Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/393 E. 2026/1209 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/393
Karar No
2026/1209
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/393 - 2026/1209 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/393 KARAR NO : 2026/1209

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11.12.2024 NUMARASI : 2022/125 Esas 2024/888 Karar

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 26.06.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 09.07.2026

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 04.06.2021 tarihinde davacının kullandığı motosiklet ile dava dışı ...'in kullandığı, davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalanan aracın çarpışması sonucu yaralanarak malül kaldığını, kazanın davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsünün asli kusuruyla meydana geldiğini, zararlarından davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 1.000,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere şimdilik 1.100,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 8.477,70 TL geçici iş göremezlik, 101.640,56 tl sürekli iş görmezlik tazminatı olarak belirlemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; sorumluluklarının sigorta limiti, kusur ve zarar ile sınırlı olduğunu, davacının davasını kanıtlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece: davanın, davalı tarafından sigortalanan aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle davacının maluliyeti oluştuğundan bahisle, maddi tazminat davası olduğu, Karayolları Trafik Fen Heyetinden oluşan bilirkişilerden alınan kusur raporunda, kazanın meydana gelmesinde davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, mahkemece Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporda ve itiraz üzerine Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan alınan raporda; davacının yaralanması nedeniyle tüm vücut engellilik oranının %1 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği, aktüer bilirkişiden alınan raporda da; davacının geçici iş göremezlik tazminatının 8.477.70.-TL sürekli iş göremezlik tazminatının 101.640.56-TL olduğunun hesaplandığını, davacının hesaplanan zararını talep edebileceği gerekçesiyle; "Davanın kabulüne; 8.477,70 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 101.640,56 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 27.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; uyuşmazlık sigortadan kaynaklandığından faizin ticari faiz olması gerektiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini maluliyetlerinin daha yüksek olduğunu, hesaplanan tazminatın düşük belirlendiği, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemidir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm faiz türüne, maluliyete ve yapılan hesaplamaya yönelik istinaf edilmiştir. 1-Davacı vekili maluliyet oranına ve aktüer hesaplamaya yönelik kararı istinaf etmiş ise de, davacının engel oranın, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümleri çerçevesinde, tedavi evrakı incelenerek ve muayenesi yapılarak son durumu değerlendirilmek suretiyle düzenlenmiş olmasına, AÜTF Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından ve itiraz üzerine Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan alınan raporlarda engel oranın aynı belirlenmiş ve raporlar arasında çeliki olmamasına göre davacının maluliyet raporuna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmediği gibi, aktüer hesaplamanın da, "gerçek zarar" hesaplamasında, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından benimsenen ilke ve yöntemlere uygun olarak, TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre tespit edilerek, bilinen dönem zararının bilinen gelirine göre, bilinmeyen aktif ve pasif dönem hesaplarının da progresif rant yöntemi uygulanarak hesaplanmış olmasına, yapılan hesaplama ile tespit edilen tazminatın doğru şekilde tespit edilmiş olmasına göre davacının maluliyet/engel oranına ve hesaplanan tazminat miktarına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, davaya konusu haksız fiil, gerek zarar gören gerekse de, davalının sorumluluğunu üstlendiği işleten açısından ticari iş mahiyetinde olmadığından, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun belirlenmesinde de haksız eylemin niteliği esas alınacağından davalının yasal faiz ile sorumlu tutulmasında isabetsizlik olmamasına göre; davacı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın taraflara usulüne uygun şekilde tebliğine, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 26.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/393, K. 2026/1209, T. 26.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-393-e-2026-1209-k-3e1abad642bf