İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/283 E. 2025/283 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/283
Karar No
2025/283
Karar Tarihi

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/283 Esas - 2026/512 T.C. ... TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/283 Esas KARAR NO : 2026/512

HAKİM : .... KATİP : ....

DAVACI : ...... VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : .... VEKİLİ : Av....

İHBAR OLUNAN : .... VEKİLİ : Av..... DAVA : Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/04/2025 KARAR TARİHİ : 23/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Kuruluşa ait.... plaka sayılı otobüsün Ayvalı Caddesi No:63 Keçiören/... üzerinde seyir halinde iken ASKİ'ye ait rögar kapağına çarpması sonucu hasar gördüğünü, hasarın meydana gelmesinden karşı tarafın sorumlu olduğunu, müvekkili Kuruluş otobüs şoförünün kusurlu olmadığını, kaza sonucu Kuruluşa ait otobüste maddi hasar oluştuğunu, otobüsün bir süre servis dışı kaldığını, Kaza sonucu Kuruluşu otobüsünde meydana gelen Maddi Hasar (malzeme ve işçilik 129,38 TL.), KDV (25,88 -TL) ve Gelir Yoksunluğu (843,75 -TL) olmak üzere toplam 999,01-TL bedelin ödenmesi sözlü ve yazılı görüşme yapıldığını, herhangi olumlu sonuç alınamadığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 999,01 -TL alacağın olay tarihi olan 13.11.2024 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava konusu olayla ilgili olarak müdürlüklerince herhangi bir çalışma yapılmadığını, bahsi geçen tarihte ve öncesinde belirtilen adreste herhangi bir arıza ihbarı bulunmadığını, belirtilen adreste ve tarihte müvekkili İdare veya İdare yüklenicileri tarafından hiçbir çalışma yapılmadığını, hasarın İdare çalışmaları sırasında gerçekleşmediğini, davacı tarafça iddia edilen dava konusu olayın meydana gelmesinde idareye atfedilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, olayın davacı personelinin tedbirsiz ve dikkatsiz araç kullanmasından kaynaklandığını, olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin hatalı olduğunu, zarara ilişkin müvekkilinin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğu bulunmadığını, öncelikle davanın usulden reddine, bilahare davanın esastan reddine ve tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf (davacı) üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER -Kaza Tespit Tutanağı, -Davacı kuruluşun olay yeri raporu, -Davacı kuruluşun hasar saptama raporu, -Kazaya ilişkin fotoğraflar, -Bilirkişi raporu, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava trafik kazası nedeniyle araç hasarı, kazanç kaybı ve değer kaybından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizce deliller toplanmış, kusur ve zararın tespiti hususlarında bilirkişi raporu alınmıştır. Adli trafik uzmanı ve makine mühendisi bilirkişiler tarafından birlikte tanzim edilen 24/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Davacı EGO Genel Müdürlüğü adına tescil kaydı bulunan .... Karayolları Trafik Kanunu ve Yönetmelikte belirtilen kural ihlali bulunmadığından maddi hasarlı trafık kazasının meydana gelmesinde kusurunun olmadığı, Davalı (... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü) ASKİ Genel Müdürlüğünün ... Büyükşehir Belediyesi iştiraki kamu kuruluşu ve görev alanın kanun ve yönetmeliklerde belirtilen hususlar ile sınırlı olduğu dosyada bulunan belgelere göre karayolu üzerinde herhangi ASKİ'ye ait bir çalışma olmadığı anlaşılmakla yol üzerinde herhangi bir denetim sorumluluğu olmadığı değerlendirilmekle, Dava dışı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın yolun yapım ve bakımından sorumlu kuruluş olması nedeniyle, 7/24 yol üzerindeki kontrollerini zamanında yapmayıp gerekli önlemleri alamamış olmakla ilgili mevzuatlarda belirtien denetim yükümlülüklerini ihmaliyle tam ve %100 oranında kusurlu olarak hizmet kusurunun bulunduğu, Davacı EGO Genel Müdürlüğü zararının toplamda 843,75 TL olacağı..." hususları belirtilmiş, diğer yandan makine mühendisi bilirkişi tarafından Belediye Başkanlığının kusurlu olduğu görüşüne iştirak edilmediğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Rapora gelen itirazların irdelenmesi amacıyla alınan 23/02/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle kök rapordaki tespit ve görüşler yinelenerek ilaveten "... Mahkemenizce işçilik ve araç yoksunluk kaybı bedelinin davalıdan talep edileceği kabul edildiğinde davacı talebinin 999,01 TL olacağı, Mahkemenizce işçilik bedeli hariç olarak sadece araç yoksunluk kaybı’nın davalıdan talep edileceği kabul edildiğinde ise davacı talebinin 843,75 TL olacağı," hususları belirtilmiştir. Bilindiği üzere; kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (6098 s. TBK m. 49) Diğer yandan KTK'nın 10. Maddesi çerçevesinde; Belediye trafik birimleri, Yapım ve bakımından sorumlu olduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmak, Gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmak, Karayolu yapısında ve üzerinde yapılacak çalışmalarda gerekli tedbirleri almak, aldırmak ve denetlemek ile yükümlüdür. Yine aynı Yasa'nın 13. Maddesi uyarınca,Karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşlar, karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla yükümlüdür. Eldeki davada, işin esasından önce davalının yargı yolu/görev, zamanaşımı ve husumet itirazlarının irdelenmesi gerekmiştir. Uyuşmazlığın trafik kazasından kaynaklanması nedeniyle adli yargı yoluna tabi olduğunda duraksama bulunmayıp, yine her iki kuruluşun tacir sıfatını haiz olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi nedeniyle eldeki davanın TTK'nın 4. Maddesi kapsamında nispi ticari davalardan olduğu ve uyuşmazlığın çözümünde Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmıştır. (Bkz. ... BAM 26 HD. 2019/2883 E., 2022/836 K., 31.03.2022 T.) Davaya konu kaza tarihinin 13/11/2023 olduğu, dava tarihinin 10/04/2025 olduğu görülmekle, gerek KTK'nın 109. Maddesi gerekse TBK'nın 72. Maddesi uyarınca 2 yıllık zamanaşımı süresi geçmediğinden davalı yanın zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir. Husumet itirazı yönünden; Taraflar arasında dava konusu hasara neden olan rögar kapağının kimin sorumluluğunda olduğu hususunun da uyuşmazlık konusu olduğu görülmektedir. İSKİ'nin kuruluşu hakkındaki 2560 sayılı Kanun'un Ek 5. maddesinde bu Kanun'un diğer Büyükşehir Belediyelerinde de uygulanacağının belirtildiği, Ek 6. maddesinde 5363 sayılı ... Su Tesisatının Belediyeye Devri ve İşletilmesi Hakkındaki Kanun'un 23.11.1981 de yürürlükten kaldırılmış bulunduğu, böylece ASKİ’nin de 2560 sayılı Kanun'a tabi bir kuruluş haline geldiği, aynı Yasa'nın 2/d maddesinde (ilgili idarelerin), "Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak" şeklinde görev ve yetkileri olduğunun belirtildiği, kanunun 2. maddesi hükmünde sayılan su ve kanalizasyon idaresinin görevleri bakımından ... Büyükşehir Belediyesi mücavir alan içerisindeki bu görevin ASKİ Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilmekte olduğu, ASKİ'nin görev ve yetkilerine ilişkin 2560 sayılı Yasanın 2/d maddesi uyarınca rögar kapağının, yapım, bakım, onarım ve kontrol görevi ASKİ'ye ait olup rögar kapağının meydana getirdiği zarardan ASKİ'nin sorumlu olacağı anlaşılmıştır. (Aynı yönde bkz. ... BAM 26. HD. 2022/2179 E- 2024/1331 K; ... BAM 35 HD. 2024/1065 E- 2025/1215 K.) Nitekim ... BAM 35. Hukuk Dairesi'nin 2025/943 Esas, 2026/922 Karar sayılı ve 11/06/2026 Tarihli kararında; " ... Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) Genel Müdürlüğü Bakanlar Kurulunun 11.03.1987 tarih ve 87/11594 sayılı kararının 1. maddesi ile ... Büyükşehir Belediyesine bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluş olarak kurulmuş olup, Teşkilat Yönetmeliğinin 4. maddesinde yer alan "... Belediyesi sınırları içinde Kuruluş Kanunu ve Diğer Kanunlarla verilen su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek" olarak yapılan görev belirlemesi karşısında, hasara neden olan rögar kapağı, ... Büyükşehir Belediyesine ait olmayıp, ASKİ'ye ait ve onun bakım ve sorumluluğundadır." denilmiştir. Bu itibarla davalı kuruluşun Belediye Başkanlığı'ndan ayrı bir tüzel kişiliği bulunduğu ve husumetin rögar kapağından doğan sorumluluk nedeniyle yöneltilmesi karşısında davalı yanın husumet itirazı yerinde görülmemiştir. Hal böyle olunca işin esası yönünden, toplanılan deliller doğrultusunda somut olayda; 13/11/2023 günü davacıya ait yolcu otobüsünün rögar kapağı üzerinden geçtiği sırada, kapağın kırılması sonucunda tek taraflı trafik kazası meydana geldiği, kaza nedeniyle davacının aracında hasar meydana geldiği anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda özetle; davacının işçilik bedeli haricinde, hasar, değer kaybı ve araç mahkumiyet zararı toplamının 843,75 TL olduğu, işçilik bedeli dahil edilirse zararın 999,01 TL olarak hesaplandığı görülmüştür. Raporun; olayın oluş şekli, zararın tespit ve hesaplanması hususunda denetime elverişli hazırlandığı, dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun düştüğü, davacı kuruluşun hasar raporu ile de örtüştüğü, kök rapora gelen itirazların ek rapor ile giderildiği nazara alınarak rapor hükme esas alınmıştır. Ancak yukarıda açıklandığı üzere rögar kapağının meydana getirdiği zarardan ASKİ'nin sorumlu olacağı anlaşıldığından, raporda sorumluluğun Belediye Başkanlığı'nda olduğu yönündeki görüşe itibar edilmemiştir. Yine raporda işçilik bedeline ilişkin yapılan alternatifli hesaplama bakımından yapılan değerlendirmede; Bilindiği üzere hukuk sistemimizde kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar görenin zararı giderebilmek ve montaj için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bunların zarar ile ilgisi bulunmamaktadır. Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemez.(Bkz. Y. 4. HD. 2018/1089 E., 2018/5527 K.) Dosya kapsamına göre, davacı vekilinin 25/03/2026 tarihli dilekçesinden de sabit olduğu üzere, onarım işlemleri davacı kuruluşta çalışan personel tarafından yapılmakta olup, somut olayda özel olarak adam tutulup çalıştırılmadığından, işçilik bedelinin genel idare gideri gideri niteliğinde olmakla gerçek zarar kapsamına dahil edilemeyeceği değerlendirilmiş bu itibarla bilirkişi raporunda işçilik bedeli hariç tutulan hesaplamaya itibar edilmiştir. Yapılan açıklamalar kapsamında, davacıya ait yolcu otobüsünün seyir esnasında şeridindeki rögar kapağı üzerinden geçtiği sırada, kapağın kırılması sonucunda meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının aracında hasar oluştuğu, hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca; dava konusu trafik kazasından kaynaklanan hasar nedeniyle davacının uğradığı maddi zararın 843,75 TL olduğu ve rögar kapağının meydana getirdiği zarardan ASKİ'nin sorumlu olduğu anlaşılmakla davanın bu tutar üzerinden kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 843,75 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 13/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, 615,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı 760,00 TL tebligat gideri, 11.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.760,00 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 9.932,33 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 1.827,67 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 843,75 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 155,26 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 714,90 TL'sinin davacıdan, 3.885,10 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davacı vekili, davalı vekilinin ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı, 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/06/2026

Katip ...

Hakim ...

BU BELGE GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/283, K. 2025/283, T. 23.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-283-e-2025-283-k-e98129973992