İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1413 E. 2026/697 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1413
Karar No
2026/697
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1413 KARAR NO : 2026/697

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/05/2026 KARAR TARİHİ : 24/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu 05/05/2026 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirketin eski ortağı olduğunu, davalıların müvekkilinin payı göz ardı edilerek aralarında hisse devri gerçekleştirdiğini, şirketin en önemli gelir kaynağının ...'den kiralanan 2 adet dükkan olduğunu, kafe ve restoran amaçlı işletildiğini, müvekkilinin babası tarafından kurulan şirketin babasının vefatı üzerine kardeşi ve annesiyle birlikte şirket ortağı haline geldiğini, amca ...'ün 2014 yılından itibaren ceza sorumluluğunu da gerektirir bir kısım eylemler gerçekleştirdiğini, şirketi iflasa sürüklediğini ve bu hususta ... 3. ATM'nde... Esas sayılı dosya ile iflas erteleme başvurusunda bulunulduğunu, diğer davalıların da 2019 yılından itibaren Metin'in eylemlerine iştirak ettiklerini ve şirketi ele geçirdiklerini, müvekkilinin...'den yurda döndüğünde tüm bu olaylardan haberdar olduğunu, müvekkilinin diğer ortaklardan hak arama arayışına girdiğini ve diyaloglarının sonuçsuz kaldığını, akabinde müvekkili tarafından yasal yollara başvurulduğundan beyanla anılan sebeplerle Mahkemece bir kısım alacak kalemlerinin doğrudan zarar kapsamında değerlendirilmemesi durumunda şirketin halihazırda davalı şahısların elinde olması ve paranın şirket kasasına girmesi halinde müvekkilinin payına ulaşmasının engelleneceği basit olduğundan, hükmedilecek tutarın Mahkemece atanacak yönetim kayyımı denetimine depo edilmesine, kayyımca bu tutarı şirketin zorunlu giderleri düşüldükten sonra müvekkilinin hissesi oranında doğrudan müvekkiline ödemesine, davalıların taşınmazları ve banka hesapları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, şirket yönetimine ivedilikle yönetim kayyımı atanmasına, Mahkemece kabul görmemesi halinde kamu düzeni nazara alınarak mevcut yönetimin her türlü işleminin kayyım onayına tabii tutulmasına, başlangıç olarak 6.000,00-TL'nin haksız fiil tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile tazminatın müvekkilinin hissesi oranında doğrudan müvekkiline ödenmesine ve şirketin uğratıldığı zarar ve iflas süreci kapsamında kaybolunan kazancın müvekkilinin hissesi oranında tahsili ile müvekkiline ödenmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 2021 Yılında usule uygun düzenlenen vekaletname uyarınca ve bilgisi dahilinde hisseleri annesi tarafından müvekkillerden ...'a devredildiğini, davacının tüm süreci bildiğini, müvekkilleri yönünden zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davalının hisselerini müvekkillerden ...'a 5.500.000 TL bedel ile devrettiğini, davaya konu şirketin müvekkillerinden ... ve davalının babası ... tarafından 1993 yılında kurulduğunu, şirketin kurulduğu günden bu yana müdür olarak müvekkili ...'in görev yaptığını ve tüm şirket işleri ile o ilgilendiğini, ancak büyük olması sebebi ile neredeyse tüm şirket geliri... e aktarıldığını, ... ün vefatı neticesinde davalının, vefat eden kardeşi Serkan ve annesi mirasçı sıfatı ile şirketin ortağı olduklarını ve müvekkillerinden ... yeniden 1 yıllığına tüm tarafların onayı ile müdür olarak atandığını, akabinde ... in şirket hisselerini alma hususunda taraflar anlaştıklarını, şirket merkezi olarak görülen cafe / bar olan işletme hissedarlardan ... tarafından işletildiğini, müvekkili ...'in 2019 yılına kadar sadece pasif olarak İflas Masasının atması neticesinde resmi hesapları kontrol edebildiğini, davacının babasının vefatından sonra müvekkillerinden ... in kar elde ettiği, hissedarlara vermediği hususları tamamen gerçek dışı olduğunu, 2015 yılının ortalarından 2019 yılına kadar işletmede müvekkili ...'in sadece resmiyette adı geçtiğini, diğer hissedarlardan Serkan tarafından işletildiğini, 2019 yılı ortalarında işletmenin durumunun iyice kötüye gitmesi neticesinde yan binada ... adındaki yeri işleten diğer müvekkilleri ..., ... ve ...'e, davacının da bilgisi dahilinde, şirket hisseleri ve işletmenin devri hususunda teklifte bulunulduğunu ve taraflarca 1.600.000 TL karşılığında anlaşma yapıldığını, alt kira sözleşmesi yapılmadığını, davacının babası adına kayıtlı olan ve satılan mülklerin davaya konu şirket ile bir ilgisi olmadığını, tamamen davalı ve ailesinin uhsedinde bulunduğunu, iş bu gayrimenkullerin satılarak şirket borçlarının ödendiğinin ise gerçek dışı olduğunu, davacının işletme ile ilgili talepte bulunma hakkı bulunmadığını, davacının tüm süreci bildiğini, her türlü kar/ tazminat talebinde bulunduğu işletmedeki haklarını 2019 yılında müvekkillerinden ...; ... VE ... devrettiğini, müvekkillerin pandemi dahil iflas halindeki bir şirketi kara geçirir hale getirip İflas kararının kaldırılması akabinde, davacı bir ihtar ile ticari defter vs talebinde bulunduğunu, akabinde ikinci dükkan ile ilgili kira kontratının imzalanması sonrasında hisse devri için talep ettiği bedeli teslim aldıktan sonra müvekkileri hakkında suç duyurunda bulunarak, davalar açmaya başladığını, davacının işbu davasının TMK 2 ye aykırılık teşkil ettiğini, davacının tüm iddialarının gerçek dışı olup taleplerinin tamamında haksız olduğunu, taleplerinin tamamı zamanaşımın uğramış olduğunu beyan ederek, anılan sebeplerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davanın niteliği, davacının, eski ortağı olduğu ...'nin müdürü davalı ... ile birlikte hareket ederek şirketin gelir kaynaklarını alt kira yasağına rağmen üçüncü kişilere devrettiği ve şirket malvarlığını çeşitli usulsüz işlemlerle eksilttiği iddia olunan diğer davalılar aleyhine; 2014 yılından 03/10/2025 tarihli hisse devri tarihine kadarki süreçte uğranıldığı ileri sürülen doğrudan zararların 6102 sayılı TTK m. 553 vd., m. 644 ile 6098 sayılı TBK m. 49, 61–62 hükümleri uyarınca müştereken ve müteselsilen tazmini, davalılara ait taşınır, taşınmaz ve banka hesapları üzerine alacağın güvence altına alınması amacıyla geçici hukuki koruma kararı verilmesi, davalı şirkete yönetim kayyımı veya en azından denetim kayyımı atanması ile mevcut yönetimin işlemlerinin kayyım onayına bağlanması ve hükmedilecek tutarın atanacak kayyım denetiminde şirket kasasına depo edilerek davacıya doğrudan ödenmesi istemlerine ilişkindir. Somut olayda davacının hisselerini ...'e 5.500.000 TL bedel ile devrettiği dosya kapsamı ile sabittir. Türk Ticaret kanunu'nun 630. ve devamı maddeleri uyarınca yöneticinin sorumluluğu davası açılabilmesi için ilgili şirketin hissedarı olmak ön şarttır. Ancak, şirket hissedarları, ilgili şirketin yöneticilerinin eylemlerinden kaynaklı olarak sorumluluk isteminde bulunabilirler, dava tarihi itibarıyla şirket hissedarı olmayan ya da dava açıldıktan sonra bu sıfatı kaybedenlerin yöneticinin sorumluluğu davasını açma ehliyeti bulunmamaktadır. HMK'nın 114. ve devamı maddeleri uyarınca, dava açma ehliyetinin bulunup bulunmadığının mahkemece değerlendirilmesi zorunlu olduğundan mahkememizce işin esasına girilmeksizin davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın usulden REDDİNE, 2-Başlangıçta yatırılan peşin harcın YETERLİLİĞİNE, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 6.000,00 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, 6-Avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince davalı vekili lehine takdir olunan 22.500,00-₺ maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde HMK 333 maddesi uyarınca davacı tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar verildi.24/09/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1413, K. 2026/697, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1413-e-2026-697-k-fd6554fd4a3d