Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1162 E. 2026/1272 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1162
Karar No
2026/1272
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

15.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1162

KARAR NO: 2026/1272

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 17/06/2026 ara karar

NUMARASI: 2025/75 Esas,

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (ıslah ile alacak davasına dönüşen)

KARAR TARİHİ : 14/10/2026

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :

Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesine dayalı cari hesap alacağının tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece davacı yanın ihtiyati haciz talebinin teminat mukabilinde kabulüne dair ara kararına karşı;davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili; davalı-borçlunun, cari hesap ekstresine göre takibe konu borcunu ödemediğini, davalının itirazlarının haksız olduğunu, alacağın likit bir alacak olduğunu, davalı/borçlu tarafından .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında yapılan haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalı/borçlunun %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili;...A.Ş. ile 15.06.2021 tarihinde... ...Sözleşmesi imzalandığını, ilgili sözleşmenin 12.09.2023 tarihinde haksız nedenle... tarafından feshedildiğini, bu sözleşmeye göre; yüklenici konumunda olan davalının; sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmek için alt yüklenicilerden hizmet aldığını, davacının da bu alt yüklenici firmalardan bir tanesi olduğunu, bu kapsamda taraflar arasında ... ile ... 15.06.2023 tarihli ...A.Ş. ...Projesi Montaj İşleri Yüklenici Sözleşmesi akdedildiğini, ancak ... tarafından sözleşme ile üstlenilen işin hiçbir şekilde yerine getirilmediğini, işi kendi personeli ile yapacağını belirtilmiş olmasına rağmen söz konusu şantiyede hiçbir işçi çalıştırmadığını, SGK işyeri açılışını dahi yaptırmadığını, davalının, işlemlerin yürütülebilmesi için davalı tarafından yapılacak olan işi yapmak üzere; kendi bordrosunda işçi istihdam ederek; işleri kendi çalıştırdığı işçilere yaptırdığını, davacı tarafından kesilen fatura ve düzenlenen hakediş içeriğindeki işlerin, hiçbir zaman davacı yerine getirilmediğini, davacının sadece; davalı şirkete müşavirlik hizmeti ve 3-5 adet alet edavat (kaynak makinası, hilti vs.) ile destek verdiğini, davalı şirketin işleri bu şekilde kendi personeli ile bitirdiğini, davalı şirket tarafından faturalara itiraz edilmemesinin; fatura içeriğinde mal ve hizmetlerin yerine getirilmiş olduğunu kanıtlamadığını,Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2004/7832 Esas , 2005/4738 K. sayılı 5.5.2005 tarihli kararında ; "Faturanın içeriğine 8 gün içerisinde itirazda bulunulmadığın taktirde sadece faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesi doğar. yoksa faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin de yapılmış olduğunun kabulü anlamını taşımaz. uyuşmazlık halinde, işin yapılmış olduğunun kanıtlanması gerekir." şeklinde olduğunu, belirterek; davanın reddini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini karar talep etmiştir.

Davacı vekili 08.06.2026 tarihli dava dilekçesinin tam ıslahı ile; itirazın iptalini alacak davasına dönüştürerek; bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilen 2.773.665,03 TL alacağımızın davalıdan tahsili ve alacağın tahsilini güvence altına almak amacıyla İ.İ.K m. 257 vd. uyarınca teminatsız olarak; ihtiyati haciz kararı verilmesi talep etmiştir.

Mahkemece 17.06.2026 tarihli ara karar ile; gerekçesi belirtilmeksizin; davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulü ile, 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 257 ve devamı maddeleri gereğince ihtiyati haciz talep edenin ileride ihtiyati haciz de haksız çıkması halinde borçlu ve üçüncü şahısların bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan sorumlu olması kaydı ile ihtiyati haciz isteyen alacaklının şimdilik talebe konu alacak olan 2.189.402,36 TL'nin %15 (yüzde onbeş) oranınına isabet eden 328.410,36 TL miktarındaki nakdi teminat tutarını veya muteber bir bankanın kesin ve süresiz nitelikteki teminat mektubunu (şayet alacaklı bir banka ise kendisi dışındaki bir başka bankaya ait teminat mektubu olmak kaydı ile) mahkemeye yatırdığında veya ibraz ettiğinde borçlunun/borçluların gerek elindeki gerekse üçüncü şahıslardaki taşınır ve taşınmaz malları ile hak ve alacaklarının yukarıda miktarı yazılı alacağa yetecek kadar kısımlarının ihtiyaten haczine, kararın infazı için....İcra Müdürlüğünün esas sayılı dosyasına tevdiine, fazlaya ilişkin istemin reddine, teminat yatırıldığında kararın infazı için.... İcra Dairesi'nin ... takip sayılı dosyasına tevdiine, karar verilmiştir.

Davalı vekili 26.06.2026 tarihli "davacı tarafın ıslah dilekçesine ve ihtiyati haciz talebine ilişkin beyan ve itirazlarımızın sunulması" konulu dilekçesi ile;

1-Alacak iddiası bilirkişi raporlarına dayandırmakta ise de, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının uyuşmazlığın çözümüne esas alınabilecek nitelikte olmadığını, bilirkişi heyeti uyuşmazlığın esasını oluşturan, davacı tarafın sözleşme kapsamında üstlendiği işleri fiilen yerine getirip getirmediği hususunda herhangi bir inceleme yapılmadığını, aksine bu hususun uzmanlık alanına girmediğini açıkça belirttiği halde sadece ticari defter ve fatura kayıtları esas alınarak değerlendirme yapıldığını,

2-Davacı tarafın alacak hesabında esas aldığı hakediş tutarlarının da ihtilaflı olduğunu, Yüklenici Sözleşmesi'nin 7.3 maddesi uyarınca, işveren tarafından yüklenicinin aylık hakedişlerinden %5 oranında nakit teminat kesintisi yapılmasının kararlaştırıldığını, bu kapsamda davacı şirket ticari defterlerinde “hakediş kabul kesintisi” olarak görünen tutarların, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca yapılan teminat kesintileri olduğunu,

4-Alacağın varlığı ve miktarının çekişmesiz şekilde ortaya konulduğundan söz edilemeyeceğini,

5-Davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin şartları oluşmadığından, verilmiş bulunan ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini,

6-Davacının; davalı şirketin mal kaçırdığına, malvarlığını azaltmaya yönelik işlemler yaptığına, ödeme güçlüğü içerisinde bulunduğuna veya alacağın tahsilini imkansız hale getirecek herhangi bir davranışta bulunduğuna ilişkin hiçbir somut delil sunamadığını, belirterek; ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Mahkeme tarafından 30.06.2026 tarihinde; davalının bu dilekçesi sonrası davalı yana muhtıra göndererek; " 26.06.2026 tarihli dilekçeniz istinaf dilekçesi olarak değerlendirilmiş olmakla, 2.002,00 TL.istinaf yoluna başvuru harcının, 732,00 TL.istinaf karar harcının iş bu muhtıranın tarafınıza tebliğinden itibaren 1 haftalık kesin süre içinde mahkeme harç veznesine yatırılarak makbuzların dosyamıza ibrazının sağlanması, aksi takdirde HUMK.344.maddesi uyarınca istinaf talebinizden vazgeçmiş sayılacağınız hususu ihtar olunur." denildiği ve davalı yanca 01.07.2026 tarihinde istinaf harçları yatırıldığı, görülmüştür.

Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yan taşeron, davalı yüklenici, dava dışı ...A.Ş asıl iş sahibidir.

Taraflar arasında; 15.06.2023 tarihli... A.Ş. ...Projesi Montaj İşleri Yüklenici Sözleşmesi akdedilmiştir. Somut olayda; mahkemece bilirkişi raporunda belirlenen ve davacı yan tarafından ıslah edilen bedel dikkate alınarak ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Dosyanın incelenmesinde davalı yanın defterlerine göre de davacı yan 2.189.402,36 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, davalının davacı yana iade faturası düzenlemediği, uyaptan; Dairemizce yapılan araştırma da, davalı şirketin üzerine ...de ... dönüm fabrika binası kayıtlı olduğu ancak bu taşınmazın üzerinde çok sayıda haciz olduğu, davalı şirket üzerine kayıtlı araçta olmadığı görüldüğünden; mahkemece yazılı gerekçe ile teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmesi doğru olmuştur.

Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2025/... Esas sayılı dosyasının .../06/2026 tarihli ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,

2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,

3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 14/10/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1162, K. 2026/1272, T. 14.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1162-e-2026-1272-k-8450c9a38a00