Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/285 E. 2026/1393 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/285
- Karar No
- 2026/1393
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/285 KARAR NO : 2026/1393
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/12/2023 NUMARASI : 2023/490 Esas - 2023/690 Karar DAVANIN KONUSU : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) KARAR TARİHİ : 18/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 18/09/202
Taraflar arasındaki davadan dolayı Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/12/2023 tarih 2023/490 Esas 2023/690 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA:Davacı vekili, davalı kooperatif bünyesinde bulunan dubleks ve tripleks konutlardan bir kısmının başka bir yapı ile bağlantısı olmayan bağımsız tek bir müstakil konut niteliğinde, bir kısım ise alt ve üst katları arasında dışarıdan merdivenle bağlantı kurulduğunu, her bir katında ayrı, müstakil kullanıma imkan sağlayacak şekilde salonu, odaları, mutfağı, banyo ve tuvaleti olan bu hali her bir katı diğer katlardan ayrı birer bağımsız bölüm şeklinde kullanıldığını, dolayısı ile kiraya verilmeye birden fazla ailenin kullanımına sunulmaya elverişli bir durumda olduğunu, kurulduğu tarihten 2021 hesap yılında yapılan olağan genel kurul toplantısına kadar kooperatif bünyesinde dubleks, tripleks, konut sahibi olan kooperatif üyelerinden, konutlarının tek bir ana girişe sahip, üst katları ile bağlantısı içeriden merdivenle sağlandığını bu hali ile tek bir aile tarafından müstakil bağımsız bölüm olarak kullanılmaya elverişli olanlardan kat adedine bakılmaksızın tek bir aidat alınmakta iken, alt ve üst katlar arasında bağlantı dışarıdan merdivenle sağlanan, her biri ayrı girişe sahip olan, her katında mutfak banyo, tuvalet, oda ve salon gibi bölümleri olan, bu hali ile ayrı müstakil bağımsız bölüm niteliğinde olan, bağımsız olarak kullanılmaya elverişli olan dubleks ve tripleks sahiplerinden kat adedine göre aidat alındığını, 2021 hesap yılı olağan genel kurul toplantısında aidatların ayrı ayrı her bir kat için ve çekme kat için alınmasına karar verildiğini, bu karara sitede tek bir müstakil bağımsız bölüm niteliğinde dubleks ve tripleks konut sahibi olan müvekkillerince yapılan o toplantıda karşı çıkılmış olmasına rağmen, kararın iptalinin istenebilme için karara muhalefet şerhi konulmadığından söz konusu kararın iptali için dava yoluna gidilmediğini, hizmetten yararlanma oranlarının belirlemesi bakımından sahip oldukları bağımsız bölümlerin kullanım alanlarının küçüklük ve büyüklüğüne göre ortak giderlere katılma açısından farklı aidat belirlenmesini gerektirecek bir durumun söz konusu bulunmadığını, bu nedenlerle davalı...nin 25/06/2023 tarihinde yapılan 2022 hesap yılı olağan genel kurul toplantısında alınan gündemi 7. maddesinde yer alan "site aidatlarının her bir bağımsız bölüm için merdivenli, dıştan merdivenli ayrımının kaldırılması ve içten ve dıştan merdivenli olduğuna bakılmaksızın tespit edilmesi, aidatların her kat için ve çekme katlar ve arsalar için alınmasına devam edilmesine" dair genel kurul kararının iptalini etmiştir. CEVAP :Davalı vekili; davacı tarafların bazılarının işbu davayı açma ehliyeti bulunmadığını, genel kurul kararı iptali davasının açılması için öncelikle bu davaya açmakta taraf sıfatının bulunmaması gerektiğini, genel kurul kararlarına bakıldığında bazı davacıların herhangi bir ihtirazi kayıt koymadıkları açık olup davacıların bazılarının işbu davaya açma sıfatı bulunmadığından davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekli olduğunu, iptali istenen genel kurul 25/06/2023 tarihinde gerçekleşmiş olduğunu, 248 üyeli müvekkili kooperatifin 72 üyesinin katılımı ile çoğunluk sağlanmak suretiyle genel kurul hukuka uygun olarak açıldığını, hukuka uygun olarak toplanan genel kurul'un toplantı ve karar nisaplarına uygun olarak alınmış bir kararın da iptalinin mümkün olmadığını, ayrıca söz konusu iddiaları kabul anlamına gelmemekle birlikte iddialar genel kurul'un tümüyle iptali sebebi olmayıp mahkeme aksi kanaatte olacak ise ancak ilgili kararı iptal edebileceğini, müvekkili kooperatif bünyesinde yer alan dubleks ve 2,5 katlı binaların bir kısmında konuta giriş tek bir ana kapıdan olmakla birlikte katlar arasındaki bağlantı içten merdivenlerle sağlandığını, bir kısmı ise alt ve üst katlar arasında dışarıdan merdivenle bağlantı kurulduğunu, tek katlı yahut henüz payı arsa durumunda bulunan pay sahibi üyeler açısından bu ayrım hakkaniyete aykırı bir hal aldığını, tek katlı taş eve sahip kişilerle 2, 2,5 katlı binaların m2'leri farklı olduğunu, işletme kooperatifinin hizmetlerinden de aynı oranda faydalanmamakta olduklarını, müvekkili kooperatifte henüz inşaat yapılmamış arsalardan da aidat alındığını, davacıların maliki olduğu 2,5 katlı içten merdivenli taşınmaz gerek yüz ölçümü gerekse de site işletme kooperatifinin hizmetlerinde faydalanma açısında aynı olmadığı, dolayısıyla tek katlı evlerden de alınan aidattan farklı bir aidat ödemeleri gerekli olduğunu, gerek emlak vergisi gerekse de diğer ödemeler bakımından değerlendiriliğinde, alınan bedeller yüz ölçümüne ve dolayısıyla kat sayısına göre belirlenmekte olduğunu, tek katlı bina ya da arsa ile 2,5 katlı binadan aynı ödeme alınmamakta olduğunu, bu sebeple genel kurulun kararı hukuka ve hakkaniyete uygun olup davanın reddinin gerektiğini, davanın usulden ve esastan reddini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile davalı kooperatifin 25/06/2023 tarihli genel kurulunda alınan 7. Maddenin "Site aidatlarının her bir bağımsız bölüm için içten merdivenli, dıştan merdivenli ayrımının kaldırılması ve içten ve dıştan merdivenli olduğuna bakılmaksızın tespit edilmesi, aidatların her kat için ve çekme katlar ve arsalar için alınmasına devam edilmesine" ilişkin kısmının iptal edilmesine karar verilmiştir. Karara karşı Davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ:Davalı vekili, bilirkişi raporunun iddia ve savunmalarını değerlendirmeden hazırlandığını, bilirkişi raporunda A ve C olarak nitelendirilen içten merdivenli binaların, keşif heyetinin de müşahade ettiği üzere tek bir arsaya kurulu ve 2,5 katlı devasa binalar olduğunu, sitedeki tüm 2 ve 2,5 katlı içten merdivenli binaların bu şekilde olduğunu, B olarak nitelendirilen binaların ise toplam yüzölçümünün A ve C binaları ile aynı olmasına rağmen dıştan merdiven konulmak suretiyle binaların her katına dıştan giriş sağlandığını, içten merdivenli örnek C binasının her katında ayrı lavabo banyo ve yatak odası mevcut olup, her katın ayrı ayrı kullanıldığını, keşifte yüzölçümü noktasında da bir değerlendirme yapılmasını talep ettiklerini, binalarda dairelerin ödediği aidat dubleks olduğunda arttığını ve yüz ölçümüne dayalı aidat alındığını, keşifte ve davaya cevaplarında talep ettikleri yüzölçümü iddialarının bilirkişi tarafından değerlendirilmediğini, zira tek aidat ödenmesi talep edilen A ve C binaları ile 2,5 aidat ödemesi istenen B binalarının toplam yüzölçümünün aynı olduğunu, dıştan merdivenli (Örnek B) tüm katlar tek bir üyeye ait ise tek aidat her kat 2 ayrı üyeye ait ise 2 aidat ödendiğini, binalarda bulunan katların içeriden ya da dışarıdan merdivenli olmasının m² bazında bir fark oluşturmadığını, zira içeriden merdivenli olan 2-2,5 katlı konut ile dışarıdan merdivenli olan 2-2,5 katlı konut arasında kullanım açısından bir fark bulunmadığını, tek katlı eve sahip kişilerle 2-2,5 katlı binaların m2'leri farklı olup işletme kooperatifinin hizmetlerinden de aynı oranda faydalanmadığını, kaldı ki;müvekkil kooperatifte henüz inşaat yapılmamış arsalardan da aidat alınmadığını, 2021 yılında katların içeriden merdivenli olması ile dışarıdan merdivenli olması arasında bir fark bulunmadığından buna göre aidat alınmasına karar verildiğini, söz konusu karara karşı herhangi bir dava açılmadığını, genel kurulun çağrı usulünde, karar nisabında ve sair hususlarda usulüne uygun olarak verdiği karar kanunun emredici hükümlerine aykırı olmayıp hukuka uygun olduğundan ve dahi kararın iptali durumunda bitmek üzere olan yılda aidatların büyük çoğunluğu toplandığından iptal kararının kooperatif ekonomik olarak büyük sıkıntıya düşmesi ve bütün hesapların alt üst olmasına sebebiyet vereceğinden yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, iddia ve savunmalarını irdelemeyen bilirkişi raporu eksik olduğundan kararın bozularak yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak üzere yerel mahkemeye iadesine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE :Dava davalı Kooperatifin 25/06/2023 tarihinde yapılan 2022 hesap yılı olağan genel kurul toplantısının 7. Maddesinin iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Kooperatif genel kurul kararlarını sakatlayan hukuka aykırılıklar bakımından kararlar; yoklukla malul, mutlak butlanla malul ve iptal edilebilir kararlar olarak üçe ayrılmaktadır. Emredici kurallara aykırı kararlar bakımından kararın şekil ve kurucu unsurları bakımından emredici kurallara aykırılık halinde (örneğin, toplantı ve karar yeter sayılarının bulunmaması) yokluk yaptırımı ile karşı karşıya kalacağı, maddi-öze ilişkin kanunun emredici kurallarına aykırılık halinde ise (örneğin, kararın ahlaka ve adaba aykırı olması, konusunun imkansız olması, kesin hükme ve kanunun emredici madde hukuk kurallarına aykırı olması) alınan kararların mutlak butlanla malul olacağı, kişisel hakları ilgilendiren kanunun emredici olmayan hükümleri ile ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı kararların ise iptal edilebilir kararlar olduğu öğreti ve yargı kararlarında kabul edilmektedir. Davacılar; davalı kooperatifin 25/06/2023 tarihli genel kurul toplantısının 7. Maddesiyle site aidatlarına ilişkin olarak alınan "...Site aidatlarının her bir bağımsız bölüm için içten merdivenli, dıştan merdivenli ayrımının kaldırılması ve içten ve dıştan merdivenli olduğuna bakılmaksızın tespit edilmesi, aidatların her kat için ve çekme katlar ve arsalar için alınmasına devam edilmesine" ilişkin kısmının iptal edilmesini istemişlerdir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile söz konusu genel kurul kararının 7. Maddesinin iptaline karar verilmiş ise de, site aidatlarına ilişkin uygulama değişikliğinin 2021 hesap yılı olağan genel kurul toplantısında yapıldığı, 2021 yılında katların içeriden merdivenli olması ile dışarıdan merdivenli olması arasında bir fark bulunmadığından, buna göre aidat alınmasına karar verildiği, bu karara muhalefet şerhi konulmadığından söz konusu kararın iptali için dava yoluna gidilmediğinin tarafların da kabulünde olduğu, eldeki dava ile 2022 hesap yılı olağan genel kurul toplantısının 7. Maddesi iptal edilse bile bu durumun, aynı hususu düzenleyen 2021 yılındaki olağan genel kuruluyla alınan maddenin iptalini sağlamayacağı, dolayısıyla 2022 yılı olağan genel kurulunun site aidatlarına ilişkin 7. Maddesi iptal edilse de, 2021 yılında olağan genel kuruluyla alınan site aidatlarına ilişkin madde yürürlükte kalmaya devam edeceğinden, eldeki davanın açılmasında davacıların korunmaya değer hukuki yararlarının bulunup bulunmadığının mahkemece değerlendirilmesi gerektiği, zira hukuki yararın dava şartı olup, mahkemece resen gözetilmesi gerektiği, yapılan açıklamalar ışığında mahkemece davacıların eldeki davayı açmakta korunmaya değer hukuki yararlarının bulunup bulunmadığı değerlendirilmeksizin belirtilen şekilde karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/12/2023 tarih 2023/490 Esas 2023/690 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine, 5-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.18/09/2026