Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/979 E. 2026/1201 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/979
Karar No
2026/1201
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/979 - 2026/1201 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/979 KARAR NO : 2026/1201

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/06/2025 NUMARASI : 2024/289 Esas - 2025/721 Karar

ASIL DAVA

DAVACILAR : 1- VEKİLİ : Av.

DAVALI : VEKİLİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Tazminat

BİRLEŞEN ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2024/581 ESAS - 2024/556 KARAR SAYILI DAVA DOSYASI

DAVACILAR : 1- VEKİLİ : Av.

DAVALI : VEKİLİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 15/09/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 21/09/2026

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı asıl ve birleşen dosyada davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde; 27.12.2023 tarihinde sürücü ...’in sevk ve idaresindeki camları buzlu görüşü kapalı ... plakalı aracı ile karşıya geçmekte olan yaya ...’a çarpması sonucu yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın sonucunda yaya olan müvekkili ...'ın yaralandığını, müvekkilinin yaralanması nedeniyle maddi açıdan mağdur olduğunu, davacının çeşitli hastanelerde tedaviler gördüğünü, hastanın halen hayatı tehlikesinin devam ettiğini, bir çok organı ile birlikte beyninin de çok hasar aldığını, bu sebeple müvekkilinin geçici ve sürekli olarak iş göremez hale gelerek, bakıma muhtaç hale geldiğini, kazanın oluşumunda sürücünün kusurlu olduğunu, davacının kusuru olmadığını, ... plakalı aracın kaza tarihinde (27.12.2023) geçerli bir Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin bulunmaması sebebiyle ... müvekkilinde oluşan zarardan sorumlu olduğunu, ... başvuru yapıldığını, ödeme yapılmadığını, 02.02.2024 tarihinde temerrüde düştüğünü, tüm bu nedenlerle, fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma hakları saklı kalmak kaydı ile, müvekkilinin geçirdiği trafik kazası sonucu yaralanması sebebiyle maddi zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik asgari 300,00-TL (müvekkilin uğramış olduğu sürekli iş göremezlik zararı için 100,00-TL, geçici iş göremezlik zararı için 100,00-TL, bakıcı gideri zararı için 100,00-TL olmak üzere) maddi tazminat bedelinin temerrüt tarihi olan 02.02.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61, 2918 sayılı KTK’nın 85 ve 88 Ve Türk Borçlar Kanunu’nun 163. maddeleri gereği teselsül hükümleri uyarınca davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili birleşen davaya ilişkin dava dilekçesinde; 27/12/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacıların murisi ...'ın yaralandığını, daha sonra 29/02/2024 tarihinde tedavi gördüğü hastanede vefat ettiğini, bu sebeple ...'ın yakınları için işbu destekten yoksun kalma tazminat davasını açtıklarını, müteveffa ...'ın eşi, çocukları ve annesi için aynı davalıya karşı aynı olay nedeniyle açılan, tarafları ve konusu aynı olan dosyalarının HMK 166. madde uyarınca 2024/289 esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili yargılama sırasında verdiği dava değerinin artırımı dilekçesi ile, asıl dava yönünden (...'ın yaralanması nedeniyle), geçici iş göremezlik zararı için davalı yanın sağladığı sağlık giderleri teminatından ve/veya sakatlık teminatından 34.010,99-TL, bakıcı gideri için zararı için dava davalı yanın poliçesinin sağladığı sağlık gideri ve/veya sakatlık teminatından 40.012,95-TL, sürekli işgöremezlik zararı için 100,00-TL olmak üzere toplam 74.123,94-TL maddi tazminat bedelinin, fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma hakları saklı kalmak kaydı ile temerrüt tarihi olan 02.02.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ... mirasçılarına ( Eş ... 2/8 , Çocuk ... 3/8 , Çocuk ... 3/8) miras payları oranında verilmesine, birleşen dava yönünden (...'ın vefatı nedeniyle), ... için davalı yanın poliçesinin sağladığı vefat teminatından 88.818,08-TL, ... için davalı yanın poliçesinin sağladığı vefat teminatından 138.924,27-TL,... için davalı yanın poliçesinin sağladığı vefat teminatından 243.820,90-TL, ... için davalı yanın poliçesinin sağladığı vefat teminatından 728.436,75-TL destekten yoksun kalma tazminat bedelinin, fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma hakları saklı kalmak kaydı ile temerrüt tarihi olan 29.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili asıl ve birleşen davaya ilişkin cevap dilekçesinde; davacılar tarafından müvekkili şirkete yapılan başvuruda gerekli belgeler bulunmadığından yapılan başvurunun geçersiz bir başvuru olduğunu, tamamlanabilir bir dava şartı olmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, hesaplama yapılarak tazminattan kusur indirimi yapılması gerektiğini, kusur oranlarının da tespiti gerektiğini, desteğinden yoksun kalan davacıların yaşları itibariyle çalışabilecek durumda olup olmadıkları gözetilmesi gerektiğini, yine birleştirilen dava yönünden çifte tazminat ödemesi yapılamayacak olup mahkemenin bu hususu re'sen dikkate alması gerektiğini, birleşen dava yönünden ayriyeten tazminata hükmedilmesinin hakkaniyetsiz olacağını, her iki davada ayrı ayrı ödeme yapılmasının ödemede tekerrüre yol açacağından bu hususun mahkemece dikkate alınarak taraf menfaatlerini dengelemesi ve sebepsiz zenginleşmenin önüne geçmesi gerektiğini, aracın görüşe engel halinin kesin olarak ortaya koyulmadığı gibi kazaya olan etkisi ve sürücünün kusur oranının hesaplanarak tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin tazminat sorumluluğunun sınırlı olup bu limitin üzerinde sorumluluğu bulunmadığını, davacı yanın sosyal güvenlik kurumu tarafından herhangi bir ödeme alınıp alınmadığının araştırılması gerektiğini, davacı yan usulüne uygun başvuru yapmadığından müvekkili kurumun temerrüde düşmemiş olup faiz isteminin mesnetsiz olduğunu, yapılacak hesaplamada peşin ödeme iskonto oranının dikkate alınmasını talep ettiklerini bildirerek, davanın öncelikle usulden, aksi kanaatte olunması halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava dışı sürücü ...'in idaresindeki ... plakalı aracı ile ... Caddesi istikametine doğru seyir halindeyken, 348 Sokak Kavşağına geldiğinde aracının sağ ön kısımları ise 348 Sokak üzerinden gelip... Sokağın karşı tarafına geçmekte olanı ve yolun da yarısını kat etmiş olan yaya ...'a yolun ortasında çarpması şeklinde kazanın meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde dava dışı sürücü ...’in %100 oranında kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...'ın 27/12/2023 tarihi ile 28/02/2024 tarihleri arasında kaza sonrası iyileşme süresini ve tedavisini tamamlayamadan vefat ettiği, kaza tarihinden vefat tarihine kadar 27.12.2023-28.02.2024 süresi için malul olduğunun kabulü ile aktüerya bilirkişi tarafından yapılan hesaplama hükme esas alınarak geçici iş göremezlik tazminat talebi 34.010,99TL’nin ve 40.012,95TL bakıcı gideri tazminatının 02/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müteveffanın mirasçıları davacılara miras payları oranında verilmesine, davalı ... sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde sorumlu tutulmasına, müteveffa yaya ...’ın ölümü nedeniyle birleşen dosya davacıları yararına destekten yoksun kalma tazminatı koşulları oluştuğundan aktüerya bilirkişi raporu hükme esas alınarak, ZMMS poliçe teminat limitinin 1.200.000,00-TL olduğu dikkate alınarak hak sahiplerinin toplam zararı teminat limitine oranlanmak suretiyle ... poliçe limiti dahilindeki sorumluluğu cihetine gidilerek davacı ... yönünden 88.818,08TL, davacı ... yönünden 138.924,27TL, davacı... yönünden 243.820,90TL, davacı ... yönünden 728.436,75TL destekten yoksun kalma tazminatının 29/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'ndan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleşen dosya davalısı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece eksik inceleme ile hatalı bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verildiğini, davacı tarafın müvekkiline usulüne uygun bir başvuru yapmadan dava açtığını, asıl dosyada talep edilen bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatının belirsiz alacak davasına konu edilmesinin mümkün olmadığını, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, kusura ilişkin raporu kabul etmediklerini, kaza ile ölüm arasında illiyet bağı tespit edilemediği halde destekten yoksun kalma tazminatına hükmedildiğini, ev hanımı olan müteveffa yönünden geçici iş göremezlik zararının koşullarının oluşmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu davaya dahil edilmeden karar verildiğini, arabuluculuk ücretinden davacı tarafın sorumlu tutulması gerektiğini, davacı taraf herhangi bir bakıcı gideri yapıldığına ilişkin belge sunmadığı halde bu talebin kabulünün doğru olmadığını, desteğini yitiren davacıların elde ettiği çıkarlar mevcut ise bunların muhtemel zarardan indirilmesi gerektiğini, kaza tarihi itibariyle müvekkilinin sorumluluğu olan teminat limiti üzerinde bir tutara hükmedildiğini, aktüer bilirkişi raporundaki hesaplama yönteminin hatalı olduğunu ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Asıl dava trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri zararının tahsili, birleşen dava ise destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 27/12/2023 günü saat 07:46 sularında aydınlatmanın da mevcut olduğu üç yönlü (T) kavşakta dava dışı sürücü ...’in idaresindeki camları buzlu, görüşe kapalı ... plakalı aracı ile ... Caddesi istikametine seyir halindeyken, 348. sokak kavşağına geldiğinde aracının sağ ön kısımları ile 348. sokak üzerinden gelip... Sokağın karşı tarafına geçmekte olan yaya ...’a çarpması ile dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, ...’ın kaza sonrası tedavisi devam ederken 29/02/2024 tarihinde vefat ettiği, asıl davada müteveffa ...’ın vefatına kadar geçen dönem için sürekli ve geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi zararları ile bakıcı gideri tazminatının ödetilmesinin talep edildiği, birleşen davada ise ...’ın vefatı nedeniyle yakınları olan davacılar tarafından destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiği anlaşılmıştır. Dosyada mevcut Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 03/07/2024 tarihli raporda, davacılar murisi ...’ın ölümünün genel beden travmasına bağlı kafa tası yüz kemikleri ve pelvis kırıkları ile birlikte, kafa içi kanama, beyin kanaması beyin doku harabiyeti ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiği, kişinin 27/12/2023 tarihinde maruz kaldığı trafik kazasına bağlı yaralanmasıyla ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu mütalaa edilmiştir. Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 15/11/ 2024 tarihli raporda, davacılar murisi ...’ın kaza sonrası iyileşme süresini ve tedavisini tamamlayamadan vefat ettiği, iyileşme süresi tamamlanmadan da sekel mahiyetindeki patolojilerin tespitinin mümkün olmadığı, ölümü sebebiyle muayene yapılamaması nedeniyle müteveffanın maluliyet oranının tespitinin mümkün olamayacağı yönünde görüş bildirilmiştir. Dava konusu kazada tarafların kusur durumunun tespiti için alınan bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ...’in %100 oranında kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...’ın ise kusursuz olduğu mütalaa edilmiş, alınan rapor dosya kapsamına kaza tespit tutanağına ve oluşa uygun düştüğünden hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Yukarıda bahsedilen ve hüküm kurmaya elverişli bulunan raporlarda da belirtildiği üzere, dava konusu kaza nedeniyle yaralanan ve akabinde vefat eden ... mirasçıları yararına asıl ve birleşen dava ile talep olunan maddi zararlarının ödetilmesine ilişkin koşulların somut olayda gerçekleştiği sabittir. İlk derece mahkemesi tarafından davacıların maddi zararlarının kapsamı ve tutarının tespiti için aktüer bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. TRH 2010 yaşam tablosu esas alınıp, progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılarak asıl ve birleşen davada talep edilen tazminat tutarlarının hesaplanması yöntem olarak doğrudur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı yasal gerekçelere ve özellikle de delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesi tarafından verilen asıl ve birleşen davaların kabulü yönündeki kararlara karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından yatırılması gereken 87.028,57 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 21.757,14 TL harcın mahsubu ile bakiye 65.271,43 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 15/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/979, K. 2026/1201, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-979-e-2026-1201-k-fb4ca2047962