Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1434 E. 2026/1387 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1434
- Karar No
- 2026/1387
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1434 Esas
KARAR NO: 2026/1387
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : (Kapatılan)İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 22/01/2026
NUMARASI: 2023/616 Esas, 2026/54 Karar
DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
KARAR TARİHİ: 02/11/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı, kendisine ait araçlar ile müvekkilinin işlettiği otoyollardan ücretini ödemeksizin ihlalli geçişler yaptığını, ödenmeyen geçiş bedellerinin tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davalıya ait ... ve ... plakalı araçların 06/10/2022 ile 17/01/2023 tarihleri arasında davacıya ait köprü ve otoyoldan 54 adet ihlalli geçiş yaptığı, 12 adet geçiş ücretinin POS cihazı ile ödendiği, 42 adet geçiş ücretinin ödenmediği, cezalar dahil 59.177,50 TL ödenmemiş ihlalli geçiş bedelinin bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davalının ihlalli geçişler nedeniyle geçiş ücreti ile 4 katı ceza tutarı olmak üzere toplamda 59.177,50 TL’den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; bilirkişi raporunda pos ibaresinin hatalı şekilde ödeme olarak değerlendirildiğini, 12 adet geçişe ilişkin ödeme yapılmadığını, alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından, toplam 70.827,50 TL alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğu, akabinde davacı tarafından yasal süresinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine 70.827,50 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durmasına karar verildiği görülmüştür.İtirazın iptali davası ilamsız icra takibine itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamaya yönelik açılan bir davadır. Bu nedenle hangi takibe yönelik açılmış ise o takipte belirtilen alacakla ilgili yargılama yapılarak hüküm kurulması gerekir. Diğer bir ifade ile itirazın iptali davası takibe bağlı bir davadır. Takipte belirtilen miktardan fazlasına karar verilemez.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, iş bu karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.6100 sayılı HMK'nun 341. maddesinde istinaf yoluna başvurulabilen kararlar gösterilmiştir. Buna göre maddenin 2. fıkrasında, miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu, 3. fıkrasında, alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceği, 4. fıkrasında ise, alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın, istinaf yoluna başvuramayacağı düzenlenmiştir.
02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile HMK'nun 341. maddesinin 2. fıkrası değiştirilmek suretiyle 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesin hale getirilmiş ve aynı yasanın 44. maddesi ile HMK'ya eklenen ek madde 1 ile de kesinlik sınırı olan 3.000,00 TL'nin her yıl yeniden değerleme oranında artışa tabi olduğu kabul edilmiştir. HMK'nun Ek 1. maddesinin 2. fıkrası "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır." şeklinde düzenlenmişken 04/06/2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.
Somut davada, yürürlükte olan 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile getirilen değişiklik gereği parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarın esas alınması gerekir. Buna göre dava, 2023 yılında açılmış olup yeniden değerleme sonucunda 2023 yılı için kesinlik sınırı 17.830,00 TL olmuştur.
HMK'nun 352. maddesinde, Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda karar verilecek haller sayılmış olup bu hallerden birisi de kararın kesin olması olarak gösterilmiştir. İstinaf kanun yoluna başvuru olanağı bulunmayan kesin nitelikteki kararlara ilişkin olarak HMK'nun 346/1 maddesi uyarınca mahkemesince bir karar verilebileceği gibi Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebileceği belirtilmiştir.
Bu açıklamalar ve yasal düzenlemelere göre somut olayda, davada reddedilen miktarın 11.650,00 TL olduğu dikkate alındığında, mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin verilen kararın, davacı yönünden dava tarihi itibariyle HMK'nun 341. maddesinde belirtilen kesinlik sınırının (17.830,00 TL) altında kalması sebebiyle kesin nitelikte olduğundan ortada istinafı kabil bir karar bulunmadığı ve davacının istinaf hakkının olmadığı anlaşılmakla karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nun 341. ve 352. maddeleri uyarınca miktar yönünden reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvuru talebinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 341/2 ve 352/1-b bentleri gereğince miktar yönünden REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken istinaf harçları davacı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352 ve 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.02/11/2026