Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1126 E. 2026/1088 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1126
Karar No
2026/1088
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/1126 KARAR NO : 2026/1088

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/460 TALEP TARİHİ : 05/05/2026 KARAR TARİHİ : 05/05/2026 TALEP : İhtiyati haciz KARAR TARİHİ : 14.07.2026 KARARIN YAZ. TARİHİ : 14.07.2026

Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/460 Esas sayılı dosyasından verilen 05.05.2026 tarihli ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili tarafından verilen ihtiyati haciz talepli dava dilekçesi ile özetle; dava dilekçelerinde ayrıntılı olarak açıkladıkları üzere, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile, ileride yaşanacak hak kayıplarını önlemek ve zararlarını tazmin edebilmek için davalı şirketler adına kayıtlı malvarlığına ihtiyati haciz konulmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak açtıkları işbu davada, ayıplı işlere, eksik işlere, fazla ödenen ve karşılığı olmayan ödemelere ilişkin 90.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline, davalı tarafından haksız olarak düzenlenen faturalar bakımından borçlu olmadıklarının tespitine, kooperatif ortaklarının kooperatifin bitmemesinden kaynaklı oluşan 5.000,00 TL kira kaybının tahsiline, ayıpların ve eksikliklerin tespiti için yapılmış bilirkişi uzman görüşleri, tespit raporları ve yapılan karot testlerinin toplam bedeli olan 5.000,00 TL'nin tahsiline, munzam zararlarının tazminine, yargılama giderleri (tespit giderleri vs) ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesinin 2026/460 Esas sayılı dosyasından verilen 05.05.2026 tarihli ara kararı ile özetle; ''...Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati hacze yönelik yaklaşık ispat ve muacceliyete ilişkin koşulların gerçekleşmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle ihtiyati haciz talebinin reddine'' dair ara karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili tarafından verilen 22.05.2026 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; -Yukarıda açıklanan gerekçe hükmünde; yaklaşık ispatın sağlanamadığı, muacceliyete ilişkin koşulların gerçekleşmediği hususları ile reddine karar verildiğini, fakat hem yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, hem de muacceliyet koşulunun gerçekleştiğinin ispat edildiğini, bu nedenle taleplerinin reddine yönelik ara kararın hukuka aykırı olup, itiraz ettiklerini, -Dava dilekçelerinin "III." nolu paragrafında; inşaatın durumu, ayıplı-eksik işlerin, fazla ödemenin tespiti, projeye aykırı işlemlerin tespiti için değişik iş dosyası ile rapor alındığı ve rakamlar ile somut olarak zararın ortaya konulduğunun belirtildiğini, raporda zarar ve fazla ödemelerin 380 Milyon TL olarak belirtildiğini, değişik iş dosyasının tespitlerinin yaklaşık ispatı sağladığını, raporun incelenerek hüküm tesis edilmesinin gerektiğini, -Ayıplı, eksik işlerin tespiti, inşaat durumunun tespiti, fazla ödemelerin, ruhsata ve projeye aykırı işlemlerin tespiti amacıyla geniş çaplı bir tespit raporu talep edildiğini ve Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/415 Değişik iş dosyası ile somutlaştırıldığını, Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/415 Değişik İş dosyası kapsamında alınan raporda da, “inşaatın sanki proje uygun yapılmış gibi ataşmana bağlayan ve ödemeyi projeye göre yapan tüm teknik kadronun müteselsil sorumluluğu ile oluşan” fazla ödeme bulunduğunun anlaşıldığını, ayrıca eksik ayıplı işler, ruhsata ve projeye aykırı işlemler nedeniyle zarar 380 Milyon TL olarak somut şekilde ortaya konulduğunu, bu tespitte bilirkişi heyeti tarafından dilekçelerinde belirtilen konularda görüş bildirildiğini, tespitlerin tümünün, mahkeme kanalıyla başvuru yapılan ve bilirkişi heyetinin sunduğu raporla tespit edilen hususlar olup; mahkemenin bu tespitleri ve somut olarak belirlediği zararı karşısında yaklaşık ispatın sağlanmadığının belirtilmesinin hukuka uygun olmadığını, nitekim; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2021/2160 K. 2021/1516 sayılı kararı ile tespit dosyasının yaklaşık ispatı sağladığını ayrıca raporda tespit edilen zarar miktarı kadar ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğinin belirtildiğini, karar hükmü gereğince, delil tespitinin yapıldığı ve davalıların işlemlerlinden kaynaklı zararın, davalılara hakedişler kanalı ile yapılan fazla ödemelerin, ayrıca dava dilekçemizde ayıplı- eksik- usulsüz - resmiyete aykırı diğer tüm işlemlerin neticesi için mahkeme kanalı ile alınan raporda ispatı sağlanması nazarında mahkemece taleplerinin kabulüne karar verilmesi, ayrıca 380 Milyon TL olarak belirlenen zararı karşılayacak şekilde ihtiyati haciz kararı verilmesinin gerektiğini, Sonuç olarak; mahkeme eliyle alınmış ve dosyaya sunulu olan mahkemenin 415 Değişik iş numaralı tespit raporunun “kanaat verici delil” niteliğinde olduğunu, İİK m. 258 hükmü gereğince; mahkemeye alacak hakkında kanaat verecek delilin varlığının arandığını, değişik iş dosyasındaki keşif/bilirkişi raporu, tarafın tek taraflı beyanı değil; mahkeme süzgecinden geçmiş teknik tespit olduğunu, bu nedenle yaklaşık ispat için elverişli bir dayanak oluşturduğunu, yukarıda bahsi geçen raporun konusu ve tespitlerinin, tamamen işbu davadaki iddialarına yönelik olup; farklı bir uyuşmazlık da olmadığını, bu nedenle, direk iddiaların ispatını sağlayan güçlü bir delil niteliğinde olduğunu, rapordaki tespitlerin kesin olduğunu, rakamların net şekilde belli olduğunu, genel veya terditli bir tespit dahi bulunmadığını, bu hususlar göz önüne alındığında; iddialarının yaklaşık ispatı sağladığını, eksik/ayıplı iş giderim bedeli, fazla ödemenin tutarı, usulsüz ödemenin hesaplanabilir karşılığı raporda gösterildiğinden ihtiyati haciz istemi soyut bir tazminat beklentisi olmaktan çıkıp somut para alacağına dönüştüğünü, İstanbul BAM 15. HD’nin 2021 kararının, tespit raporuyla belirlenen miktarla sınırlı ihtiyati haczi açıkça kabul ettiğini, tüm bu nedenlerle yaklaşık ispatın gerçekleştiğinin kabulü ile sunulu karar doğrultusunda raporda geçen zararı karşılayan ölçüde ihtiyati haciz kararı verilmesinin gerektiğini, -Muacceliyete ilişkin koşulların sağlandığı, delil listelerinde bilgileri ve dava dilekçelerinde açıklamaları sunulu ihtarnameler ile, dosya kapsamındaki diğer tüm bilgi ve belgeler ile sabit olduğunu, davalılara defalarca ihtarname gönderilmesine rağmen davalının zararı ve fazla ödemeleri müvekkili kooperatife iade etmediğini, -Dava dilekçelerinde; davalılar ile hukuki olarak nasıl süreçler yaşandığının tek tek anlatıldığını, ayrıca tarafların birbirine gönderdiği ihtarnameler açıklanmış, delil listesinde de tek tek listelendiğini, bir de dava dilekçeleri ekinde bahsi geçen tüm ihtarnamelerin özetlerinin konduğunu, tüm bu hukuki süreçler incelendiğinde tespit davası ile zarar ve fazla ödemeler tespit edildikten sonra müvekkili kooperatifin ihtarnameler yoluyla tüm iddialarını davalılara yönelttiği, zararı ve fazla ödemeyi defalarca talep ettiğinin görüldüğünü, 01.03.2024 tarihli Bornova 6. Noterliği'nin 3076 yevmiye no'lu ihtarnamesi ile davalı şirkete "bazı dükkanlarda zemin oturmaları olduğu, bu oturmalar nedeniyle bir kısım prefabrik elemanlarda çatlak, kırılma, izolasyonlarda açılmalar ve buna bağlı olarak demontaj/montaj ihtiyacı doğduğu, ayrıca zemin iyileştirilmesi yapılmayan bina çevresi ve yollarda kitlesel oturmalar ve hareketlere de bağlı olarak bazı bloklarda oturmalar gözlemlendiği, arazideki yüm zemin iyileştirme ve sözleşmede belirtilen tüm imalatların davalının sorumluluğunda olduğu, ana yüklenici sözleşmesi kapsamında yapılan iş ve imalatlarda ayıpların ortaya çıktığını ihbaren ve ihtaren bildirdiklerini, başkaca ayıpların ortaya çıkması, yeni zemin oturması vb. problemlerin yaşanması durumuna ilişkin tüm yasal hakların saklı tutulduğu, ayıp ve eksiklikleri giderme yükümlülüğünün davalı yanda olduğu, belirtilen bu gizli ayıp ve esiklerin sebeplerinin, çözümlerinin ve telafi yönetimlerinin işbu ihtarnamenin ulaşmasından itibaren 7 gün içinde bildirilmesi, gizli ayıp ve eksiklerin sözlşeme hükümlerine, bilimsel kurallara uygun iyiniyet hükümleri çerçevesinde giderilmesi gerektiğinin ihtaren ayıp ihbarı şeklinde bildirildiğini (EK 22), müvekkili kooperatif tarafından keşide edilen Turgutlu 3. Noterliği'nin 22/08/2024 tarihli 10574 yevmiye numaralı ihtarnamesi (EK 24) ile hukuka aykırı şekilde düzenlenen 21.08.2024 tarih ve KYA2024000000003 fatura numaralı fatura kabul edilmediğini ve itiraz edildiğini, 7 numaralı hak edişin kontrolör firma Hibrit'e sunulmadığı, gerekli kontrollerin yapılabilmesi için uygun ortam ve şartların sağlanmadığı, 02.08.2024 tarihli mail ile bu konuda gerekli bildirimlerin yapıldığı buna rağmen şartların düzeltilmediği, sahada fiilen gerçekleşmeyen imalatları da kapsayacak şekilde hak ediş düzenlendiği, müvekkiline ait ihrazat malzemesi olup olmadığının bildirilmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, -03.09.2024 tarihinde Bornova 6. Noterliği'nin 11312 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı .... AŞ.'ye kendilerine 29.07.2024 tarihli Yönetim Kurulu kararıyla 15.08.2024'e kadar süre verildiği, "kırılan prefabrik elamanların üretim işi ile ilgili imalatların başlamadığı, yine onay verilip avans kooperatife iadesi istenmiştir. yapıln DKK ve fore kazık işleri ile ilgili sözleşmelerin imzalanmadığı, 30.06.2024 tarihinde bitmesi gereken tüm işlerin 15.08.2024'e kadar tamamlanmadığı, geçici kabule ilişkin eksiklerin tamamlanmadığı, hukuka aykırı faturalar düzenlenmeye devam edildiği, elektrik panolarının sökülerek şantiyede işlerin durdurulduğu belirtilerek, üzerlerindeki avansın 3 gün içinde iadesi, yükleniciye avansa mahsuben verildiğini ve henüz vadesi gelmemiş kıymetli evrakların iadesinin istendiğini (EK 27), -7 yıldır kooperatif inşaatlarını bitiremeyen, 2020'de teslim vaadetmiş olan kooperatif yönetiminin 07.09.2024 tarihinde ibra edilmeyerek değiştiğini, yeni yönetim görevine başladığını, Eylül ayında görevine başlayan yönetim inşaat faaliyetlerinin sürekliliğini sağlamak amacıyla ilk iş olarak 4. Etap müteahiti .... Şirketi ile görüşmeler gerçekleştirdiğini, müteahhit firmanın haksız olarak faturalar kesmeye devam ettiğini, bu faturalara itiraz edildiğini, firma üzerindeki 64 milyon tutarındaki avansı bu yolla eritmeye çalıştığını, -7 Ekim 2024 tarihli İzmir 38. Noterliği'nin 32245 yevmiye nolu ihtarnamesi ile yüklenici üzerindeki avansın ve henüz vadesi gelmemiş kıymetli evrakların 3 gün içinde iadesinin talep edildiğini, ancak bu ihtara uygun davranılmadığını (EK 28), -Davalı şirket tarafından müvekkili şirkete gönderilen 16.10.2024 tarihli KYA2024000000005 no.lu 1.593.468,72 TL tutarlı faturaya 18.10.2024 tarihinde KEP üzerinden, 22.10.2024 tarihinde İzmir 38. Noterliğinin 22.10.2024 tarihli 33968 yevmiye no'lu ihtarnamesi ile itiraz edildiğini (EK 29), ilgili yazımızda faturaya dayanak olarak belirtilen 9. ay hak edişinin, usulünce ibraz edilmediği, hak ediş raporu ve onu destekleyecek belge, fatura, bordro, ataşman ve sair belgelerin gönderilmediğinin belirtildiğini, ayrıca bu yazıda 22.08.2024 tarihli ihtarname ile davalı tarafa bildirilen hususların aynen devam ettiği, bu hususlara ilişkin bir düzeltme, iyileştirme yapılmadığı, gerekli kontrollerin yapılmasına yönelik uygun ortam ve şartların sağlanmadığı, 03.09.2024 tarihli ihtarnameyle iadesi istenen avansın iade edilmediği, davalının yeddinde bulunan ve henüz vadesi gelememiş kıymetli evrakların iade edilmediği ve bahsi geçen ihtarnamede bahsi geçen işlerin yapılmadığının belirtildiğini, yine bu yazıda da verilen avansın iadesinin talep edildiğini, -Müvekkili kooperatif tarafından keşide edilen İzmir 38. Noterliği'nin 20.12.2024 tarihli 41285 yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek bu faturaya itiraz edildiğini (EK 31), taraflarınca ilgili faturaya dayanak olarak belirtilen 11. ay hak edişinin, usulünce ibraz edilmediği, sözleşme ve inşaat hukukunun genel ilkelerine uygun olarak düzenlenmediği, hak ediş raporunun ve onu destekleyecek belge, fatura, bordro, ataşman ve sair belgelerin gönderilmediği, ibraz edilmediği, tarafınızca yüklenici sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği, şantiye sahasını sözleşmeye aykırı olarak terk ettiği, üzerinde müvekkili kooperatifin eski yönetimi tarafından fazlaca ve haksız verilmiş avansların bulunduğu, bu avansların bir kısmının kıymetli evrak olduğunun düşünülmesine rağmen kıymetli evrak devir teslim belgesinin taraflarınca ve eski yönetimce düzenlenmediği, 03.09.2024 tarihli ihtarnameyle iadesi istenen avansın iade edilmediği, yedlerinde bulunan ve henüz vadesi gelememiş kıymetli evrakların iade edilmediği ve bahsi geçen ihtarnamede bahsi geçen işlerin yapılmadığı ileri sürülerek itiraz edildiğini, yine bu ihtarnâmede de avans iadesi isteminde bulunulduğunu, görüldüğü üzere davalı şirket eski yönetim tarafından kendilerine verilen avansını buharlaştırmaya çalıştığını, yüklenici firma ... Şirketinin sahayı terk ettiğine ilişkin tespit yaptırıldığını ve Turgutlu 1. Sulh Hukuk Mahkemesi 2024/45 Değişik iş sayılı dosyası ile somutlaştırıldığını, 15.11.2024 tarihinde müvekkili kooperatif tarafından davalılar İzmir 38. Noterliği aracılığı ile 36466 yevmiye no’lu ihtarname gönderildiğini, bu ihtarnamede dava konusu iddiaların bildirildığını, Yaklaşık ispatın yanında muacceliyet şartı da sağlandığından, taleplerinin kabulü ile ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiklerini, Yukarıda açıklanan ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile, ileride yaşanacak hak kayıplarını önlemek ve zararımızı tazmin edebilmek için davalı şirketler adına kayıtlı malvarlığına, tespit davasında alınan rapordaki zararı karşılar mahiyette ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda, Dava, eser sözleşmesi kapsamında sözleşmeye aykırı, eksik ve ayıplı/hileli ifa nedeniyle uğranılan zararların tazmini, fazla ödenen bedellerin istirdadı ve haksız düzenlenen faturalar nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkidir. Davacı vekilinin ihtiyati haciz isteminin ilk derece mahkemesi tarafından 05.05.2026 tarihli ara kararla reddine karar verildiği, verilen ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür. İhtiyati haciz; 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde, “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1–Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”; 258. maddesinde, “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” düzenlemeleri mevcuttur. İhtiyati haciz kararı verilmesinin yasal koşulları İİK'nun 257. maddesinde düzenlenmiş olup, talepte bulunan alacaklı tarafından, alacağın varlığı ve miktarı hususunda, yaklaşık ispat olgusunun yerine getirilmesi gerekmektedir. İİK'nun 258. maddesi uyarınca, alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermesi mecburdur. Tarafların iddia ve savunmalarının gerçekliği ve haklılığı yapılacak olan yargılama sonunda ortaya çıkacak ise de, ihtiyati haciz kararı verilmesinin talep edildiği tarih itibariyle ihtiyati haczin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekmektedir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde somut olaya gelince: Davacı vekili, taraflar arasında yapılan eser sözleşmeleri kapsamında sözleşmeye aykırı, eksik ve ayıplı/hileli ifa nedeniyle davacının uğradığı zararların tazmini, fazla ödenen bedellerin istirdadı ve haksız düzenlenen faturalar nedeniyle borçlu olunmadığının tespitiyle eldeki davayı açtığı ve davalılar hakkında ihtiyati haciz verilmesini talep ettiği görülmüştür. Somut olayda taraflar arasında sözleşmelerden kaynaklı edimlerin yerine getirilip getirilmediği hususunun ve davacının davaya konu istemlerinin yargılamayı gerektirdiği, İİK.'nın 257 ve devamı maddeleri gereğince dosya kapsamında sunulan delillerin muaccel bir alacağın varlığına ilişkin "yaklaşık ispat" ölçüsünü sağlayacak nitelikte olmadığından ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz isteminin reddine ilişkin kararında usule ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen 05.05.2026 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/460 Esas sayılı dosyasından verilen 05.05.2026 tarihli ara kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin bu ara karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 1.206,00 TL istinaf haciz karar harcından peşin alınan 732,00 TL'nin mahsubu ile kalan 474,00 TL'nin bu davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 258/3 ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-f maddeleri gereğince kesin olmak üzere 14.07.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1126, K. 2026/1088, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1126-e-2026-1088-k-f5bf6f4f3dd4