Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/132 E. 2026/132 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/132
Karar No
2026/132
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/132 - 2026/46 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/132 KARAR NO : 2026/46

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/01/2024 NUMARASI : 2022/808 2024/36

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. DAVANIN KONUSU : Tazminat

İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 17/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/09/2026

... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/808 esas 2024/36 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin ...'da bulunan taşınmazında tarımsal faaliyetlerde bulunduğunu, bu alanda kuru sarımsak ekimi yaptığını ve bölgede sel ve su baskınlarının meydana geldiğini, bunun sonucunda ise ürünlerinin tamamının zarar gördüğünü, bu ürünlerin davalı şirket nezdinde sigortalandığını, poliçe kapsamında teminat altına alındığını, sel baskınından kaynaklı zararların tespiti için ...'e ihbarda bulunduğunu ve eksik inceleme yapıldığını, zararların karşılanması için arabuluculuk görüşmelerine başlandığını ancak herhangi bir sonuç elde edemediğini, meydana gelen sel ve su baskınları nedeniyle hasar gören ürünlerin hasar oranının ve hak edilebilecek tazminat miktarının uzmanlık gerektirdiğini, hasar oranı ve tazminat miktarlarının belirlenmesi durumunun mümkün olmadığını, müvekkilinin maddi zararının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere sel ve su baskınından dolayı Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan zararların tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davalı vekili, davacı adına ...'da bulunan parselde yer alan kuru sarımsak tarlasının Sigorta Poliçesi ile sigortalının beyanı doğrultusunda tanzim edildiğini, bu alanda sel ve su baskını hasarı olduğu gerekçesiyle müvekkili kuruma hasar ihbarında bulunduğunu, hasar ihbarlarını incelemek üzere görevlendirilen eksperler bu alanlarda incelemelerini yaptığını ve yeniden ekim dikim kararı aldıklarını, 2.kez sel ve su baskını hasarı olduğu gerekçesi ile ihbar bildirimi yapıldığını, yapılan incelemede hasarda bir değişiklik olmadığı belirlenerek hasar dosyasının %0 hasar oranı ile kapatıldığını, yeniden ekim dikim kararı verildiğini, ekim dikim kararı alınan bir hasar olması nedeni ile hasar dosyası incelendiğini ve tazminatı hesaplanarak ödemesinin tamamlandığını, başkaca bir yükümlüğü uygulanması gerektiğini, davanın reddi ile dava masrafları ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : Yerel mahkemece verilen karar ile; davacının tarlasını davalı ...'e Sigorta Poliçesi ile sigorta ettirdiğini, meydana gelen sel ve su baskınları ile tarlalarındaki ürünlerin zarar gördüğünü, davacının ihbarda bulunduğunu, davalının sel baskını yönünden teminat verdiğini, bilirkişi raporunda da davalının zarardan sorumlu olduğunun anlaşıldığını, temerrüt tarihinin hasat tarihi olduğunu, bu sebeple hasat tarihinden itibaren faiz işletilmesi yönünden karar verildiğini, davanın artırılan haliyle kabulüne dair karar verilmiştir. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; mazot-gübre-destekleme gibi Poliçe Teminatı dışı unsurlar tazminat hesaplamasına dahil edilmediğini, gösterilen bilirkişi raporunun gerçekliğe aykırı olduğunu, yapılan tüm itirazlarına rağmen ek bir rapor dahi alınmadan tek ve hatalı bir rapora ilişkin karar kurulmasının haksız olduğunu, davacının ürün yetiştirme tekniklerine uygun ekim yapmadığını, sigortalının üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini ve kötü niyetle yeniden ekim dikim yapılabilmesi için hiçbir çaba göstermediğini bu yüzden tüm zararların da müvekkili kuruma yüklenmesinin haksız olduğunu ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, bu nedenler dolayısıyla bilirkişi tarafından eksik ve hatalı değerlendirme ile tanzim edilen raporun hüküm kurmaya elverişsiz olduğunu, bilirkişi raporuna itiraz ettiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, farklı bir bilirkişiden yeni bir rapor alınmasını, haksız davanın reddini talep ettiğini, yargılama giderlerinin ise davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava; ... Sigorta Poliçesi'nden kaynaklı Tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesin'ce yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olup karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, meydana gelen sel baskını nedeniyle oluşan hasarın teminat kapsamında olduğu, nitekim davalı sigorta şirketi tarafından bu kapsamda davacılara ödeme yapıldığı, teknik bilirkişilerden oluşan heyet raporunda bitkinin su altında kalmasının bitkiyi çürüteceği ve ürünün fenolojik durumu ve hasat ayı dikkate alındığında yeniden ekim-dikim yapılmasının mümkün olmadığına ilişkin tespitte bulunulduğu, mahkemece bu hususlar nazara alınarak davanın kabulüne dair verilen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 4.216,30.TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 1.054,07.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.162,23.TL nispi istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'nce İADESİNE, 6-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere karar verildi. 17/09/2026

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/132, K. 2026/132, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-132-e-2026-132-k-e90ed7fc41ba