Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/3021 E. 2026/2199 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/3021
Karar No
2026/2199
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/3021 - 2026/2199 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/3021 KARAR NO : 2026/2199

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/10/2024 NUMARASI : 2022/200 Esas, 2024/727 Karar DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. DAVALI :TÜRKİYE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. DAVA : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ : 08/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/09/2026

....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01.10.2024 tarih ve 2022/200 Esas, 2024/727 Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalıya trafik sigortalı ... plakalı aracın karıştığı 15/05/2019 tarihli kazada yaralandığını ve sakat kaldığını, davacının %100 oranında sakat kalıp bakıcıya muhtaç kaldığını ödeme yapılması için davalıya 14/04/2021 tarihinde başvuru yapıldığını, ödeme yapılmadığını, Sigorta Tahkim Komisyonu ... sayılı dosyasından dava açıldığını, sunulan maluliyet raporunun yeterli olmayıp usule uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddine karar verildiği, karara itiraz etmelerine rağmen Tahkim Komisyonu İtiraz Hakeme heyetinin itirazlarını reddettiklerini, arabuluculuğa başvuru yaptıklarını, anlaşmanın sağlanamadığını, bilirkişi raporları sonrasında ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla davacının geçici ve kalıcı maluliyeti ile bakıcı gideri kararından kaynaklanan alacağının HMK 107 maddesi uyarınca tespitinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, şimdilik 41.000 TL sürekli maluliyet, 1.000,00TL geçici iş göremezlik, 1.000TL bakıcı gideri zararından kaynaklanan zararın davalının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 26/07/2024 tarihli ıslah dilekçesinde; kalıcı iş göremezlik tazminatını 354.512,00 TL ye, geçici maluliyet tazminatını 5.488,00 TL ye ve bakıcı gideri tazminatını 360.000,00 TL ye yükselterek temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın ....Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/1303 E. 2021/384 K. Nolu dosyası ile vesayet altında alındığından vesayet makamından izin alınarak vasisi ... tarafından işbu davanın açılmaması sebebiyle işbu davanın husumet ehliyeti yokluğundan reddine, davacının dava açılmadan önce yaptığı başvuruda eksikler bulunduğundan değerlendirilmeye alınmadığını, davacı yanın %97 maluliyet oranını gösteren ... üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalından aldığı maluliyet raporunun değerlendirmeye alınamayacağı gerekçesiyle tahkim başvurusunun reddedildiğini, müvekkili şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın kazanın meydana gelmesindeki kusuru dışında davacı yanın kaza esnasında emniyet kemeri takılı olmaması nedeniyle efor kaybının artmasındaki müterafik kusuru nedeniyle hükmedilecek tazminattan %20 müterafik kusur indiriminin yapılmasını, geçici iş göremezlik tazminat talebi ve bakıcı gideri tazminat istemlerinin sigorta poliçesi teminatı dışında olduğunu, davacı yanın dava açmadan önceki başvurusunun usulüne uygun olmadığından poliçe şartnamesinde belirtilen evraklarla başvuru yapılmadığından müvekkili şirketin temerrüdünden bahsedilemeyeceğinden davacı yanın usulüne uygun olmayan başvurusundan sonraki 8.işgününün temerrüt tarihi olamayacağını, bu nedenle dava açılmasına sebebiyet veren konumunda olmadığından özel kanunla belirlenen dava şartı yerine getirilmediğinden haklarında yargılama gideri, vekalet ücreti ve faize hükmedilemeyeceğinden bahisle tüm itirazları saklı kalmak kaydıyla davaya karşı cevaplarını sunduklarını, hukuki dayanaktan yoksun haksız davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; davacının 354.512,00 TL sürekli iş göremezlik, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik ve 359.000,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 714.512,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 26/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının ıslah ile artırdığı 4.488,00 TL geçici iş göremezlik ve 1.000,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.488,00 TL tazminat talebinin poliçe limitinin tükenmesi nedeniyle reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili; ZMSS sigortacısı davalı müvekkili sigorta şirketinin dava dayanağı poliçede daimi maluliyet, bakıcı gideri , geçici iş göremezlik olmak üzere poliçe poliçe teminatı bulunmakta 360.000,00-TL, sağlık giderleri için de 360.000,00-TL teminatının bulunduğunu, bu nedenle davacı yanın sürekli, geçici ,bakıcı gideri tazminat talepleri maluliyet tazminatı istemi için, ZMSS sigortacısı olan davalı müvekkili sigorta şirketi yönünden 360.000,00 TL'den hüküm kurulması gerekirken 714.512,00 TL' den hüküm kuran yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, davacı yanın ruhsal rahatsızlığının kesin olarak daimi bir araz halini alıp almadığının değerlendirmesini içermemesi ve rapordaki ortapedik değerlendirmelerin sağlıklı yapılmadığı ve ayak bileği hareketlerine ve lumbal değerlendirme yapılmadığının raporda belirtilmesi nedeniyle davacı yanın %97 maluliyet oranını gösteren heyet raporu ile yaptığı başvuru değerlendirmeye alınmadığını, davacı yanın %97 maluliyet oranını gösteren ... Üniversitesi Adli Tıp Ana Bişim Dalından aldığı 09.02.2021 tarihli maluliyet raporunun değerlendirmeye alınamayacağı gerekçesiyle tahkim başvurusunun reddedildiğini, usulüne uygun başvurudan, temerrütten bahsedilemeyeceğinden, dava açılmasına sebebiyet vermemizden de söz edilemeyeceğini, yerleşik içtihatlar gereği hükmedilecek bakıcı giderinden davacının aile içi bakım dayanışmasından yararlanacağı gözetilerek %50 indirim yapılmasına karar verilmesi gerekeceğini, bakıcı gideri hesaplanırken PMF yaşam tablosu kullanıldığını, davacı yanın kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle efor kaybının artmasında müterafik kusuru olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, trafik kazası neticesinde meydana gelen yaralanma nedeniyle kalıcı iş göremezlik, geçici iş göremezlikten ve bakıcı giderinden kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Maluliyet raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde; Yargıtay 17. ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü iptali kararından sonra dahi vermiş olduğu yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Buna göre, 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu ve 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/6247 E - 2021/9135 K; 2021/5898 E - 2021/8467 K; 2021/4501 E - 2021/7401 K sayılı kararları) Açıklamalar ışığında eldeki dosyaya baktığımızda, kaza tarihi 15.05.2019 olup mahkemesince hükme esas alınan 18.10.2023 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 15.05.2019 tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde düzenlendiği, davacının son film- grafileri ile tedavi evrakları incelenmek sureti ile raporun hazırlandığı, davacının kalıcı maluliyetinin %99 olduğu anlaşılmakla davalının bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Müterafik kusur yönünden yapılan istinaf incelemesinde; Davacının kaza esnasında araçta yolcu olarak bulunduğu, kaza tespit tutanağına göre emniyet kemeri takıp takmadığının belirlenemediği, araçtan fırlama ya da çıkma gibi maddi olguların dosya içinde bulunmadığı, yaralanma şekli dikkate alındığında emniyet kemeri takılmış olması ihtimalinde dahi bu ihtimalin sonucu değiştirip değiştirmeyeceğinin anlaşılamayacağı hususları nazara alınarak müterafik kusurun varlığının ispatlanamadığı (kaldı ki müterafik kusur indirimi yapılsa dahi sonucun değiymeyeceği) anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. Sair istinaf sebepleri yönünden yapılan incelemede; Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9. gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir. Davacı davadan önce 14.04.2021 tarihinde sigorta şirketine başvurmuş olduğundan davalı 26.04.2021 tarihinde temerrüde düşürülmüştür. Mahkemece usul ve yasaya uygun olarak davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 26.04.2021 tarihinden itibaren faiz hükmedildiğinden bu yöndeki istinaf başvurusunun da reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekili her ne kadar müvekkili sigorta şirketinin daimi maluliyet, bakıcı gideri, geçici iş göremezlik olmak üzere toplam poliçe teminat limitinin 360.000,00 TL, sağlık giderleri için de 360.000,00 TL teminatın bulunduğunu ileri sürmüş ise de, Davalıya sigortalı sürücünün kullandığı aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinde; ölüm ve sakatlanma kişi başına teminat limiti 360.000,00 TL, tedavi gideri kişi başına teminat limiti 360.000,00 TL olarak belirlenmiş ve kaza tarihi itibari ile geçerli olan poliçe limitleri her iki kloz için ayrı ayrı 360.000,00 TL’dir. Bahsedilen iki sorumluluğun her biri diğerinden bağımsızdır. 6098 Sayılı TBK'nun 54. maddesinde tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar, bedensel zararlar kapsamında sayılmış, ZMSS Genel Şartlarında da sakatlık nedeniyle ayrı, tedavi giderleri nedeniyle ayrı teminatlar verilmiştir. Sakatlık tazminatı hesaplanırken mağdurun meslekte kazanma gücü kaybı oranına göre elde edeceği gelirdeki azalma hesaplanırken, bakıcı giderleri; mağdurun bakımı, hastaneye gidip gelmesi, ilaçları, gerektiğinde sürekli yanı başında bulunması gereken hasta bakıcı-yardımcı maaş ve ücretleridir. Daimi iş gücü kaybı tazminatı ile yaşam boyu bakım giderleri farklı tazminat kalemleri olup, yaşam boyu bakıcı giderlerinin sakatlık teminatı kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bakıcı giderine ilişkin tazminat talebinin sürekli sakatlık tazminatı kapsamı dışında, farklı bir tazminat kalemi olduğundan tedavi giderleri teminatı kapsamında davalı şirket tarafından karşılanması gerekmektedir. Yargıtay 4 ve 17. Hukuk Dairelerinin kökleşen içtihatları da bu yöndedir. Mahkemece davacının sürekli iş göremezliği yönünden 354.512,00 TL, geçici iş göremezliği yönünden 1.000,00 TL, bakıcı gideri yönünden de 359.000,00 TL olmak üzere toplam 714.512,00 TL'ye hükmedildiği, hükmedilen tazminatların ayrı ayrı limit dahilinde olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/11612 E - 2022/4398 K; 2021/15255 Esas, 2022/7709 Karar, 2021/12166 Esas, 2022/5381 Karar) Yine hükmedilen tazminattan hakkaniyet indirimi yapılmasını gerektirecek bir hukuki sebep bulunmadığından bu yöndeki istinaf yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması yerinde görülmekle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 48.808,31 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 12.202,50 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 36.605,81 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.08/09/2026

Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/3021, K. 2026/2199, T. 08.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-3021-e-2026-2199-k-f8cae7f2ad00