Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1232 E. 2026/1699 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1232
- Karar No
- 2026/1699
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1232
KARAR NO : 2026/1699
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 14/04/2026
NUMARASI : 2026/321 Esas, (Derdest)
DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil
KARAR TARİHİ: 04/06/2026
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili talep dilekçesinde özetle; Mahkememizin 07/04/2026 tarihli ara kararı gereği teminat tutarının yatırılması durumunda dava konusu taşınmazın 3. kişilere devrinin önlenmesi yönünde tedbir kararı verildiğini, davalı ... Anonim Şirketi aleyhine borçları nedeniyle Bakırköy 6. İcra Müdürlüğünün ... Eas sayılı dosyasıyla irtibatlı İstanbul Anadolu Gayrımenkul Satış İcra Dairesinin ...Talimat sayılı dosyası üzerinden dava konusu taşınmaz dahil başkaca taşınmazların satış işlemlerine geçildiğini, müvekkilinin kendisiyle hiçbir alakası olmayan davalı şirket borçları nedeniyle sözleşmeye dair tüm edimlerini yerine getirdiği halde dava konusu taşınmazın satılması işlemleriyle karşı karşıya olduğunu, bu nedenle tedbirin icra satışları dahil tüm tasarruf işlemlerinin tedbiren durdurulması şeklinde genişletilmesini talep etme zarureti doğduğunu belirterek, tedbirin kapsamının dava dilekçesinde talep edildiği haliyle icra satışları da dahil olmak üzere taşınmazın üçüncü kişilere devrinin engellenmesi konusunda tüm tasarruf işlemlerinin tedbiren durdurulması şeklinde genişletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince 14/04/2026 tarihli ara kararda " Somut olayda; Mahkememizin 0704/2026 tarihli ara kararıyla dava konusu taşınmazın davalılar adına kayıtlı olması halinde 3. kişilere devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği, davacı vekilinin dava konusu taşınmaz hakkında icra satışlarının durdurulmasına yönelik tedbir talebinde bulunduğu anlaşılmış ise de; tedbir kararı ile davada taraf olmayan 3. kişilerin haklarının engellenmesi mümkün olmadığından, davacı vekilinin dava konusu taşınmazın icra yoluyla satışının durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Her ne kadar taşınmaz 22.05.2018 tarihli konut teslim tutanağı ile müvekkilimize teslim edilmişse de tapu devri gerçekleşmediğini, müvekkilinin tapu devrinin gerçekleşmesine dair talepleri davalı ... Anonim Şirketi tarafından bugüne kadar yerine getirilemediğini, tesadüfen davalı ... Anonim Şirketi aleyhine borçları nedeniyle diğer davalı ... tarafından Bakırköy İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasıyla irtibatlı İstanbul Anadolu Gayrımenkul Satış İcra Dairesinin ...Talimat sayılı dosyası üzerinden dava konusu taşınmaz dahil başkaca taşınmazların satış işlemlerine geçildiği öğrenildiğini, mevcut durumda sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen kendisiyle hiçbir ilgisi ve alakası olmayan davalı şirket borcu nedeniyle müvekkilimiz tüm kısıtlamalardan ari olarak kendisine devri yapılması gereken dava konusu taşınmazın satılması riskiyle karşı karşıya kalmıştır. Bu nedenle yukarıda alan esasısına kaydedilen yerel mahkeme dosyasından dava konusu taşınmazın icra satışları da dahil olmak üzere üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi ile tüm tasarruf işlemlerinin tedbiren durdurulması için tedbir talepli tapu iptal ve tescil davası açıldığını, tedbirin kapsamının dava dilekçemizde talep edildiği haliyle icra satışları da dahil olmak üzere taşınmazın üçüncü kişilere devrinin engellenmesi konusunda tüm tasarruf işlemlerinin tedbiren durdurulması şeklinde genişletilmesi gerekirken talebimizin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. bu nedenle tedbir talebimizin kısmen reddi yönünden yerel mahkeme kararının kaldırılarak dava konusu taşınmazın icra satışları da dahil olmak üzere taşınmazın üçüncü kişilere devrinin engellenmesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilerek düzeltilmesine karar verilmesini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
DELİLLER: Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, noterde düzenlenen konut satış vaadi sözleşmesine dayalı takyidatlardan ari tapu iptal tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekilli ...'nin 14/04/2026 tarihli ihtiyati tedbirin tüm icrai satışları kapsayacak şekilde genişletilmesi talebinin reddine ilişkin ara kararını istinaf etmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 341/1. maddesi uyarınca ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyadi tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.
Bilindiği ve öğretide de kabul edildiği üzere ihtiyati tedbir ''kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca davacı veya davalının dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı ön görülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır'' şeklinde tarif edilmiştir. Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbir diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu mal ve hak üzerinde yeni bir takım uyuşmazlıkların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.
6100 sayılı HMK'nun 389.maddesi başlığında düzenlenen ve geçici hukuki korumalar olarak vasıflandırılmış ihtiyati tedbir müessesesi ile ilgili aynı maddenin 1.fıkrasında ''mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir'' şeklinde şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanmaması... gibi sair hususlarda tereddüte yer bırakmayacak şekilde takip edilmesi ve yapılması gerekli usul ve prosedür gösterilmiştir.
Diğer taraftan, ihtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi bakımından HMK'nun 390/3. maddesinde ihtiyati tedbir isteyenin haklılığı konusunda tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaatin yeterli olacağı öngörülmüş olup, Yasanın hükümet gerekçesinde de belirtildiği üzere yaklaşık ispat durumunda "...hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte zayıf bir ihtimalde olsa aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı edemez... bu sebepledir ki haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması..." hükme bağlanmıştır.
İhtiyati tedbirin uygulanması sonucu, karşı tarafın zarar görme tehlikesi bulunduğundan HMK’nın 392. maddesinde tedbire karar verilirken talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. İhtiyati tedbir kararı verilirken tedbir isteyen haksız çıktığı takdirde, ihtiyati tedbirden dolayı karşı tarafın uğrayacağı zarar için bir teminat alınmasına da karar verilir. (HMK m.391/2-ç, 392) Talep, resmi bir belgeye, başkaca bir kesin delile dayanıyor ya da durum ve koşullar gerektiriyorsa mahkeme gerekçesini açıkça belirterek teminat alınmamasına da karar verebilir.
Yerel mahkemenin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 14/04/2026 tarihli ara kararı ve gerekçesi incelendiğinde; tedbir talebinin dava da tarafa olmayan kişilerin haklarını sınırlandıracak şekilde verilemeyeceğinden yerinde bulunulmuş olunup davacı vekilinin 14.04.2026 tarihli tedbirin reddine ilişkin ara karara yönelik istinaf başvurusun da her ne kadar davalının icrai işlemde taraf olduğunu ileri sürmüşse de tedbir talebinin davalı ile sınırlı olmadığı genel olduğu olduğu anlaşılmış olup sebep ve gerekçeleri yerinde görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/04/2026 tarih ve 2026/321 Esas sayılı ara kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf maktu ret karar ve ilam harcı davacıdan peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362/1.f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/06/2026