünden ise müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede belirtilen olay başına 200.000,00 TL limit ile sınırlı olduğunu, ayrıca davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu tutulabileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ISLAH: Davacılar vekili 700,00 TL olarak talep etmiş oldukları miktarı 24.01.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile 4.011.595,19 TL'ye çıkararak ıslah etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ 03.04.2024 TARİHLİ KARARI: Davacı ... ...'in maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 2.103.685,11 TL (Davalı Türkiye Sigorta A.Ş. Yönünden 281.865,62 TL , davalı ... Sigorta A.Ş yönünden 524.401,15 TL ile sınırlı olarak) destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 22/05/2021 (Davalı Türkiye Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 15/06/2021, davalı ... Sigorta A.Ş yönünden dava tarihi olan 03/03/2022) tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak bu davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacı ...'in maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 15.658,55 TL (Davalı Türkiye Sigorta A.Ş. Yönünden 2.098,04 TL , davalı ... Sigorta A.Ş yönünden 3.903,32 TL ile sınırlı olarak) destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 22/05/2021 (Davalı Türkiye Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 15/06/2021, davalı ... Sigorta A.Ş yönünden dava tarihi olan 03/03/2022) tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak bu davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ...'in maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 166.351,74 TL (Davalı Türkiye Sigorta A.Ş. Yönünden 22.288,90 TL , davalı ... Sigorta A.Ş yönünden 41.467,73 TL ile sınırlı olarak) destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 22/05/2021 (Davalı Türkiye Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 15/06/2021, davalı ... Sigorta A.Ş yönünden dava tarihi olan 03/03/2022) tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak bu davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacı ...'in (T.C.No:...) maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 123.383,98 TL (Davalı Türkiye Sigorta A.Ş. Yönünden 16.531,80 TL , davalı ... Sigorta A.Ş yönünden 30.756,84 TL ile sınırlı olarak) destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 22/05/2021 (Davalı Türkiye Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 15/06/2021, davalı ... Sigorta A.Ş yönünden dava tarihi olan 03/03/2022) tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak bu davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ...'in maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 357.319,55 TL (Davalı Türkiye Sigorta A.Ş. Yönünden 47.876,03 TL , davalı ... Sigorta A.Ş yönünden 89.071,69 TL ile sınırlı olarak) destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 22/05/2021 (Davalı Türkiye Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 15/06/2021, davalı ... Sigorta A.Ş yönünden dava tarihi olan 03/03/2022) tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak bu davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ...'in (T.C.No:...) maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 173.696,66 TL (Davalı Türkiye Sigorta A.Ş. yönünden 23.273,02 TL , davalı ... Sigorta A.Ş yönünden 43.298,65 TL ile sınırlı olarak) destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 22/05/2021 (Davalı Türkiye Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 15/06/2021, davalı ... Sigorta A.Ş yönünden dava tarihi olan 03/03/2022) tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak bu davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ... ...'in maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 269.180,57 TL (Davalı Türkiye Sigorta A.Ş. Yönünden 36.066,59 TL , davalı ... Sigorta A.Ş yönünden 67.100,63 TL ile sınırlı olarak) destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 22/05/2021 (Davalı Türkiye Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 15/06/2021, davalı ... Sigorta A.Ş yönünden dava tarihi olan 03/03/2022) tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak bu davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacı ... ...'in davalılar ... Gıda ... Ltd. Şti. , ... ve ... Sigorta A.Ş. Hakkında açmış olduğu manevi tazminat davasının kabulü ile; 200.000,00 TL (Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 86.956,52 TL ile sınırlı olarak) manevi tazminatın olay tarihi olan 22/05/2021 (Davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden dava tarihi olan 03/03/2022) tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte bu davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, Davacı ...'in davalılar ... Gıda ... Ltd. Şti. , ... ve ... Sigorta A.Ş. Hakkında açmış olduğu manevi tazminat davasının kabulü ile; 50.000,00 TL (Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 21.739,13 TL ile sınırlı olarak) manevi tazminatın olay tarihi olan 22/05/2021 (Davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden dava tarihi olan 03/03/2022) tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte bu davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, Davacı ...'in davalılar ... Gıda ... Ltd. Şti. , ... ve ... Sigorta A.Ş. hakkında açmış olduğu manevi tazminat davasının kabulü ile; 50.000,00 TL (Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 21.739,13 TL ile sınırlı olarak) manevi tazminatın olay tarihi olan 22/05/2021 (Davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden dava tarihi olan 03/03/2022) tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte bu davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, Davacı ...'in (T.C.No:...) davalılar ... Gıda ... Ltd. Şti., ... ve ... Sigorta A.Ş. Hakkında açmış olduğu manevi tazminat davasının kabulü ile; 50.000,00 TL (Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 21.739,13 TL ile sınırlı olarak) manevi tazminatın olay tarihi olan 22/05/2021 (Davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden dava tarihi olan 03/03/2022) tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte bu davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, Davacı ...'in davalılar ... Gıda ... Ltd. Şti., ... ve ... Sigorta A.Ş. Hakkında açmış olduğu manevi tazminat davasının kabulü ile; 50.000,00 TL (Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 21.739,13 TL ile sınırlı olarak) manevi tazminatın olay tarihi olan 22/05/2021 (Davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden dava tarihi olan 03/03/2022) tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte bu davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, Davacı ...'in (T.C.No: ...) davalılar ... Gıda ... Ltd. Şti., ... ve ... Sigorta A.Ş. Hakkında açmış olduğu manevi tazminat davasının kabulü ile; 30.000,00 TL (Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 13.043,48 TL ile sınırlı olarak) manevi tazminatın olay tarihi olan 22/05/2021 (Davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden dava tarihi olan 03/03/2022) tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte bu davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, Davacı ... ...'in davalılar ... Gıda ... Ltd. Şti., ... ve ... Sigorta A.Ş. Hakkında açmış olduğu manevi tazminat davasının kabulü ile; 30.000,00 TL (Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 13.043,48 TL ile sınırlı olarak) manevi tazminatın olay tarihi olan 22/05/2021 (Davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden dava tarihi olan 03/03/2022) tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte bu davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, karar vermiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı Türkiye Sigorta vekili; Kazanın sanık ... sevk ve idaresindeki kamyonetin seyir halindeyken şerit ihlali yaparak karşı yön bölümüne geçtiği esnada karşı istikametten gelen müteveffanın seyir dengesini bozarak devrilmesine sebep olduğunu, kusur raporuna itiraz ettiklerini, ilk derece mahkemesinin dosya kapsamını dikkate alarak tarafların olaydaki kusur oranlarının hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenip kusur yönünden meydana gelen çelişkilerin giderilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediğini, davacıların davasına, davalı müvekkil şirketin zmss poliçesi ile sigortalı aracın kusurunun ne olduğu ve davacı yanların maddi zarar tutarlarının ne olduğunun tespiti davası olarak bakılabileceğinden aleyhlerine yargılama gideri, faiz ve ücreti vekalete hükmedilmemesine karar verilmesinin gerektiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır. Davalı ... Gıda San.ve Tic.Ltd.Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Söz konusu kazada meydana gelen zararlar ile ilgili dava dilekçesinde yer alan taleplerin öncelikle trafik zorunlu mali mesuliyet ve bu teminat limitinin açılması halinde kasko sigorta poliçesine bağlı ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçesine başvuruda bulunulabileceğini, davacının tüm iddialarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, gerçeği yansıtmadığını ve iddialarını ispat edemedikleri hususların dikkate alındığında davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafın müvekkili şirketi zarara sokmak maksadıyla hareket etmekte ve haksız kazanç sağlamaya çalışmakta ve yerel mahkemenin de buna uyum sağladığını, kaza tespit tutanağı ile dosya kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen rapor arasındaki çelişkinin giderilerek mağduriyete ve hak kaybına mahal vermeyecek biçimde karar gidilmesinin gerektiğini, bu sebeplerle İstanbul Teknik Üniversitesi makine-trafik kürsüsünden ya da Karayolları Genel Müdürlüğü trafik-fen alanında uzman kişilerden oluşacak bilirkişi heyetinden yeni bir rapor alınması için itirazda bulunma zorunluluğunun doğduğunu ve talepte bulunmuş olmalarına rağmen yerel mahkemece bu çelişkinin giderilmediğini, davanın müvekkilinin zarara uğratmak ve sebepsiz zenginleşmek amacıyla açıldığını, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; ATK raporuna göre sigortalı araç sürücüsünün %90 kusurlu olduğunun belirtildiğini, kaza sonrası tutulan kaza tespit tutanağına göre sigortalı araç sürücüsünün tali kusurlu olduğunu, bilirkişi raporu ve kaza tespit tutanağı arasında ciddi çelişkilerin olup bu çelişkilerin giderilmesi gerektiğini, çelişkiler giderilmeden hüküm verilmesinin hukuka aykırı olacağını, bilirkişi raporunda kusura ilişkin hususları kabul etmediklerini, motosiklet sürücüsü müteveffanın kask, koruyucu vb. Kullanması gerekirken özensiz davranması sonucu meydana gelen kazada yaralanmasının etkileyen faktörleri olduğundan müterafik kusur indiriminin değerlendirilmesi gerektiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davaya konu kazada araç sürücüsü müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, meydana gelen kazada davacıların murisinin asli kusurlu olduğunu, kaza tespit tutanağında tespit edildiği üzere müteveffanın yetersiz sürücü belgesine sahip olmasının, koruyucu kaskının takılı olmamasının ve seyrettiği yolun görüşe açık ve kaplamanın dar olması nedeni ile hız kurallarını ihlal etmesi ve hızının etkisi ile kontrolü kaybedip devrilerek karşı yola geçtiğini, yoksun kalınan gerçek destek miktarının tespit edilebilmesi için öncelikle desteğin sağlığında elde dettiği net gelirinin doğru saptanması gerektiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır. Ancak davalı vekilince istinaf harcının yatırılmamış olduğu anlaşılmakla; eksik harcın ve gider avansının yatırılması amacı ile muhtıra çıkarılmış, muhtıranın davalı vekiline tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde harçlar ve gider avansının yatırılmaması halinde istinaf yoluna başvurmamış sayılacağı hususu ihtar edilmiş, muhtıranın istinaf eden vekiline23.07.2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ve (1) haftalık yasal süre dolmasına rağmen davalı vekilinin muhtıra uyarınca gerekli harç ve gider avanslarını yatırmadığı görülmekle; 6100 sayılı HMK'nın 344 maddesi gereğince davalı ...'in istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş, kararın davalı vekiline tebliğ edilmesine rağmen ek kararın istinaf edilmemiş olduğu anlaşılmakla davalı ... vekilinin istinaf başvurusu değerlendirmeye alınmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalan davacıların maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı ... Gıda.. Ltd. Şti vekili, davalı Türkiye Sigorta A.Ş. Vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalılar vekillerinin kusura yönelik istinaf başvurularının birlikte incelenmesinde; Olay tarihli kaza tespit tutanağı incelendiğinde, kazanın oluşumunda ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'in 2918 sayılı KTK'nun 52/B maddesindeki "Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak" kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı KTK'nun 52/a maddesindeki "Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak" kuralını ihlal etmiş ise de KTKY'nin 157/2 maddesi uyarınca, "maddede sayılan hal ve hareketlerde bulunan sürücüler asli kusurlu sayılırlar ancak, sürücülerin veya yayaların kural dışı hareketleri veya taşıtların teknik arızaları bir başka sürücüyü tehlikeye düşürmüş ve bu sürücü, oluşması muhtemel bir kazayı önlemek, can ve mal güvenliğini korumak amacı ile Karayolları Trafik Kanununun öngördüğü temel kurallardan birini ihlal etmeye mecbur kalmış ve bütün tedbirlere rağmen bir kazaya neden olmuşsa, asli kusurlu sayılamaz" hükmü gereğince Tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasında alınan 27.07.2021 tarihli kusur raporunda, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'in 2918 sayılı KTK'nun 52/B maddesindeki kuralı ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı KTK'nun 52/a maddesindeki kuralı ihlal etmiş ise de KTKY'nin 157/2 maddesi uyarınca tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/595 Esas sayılı dosyasında olay mahallinde yapılan keşif neticesinde alınan 25.12.2021 tarihli kusur raporunda, kazanın oluşumunda ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'in 2918 sayılı KTK'nun 52/B maddesindeki "Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak" kuralını ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı KTK'nun 56/a maddesindeki "şerit değiştirme" kuralını ve aynı Yasa'nın 46/a maddesindeki "aksine bir işaret bulunmadıkça sürücüler, araçlarını, gidiş yönüne göre yolun sağından, çok şeritli yollarda ise yol ve trafik durumuna göre hızının gerektirdiği şeritten sürmek zorundadırlar" kuralını ihlal etmiş olduğundan asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. Ceza yargılaması aşamasında yapılan itirazlar üzerine bu defa Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan raporda, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'in kazanın oluşumunda alt düzeyde tali kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'in asli kusurlu olduğu belirtilmiş, rapor esas alınarak kurulan hükmün istinafı sonucu Adana Bölge Adliye Mahkemesi 21.Ceza Dairesinin 2024/42 Esas, 2025/290 Karar sayılı ilamında hükme esas alınan ATK kusur raporu ve kusur oranlarının yerinde olduğu değerlendirmesinin yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 01.08.2023 tarihli raporda, davalı sürücü ... olay yerinde seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, seyrini kendi istikamet şeridini takiben sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyip şerit ihlali yaparak sevk ve idaresindeki kamyonetin karşı yönde seyreden ve seyir durumunun bozulmasına neden olduğu motosikletle çarpıştığı olayda %90 oranında kusurlu olduğu, müteveffa sürücü ... meskun mahalde gündüz vakti iki yönlü yol üzerinde seyri sırasında karşı yönde seyreden ve kendi istikamet şeridine giren araç nedeniyle etkili ve uygun tedbir alması gerekirken yönetimindeki motosikletin devrilip sürüklenerek karşı yönde seyreden kamyonetle çarpıştığı olayda % 10 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece İstanbul ATK'dan aldırılan raporun dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu gibi ceza yargılaması aşamasında olay mahallinde keşif yapılmak suretiyle alınan 25.12.2021 tarihli kusur raporu ve Ankara ATK raporuyla da uyumlu olduğu, kaza tespit tutanağı ve savcılık aşamasında alınan rapor ile 25.12.2021 tarihli kusur raporu arasındaki çelişkinin de işbu raporla giderilmiş olduğu anlaşıldığından davalılar vekillerinin kusur oranlarına yönelik istinaf başvuruları yerinde görülmemiştir. Davalı ... Gıda.. Ltd. Şti vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; 6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370) Somut olayda 22.05.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı aracın, ... plakalı motosiklet sürücüsü ... ile çarpışması neticesinde davacıların desteği olan ...'ın vefat ettiği, mahkemece alınan kusur raporuna göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı araç sürücüsü ...'ın % 90 oranında kusurlu olduğu, davacıların desteğinin alt düzeyde tali (%10 oranında) kusurlu olduğu, buna göre eldeki dosyaya baktığımızda müteveffanın babası olan davacı ...'un Bağkur emeklisi olup çiftçilik yaptığı, davacı anne ... ve davacı eş ...'ün ev hanımı oldukları, müteveffanın çocukları olan diğer davacılar ..., ... ve ...'un öğrenci oldukları, davacı çocuk ...'un ise olay tarihinde 3 yaşında olduğu, davalı araç sürücüsü ...'ın ise ... Gıda.. Ltd. Şti'de ziraat mühendisi olarak çalıştığı, buna göre tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacı anne, baba, eş ve çocuklar ile ölenin yaşı, davacıların ölene yakınlıkları, paranın satın alma gücü ve olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın takdire göre fazla olmadığı anlaşılmış, bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı ... Gıda.. Ltd. Şti vekilinin ve davalı ... Sigorta A.Ş. Vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf başvurularının birlikte incelenmesinde; Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/9757 Esas ve 2021/3262 karar sayılı kararları, 2021/3173 Esas ve 2944 Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile asgari ücret baz alınarak, bakiye yaşam sürelerinin, pay oranlarının içtihatlara göre yerinde belirlendiği, müteveffanın çalışırken kazanın meydana gelmesi karşısında davacılara farazi destek olacağının kabulü ile davacıların zararının belirlendiği anlaşılmakla raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davalılar vekillerinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin ve davalı Türkiye Sigorta A.Ş. vekilinin müterafik kusura yönelik istinaf başvurularının birlikte incelenmesinde; Davalı vekillerince müteveffanın koruyucu ekipman ve kask takıp takmadığı hususunun araştırılması ve zararın artmasına sebebiyet verdiği, bu nedenlerle hükmedilen tazminat miktarından % 20 oranında müterafik kusur sebebiyle indirim yapılması gerektiği iddia edilmiş olup, dosya kapsamı incelendiğinde ... plakalı motosiklet sürücüsü müteveffa ...'in kaskının bulunmadığının kaza tespit tutanağından anlaşıldığı, otopsi tutanağına göre müteveffanın ölüm sebebinin kafatası çöküntüsü, çene kemiği kırığı ve köprücük kemiği kırığına bağlı geliştiğinin tespit edildiği anlaşılmakla mahkemesince belirlenen tazminat miktarından % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmış olduğu anlaşılmakla davalılar vekillerinin bu yönlü istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Diğer yandan davalı ... Sigorta vekili geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderinden sorumlu olmadıklarını istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, açılan davanın ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalan davacıların maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu ve geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderine yönelik herhangi bir talep bulunmadığı gibi bu yönlü bir hükmün de bulunmadığı anlaşılmakla davalı ... Sigorta vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun da reddi gerekmiştir. Davalı Türkiye Sigorta A.Ş. vekilinin usulüne uygun başvuru şartına ve faize yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; Davalı vekili, davanın kısmi dava olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığına dair herhangi bir ibare bulunmadığını, bu nedenle arttırılan kısma ilişkin faizin ıslah tarihinden başlatılması gerektiğini, usule uygun başvuru şartı yerine getirilmediğinden davalının temerrüte de düşürülmediğini ileri sürmüştür. Dava dilekçesi incelendiğinde açılan davanın HMK'nın 107.maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açılmış olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. 6100 Sayılı HMK'nin Belirsiz Alacak ve Tespit davası başlığı altındaki 107/1.maddesinde “Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.” hükmüne, aynı maddenin 2. fıkrasında ise “Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda davacıların kaza nedeni ile murislerinin vefat etmesi neticesinde talep edebilecekleri destek tazminatı miktarlarını tam ve kesin olarak tespit etmesi mümkün değildir. Bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak nitelendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup alacağı doğuran sebebin haksız eylemden kaynaklanmış olmasına göre, tazminatın tamamının aynı tarihte temerrüte düştüğünden ıslah ile istenilen tazminat için de, aynı tarihten (temerrüt tarihinden) itibaren faiz uygulanması gerekmektedir. (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/17892 E- 2019/7758 K; 2015/4099 E- 2017/9935 K, 2015/4364 E-2017/10458 K, 2016/4327 E- 2017/10897 K nolu içtihatları.) Buna göre mahkemenin faiz başlangıcına ilişkin kararı yerinde görülmüştür. Diğer yandan, davalı vekili dava tarihinden önce davacıların usulüne uygun bir şekilde başvuruda bulunmadığını ileri sürmüş ise de, davacıların davadan önce davalı sigorta şirketine ekli belgelerle 02.06.2021 tarihinde usulüne uygun şekilde başvuru yaptıkları, davalı kurumun da bu başvuruya cevaben ... nolu hasar dosyasının açılmış olduğunu bildirdiği, ancak başvuru evrakları içersinde müteveffanın gelirine ilişkin maaş bodrosu ve dava konusu olayda meydana gelen kaza nedeniyle kusurun net olmaması gerekçeleriyle yapılan başvuru karşısında ödeme yapılmadığı ileri sürülmüş olup ödememe nedeni ile eldeki davanın açılmış olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, davalının 8 iş günü sonrasında 15.06.2021 tarihinde temerrüte düşürülmüş olduğu ve faiz başlangıcı olarak bu tarihin kabul edilmesinin yerinde olduğu görülmekle davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. Diğer yandan davalı vekili SGK'dan davacılara yapılan ve mahsubu gereken ödeme bulunup bulunmadığının sorulmamasının hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de, dosyada mevcut SGK İl Müdürlüğü'nün 29.03.2022 tarihli cevabi yazısından davacılara rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılmamış olduğunun belirtildiği anlaşılmakla davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusu da yerinde görülmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... Gıda.. Ltd. Şti vekili, davalı Türkiye Sigorta A.Ş. Vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı ... Gıda.. Ltd. Şti vekili, davalı Türkiye Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 250.648,25 TL istinaf karar harcının, davalılar tarafından peşin yatırılan toplamda 80.195,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 170.453,25 TL harcın davalılar ... Gıda.. Ltd. Şti., Türkiye Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile (Davalı Türkiye Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 25.355,60 TL ve davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun ise 58.656,90 TL ile sınırlı ve sorumlu olmak üzere) Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirmeye alınmadığı anlaşıldığından, bu davalı yönünden yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve karar harcının talep edilmesi halinde ilk derece mahkemesince bu davalıya iadesine, 4-Davalılar tarafından yapılan istinaf giderlerinin tarafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 29.09.2026
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.