Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/3182 E. 2024/3182 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/3182
- Karar No
- 2024/3182
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/3182 - 2026/2389 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/3182 KARAR NO : 2026/2389
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/09/2024 NUMARASI : 2021/885 Esas, 2024/583 Karar DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ : 29/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/09/2026
....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/09/2024 tarih ve 2021/885 Esas, 2024/583 Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17.12.2019 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracıyla seyir halindeyken sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla çarpışması sonucunda çift taraflı, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazada sigortalı araç sürücüsü ...'nin kaza tespit tutanağına göre kusurlu bulunduğunu, davacı müvekkili ... ...'nün söz konusu kaza dolayısıyla yaralandığını ve tedavi altına alındığını, şimdilik 5.900,00 TL daimi maluliyet ve 100,00 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 6.000,00 TL tazminatının davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan 09.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız fiil sonucu kusur konusunda bir değerlendirme yapılabilmesi için kazanın meydana geldiği yer, kaza şekli ve nedeni hususlarının bilinmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün uyuşmazlık konusu kazanın meydana gelmesinde kusurlu bulunmadığını, kişinin müterafik kusuru bulunduğunun kabulü gerekli olduğunu, başvuru şartı yerine getirilmediğinden işbu başvurunun usulden reddine, sigortalı araç sürücüsü uyuşmazlık konusu kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğundan başvurunun reddine, muaccel bir alacağın doğmadığı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın kabulü ile, 6.666,91 TL geçici iş görmezlik tazminatı ile 299.641,40 TL sürekli iş görmezlik tazminatının 22/07/2021 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili; davaya konu kazada sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun ... sayılı dosyasında da alınan kusur raporuyla sabit olduğundan işbu davanın reddinin gerektiğini, alınan her iki bilirkişi raporunda da sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu sabit olduğundan kusur oranları arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesine sevki gerekmekte iken çelişkilerin giderilmeden hüküm kurulduğunu, ATK tarafından düzenlenen rapordaki maluliyet oranının kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişi tarafından hatalı hesaplama yapıldığını, kişinin bakiye ömrünün kaza tarihindeki yaşı esas alınarak hesaplandığını ve 31.12.2059 tarihine kadar destek verildiğini, bakiye ömrün hatalı hesaplanması sebebiyle fahiş tazminat hesaplandığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucu açılmış olan maddi tazminat talebine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Kusur raporuna yönelik istinaf yönünden yapılan incelemede; Dosya arasında mevcut bulunan kaza tespit tutanağında ... plaka sayılı araç sürücüsü ... ...'nün kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmadığından ve geçiş üstünlüğü olan araçlara ilk geçiş hakkını vermediğinden dolayı kusurlu olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nin kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmadığından dolayı kusurlu olduğu belirtilmiştir. İşbu dava dosyasında alınan 26.05.2022 tarihli trafik bilirkişi raporunda sürücü ... ...'nün kaza tespit tutanağında belirtilen aynı sebeplerle asli ve %75 oranında, sürücü ...'nin ise hızını azaltmadığından dolayı %25 oranında kusurlu oldukları belirtilmiştir. Mahkemece aldırılan raporun dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu gibi kaza tespit tutanağı ile de uyumlu olduğu, aralarında çelişki olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin kusur oranın yanlış tespit edildiğine ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin maluliyet raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde; Yargıtay 17. ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü iptali kararından sonra dahi vermiş olduğu yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Buna göre, 11/10/2008 tarihinden önceki kazalar için Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemeleri Tüzüğü çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, 11/10/2008-01/09/2013 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu 01/09/2013 ile 01/06/2015 tarihleri arasındaki kazalar için Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu ve 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/6247 E - 2021/9135 K; 2021/5898 E - 2021/8467 K; 2021/4501 E - 2021/7401 K sayılı kararları) Açıklamalar ışığında eldeki dosyaya baktığımızda, kaza tarihi 17.12.2019 olup mahkemesince hükme esas alınan 27.01.2023 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 07.05.2020 tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde düzenlendiği, davacının son film- grafileri ile tedavi evrakları incelenmek sureti ile raporun hazırlandığı, davacının kalıcı maluliyetinin %10 olduğu; ATK 2.İhtisas Üst Kurulundan alınan 26.10.2023 tarihli raporun yine aynı yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği ve davacının maluliyetinin oranının %10 olarak belirlendiği, raporlar arasında çelişki bulunmadığı anlaşılmakla davalının bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Hesap raporuna yönelik istinaf incelemesinde: Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/9757 Esas ve 2021/3262 karar sayılı kararları, 2021/3173 Esas ve 2944 Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile bakiye ömür ve pasif dönem hesabı yapılarak davacının zararının belirlendiği, raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine göre, davanın kabulüne karar verilmiş olması yerinde görülmekle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 20.923,92 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 5.295,00 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 15.628,92 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.29/09/2026
Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.