Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/256 E. 2026/892 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/256
- Karar No
- 2026/892
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2025/256 Esas
KARAR NO:2026/892 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:07/11/2024
NUMARASI:2022/451 E. - 2024/695 K.
DAVANIN KONUSU:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit)
KARAR TARİHİ:04/06/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA:Davacı vekili ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; İstanbul 1.İcra Müdürlüğü'nün .... numaralı icra takibinde müvekkilinin borçlu, davalının ise alacaklı sıfatı ile taraf olarak göründüğünü, icra takibinin mesnedinin ... seri numaralı, 80.000,00 TL meblağlı, 27.06.2018 keşide tarihli, ... Bank A.Ş. ... Şubesi'ne ait çek olduğunu, dava konusu çekin, müvekkili şirketin yetkilisi dava dışı ... tarafından keşide edilmediğini, çek üzerindeki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, müvekkili şirketin kanuni temsilcisi ...'nın mukayeseye elverişli imza örneklerinin aldırılmasını, yine müvekkiline ait mukayeseye elverişli imza örneklerinin ... Bankası A.Ş.'den (... Şubesi/...) celbini, imza örnekleri dosyaya celp edildikten sonra dava konusu çek üzerindeki keşideci imzasının müvekkili şirket yetkilisine ait olup olmadığı hususunda İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Daire Başkanlığı'ndan bilirkişi raporu aldırılmasını talep ettiklerini belirterek, İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün .... numaralı icra takibine mesnet ... seri numaralı, 80.000,00 TL meblağlı, 27.06.2018 tarihli, ... Bank A.Ş. ... Şubesi'ne ait çekten dolayı müvekkili şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı vekilinin dava dilekçesinde davacı şirket yetkilisinin ... olduğuna dair Ticaret Sicil Gazetesi örneği sunarak, davaya konu çekte imzanın davacı şirket yetkilisi ...'ya ait olmadığı iddiasında bulunduğunu, ancak bilindiği üzere uygulamada ileri tarihli çekler düzenlenmekte olup, davaya konu çekin müvekkili şirkete 25.12.2017 'de teslim edildiğini, davacı şirketin sunduğu 9547 sayılı Sicil Gazetesi örneğinde davacı şirketin ... . Noterliği 12.03.2018 tarihli, ... sayı ile tasdikli (Hisse Devir Sözleşmesi) 31.12.2017 tarihli, 2017/1 sayılı Genel Kurul Kararına göre daha önceden müdür oarak temsile yetkili olan ... isimli şahsın payını ...'ya devrettiğini, dolayısı ile davaya konu çek düzenlendiği tarihte zaten davacı şirkette temsile yetkili olan kişinin dava dilekçesinde belirtildiği gibi ... olmadığını, çekin müvekkiline 25.12.2017 'de teslim edildiğini, bu tarihte zaten ...'nın davacı şirkette temsile yetkili olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YETKİSİZLİK KARARI: ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesince 23/09/2020 tarihli, 2020/271 Esas, 2020/665 Karar sayılı kararı ile yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiş, dosya İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilerek 2022/451 Esas sırasına kaydedilmiş ve yargılamaya bu Mahkemede devam olunmuştur.
MAHKEME KARARI:İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi 07/11/2024 tarihli 2022/451 E. - 2024/695K. sayılı kararıyla; "...öncelikle davacı tarafın iddiası doğrultusunda dava konusu ... ... Şubesi'nden verilme ... numaralı 27/06/2018 tarihli 80.000,00 TL bedelli çekin keşideci kısmında yer alan imzanın davacı şirket yetkilisi ...'nın eli ürünü olup olmadığı hususunda imza incelemesi yaptırılmış olup 04/02/2023 tarihli bilirkişi raporu ile inceleme konusu çekteki keşideci imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nın eli ürünü olmadığı tespit edilmiş daha sonra ise davalı tarafın iddiası doğrultusunda ... ...Şubesi'nden verilme ... numaralı 27/06/2018 tarihli 80.000,00 TL bedelli çekin keşideci kısmında yer alan imzanın davacı şirket yetkilisi ...'nın eli ürünü olup olmadığı hususunda imza incelemesi yaptırılmış olup 08/05/2024 tarihli bilirkişi raporu ile inceleme konusu çekteki keşideci imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nın eli ürünü olmadığı tespit edilmiş olup bu kapsamda dosya kapsamına sunulan 04/02/2023 tarihli bilirkişi raporu ve 08/05/2024 tarihli bilirkişi raporları ile inceleme konusu çekteki keşideci imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ... ile ...'nın eli ürünü olmadıkları ayrı ayrı belirtilmiş olup taraf iddiaları değerlendirilerek, tüm deliller toplanılmak suretiyle imza itirazına yönelik her iki tarafın iddiaları doğrultusunda inceleme yaptırılmış olup bu itibarla dosya kapsamına sunulan 04/02/2023 tarihli bilirkişi raporu ve 08/05/2024 tarihli bilirkişi raporları gerekçeli, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anılan bilirkişi raporları ile uyuşmazlık konularının aydınlatıldığı dolayısıyla mali müşavir bilirkişiden bilirkişi raporu aldırılmasına gerek bulunmadığı değerlendirilerek anılan bilirkişi raporları hükme esas alınarak dava konusu çekteki keşideci imzanın ... ile ...'nın eli ürünü olmadıklarına kanaat getirilmekle davacı tarafın imza inkarı vakıasını ispat ettiği ancak davalı tarafın imzanın davacı şirket yetkilisi ...'ya ait olduğu iddiasını dosyaya yansıyan somut delillerle ispat edemediği, dava konusu edilen çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığı anlaşılmakla davacının davasının sübuta erdiği ve çek ile bu kapsamda başlatılan icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadığı kanaatine varılmıştır.Bu nedenlerle davanın kabulü ile, İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün ... numaralı icra takibine mesnet ... seri numaralı, 80.000TL meblağlı, 27.06.2018 tarihli, ... Bank A.Ş. ... Şubesi'ne ait çek nedeniyle davacının davalıya karşı borçlu olmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminatı talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davanın kabul edilmiş olması nedeniyle İİK'nun 72/4. Maddesindeki koşullar oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine dair karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün ... numaralı icra takibine mesnet ... seri numaralı, 80.000TL meblağlı, 27.06.2018 tarihli, ... Bank A.Ş. ... Şubesi'ne ait çek nedeniyle davacının davalıya karşı BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-Davacının kötüniyet tazminatı talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından REDDİNE..." karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dışı şirket ile müvekkili şirket arasında yasal mevzuata uygun olarak düzenlenip imzalanan Faktoring Sözleşmesi’ne istinaden şirket yetkilisi tarafından davacı adına düzenlenen fatura dayanak gösterilerek davaya konu çekin müvekkili şirkete teslim edildiğini, müvekkili şirketin tüm işlemlerinin faktoring mevzuatına uygun olduğunu, defilerin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini,Uygulamada ileri tarihli çeklerin de düzenlendiğini, davaya konu çekin müvekkili şirkete 25.12.2017 'de teslim edildiğini,Davaya konu çek düzenlendiği tarihte zaten davacı şirkette temsile yetkili olan kişinin dava dilekçesinde belirtildiği gibi ... olmadığını, dolayısıyla davacının davasının reddi gerekmekte iken davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,Müvekkili şirketin yasal ve meşru hamil olduğunu,Çek incelendiğinde ciro silsilesinin kopuk olmadığı ve çekin hukuka ve yasaya uygun bir şekilde müvekkili şirkete geçtiğinin anlaşıldığını,Dolayısıyla müvekkili şirketin yetkili ve iyiniyetli 3.kişi hamil olduğunu, çek bedelini tahsil etmek amacıyla işlem yapmış olmasında hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkilinin çekteki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığını bilmesi mümkün olmadığı gibi, imzanın davacıya ait olup olmadığını araştırmakla yükümlü olmadığını,Davacı tarafın davaya konu çekte keşideci olup, çekin elinden ne şekilde çıktığını ispat edemediğini,Çekin, illetten mücerret bir kambiyo senedi olduğunu ve kambiyo senetlerinde imzaların istiklali ilkesinin geçerli olduğunu, tüm bu nedenlerle davacı borçlularca, davaya konu çeklerin çalındığının ileri sürülmüş olmasının, çeklerin sıhhatine halel getirmediği gibi, yine bu iddianın müvekkiline karşı ileri sürülmesinin hükümsüz olduğunu, çünkü çekteki her imzanın diğerlerinden bağımsız bir borç doğurduğunu,her imza sahibinin kendi imzasından sorumlu olduğunu,Mahkemece eksik ve hatalı bilirkişi raporuna istinaden karar verildiğini, mukayeseye esas alınan belgelerin düzenlenme tarihleri ile dava konusu çekin imza tarihinin yakın tarihli olmadığını,Bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporu ile incelenen evraklar arasında 09.08.2017 (çek basım tarihi) ile 25.12.2017 (alacak bildirim formu tarihi) arasında bulunan evrak asıllarının incelenmesi gerekmekte iken, her iki bilirkişi raporunda da işbu tarihler arasına ait bir tane bile evrak bulunmadığını,Bu nedenle olaya uygun olmayan bilirkişi raporları esas alınarak verilen kararın sağlıklı olmadığını, usul ve yasaya aykırı olduğunu,Davacının imzaya itiraz etmesindeki amacının müvekkili şirketin alacağını sürüncemede bırakmak olduğunu, müvekkili şirketin alacağına zamanında kavuşamadığını, mağdur olduğunu, kötü niyetle yapılan itirazda davacı aleyhine tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek, izah edilen ve resen tespit edilecek sebeplere binaen; istinaf taleplerinin kabulüne, usul ve yasaya aykırı İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/451 Esas 2024/695 Karar sayılı ilamın kaldırılmasına, davacı aleyhine takip miktarı alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:İstanbul 1.İcra Müdürlüğü'nün .... numaralı dosyası incelendiğinde; alacaklının davalı ...A.Ş., borçluların davacı ... ve dava dışı .... Şirketi oldukları, 80.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 89.009,31 TL alacak için 06/03/2019 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 27/06/2018 keşide tarihli, ... seri numaralı ve 80.000,00 TL bedelli çekin gösterildiği tespit edilmiştir.Takibe konu çek örneği incelendiğinde; ... ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 27/06/2018 keşide tarihli, 80.000,00 TL bedelli çek olduğu, keşidecisinin ..., lehtarının .... Şirketi oldukları, çekin arkasında sırasıyla .... Şirketi, ...'e ait ciroların bulunduğu, ...'nin cirosunun üzerinin çizilerek "İPTAL" yazıldığı, çekin ... ... Şubesi'ne 27/06/2018 tarihinde ibraz edildiği ve karşılıksız olduğunun yazıldığı, karşılıksız şerhinin altında tahsile veren adına ... A.Ş. ... Şubesi'nin yazıldığı tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince davacı şirketin dava konusu dönem yetkilisi olan ...'nın isticvabına karar verilmiş, 08/02/204 tarihli celsedeki beyanında; "Bana göstermiş olduğunuz ... ... Şubesi'nden verilme ... numaralı 27/06/2018 tarihli 80.000,00 TL bedelli çek suretinde yer alan imza bana ait değildir. Benim o tarihlerde ... firması ile ilgim yoktur. Resmiyette dava konusu firma ile 31/12/2017 tarihinde ilişiğim kesilse de bundan 6 ay önce zaten fiziken irtibatım kopmuştu. Çekin tanziminden bir buçuk yıl öncesinde herhangi bir bağım yoktur. İmza benim değildir. Çekteki imza ile herhangi bir bilgim yoktur." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince adli tıp öğretim üyesi bilirkişi ...'ten alınan 04/02/2023 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; beyaz ışık ve değişik açılarda verilen ışık ışınları, yüksek çözünürlü (...) tarayıcı, bilgisayar analiz programları kullanılarak, grafolojik, grafometrik ve kaligrafik esaslar dahilinde yapılan mukayeseli incelemede, inceleme konusu çekteki keşideci imza ile ...'ya ait mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; başlangıç hareketlerinde ve ara gramalarda farklılıklar, bitiş hareketlerinde farklılıklar görüldüğü, genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde; inceleme konusu çekteki keşideci imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nın eli ürünü olmadığına dair görüş bildirildiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince aynı bilirkişiden alınan 08/05/2024 tarihli ek rapor incelendiğinde;beyaz ışık ve değişik açılarda verilen ışık ışınları, yüksek çözünürlü (...) tarayıcı, bilgisayar analiz programları kullanılarak, grafolojik, grafometrik ve kaligrafik esaslar dahilinde yapılan mukayeseli incelemede, inceleme konusu çekteki keşideci imza ile ...'ya ait mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada, başlangıç hareketlerinde ve bitiş hareketlerinde farklılıklar, ara gramalarda kısmi benzerlikler görüldüğü, genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, hız ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde, inceleme konusu çekteki keşideci imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nın eli ürünü olmadığı bildirilmiştir. İlk derece mahkemesince mali müşavir bilirkişi ...'dan alınan 12/07/2024 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; davacı tarafın defter ve belgelerini incelemeye sunmadığını, davalı tarafın defter ve belgelerinin delil olarak kabul edilip edilmeyeceğinin takdirinin mahkemeye ait olduğu, ... .. Noterliği 04.12.2014 tarih ... yevmiye numaralı imza sirkülerinde ...’nın 01.01.2014 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile şirket müdürü olarak şirketi temsile yetkili kılındığı , 01.01.2014 tarihinde ... ve ...’nın davacı şirketi münferiden temsil ettikleri, ...’nın 14.03.2018 tarihinde şirket temsil yetkisinin sona erdiği, davalı ...Ş. ile dava dışı ... .... Şti.’nin arasında akdedilmiş olan 06.11.2014 tarihli 1.000.000,00 TL bedelli Factoring sözleşmesi imzalandığı , bu sözleşmeye bağlı olarak 25.12.2017 tarihli Alacak Bildirim Formunun mevcut olduğu, belgenin dava Dışı ... tarafından kaşe imza edildiği, ... .... Şti.’nin 25.12.2017 tarihinde 2 adet çek teslim ettiği, bu çeklerin toplamının 160.000,00 TL olduğu , teslim edilen çeklerden birinin dava konusu 27.06.2018 vadeli ... numaralı, 80.000,00.-TL’lik çek olduğu, dava... .... Şti.’nin A-serisi ... numaralı, davacı .... ŞTİ.’ne düzenlemiş olduğu 248.154,00 TL bedelli "..." açıklamalı faturanın görüldüğü, davacının ticari defter incelemesi yapılamadığından, davacı ile dava dışı ... arasında ticari ilişkinin bulunup bulunmadığının tespit edilemediği, dava dışı ... .... Şti.’nin dava konusu çek karşılığı davacıya düzenlemiş olduğu faturanın davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığının tespit edilemediği, davacının dava dışı ...’ya düzenlemiş olduğu çekin ticari defter ve kayıtlarında bulunup bulunmadığı ve çekin düzenlenme tarihinin tespit edilemediği, tarafların, inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Mahkemenin takdirinde olduğuna dair görüş bildirildiği tespit edilmiştir.
G E R E K Ç E:Dava, icra takibinden sonra açılan ve imza inkarına dayalı borçsuzluğun tespiti davasıdır.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; ilk derece mahkemesince çekin keşide tarihindeki ve davalının çeki teslim aldığı tarihteki davacı şirket yetkililerine ait imza asıllarının bulunduğu yeterince belge aslının dosya içine getirtilerek bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, alınan kök ve ek raporlarla dava konusu çek üzerindeki imzaların davacının yetkilileri ... ve ...’ya ait olmadığına dair görüş bildirildiği, bilirkişi raporlarının yeterli ve denetime uygun oldukları, her ne kadar davalı vekili müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu iddia etmişse de, imza sahteliğinin herkese karşı ileri sürülebileceği, davalının iyiniyetli olmasının sonuca etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir.Bu nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 5.464,80 TL nispi harçtan, peşin alınan 1.367,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.097,80 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 04/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.