Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1140 E. 2026/2495 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1140
Karar No
2026/2495
Karar Tarihi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi Esas No:2026/1140 Karar No :2026/2495 T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1140 KARAR NO : 2026/2495

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : CANAN SEÇGİN (34955) ÜYE : VİLDAN FETTAHOĞLU (35775) ÜYE : ŞULE ŞENDA OTO (35188) KATİP : SERKAN YENİLMEZ (119825)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : (KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/01/2026 NUMARASI : 2024/477 E - 2026/3 K

DAVACI : ENERJİSA İSTANBUL ANADOLU YAKASI ELEKTRİK PERAKENDE SATIŞ ANONİM ŞİRKETİ - [25949-81546-32200] UETS VEKİLİ : Av. BERKAN ÇİNTUĞLU- [16359-53180-16833] UETS DAVALILAR : 1-... ANONİM ŞİRKETİ - Çınardere Mahallesi Ankara Cad. No: 1/2 Pendik/ İSTANBUL VEKİLİ : Av. HÜSEYİN MÜSLÜM- [16084-80082-44858] UETS : 2 -... İNŞAAT VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - [25979-60147-48754] UETS VEKİLİ : Av. MUHAMMET RAŞİT EYİCEOĞLU- [16467-64367-07355] UETS

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 24/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/09/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar ... Şirketi ile ... Anonim Şirketi, İnanlar ve ... Adi Ortaklığı Ticari İşletmesi adında bir adi ortalık kurulduğu ve bu adi ortalık ekte sunulan Ticaret Sicil Gazetesinin ... Sayılı , 12 Haziran 2015 tarihli sayısında ilan edildiğini, adi ortalığın İstanbul Ticaret Odasına ... sicil numarası ile kayıtlı olduğunu, yine adi ortaklık Erenköy Vergi Dairesine bağlı ... Vergi Kimlik numarası ile vergi mükellefi olduğunu, İnanlar ve ... Adi Ortaklığı Ticari İşletmesi adına, müvekkili kuruma elektrik abonelik sözleşmesi için başvurduğunu ve adi ortaklık ile elektrik abonelik sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili kurum işbu sözleşmeden doğan tüm edimlerini eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini ancak diğer tarafın elektrik tüketiminden kaynaklı tahakkuk ettirilen faturaları ödemediğini, faturaların ödenmemesi üzerine İstanbul Anadolu Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi ... sayılı dosyası ile adi ortaklığın ortakları olan davalılara ödeme emri gönderildiğini, davalılar tarafından haksız ve mesnetsiz olarak takibe itiraz edildiğini, adi ortaklığın tüzel kişiliğe sahip olmaması sebebiyle, ortaklık borçlarından sorumluluğun tüm ortaklara ait olduğunu, tüm ortaklar birinci derecede, sınırsız ve müteselsil sorumlu olduklarını, borçlular/davalılar tarafından yapılan itiraz sonrası ilgili yasal düzenleme gereği dava konusu alacağın taraflar arasındaki ticari ilişkiden/tarafların tacir olmasından kaynaklanması ve bir miktar alacağın ödenmesine ilişkin olması sebebiyle taraflarınca İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosuna ... arabuluculuk numarası ile başvurulduğunu, davalı şirketlerle ile anlaşma sağlanamadığını, bunun üzerine arabuluculuk son tutanağı düzenlendiğini, Söz konusu arabuluculuk son tutanağının kare kodlu ve e-imzalı aslını ekte sunduklarını belirterek, İstanbul Anadolu Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi .... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaliyle takibin devamına, davalıların %20’den aşağı olamamak kaydı ile icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, karar verilmesini talep edilmiştir.Davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiasının aksine, davacıdan hiçbir şekilde davaya konu hizmet alımı yapılmadığı için, müvekkili şirketin söz konusu hizmet alımı bedellerinden ya da bu konuda kesilen fatura bedellerinden sorumlu olmadığını, davacı tarafından müvekkili şirkete karşı haksız bir şekilde icra takibi başlatıldığını ve bu icra takibine itirazlarının kaldırılması için huzurdaki haksız davanın ikame edildiğini, Söz konusu elektrik alım hizmetine ilişkin faturalar dava dilekçesinde yer alan diğer davalı ... Şirketine ait olduğunu, davacıdan hiçbir şekilde davaya konu hizmet alımı yapılmadığı için, Müvekkil şirket söz konusu fatura bedellerinden sorumlu olamayacağını, müvekkil şirketin cari hesaplarının incelenmesinde davacı şirketin herhangi bir alacağına rastlanılmadığını, Bu bakımdan davacı tarafın faturaların ödenmediğine ilişkin iddialarını kabul etmediklerini, davacı iddiasını ispat etmekle mükellef olduğunu, müvekkili şirket ... A.Ş.’ye, ... yönetim kayyımı olarak atandığını, davalı şirkete yönetim kayyımları atandığını, sunulacak olan ... Başkanlığı'nın 29.11.2018 tarih ve 2018/631 sayılı kararı ile ... A.Ş.'nin malvarlıkları hakkında ... kararı verildiğini, akabinde 29.11.2020 tarihinde süresi dolan TİB kararı ...'nun 26.11.2020 tarih ve... sayılı kararı ile 2 yıl uzatıldığını, daha sonra tekrar süresi dolan ... kararı, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kurulunun 24.11.2022 tarih ve 2022/542 sayılı kararı ile 2 yıl daha uzatıldığını, karar ile şirketin çalışılan bankalar nezdindeki tüm nakit varlıkları, gayrimenkulleri, ile bu varlıkların feri ve mütemmim cüz niteliğindeki tarafı oldukları sözleşmeler ve bu sözleşmelerden doğan başlı başına iktisadi değeri olmayanlarda dahil olmak üzere diğer tüm mal ve hakları bir araya getirilerek ...'nün oluşturulmasına karar verildiğini, "TİB kararı oluşturulmasına karar verildikten sonra 2 yıl içerisinde ticari ve iktisadi bütünlük oluşturulan varlıklarla ilgili işletmelere ait menkul, gayrimenkul her türlü hak ve alacaklarla ilgili üçüncü kişiler nezdindekiler dahil nakit varlıklarının imtiyazlı alacaklılar üçüncü kişiler tarafından haczi, muhafaza altına alınması ve satışı talep edilemez, mahcuzların maliklerinin iflasına karar verilemez." ...'nun vermiş olduğu TİB kararları doğrultusunda müvekkili şirket hakkında başlatılan ... icra takibinin durdurulduğunu, delil sunma hakları saklı kalmak kaydı ile davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf dava dilekçesinde her ne kadar kendisi ile müvekkili şirketin ortağı olduğu Adi Ortaklık arasında elektrik abonelik sözleşmesi akdedilmiş olduğunu ancak müvekkilinin elektrik tüketiminden kaynaklı tahakkuk ettirilen faturaları ödememiş olduğunu ileri sürmekteyse de bu hususun gerçeği yansıtmadığını, davacıya, müvekkilinin elektrik tüketiminden kaynaklı tahakkuk ettirilen fatura bedellerinin tümünün, ilgili Adi Ortaklığın diğer ortağı olan davalı ... A.Ş. tarafından ödendiğini, bu hususun, dosyaya celp edilen İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Marmara Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 22.07.2024 tarihli ve ... sayılı yazısı ekinde gönderilen Ba/Bs bildirim formlarından da anlaşıldığını,davacının huzurdaki davasının kabul edilebilir bir dayanağı olmayıp davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, müvekkili ... şirketi ile Adi Ortaklığın diğer tarafı davalı ... A.Ş. arasında imzalanan 06.07.2018 tarihli Arabuluculuk Son Oturum/Anlaşma Tutanağı ve 13.07.2018 tarihli Hukuk Uyuşmazlıklarında İhtiyari Arabuluculuk Son Tutanağı uyarınca, dava konusu icra takibine dayanak elektrik hizmetinin alındığı inşaat projesinin tüm hak ve alacakları ile borçlarının ve projenin tamamlanma sorumluluğunun davalı ... A.Ş.'ye ait olduğunun kararlaştırıldığını,Takip dayanağı elektrik faturaları incelendiğinde, ilgili tesisat adresinin "... Kadıköy, İstanbul" olduğunun görüldüğünü, taraflar arasında imzalanan 06.07.2018 tarihli Arabuluculuk Son Oturum/Anlaşma Tutanağı'nın I-B maddesinde ise, "... Kadıköy, İstanbul adresinde bulunan ... Projesi'nin tüm hak ve alacakları ile borçlarının ve projenin tamamlanma sorumluluğunun davalı ... A.Ş.'ye ait olduğu'nun kararlaştırıldığını, ilgili adreste yer alan inşaat projesinin tüm borçlarından diğer davalı ... A.Ş. Sorumlu olup, müvekkilinin dava konusu borçtan bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirket söz konusu hizmet alımı bedellerinden ya da bu konuda kesilen fatura bedellerinden sorumlu olmadığını,davacı tarafından müvekkili şirkete karşı haksız bir şekilde icra takibi başlatıldığını ve bu icra takibine itirazlarının kaldırılması için huzurdaki haksız davanın ikame edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme,"Davanın KABULÜ İLE, 1-Davalıların İstanbul Anadolu Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı doyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin aynen devamına, 2-Asıl alacak likit ve belirlenebilir nitelikte olduğundan asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine" karar vermiştir. Kararı davalı .... A.Ş vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; borcun diğer davalı tarafından ödendiğinin belgelendiğini,sundukları İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 22.07.2024 tarihli ve ... sayılı yazısı ekindeki Ba/Bs bildirim formlarından, davacıya tahakkuk ettirilen fatura bedellerinin tamamının diğer davalı ... A.Ş. tarafından ödendiğinin sabit olduğunu,bilirkişi raporunda bu hususun aksi yöndeki tespitinin , resmi mali belgelerle açıkça çeliştiğini,müvekkili şirket ile diğer davalı arasında akdedilen 06.07.2018 ve 13.07.2018 tarihli arabuluculuk tutanakları uyarınca; dava konusu inşaat projesinin tüm hak, alacak ve borçlarının ... A.Ş.’ye ait olduğu kesin olarak kararlaştırıldığını,bu durumun gözardı edilerek müşterek ve müteselsil sorumlu tutulmalarının uygun olmadığını,davacı e-defter kayıtlarını sunmuş olsa da fiziksel ticari defterlerini ibraz edemediğini, HMK 222/2 maddesi uyarınca defterlerin delil vasfı kazanabilmesi için açılış ve kapanış onaylarının tam olması gerektiğini,tespit edilemeyen bu hususlar nedeniyle davacı lehine delil oluşturulamayacağını,faiz hesaplamasının hukuka aykırı olduğunu temerrüdün gerçekleşmediğini belirterek kararın bu davalı yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde,istinaf eden davalı istinafının reddini istemiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava,adi ortaklık tarafından kullanılarak ödenmeyen tüketim fatura bedellerinin tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali istemine ilişkindir.İstanbul Anadolu Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında, davacı alacaklı tarafından davalı borçlular hakkında 17.02.2023 son ödeme tarihli 26.231,60 TL tutarlı ve 12.12.2022 son ödeme tarihli 61.567,10 TL tutarlı faturalar ve bunların işlemiş faizleri ile toplamda 90.495,86 TLnın tahsiline yönelik yapılan ilamsız takibin itiraz üzerine durdurulduğu anlaşılmıştır.TBK md 638/3 maddesinde; “Ortaklar, birlikte veya bir temsilci aracılığı ile, bir üçüncü kişiye karşı, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumlu olurlar”hükmü bulunduğu,buna göre adi ortaklıkta ortakların ortaklık borçlarından birinci derecede ve kendi malvarlıkları ile sorumlu olduklarını açıktır.Yargılama aşamasında elektrik-elektronik mühendisi bilirkişiden alınan raporda özetle; "Davacı ... A.Ş. ile davalılar... ve ... ... arasında, 11.06.2016 tarihinde “..." adresinde kurulu bulunan ... numaralı tesisatta, ... numaralı sözleşme hesap numarası ve ... müşteri numarası üzerinden “Perakende Satış Sözleşmesi” imzalandığı, İmzalanan bu sözleşmenin fatura tarihleri itibariyle iptal edildiğine dair de herhangi belge bulunmadığı, davaya konu edilen 2 adet fatura normal elektrik tüketimden kaynaklı faturalar olduğu, Faturaların, birbirini takip eden endeks değerleri üzerinden ve fatura tarihindeki birim fiyatlardan hesaplandığı, bu faturaların sözleşmesine ve yönetmeliklere uygun olarak düzenlendiği, davacı ve davalılar tarafından dosyaya sunulan belgelerde, davaya konu edilen 17.02.2023 son ödeme tarihli 26.231,60 TL tutarlı ve 12.12.2022 son ödeme tarihli 61.567,10 TL tutarlı faturaların ödendiğine dair herhangi bir belge bulunmadığından, davaya konu edilen faturaların ödenmediğinin kabulünün gerektiği, talebe bağlılık ilkesi gereği davacı alacağının, 82.058,93 TL asıl alacak, 1.578,16 TL geçmiş dönem faizi, 5.812,51 TL işlemiş faiz ve 1.046,26 TL KDV olmak üzere toplam 90.495,86 TL olacağı, Davalılar arasında adi ortaklık kurulduğu, adi ortaklığın tüzel kişiliğe sahip olmaması sebebiyle, ortaklık borçlarından sorumluluğun tüm ortaklara ait olacağı, tüm ortakların birinci derecede, sınırsız ve müteselsil sorumlu olacakları yönünde" belirtilmiştir.Rapora itiraz üzeri mali müşavir bilirkişinin katılımıyla alınan ek raporda ise;"Davacı yanın sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu, davacı defterlerinin HMK 222’ye göre delil niteliğinde olup olmadığı hususunun mahkemenin takdirinde bulunduğu, davalı .... A.Ş.‘nin sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu, davalı .... A.Ş.’ye ait ticari defterlerin HMK 222’ye göre delil niteliğinde olup olmadığı hususunun mahkemenin takdirinde bulunduğu,Davacı yanın ticari defterlerinde davalı yanlara ait cari hesap özeti bulunmadığı,çünkü davacının düzenlediği faturanın davalıların ortağı olduğu adi ortaklığa keşide edildiği, bu durumun muhasebe sistematiğinde olması gereken işlem şeklinde değerlendirildiği, davalı .... A.Ş. ‘nin ticari defterlerinde yapılan inceleme neticesinde ise, 31.12.2023 tarihi itibarı ile davacı yana kaydi olarak borcunun görünmediği, diğer davalı ... firmasının ticari defterlerini sunmadığı, bu firmaya ait dosyada mübrez Ba formlarında ise kendisine keşide edilen faturaları bildirdiği, bu faturaların davaya konu borç ile ilgisinin bulunmadığı, somut olayda çekişmenin adi ortaklığa keşide edilen faturanın ödenmemesi neticesinde, adi ortaklığın ortaklarına yapılan takipten kaynaklandığı, bu durumun TBK 638. maddesine göre hukuken yorumlaması takdirinin mahkemeye ait olduğu" bildirilmiştir.Davalılar arasında adi ortaklık bulunduğu, takibe ve davaya konu 17.02.2023 son ödeme tarihli 26.231,60 TL tutarlı ve 12.12.2022 son ödeme tarihli 61.567,10 TL tutarlı faturaların davalılarca ödendiğinin ödeme belgeleri ile ispat edilemediği,bu yönüyle alınan bilirkişi kök ve ek raporu kapsamında davalıların adi ortaklığın borçlarından müşterek ve müteselsilen sorumlu olacağı,bilirkişi raporu kapsamında davacının davalılardan yapılan bu iki fatura nedeniyle 82.058,93 TL asıl alacak, 1.578,16 TL geçmiş dönem faizi, 5.812,51 TL işlemiş faiz ve 1.046,26 TL KDV olmak üzere toplam 90.495,86 TL alacaklı olduğu,alacağın normal tüketim faturasından kaynaklanması nedeniyle likit ve belirlenebilir olduğu,davada icra inkar tazminatı koşullarının da oluştuğu anlaşılmıştır.Hükme dayanak kök ve ek bilirkişi raporu taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli ,mahkemenin kararı ise usul ve hukuka uygun bulunmuştur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre istinaf eden ......şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalı .... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Davalı .... A.Ş. den alınması gereken 6.181,77 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.546,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.635,77 TL'nin bu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 24/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1140, K. 2026/2495, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1140-e-2026-2495-k-f19c9c9d1a10