Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1236 E. 2026/1117 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1236
- Karar No
- 2026/1117
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/1236 Esas 2026/1117 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1236 KARAR NO : 2026/1117
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 17/03/2026 (Ek karar) NUMARASI : 2026/63 D.İş 2026/69 Karar DAVA : İhtiyati Haciz Kararına İtiraz DAVA TARİHİ : 02/02/2026 KARAR TARİHİ : 11/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/09/2026
Taraflar arasındaki ihtiyati haciz kararına itiraz istemine ilişkin talebin yapılan yargılaması sonunda, ihtiyati haciz kararına borçlu taraf itirazının reddine yönelik mahkemece verilen ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TALEP İhtiyati haciz kararına itiraz eden borçlu talep dilekçesinde özetle; bankaya herhangi bir borcunun bulunmadığını, asıl borçlu şirketle ilgili işlem yapılmadığını, ihtiyati haciz kararı sonucunda emekli maaşının dahi haczedildiğini, alacağın rehinle teminat altına alınmış alacak olduğunu, asıl borçlunun ... ... Ltd. Şti. olup bankaca şirkete ait taşınmaz üzerine 30.000.000 TL bedelli (1.) dereceden ipotek konulduğunu, ipoteğin değerinin borcun çok üzerinde olduğunu belirterek hakkında verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece 04/02/2026 tarihli karar ile; genel kredi sözleşmeleri, ipotek ve ihtarname kapsamına göre borcun vadesinde ödenmediği, alacağın rehinle temin olunmadığı gerekçeleriyle; "talebin kısmen kabulü ile 7.001.488,34-TL nakdi tutarındaki alacağın temini için yukarıda adı geçen borçlunun menkul, gayrimenkul mal varlığı ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından haczi kabil ve borca yeter miktardaki kesiminin İİK nun 257/1 maddesi uyarınca ihtiyaten haczine, fazlaya ilişkin talebin reddine" dair karar verilmiştir.
Borçlu kefilin ihtiyati haciz kararına itirazı üzerine mahkemece 17/03/2026 tarihli ek karar ile; ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçlu/kefilin itirazında, alacağın rehinle teminat altına alındığı belirtilerek ihtiyati haciz kararına itiraz ettiği görülmüşse de borçlunun itirazında belirttiği ipotek belgesinde ipoteklerin asıl borçlu şirket lehine tesis edildiği, borçlu kefilin sorumluluğuna ilişkin verilmediğinin anlaşıldığı, alacağın varlığı konusunda yaklaşık ispat ölçütünün gerçekleşmiş bulunması ve borçlu kefilin sorumluluğuna yönelik verilmiş bir teminat bulunmaması gerekçeleriyle; "borçlunun itirazının reddine" karar verilmiş, verilen ek karara karşı itiraz eden borçlu kefil tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati hacze itiraz eden borçlu kefil istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığını, mahkemece yaklaşık ispat şartının hatalı değerlendirildiğini, alacağın varlığı, kefaletin geçerliliği ve kapsamı, muacceliyet, temerrüt ve alacak miktarı hususlarında ciddi uyuşmazlıklar bulunduğunu, kredi alacağının ipotekle teminat altına alınmış olması karşısında İİK'nın 45. maddesi uyarınca öncelikle rehnin paraya çevrilmesi gerektiğini, ayrıca TBK'nın 586. maddesinde öngörülen kefile başvuru koşullarının oluşmadığını, takip konusu alacağın belirli ve likit olmadığını, aynı alacak yönünden iki ayrı takip başlatılması suretiyle mükerrer takip yasağının ihlal edildiğini, mevcut teminatlar karşısında şahsi malvarlığına ihtiyati haciz uygulanmasının ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu ve telafisi güç zararlara neden olduğunu belirterek ihtiyati hacze itirazın reddine ilişkin ek kararın kaldırılması, haciz işlemlerinin durdurulması gerektiğini ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; ihtiyati haciz kararına itiraz istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; İhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nun 257. maddesi, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklının, alacağının varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemede olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal içtihatlarına göre ihtiyati haciz kararı verilmesinde mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmadığı, yaklaşık ispat ölçülerinde ispatın yeterli olacağı belirtilmiştir (26/02/2014 tarihli 2013/16354 esas 2014/3605 karar sayılı emsal içtihadı). Dosya kapsamından ihtiyati haciz talep eden banka ile asıl borçlu ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti arasında 26/09/2019 tarihli 3.000.000,00 TL limitli ve 24/03/2025 tarihli 8.500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri akdedildiği, borçlu şirket ortağı olan ...'nın iş bu 26/09/2019 tarihli sözleşmeyi aynı limit ile, 24/03/2025 tarihli sözleşmeyi ise 10.000.000,00 TL limit ile müteselsil kefil olarak imzaladığı, yine 27/06/2019 tarih ve ... yevmiye, 23/02/2021 tarih ve ... yevmiye, 30/04/2024 tarih ve ... yevmiye, 24/03/2025 tarih ve ... yevmiye numaralı işlemler ile asıl borçlu şirket adına kayıtlı taşınmazlar üzerine asıl borcu teminen ipotek tesis edildiği görülmüştür. İhtiyati haciz talep eden banka tarafından kredi borcu ödenmediğinden bahisle kredi hesabı Ankara 12. Noterliği'nin 06/01/2026 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kat edilerek asıl borçlu ve kefile 7.001.488,34-TL nakdi, 737.500,00-TL gayri nakdi ve 12.650,00-TL çek taahüdü alacağının ödenmesinin talep edildiği, borçlulara (1) gün atıfet süresinin verildiği, hesap kat ihtarnamesinin asıl borçlu şirketin yetkilisine 07/01/2026 tarihinde, kefil ...'ya 07/01/2026 tarihinde bizzat tebliğ edildiği, banka tarafından 7.751.638,34-TL alacağın teminat altına alınması için kefilin menkul, gayrimenkul mal ile üçüncü kişilerdeki doğmuş ve doğacak hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasının talep edildiği ve mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; talebin kısmen kabulü ile alacağın nakit olan 7.001.488,34-TL' si yönünden ihtiyati haciz kararı verildiği dosya içeriğiyle sabittir. Dosya içerisinde yer alan ipotek resmi senetleri incelendiğinde, asıl borçlu şirketin borçlarının teminatını teşkil etmek üzere, ihtiyati haciz talep eden banka lehine asıl borçlunun taşınmazları üzerinde 27/06/2019 tarihli ve 3.000.000,00 TL limitli, 23/02/2021 tarihli ve 1.500.000,00 TL limitli, 03/04/2024 tarihli ve 5.000.000,00 TL limitli, 24/03/2025 tarihli ve 10.000.000,00 TL limitli üst sınır ipoteği tesis edildiği görülmüştür. İİK'nun 45/1. maddesi gereğince, "rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla talep yapabilir, ancak rehnin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoluyla takip edebilir" madde hükmü alacağı rehinle temin edilen bir kimsenin "rehni veren" hakkında doğrudan doğruya genel haciz yoluyla takibe geçmesini önlemekte ve rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile, alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğine ilişkin bulunmaktadır. Dosya kapsamında bulunan ipotek resmi senetlerinin incelenmesinden; söz konusu ipoteğin asıl borçlunun kullanacağı kredinin teminatı kapsamında verildiği, kefilin edimlerinin teminatını kapsamadığı, bu nedenle 2004 sayılı İİK'nun 45 maddesi hükmünün yalnız asıl borçlu yönünden uygulanacağı, kefil yönünden uygulanma alanı olmadığı, yine yukarıda belirtildiği üzere dava konu ipoteklerin asıl borçlunun borcunu teminat altına aldığı, kefil yönünden verilmiş bir rehnin bulunmadığı ve yaklaşık ispatın bulunduğu da anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca borçlu kefil ...'nın ihtiyati haczin kaldırılması isteminin reddi yönündeki mahkemenin ek kararı usul ve yasaya uygun olup bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz kararına yapılan borçlu taraf itirazının reddi yönündeki ara kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen davalı borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-İhtiyati haciz kararına itiraz eden borçlu kefil ...'nın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 732,00-TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati haciz kararına itiraz eden borçlu tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/09/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -