Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/261 E. 2026/880 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/261
Karar No
2026/880
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO:2025/261 Esas

KARAR NO:2026/880

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:24/10/2024

NUMARASI:2021/123 Esas, 2024/741 Karar

DAVANIN KONUSU:İSTİRDAT

KARAR TARİHİ:04/06/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; Bursa 9.İcra Md. ...Sayılı dosya üzerinden alacaklı görünen davalı şirket tarafından takibe konu 30.11.2019 tediye tarihli 63.730.00 TL bedelli bono dayanak gösterilerek davacı aleyhine kambiyo senetlerine mahsus yolla takip başlattıldığını, takipte talebe istinaden Bursa 9 İcra Md. ...Sayılı dosyasından verilen talimatla Ankara 23 İcra Md ... Talimat sayılı dosyası üzerinden davacıya hacze gelindiğini ve icra dosyasına 88.878.00TL ödenmiş ve ödeme yapılırken ihtirazı kayıt konarak “İhtirazı kayıt Bursa 6.cra Hukuk Mahk. 2020/466 E sayılı dava açılmış. haciz nedeniyle ödeme yapılmak zorunda kalınmıştır. Dava hakkımız saklıdır.” şeklinde açıklama yapıldığını, takip konusu senate ciranta olarak yer alan ... İşi Adi Ortaklığı 01.11.2016 Tarihli Bakırköy ... Noterliği ... Yevmiye numaralı sözleşme ile kurulmuş olduğunu, sunulan sözleşmeden de anlaşılacağı üzere adi ortaklığın temsili için iki ortağın da imzasının yer alması gerektiği öngörüldüğünü, dosya içeriğinde yer alan kıymetli evrakta ise tek imza bulunduğunu, adi ortaklığın ortaklarında olan davacı ...'nın Adi ortaklığın temsili konusunda imza şartı yerine getirilmeden borçlu olmasının mümkün olmadığını, senet üzerinde yer alan imza geçersiz olduğundan davacı aleyhine yapılan icra takibinin usulsüz olduğunu, davacının bilgisi olmadan bu işlemler birçok farklı senet üzerinde yapıldığını,davanın kabulü ile davacının borçlu olmadığı halde cebri icra takibi neticesinde hacze gelinmesi nedeniyle ödemek zorunda kaldığı 88.878.00 TL'nın ödeme tarihi olan 19.08.2020 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili dilekçesinde; Davanın TTK.5/A maddesinde yer alan arabuluculuk dava şartına uyulmaksızın açıldığını, Bursa 6. İcra Hukuk Mahkemesinin itirazının ciddi görmediğini ve yaklaşık ispat kuralının da gerçekleşmemesi nedeniyle icra takibinin geçici durdurulmasına karar vermediğini, yatırılan paranın dosya borcuna mahsuben yatırıldığını ve icra dosyasının 01/09/2020 tarihinde infazen kapatıldığını, bonoda yer alan ciro üzerindeki imzanın tek imza olduğunun ileri sürülmesinin açıkça kötü niyetli olduğunu, bono üzerinde keşideci .... Firma kaşesi üzerinde yer alan çift imza ile ciroda yer alan imza birbirinden farklı olduğunu, bonodaki imzanın ... firma yetkilisine ait olduğunu, davacı tarafın salt imza inkarı ile yetindiğini, imzanın ... firma yetkilisine ait olmadığına ilişkin herhangi bir delil sunamadığını, konu ile ilgili olarak tüm şüpheliler hakkında savcılık suç duyurusu yapıldığını, Gaziosmanpaşa CBS'nin 2020/31771 soruşturma numaralı dosya ile soruşturmanın devam ettiğini, davadaki sonuca göre rücu haklarının kullanılabilmesi amacıyla savcılık dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacı tarafın bononun ne şekilde kim tarafından ciro edildiğini, somut olayda mağdur olduğunu ispat etmek zorunda olduğunu, davanın reddine, kötü niyetli davacı aleyhine harca esas değerin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:"...Adi ortaklıkta, aksine bir hüküm yer almadığı sürece, idareci ortağın yapacağı işlemler, diğer ortakları da bağlar. İdareci ortağın hukuki statüsü 6098 sayılı TBK'nın 547. maddesinde düzenlenen ticari mümessile benzer nitelikler taşır. Bu itibarla ticari mümessilin özel bir yetki aranmaksızın kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisine haiz olduğu kabul edilmektedir.Davacı ortak oldukları adi ortaklık ana sözleşmesine göre çift imza ile temsil edildiğini ve tek imza ile yapılan cironun geçerli olmadığını ileri sürmekte ise de bu husus borca itiraz niteliğinde olup, lehtarın cirosunda tek imzanın bulunması görünüşte ciro zincirinde kopukluk oluşturmaz. İmzaların istiklali prensibine göre geçerli bir ciro silsilesi ile bonoyu elinde bulunduran hamil kötüniyeti kanıtlanmadığı sürece yetkili hamil sayılacaktır. Kaldı ki dosya içerisinde yer alan denetime elverişli bilirkişi raporunda davalı ... Şti ile dava dışı ... Şti arasında ticari ilişki bulunduğu, davalı ile dava dışı ... Şti ile arasındaki ticari ilişki gereğince, dava dışı ... Şti tarafından ciro edilerek davalı şirkete olan Cari hesap borcuna mahsuben teslim edildiği, bononun davalı şirket ticari defterlerine kayıtlı olduğu anlaşılmakla davalının,Türk Ticaret Kanunu'nun 792. maddesi uyarınca bonoyu kötü niyetli olarak ve ağır kusurlu olarak iktisap ettiğinin ispat edilememesi nedeniyle; Davanın Reddine" şeklinde karar vermiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf isteminde özetle; takip konusu senette ciranta olarak yer alan ... İşi Adi Ortaklığı, 01.11.2016 tarihli Bakırköy ... Noterliği ... Yevmiye Numaralı sözleşmesi ile kurulmuş olup dosyada mübrez sözleşmenin "Ortaklığın Temsili" başlıklı 7. maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere adi ortaklığın temsili için iki ortağın da imzasının yer alması gerektiği öngörüldüğünü, Buna karşın, dosya içeriğinde yer alan kıymetli evrakta ise tek imza bulunduğunu, adi ortaklığın ortaklarından olan müvekkil ...'nın adi ortaklığın temsili konusunda imza şartı yerine getirilmediğinden borçlu olması mümkün olmadığını, imza geçersiz olduğundan müvekkil aleyhine yapılan icra takibi usulsüz olduğunu,İmza incelemesi de yapılmış olup dava konusu senetteki birinci ciro imzası ile müvekkili şirket yetkilisi ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilmediği tespit edildiğini,Her ne kadar gerekçeli kararda "Adi ortaklıkta, aksine bir hüküm yer almadığı sürece, idareci ortağın yapacağı işlemler, diğer ortakları da bağlar. İdareci ortağın hukuki statüsü 6098 sayılı TBK'nın 547. maddesinde düzenlenen ticari mümessile benzer nitelikler taşır. Bu itibarla ticari mümessilin özel bir yetki aranmaksızın kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisine haiz olduğu kabul edilmektedir.""şeklinde bir tespit yapılmışsa da işbu dosyada adi ortaklıkta kimin idareci ortak olduğu ile ilgili hiçbir düzenleme ya da delil olmadığını, tarafların defterlerinde de ilgili kıymetli evrakla ilgili herhangi bir kayda rastlanmadığını, mahkemenin ret gerekçesinde, davalının bonoyu kötü niyetli ve ağır kusurlu olarak iktisap ettiğinin ispat edilemediği belirtilmişse de, davalı taraf tacir olup basiretli bir tacir gibi bonoyu imzalayanın iş ortaklığını temsil yetkisi olup olmadığını, çek keşide etme ya da ciro etme yetkisinin bulunup bulunup bulunmadığını, yetki aşımı olup olmadığını, ortaklık adına temsil ve imza açısından yetkili olan kişilerin kim olduğunu araştırmak zorunda olduğunu, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, istirdat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacı, çekte adi ortaklık adına tek imza olduğunu, ancak adi ortaklığın çift imza ile temsil edildiğini, davacı şirketi temsilen çekte imza olmadığını ileri sürmüştür.Davacı şirket ile dava dışı .... A.Ş arasındaki adi ortaklık sözleşmesinin 7.maddesinde; "Adi ortaklığı en geniş manada her türlü temsil ve ilzamda ... Aş yetkilisi ile ... ile ...şti yetkilisi ...'ın müşterek ve süresiz olarak adi ortaklık nam ve hesabına hareket etmeye, yine adi ortaklığı en geniş manada temsil ve ilzamda ... ile ... müştereken ve süresiz olarak adi ortaklık hesabına müşterek hareket etmeye ve ortaklığı müşterek temsil ve ilzama tam yetkilidir" şeklinde temsil yetkisinin düzenlendiği görülmektedir.İlk derece mahkemesince çekteki ciranta imzasının davacı şirket yetkilisi ...'ın eli ürünü olup olmadığı hususunda rapor alınmış, ATK raporunda 1.ciranta imzasının ...'ın eli ürünü olmadığı yeterli nitelikteki rapor ile tespit edilmiştir.Bu durumda; dava konusu çekin 1.ciranta kısmındaki adi ortaklık kaşesi üzerinde tek imza bulunduğu, ancak adi ortaklığın müşterek imza ile temsil edildiği, ciranta imzasının davacı şirket yetkilisine de ait olmadığı dikkate alındığında davacı çeke dayalı borçtan sorumlu tutulamayacak ise de, davalı vekili dava konusu çek hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık iddiası ile şikayetçi olduklarını,Gaziosmanpaşa CBS'nin 2020/31771 soruşturma numaralı dosya ile soruşturmanın devam ettiğini, soruşturmanın beklenilmesi gerektiğini beyan etmiş olmakla ilgili dosyanın celp edilerek bekletici mesele yapılmasının gerekli olup olmadığının hususunun değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü gerekmiştir. Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne ilk derece mahkemesinin kararının HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, kaldırma kararında değinilmeyen istinaf istemlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE,

2-İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/10/2024 tarih, 2021/123 Esas, 2024/741 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE,

4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine,

5- İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.683,10TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 320TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.003,10TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.04/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/261, K. 2026/880, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-261-e-2026-880-k-343ee6143e30