Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/409 E. 2026/1346 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/409
Karar No
2026/1346
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/409 KARAR NO : 2026/1346

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/11/2023 NUMARASI : 2023/149 Esas 2023/939 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 15.09.2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 15.09.2026

Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15.11.2023 gün ve 2023/149 Esas 2023/939 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı .... arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredilerin teminatı olarak, ... plakalı,... model .... marka otomobil üzerinde müvekkili banka lehine 92.000,00 TL bedelle taşıt rehni tesis edildiğini, müvekkili banka tarafından keşide edilen 29.09.2022 tarihli hesap kat ihtarnamesi ile davalının kullandığı kredi ürünlerine ilişkin hesaplarının kat edildiğinin bildirildiğini, ödeme yapılmaması üzerine İzmir Banka Alacakları İcra Dairesi'nin 2022/1448 Esas sayılı dosyası ile Taşınır Rehninin Paraya Çevrilmesi Yoluyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu, davalının itirazının İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/705 Esas sayılı dosyasında verilen geçici ve kesin mühlet kararlarına dayandırıldığını, ancak İİK'nın 295. maddesi uyarınca kesin mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar bakımından rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabileceğini veya başlamış takiplere devam edilebileceğini, bu nedenle davalının itirazının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, zaman kazanma amacıyla kötüniyetle yapıldığını belirterek, davalının İzmir Banka Alacakları İcra Dairesi'nin 2022/1448 Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından ilgili icra dosyasına sunulmuş bir borca itiraz talebi bulunmadığını, müvekkili hakkında İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/705 Esas sayılı dosyasında 15.09.2022 tarihinden itibaren geçici mühlet, 01.12.2022 tarihinden itibaren kesin mühlet kararı verildiğini, icra takibinin başlatıldığının öğrenilmesi üzerine bu mühlet kararlarının icra dosyasına 23.12.2022 tarihinde ibraz edildiğini, İİK'nın 147. ve 62. maddeleri anlamında ödeme emrine bir itirazının bulunmadığının, rehin hakkına, borcun varlığına ve miktarına, icra dairesinin yetkisine, zamanaşımı süresine ve borcun vadesine itiraz etmediğinin talebin içeriğinden açıkça anlaşıldığını, icra dosyasına sunulan talebin tek amacının rehin konusu mal ile ilgili koruma tedbiri alınmasına ve satışının gerçekleşmesine engel olmak olduğunu, borca itiraz bulunmadığından davacının itirazın iptali davasının konusunun bulunmadığını, icra memuru muamelesinden kaynaklanan bir aykırılık söz konusu ise davacının şikâyet yoluna başvurması gerektiğini, bu nedenle davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını belirterek, konusu ve hukuki dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı banka ile davalı arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredilerin teminatında bulunan rehinli araçla ilgili olarak İzmir Banka Alacakları İcra Dairesi'nin 2022/1448 Esas sayılı dosyası kapsamında Taşınır Rehninin Paraya Çevrilmesi Yoluyla icra takibi başlatıldığı, davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesi neticesinde alınan raporda davalının davacı bankadan kullandığı kredilere ait borç tutarlarının bankanın takip talebinde talep ettiği tutarlara uygun olduğunun tespit edildiği, alacağın rehinli limiti olan 92.000,00 TL tutarında bulunduğu gerekçeleriyle, davanın kabulü ile İzmir Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün 2022/1448 Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile 92.000,00 TL alacak üzerinden takibin devamına, davalı tarafından yapılan itirazın haksız ve alacağın likit olduğu kabul edilerek hüküm altına alınan 92.000,00 TL alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra-inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin icra dosyasına sunduğu 23.12.2022 tarihli talebin borca yönelik bir itiraz niteliği taşımadığını, müvekkilinin rehin hakkına, borcun varlığına ve miktarına, icra dairesinin yetkisine, zamanaşımına ve borcun vadesine herhangi bir itirazının bulunmadığını, talebin yalnızca İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/705 Esas sayılı dosyasında verilen mühlet kararı ve buna bağlı ihtiyati tedbire ilişkin olduğunu, bilirkişi raporunda da borca yönelik bir itirazın bulunmadığının açıkça belirtildiğini, borca itiraz bulunmaması nedeniyle davacının itirazın iptali davasının konusunun bulunmadığını, mahkemenin bu hususu gerekçesiz biçimde göz ardı ederek müvekkilinin itiraz ettiği kabulüyle davanın kabulüne ve icra inkâr tazminatına hükmettiğini, likit bir alacak hakkında borçlu itirazının haksız bulunmadığı hâllerde icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceğini ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 6100 sayılı Kanun'un dava şartlarını düzenleyen 114. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmü uyarınca, HMK'da düzenlenen genel dava şartlarının dışında ayrıca dava türü ve uyuşmazlık konusuna göre diğer dava şartları da aynı Kanun'un 115. maddesi uyarınca mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden incelenir. Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı veya yokluğu gerekli olan hâllere dava şartları denir; dava şartlarının amacı, bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit ederek, davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır (Baki Kuru, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, İstanbul 2016, s.190). İtirazın iptali davası takiple sıkı sıkıya bağlı davalardan olup incelenmesi için belirli ön şartların varlığı gerekmektedir. Dava tarihinde geçerli bir icra takibinin bulunması, geçerli bir itirazın bulunması, itiraz sonucu takibin durmuş olması, takibin yetkili icra dairesinde başlatılmış olması gibi özel dava şartları itirazın iptali davasının dinlenebilmesi için öncelikle bulunması gerekmektedir. Somut olayda, davalı borçlu vekilinin İzmir Banka Alacakları İcra Dairesi'nin 2022/1448 Esas sayılı dosyasına sunduğu 23.12.2022 tarihli dilekçe içeriğinde, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/705 Esas sayılı dosyasından verilen 15.09.2022 tarihli karar ile davalı hakkında 15.09.2022 tarihinden itibaren geçici mühlet, 01.12.2022 tarihinden itibaren kesin mühlet kararı verildiği, bu karar gereğince İİK'nın 206. maddesinin 1. sırasında yazılı alacaklar için haciz yoluyla yapılmış ve yapılacak takipler hariç olmak üzere davalı aleyhine hiçbir takip yapılmaması ve ihtiyati tedbir/ihtiyati haciz kararlarının uygulanmamasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verildiği belirtilerek, bu nedenle takibin durdurulmasının talep edildiği görülmektedir. Bilirkişi raporunda da davalı vekilinin gerek cevap dilekçesinde gerekse icra dosyasına sunduğu 23.12.2022 tarihli dilekçesinde borca yönelik bir itirazının bulunmadığının açıkça belirtildiği, itirazın münhasıran anılan mühlet kararına ve buna bağlı ihtiyati tedbire dayandığının tespit edildiği anlaşılmaktadır. Ancak ilk derece mahkemesince, davalının icra dosyasına sunduğu evrakın içeriği ve niteliği itibarıyla borca itiraz mahiyetinde olup olmadığı, dolayısıyla itirazın iptali davasının konusunu oluşturup oluşturmadığı yönünde herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın, doğrudan işin esasına girilerek yazılı hüküm kurulmuştur. Öte yandan, davalı hakkında İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/705 Esas sayılı dosyasında verilen mühlet kararının ve bu karara bağlı ihtiyati tedbirin dava ve karar tarihleri itibarıyla hangi aşamada bulunduğu, konkordato talebinin akıbeti, kesin mühletin uzatılıp uzatılmadığı, konkordatonun tasdik edilip edilmediği veya mühletin kaldırılıp kaldırılmadığı dosya kapsamında araştırılmadığı, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen ihtiyati tedbir kararının dava ve karar tarihi itibarıyla halen yürürlükte olup olmadığının belirlenerek davacının itirazın iptali davası açmasında hukuki yararı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, İİK'nın 295. maddesi uyarınca kesin mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilirse de, bu takipler nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamayacağı ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemeyeceği, İcra memurunun, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen ihtiyati tedbir kararını hatalı veya eksik uygulaması hâlinde bu hususun, İİK'nın 16. ve devamı maddeleri uyarınca şikayet yoluyla ya da tedbire itiraz yoluyla giderilmesi gereken bir takip işlemi olduğu, görülmekte olan davada verilecek kararın, başka bir mahkemece verilmiş ve halen geçerliliğini koruyan bir ihtiyati tedbir kararını işlevsiz kılabilecek nitelikte sonuçlar doğurmaması gerektiği, ilk derece mahkemesince, davalı borçlunun icra dosyasına sunduğu evrakın borca açık bir itiraz içerip içermediğinin, yoksa yalnızca ihtiyati tedbirin uygulanmasına yönelik bir talep niteliğinde olup olmadığının, bu talebin borca itiraz olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceğinin ve icra memuru muamelesinden kaynaklanan bir hukuka aykırılık bulunup bulunmadığının irdelenmesi, sonucuna göre itirazın iptali davası açılmasında hukuki yarar bulunup bulunmadığının değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, bu hususlar araştırılmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmemiştir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli hususların araştırılmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15.11.2023 gün ve 2023/149 E. 2023/939 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına 5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine, 6-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 15.09.2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/409, K. 2026/1346, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-409-e-2026-1346-k-ecdc0969b8f6