Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1056 E. 2026/1092 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1056
Karar No
2026/1092
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/1056 KARAR NO : 2026/1092

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/507 DAVA TARİHİ : 12/05/2026 ARA KARAR TARİHİ : 15/05/2026 DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) TALEP : İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ : 14.07.2026 KARARIN YAZ. TARİHİ : 14.07.2026

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/507 Esas sayılı dosyasından verilen 15.05.2026 tarihli ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili tarafından verilen ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı borçlu arasında 13/03/2025 tarihinde 300 kWp Anahtar Teslim Güneş Enerji Santrali Sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili firma tarafından üzerine düşülen tüm edimlerin yerine getirildiğini, sözleşme gereği müvekkilinin tüm malzemeleri sahaya indirdiğini ve muhatabın 1.100.000,00 TL ödemesini yapmamak için gerekli işlemlerden uzak durduğunu, sürekli oyalamasına rağmen müvekkilinin fotovoltaik panelleri sahaya indirdiğini, komple GES'in montajının tamamlandığını, davalının; KOSGEB'den kredi teşvik ödemelerini aldığını ancak müvekkiline ödemesini yapmadığını, bu aşamada GES'in şebeke bağlantısının sözleşmeye göre kapsam dışı olduğunu ve davalının sorumluluğunda olduğunu, davalı şirketin bu işlemi aylarca tamamlamadığını, GES'in şebeke bağlantısı işini geciktirdiğini, ödemelerini yapmadığını, şebeke bağlantısı yapılamadığından geçici kabulünün de gerçekleştirilemediğini, müvekkilinin; sözleşme gereği 30/10/2025 vadeli, 200.000,00 TL bedelli çekten kaynaklı alacağının da ödemesinin geciktirildiğini, müvekkilinin geçici kabul sonrası fatura tanzim edeceğinden davalı borçlunun borcunu ödememek için üzerine düşen edimi yerine getirmediğini, Terme Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2025/17 D. İş sayılı tespitini yaptırdığını, müvekkilinin alacağını alamadığı halde tüm edimlerini fazlasıyla yerine getirdiğini, tespit sonrasında davalının, anılı iş için çevre illerden başka bir firmayla anlaşarak işi tamamlattırdığını, yani 200.000,00 TL'lik müvekkilinin alacak kısmına kalan işi başkasına yaptırdığını, sözleşmeye dahil olmayan hizmetlerin açık olup, ilave bir trafo, OG hücre ve kompanzasyon panosu, şebeke bağlantısının yapılması için müşterinin trafosu, tesis elektik panosu ve kompanzasyon panosunda sorun olmaması, varsa müşteri tarafından yani davalı tarafından giderilmesi ve GES'in itfaiye raporlarının alınması gibi tüm işlerin davalı edimi olduğunu, müvekkilinin, alacağın tahsili için şifai olarak taleplerde bulunduğunu, ihtarname keşide edildiğini, akabinde icra takibi yapıldığını, davalının borca itiraz ettiğini, itirazın haksız ve yersiz olduğunu, müvekkili fatura kesmediği için şikayet eden davalı borçlunun bu şikayetinin de karşılıksız kaldığını, müvekkilinin alacağına ulaşmak için GES şebeke bağlantısı için davalının çok eski olan elektrik panolarında yenileme-iyileştirme yapması ve kompanzasyon panosunu yapması, yaptırması ve diğer işlemleri bile isteye geciktirdiğini, yapmadığını, müvekkili taleplerde bulunduğunda müvekkiline olan borcu ödememek için delil tespiti yaptırarak başka bir firmaya bağlantının yaptırılmış olduğunu, müvekkilini zarara uğrattığını, gelinen ekonomik şartlar çerçevesinde borçlu firmanın da mal kaçırma, alacaklılarını zarara sokma kasıtlı hareketlerinin içinde bulunulduğunun öğrenildiğini, bu sebeple davalı şirket adına kayıtlı tapu, araçların ve 3. kişilerde mukim hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz tatbikine karar verilmesine, İzmir 9. İcra Müdürlüğü'nün 2026/2563 sayılı icra takibine konu edilen takibe itirazın iptali ile faizi ile birlikte takibin devamına ve davalının %20 den aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı-borçludan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesinin 15.05.2026 tarihli ara kararı ile özetle; ''...dava konusu alacak yargılamayı gerektirdiği gibi mal kaçırma girişiminde bulunabileceği yönünde sunulan deliller kapsamında mahkememizde bir kanaat oluşmadığı, talep konusu konusu edilen alacağın varlığı ve miktarı ve talep koşullarının mevcut olup olmadığının hususunun yargılamayı gerektirdiği, İİK 257. Madde kapsamında ihtiyati haciz şartlarının mevcut olmadığı sonucuna varılarak davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine'' dair ara karar verilmiştir. İSTİNAF SENEPLERİ: Davacı vekili tarafından verilen 01.06.2026 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; -Müvekkili ve davalı/borçlu arasında 13/03/2025 tarihinde 300 kWp Anahtar Teslim Güneş Enerji Santrali (GES) Sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili tarafından üzerine düşen tüm edimlerin yerine getirilmiş olması ve davalı/borçlunun ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediğiden dolayı başlatılan icra takibine haksız itirazının iptali ile diğer sonuçlarına dair işbu davanın ikame edildiğini, dosyaya işin yapımı konusunda alınmış bilirkişi raporu dahil olmak üzere tüm delillerin sunularak borçlu/davalının mamelekini eksiltme kastı ile itirazın haksızlığı gerekçe gösterilerek ihtiyati haciz kararı verilmesinın talep edildiğini, -Yerel mahkemece tensiple birlikte dosyaya sunulu bulunan taraflar arası sözleşmeler onaylı projeler kurum onayları, keşide edilen ihtarnameler, Terme Sulh Hukuk Mahkemesinin 2025/17 D.İş sayılı bilirkişi raporu, işin yapıldığına dair Gelir İdaresi Başkanlığı özelgeleri sunulmuş olmasına rağmen dava konusu alacak miktarının yargılamayı gerektirdiği gibi davalının mal kaçırma yönünde kanaat oluşmadığı gerekçesi ile talebi reddine karar verdiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olup basit yargılama yapılacak dosya açısından tüm delillerin ibraz edildiğini, en önemlisi ise işin yapımı konusunda gelinen aşama dahil bilirkişi raporu ile ortaya konulmuş olmasına rağmen tedbir amaçlı müvekkilinin alacağının güvence altına alınması konusunda risk oluştuğunu, -Müvekkilinin sözleşme şartları uyarınca; “Alıcı, KOSGEB’in ön ödemesi olan 1.100.000,00 TL’yi Yüklenicinin aşağıda belirtilen banka hesabına öder. Yüklenici, bu ödeme öncesinde “Hizmet ve Ürün Listesinde yer alan fotovoltaik panelleri sahaya indirecektir.” ibaresine yönelik olarak müvekkilinin tüm malzemeleri sahaya indirdiğini ve muhatabın 1.100.000,00 TL ödemesini yapmamak için gerekli işlemlerden uzak durduğunu ve sürekli oyalamasına rağmen müvekkilinin sadece fotovoltaik panelleri sahaya indirmekle kalmadığını, komple GES’in montajını tamamladığının bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, tekrar ekte sunulduğunu, -Davalının, KOSGEB’den kredi teşvik ödemelerini aldığını, müvekkiline ödemesini yapmadığını, bu aşamada GES’in şebeke bağlantısının sözleşmeye göre kapsam dışı olup davalının sorumluluğunda olduğundan, GES şebeke bağlantısı için davalı çok eski olan elektrik panolarında yenileme-iyileştirme yapması ve kompanzasyon panosunu yapması-yaptırmasının beklendiğini, kendisinin elektrik işi ile ilgilenen ...... isimli şahsa yaptıracağını ve verilen fiyatlandırmanın dahi kontrolü için yardım alan davalı firmanın bu işlemi aylarca tamamlamamış GES’in şebeke bağlantısı işini geciktirmiş ödemelerine de yapmadığını, GES’in şebeke bağlantısı yapılamadığından geçici kabulünün de gerçekleştirilemediğini, müvekkilinin sözleşme gereği “Alıcı, GES montajının tamamlanıp geçici kabul başvurusunun yapılmasını müteakip üç gün içerisinde, 30.10.2025 vadeli 200.000,00 TL tutarında Türk Lirası çek ile ödeme yapacaktır.” maddesi gereği de anılı bu kalem alacağının da ödemesinin geciktirildiğini, -Tüm bu aşamalar çerçevesinde, müvekkilinin geçici kabul sonrası fatura tanzim edeceğinden davalı boçlunun sırf borcunu ödememek üzerine düşen edimi yerine getirmeyip Terme Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2025/17 D.İş sayılı tespitini yaptırmış olup rapor ekte sunulu olmakla birlikte; (bir kısım itirazlarımız da gönderildiğini) GES’in şebeke bağlantısı sözleşmeye göre kapsam dışı olduğu, tespit isteyenin sorumluluğunda olduğu, GES şebeke bağlantısı için tespit isteyenin çok eski olan elektrik panolarında yenileme-iyileştirme yapması ve kompanzasyon panosunu yapması-yaptırması gerektiğinin asla zikredilmemiş sözleşme sorumluluğu olan ve tespit isteyenin açık sorumluluğundaki bu işlemin işin yapılmadığı tespit edilmemiş ise de yapılan işlerin tespiti müvekkilinin edimlerini eksiksiz yerine getirdiğinin ispat edildiğini, bu tespitin talepçinin yani davacının son derece aleyhine olduğunu, çünkü anılı aşamaya kadar alacağını alamasa da müvekkilinin tüm edimlerini fazlasıyla yaptığının ortaya bir kez daha çıktığını, tespit sonrasında, davalının, anılı iş için çevre illerden başka bir firmayla anlaşarak işi tamamlattırdığını, yani 200.000,00 TL'lik müvekkilinin alacak kısmına kalan işi de başkasına yaptırtığını, müvekkilinin yaptığı işten faydalanan davalının borcunu da ödemeyerek hem sebepsiz zenginleştiğini, hem de müvekkiline zarar vermeye devam ettiğini, -Sözleşmeye dahil olmayan hizmetlerin açık olup; ilave bir trafo, OG hücre ve kompanzasyon panosu, şebeke bağlantısının yapılması için müşterinin trafosu, tesis elektrik panosu ve kompanzasyon panosunda sorun olmaması, varsa müşteri tarafından yani davalı tarafından giderilmesi ve GES’in itfaiye raporlarının alınması gibi tüm iş ve işlemlerin davalı ediminde olduğunu, -Müvekkilinin alacağının tahsilinin önce şifai olarak taleplerde bulunduğunu, devamında ihtarname keşide ettiğini, en nihayetinde de icra takibi yaptığını, davalının itirazlarında yetki itirazında bulunmuş ise de sözleşmenin anlaşmazlıkların çözümünde İzmir Mahkeme ve İcra Daireleri'nin karşılıklı olarak imzaları tahtında kabul edildiğini, bu nedenle öncelikle davalının yetki itirazının yerinde olmadığını, devam itirazlarında ise; borca itiraz etmiş olan davalı/borçlunun bu itirazında da haklı olmadığını, hatta müvekkili fatura kesmediği için şikayet eden davalı/borçlunun bu şikayetinde de karşılık bulamadığını, dilekçelerinde yer alan hüküm ve düzenlemelere göre; gerek kâğıt ortamında gerekse elektronik ortamda düzenlenecek hak ediş bedelleri karşılığı faturanın, hak edişin tahakkuk ettiğini belgeleyen kabul tutanağının düzenlendiği yani hak ediş raporunun onaylandığı tarihten itibaren yedi gün içinde düzenlenmesinin gerektiğini, -300 kWp Anahtar Teslim Güneş Enerji Santrali (GES) Sözleşmesinin “Ödeme Planı ve Proje Süresi” başlıklı maddesinde; ''Alıcı, GES montajının tamamlanıp geçici kabul başvurusunun yapılmasını müteakip üç gün içerisinde, 30.10.2025 vadeli 200.000,00 TL tutarında Türk Lirası çek ile ödeme yapacaktır. Yüklenici, GES montajını 30.04.2025 tarihine kadar tamamlayıp geçici kabul işlemlerini başlatacaktır'' hükümlerinin mevcut olduğunu, bu itibarla; geçici kabule tabi hizmetlerde, hizmetin ifa edilmiş sayıldığı tarihin geçici kabul tarihi olduğunu, faturanın geçici kabul tutanağının düzenlendiği (onaylandığı) tarihte ya da en geç tutanak tarihini takip eden 7 gün içinde düzenlenmesinin gerekliliklerinin yerine getirilmeden fatura keşide etmenin mümkün olmayacağı açık olup, işin tamamlanıp teslimi konusunu geciktiren tarafın davalı-borçlu-alıcı olmasından dolayı, bu dava alacağın tahsili için başlatılan icra takibinde itirazın iptali davası olup müvekkilinin alacağını her ne kadar geçici kabul sonrası fatura keşide edecek idiyse de davalının işi başka firmaya tamamlattığı veya yapması gereken edimleri yapmadığı için söz konusu sözleşme ihlalleri ayrı bir dava konusu olacağını, -Özetle; fatura kesilmesinin ancak sözleşmeye dahil olmayan hizmetler olan İlave bir trafo, OG hücre ve kompanzasyon panosu, şebeke bağlantısının yapılması için davalının trafosu, tesis elektrik panosu ve kompanzasyon panosunda sorun olmaması, varsa yine kendisi tarafından giderilmesi ve GES’in itfaiye raporlarının alınması gibi tüm iş ve işlemlerin tamamlanıp müvekkiline bildiriminin yapılmasının ve geçici kabulü yaptıktan sonra faturanın keşide edilmesi asıl olup davalı sırf ödeme yapmamak geçici kabul aşamasını son işlemi olan kendi yükümlülüğü olan iş ve işlemleri yaptırmamış olup müvekkilini devreden çıkararak başkasına yaptırdığını, -Tüm bu hususların dosyaya sunulan deliller ve rapor dahil tamamı yaklaşık işpat kuralına uygun bilgi ve belgeler içerdiğini, bilirkişi raporu ile dahi ispatlandığını, hatta delil listesinde eklenen davalının elektrik işini yapacak olan şahsın malzemeler konusunda dahi müvekkili şirket yetkilisine görsel göndermesi ancak işi yapmamış olması sunulmuş olmasına rağmen talebin reddinin doğru olmadığını, -Mahkemenin yine mal varlığını azaltma iddiasında TAKBİS ve Polnet pasif ve aktif sorgusunu hatta UYAP sistem dava-takip sorgusunu yapması gerekirken 7 nolu delil değerlendirmesini de yapmadığını, genel çerçevede hiçbir delili değerlendirmeden raporu incelemeden Terme Sulh Hukuk Mahkemesi raporunun dahi sunulmuş olmasına rağmen celp etmeden karar vermesinin doğru olmadığını, Yukarıda izah olunan ve resen nazara alınacak nedenlerle, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/507 Esas sayılı dava dosyasında verilen 15/05/2026 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurularının kabulü ile kararın ortadan kaldırılarak, gerekir ise anılı alacak için takdir olunacak bir teminat karşılığı ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz kararı verilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda, Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekilinin ihtiyati haciz isteminin ilk derece mahkemesi tarafından 15.05.2026 tarihli ara kararla reddine karar verildiği, verilen ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür. İhtiyati haciz; 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde, “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1–Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”; 258. maddesinde, “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” düzenlemeleri mevcuttur. İhtiyati haciz kararı verilmesinin yasal koşulları İİK'nun 257. maddesinde düzenlenmiş olup, talepte bulunan alacaklı tarafından, alacağın varlığı ve miktarı hususunda, yaklaşık ispat olgusunun yerine getirilmesi gerekmektedir. İİK'nun 258. maddesi uyarınca, alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermesi mecburdur. Tarafların iddia ve savunmalarının gerçekliği ve haklılığı yapılacak olan yargılama sonunda ortaya çıkacak ise de, ihtiyati haciz kararı verilmesinin talep edildiği tarih itibariyle ihtiyati haczin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekmektedir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde somut olaya gelince: Davacı vekili, taraflar arasında 13/03/2025 tarihinde “300 kWp Anahtar Teslim Güneş Enerji Santrali (GES) Sözleşmesi” yapıldığını, sözleşme gereğince davacı yüklenicinin üzerine düşen tüm edimleri yerine getirdiğini, ancak davalı tarafça ödeme yapılmadığını ve başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali davasının açtığı ve davalı hakkında ihtiyati haciz verilmesini talep ettiği görülmüştür. Somut olayda taraflar arasında sözleşmeden kaynaklı edimlerin yerine getirilip getirilmediği ve davacının takibe konu alacağının bulunup bulunmadığının yargılamayı gerektirdiği, İİK.'nın 257 ve devamı maddeleri gereğince dosya kapsamında sunulan delillerin muaccel bir alacağın varlığına ilişkin "yaklaşık ispat" ölçüsünü sağlayacak nitelikte olmadığı, ayrıca İİK 257/2 maddesine göre davalının mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisinin kaçmağa hazırlandığı yahut kaçtığına ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunduğuna dair yaklaşık ispata yarar dosya kapsamında delil bulunmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz isteminin reddine ilişkin kararında usule ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen 15.05.2026 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/507 Esas sayılı dosyasından verilen 15.05.2026 tarihli ara kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin bu ara karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 1.206,00 TL istinaf haciz karar harcından peşin alınan 732,00 TL'nin mahsubu ile kalan 474,00 TL'nin bu davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 258/3 ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-f maddeleri gereğince kesin olmak üzere 14.07.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1056, K. 2026/1092, T. 15.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1056-e-2026-1092-k-9af987095b96