Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1131 E. 2026/1028 K. – Adi Ortaklığın
Konu: Adi Ortaklığın Temsil Yetkisinin Kaldırılması
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1131
- Karar No
- 2026/1028
- Karar Tarihi
- Konu
- Adi Ortaklığın Temsil Yetkisinin Kaldırılması
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi 2026/1131 Esas - 2026/1028 Karar
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 36. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1131 KARAR NO : 2026/1028 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ : 17/07/2026 NUMARASI : 2026/573 ESAS DAVACI (İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN) : VEKİLİ : Av. DAVALI (KARŞI TARAF) : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : ADİ ORTAKLIĞIN TEMSİL YETKİSİNİN KALDIRILMASI BAŞVRUNUN KONUSU : İHTİYATİ TEDBİR KARAR TARİHİ : 16/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/10/2026
Taraflar arasındaki adi ortaklığın temsil yetkisinin kaldırılması davasının yapılan yargılaması sırasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, adi ortaklık temsilcisinin temsil yetkisinin kaldırılması ile ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. Mahkemece, "Davacı yanın ihtiyati tedbir talebinin reddine" dair verilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafından; davalının ortaklık faaliyetlerini şeffaf yürütmediği, ortaklık kayıtlarını teslim etmediği, hesap verme yükümlülüğünü yerine getirmediği, bilgi alma ve denetim hakkını fiilen ortadan kaldırdığı, güven ilişkisini sona erdirdiği, davalının temsil yetkisini kötüye kullandığı, davalının müdürlük görevinden de aynı nedenlerle haklı olarak alındığı, buna rağmen adi ortaklığı tek başına temsil etmeye devam ettiği, davada yaklaşık ispatın olduğu, telafisi güç ve imkânsız zarar tehlikesinin somut olarak ortaya konulduğu, yargılama sonuna kadar ortaklık malvarlığının korunmasına yönelik geçici hukuki koruma talep edildiği, dava dilekçesi ekindeki deliller tartışılmadan ve gerekçeli bir değerlendirme yapılmadan tedbir talebinin reddedildiği, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiği ileri sürülerek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İhtiyati tedbir talep eden davacının istinaf sebepleri ile HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni nedeniyle re'sen dikkate alınması gereken hususların incelenmesinde; Taraflar arasındaki uyuşmazlık, mahkemenin ihtiyati tedbir talep eden davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararının yerinde olup olmadığı, olayda ihtiyati tedbirin yasal şartlarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) ihtiyati tedbire ilişkin 389. maddesinde "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." ile HMK'nın 390. maddesinde "(1) İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. (2) Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. (3) Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." düzenlemeleri bulunmaktadır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu, davada yaklaşık ispat şartının bulunmaması, ihtiyati tedbir talebinin uyuşmazlığın esasına ilişkin olması ve yargılamayı gerektirmesi nedeniyle olayda ihtiyati tedbir şartlarının bulunmaması ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan ihtiyati tedbir talep eden davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden davacının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1/b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir talep eden davacıdan istinaf karar harcı peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran ihtiyati tedbir talep eden davacı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 16/10/2026 tarihinde, oy birliği ile kesin olarak karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip