Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1741 E. 2026/1090 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1741
- Karar No
- 2026/1090
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/1741 KARAR NO : 2026/1090
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO : 2024/265 KARAR NO : 2025/478 KARAR TARİHİ : 08/07/2025 DAVA : İstirdat DAVA TARİHİ : 13/09/2023 KARAR TARİHİ : 18/05/2026
İSTEM: Davacı vekili, müvekkilinin pastahanesinde kaçak elektrik kullanılmamasına rağmen davalı şirket tarafından müvekkili tarafından kullanılmakta olan abonelik hakkında sayacın faz klemens aralarının birleştirilerek (şönt atılarak ) kaçak/usulsüz elektrik kullanıldığı iddiasıyla 13/06/2023 tarihli ve 814.949,65 TL tutarlı kaçak kayıt dökümü ve faturası düzenlendiğini, davalı kurum tarafından hazırlanan tutanak ve kaçak kayıt döküm evraklarında herhangi bir laboratuvar raporu bulunmadığını, yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmediği için iptalinin gerektiğini, kaçak kullanım tutanağının düzenlendiği tarih olan 13/06/2023 tarihinden önce oluşturulmuş taahhuk dönemlerine ilişkin son 3 yıldaki (2020 -2023 faturalar incelendiğinde tüketimlerin dalgalı (inişli -çıkışlı) olduğunun görüldüğünü, bu dalgalanmaların Dünyayı küresel çapla etkileyen pandemi dönemine rastladığının görüldüğünü, iş yerlerinde müşteri kabul etmeme kısmi kapanma veya tamamen kapanma gibi tedbirlerin uygulanması sebebiyle düzenli çalışma imkanı olmadığından 2020/2023 yıllarında enerji kullanımının dalgalı olduğunu, bu sebeple ilgili yönetmeliğin 44. Maddesinin 1. Fıkrasında belirtilen tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasal şekilde şekilde tesis edilmiş sayaç değerine göre güç tespiti yapılamadığından tutulan ceza tutanağının usule aykırı olduğunu, davaya konu kabul etmemekle birlikte kaçak kullanım eyleminin başlangıç tarihinin net olarak tespit edilemediğini, yönetmeliğe göre azami 12 ay üzerinden hesaplama yapılacağı belirtilmesinden dolayı kaçak kullanım tespit tarihi olan 13/06/2023 tarihi öncesinden 12 ay geriye gidilerek toplam 365 günden kaçak kullanımı eylemi süresi olan 19 gün çıkarılarak kalan 346 gün üzerinden eksik tüketim gün hesabı yapılması gerektiğini, bu yönüyle de davalı kurumca hazırlanan kaçak elektrik tutanağı haksız olup iptali gerektiğini, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile davanın kabulü ile müvekkilinin ... Mah. ... Bly N:... adresinde pastahane işletmesi olarak faaliyet gösteren 3135486 tesisat nolu elektrik aboneliğinde kaçak/usulsüz elektrik kullanıldığı iddiasıyla davalı tarafça haksız ve hukuka aykırı olarak düzenlenen 13/06/2023 tarih ve KU AYD22-18305 sayılı Kaçak /Usulsüz tespit tutanağına istinaden tahsil edilen tutarın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL sinin faizi ile birlikte müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 24/05/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile 748.575,12TL artırarak toplamda 749.575,12 TL'ye artırdıklarını, müvekkilinin davalıdan geri alacağı toplam 749.575,12 TL’nin davalıya ödeme tarihi olan 23/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. CEVAP: Davalı vekili, müvekkili şirket ekipleri tarafından yapılan mutad incelemeler esnasında, 13.06.2023 tarihinde 3135486 tesisat nolu tüketim noktasında yapılan kontrol sonucunda "kullanıcının sayacın faz klemens aralarını birleştirerek (şöntleyerek) sayacın doğru değer kaydetmesini engellemek suretiyle kaçak elektrik kullandığı" tespit edildiğini, bu hususun ekte sunulan sayaç fotoğrafları ve kaçak elektrik tespit tutanağı ile sabit olduğunu (Ek-3: Fotoğraflar), (Ek-4 Kaçak elektrik tespit tutanağı), davacı tarafça dava dilekçesinde herhangi bir doğru bulgu ve belgeye dayanılmadığı iddia edilmekte ise de ekte sunulu kaçak elektrik tespit tutanağında görüleceği üzere kendi el yazısı ile "1 yıldır bu şekilde kullanım yapılmaktadır" ibaresi eklenmiş ve imzalanmış vaziyette olduğunu, davacının söz konusu durumu ikrar etmesine rağmen aksi yönde beyanda bulunmasının açıkça kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi, "1-Davacının davasının KABULÜ ile davacının davaya konu 13/06/2023 tarih AR12023000019876 no'lu faturadan dolayı 749.575,12 TL borçlu olmadığının tespitine, bu miktarın 384.625,47 TL'sinin 20/06/2023 tarihinden 364.949,65 TL'sinin 23/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " karar vermiştir. İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN: Davacı ve davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur BİLDİRİLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, hükmedilen alacağa ticari avans faizi işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, EPTHY madde 44/1 gereğince tespit gücü 51,29 kWh dikkate alınarak EPTHY madde 45/1-c gereğince 25.05.2023 ile 13.06.2023 tarihleri arası için 19 günlük kaçak hesabı 45/1-ç gereğince 13.06.2022 ile 25.05.2023 tarihleri arasında 346 günlük ek tüketim hesabı ve EPTHY madde 45/3 gereğince çalışma saati 3 vardiya 21 saat alınarak hesaplandığını, bir diğer hususun ise davacı yanca delil olarak dayanılan Uzman Görüşü Raporu ile müvekkili şirket tarafından yapılan kaçak tahakkuku da benzerlik gösterdiğini, hal böyleyken Yerel Mahkemece fahiş oranda düşük bir hesaplama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, kaçak elektrik tüketimine ilişkin hesaplamaların tümünün müvekkili şirket yetkilileri tarafından Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine uygun olarak hazırlandığını, hal böyleyken hükme esas alınan bilirkişi raporunda eksik ve hatalı hesaplama yapıldığını, Bilirkişi raporunda her ne kadar tespit gücü 32,59 kwh olarak hesaplanmış ise de Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin "Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması" başlıklı 44/2 maddesi "Birinci fıkra kapsamında doğru tespit edilmiş tüketim değeri yoksa, kullanım yerinin müstakil trafolu olup olmamasına bakılmaksızın; b) Diğer tüketici gruplarında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir ve bu değer 3 kW'nın altında olmamak üzere ortalama günlük çalışma saatlerine göre, hesaplanır. Bu tür hesaplamaların yapılamaması durumunda, tüketilen elektrik enerjisi miktarı aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerinin ortalama tüketimlerine göre hesaplanarak tespit edilir." hükmü gereği tutanak ile tespit edilen 51,29 kWh dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, yine raporda her ne kadar çalışma saati 8 saat olarak hesaplanmış ise de Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin "Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre" başlıklı 45/3 maddesi "Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ortalama günlük çalışma saatleri; c) Sanayi tüketici grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 7 saat, iki vardiya çalışanlar için 14 saat, üç vardiya çalışanlar için 21 saat, olarak kabul edilir." ve 45/5 maddesi "Üçüncü fıkranın (c) bendinin uygulanmasında, vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınır. Çalışma saatlerinin üçüncü fıkranın (c) bendinde belirtilenlerden daha fazla olmasının tespiti durumunda ise, tespit edilen saatler esas alınır." hükmü gereğince 3 vardiya 21 saat üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, ilaveten davacı tarafın tüketimlerinin T-1, T2, T3 zaman aralıklarında birbirine yakın seyrettiğini, ayrıca dağıtım bedelinin 1,194567 kwh olarak hesaplanmış ise de bahsi geçen dönemde dağıtım bedeli 0,574770 kwh ve tenzil edilecek güç 42.259,85 kWh olarak hesaplanmışsa da tenzil edilecek gücün 42126.677 kwh olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE:Taraflar arasındaki uyuşmazlık kaçak elektrik kullanımı nedeniyle düzenlenen faturaya dayalı olarak yapılan ödemenin istirdatı istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Uyuşmazlığın çözümü için 30.05.2018 tarih ve 30436 sayılı Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddelerinin göz önüne alınması gerekmektedir. Buna göre, Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri başlıklı 42. Maddesi "(1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir. Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması başlıklı madde 44; (1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için; a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerine göre, b) Tüketimi doğru olarak kaydetmiş yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre, hesaplanır. (b) bendi kapsamında, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki aynı dönem, ihtilafsız dönem olarak kabul edilir. (2) Birinci fıkra kapsamında doğru tespit edilmiş tüketim değeri yoksa, kullanım yerinin müstakil trafolu olup olmamasına bakılmaksızın; a) Meskenlerde, proje varsa projesinde belirtilen gücün kullanma faktörü olan 0,60’ı, projesi yok ise, basit yapılarda 3 kW, diğerlerinde 5 kW’nın altında olmamak üzere bağlantı gücüne ve ortalama günlük çalışma saatine göre, yöresel özellikler ve benzer yapılar göz önüne alınarak, b) Diğer tüketici gruplarında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir ve bu değer 3 kW’nın altında olmamak üzere ortalama günlük çalışma saatlerine göre hesaplanır. Bu tür hesaplamaların yapılamaması durumunda, tüketilen elektrik enerjisi miktarı aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerinin ortalama tüketimlerine göre hesaplanarak tespit edilir. (3) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır. (4) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; elektrik enerjisinin kesildiği tarihteki endeks değeri ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihteki endeks değeri arasındaki fark dikkate alınarak hesaplama yapılır. Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre başlıklı madde 45; (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır; a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır. b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez. c) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez. ç) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. 1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz. (2) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre, tüketicinin tespite konu elektrik enerjisinin kesildiği tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süredir. (3) Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ortalama günlük çalışma saatleri; a) Meskenlerde; 5 saat, b) Tarımsal sulama tüketici grubunda yer alan tüketicilerde; ilgili Tarım İl Müdürlüğünden ürün bazında alınacak sulama sezonu saati bilgisi çerçevesinde belirlenen saat, c) Sanayi tüketici grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 7 saat, iki vardiya çalışanlar için 14 saat, üç vardiya çalışanlar için 21 saat, ç) Diğer tüketicilerde; 8 saat, olarak kabul edilir. (4) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara, çalışma saatleri %20 oranında artırılarak uygulanır. Üç vardiya çalışanlar için bu süre 24 saat olarak kabul edilir. (5) Üçüncü fıkranın (c) bendinin uygulanmasında, vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınır. Çalışma saatlerinin üçüncü fıkranın (c) bendinde belirtilenlerden daha fazla olmasının tespiti durumunda ise tespit edilen saatler esas alınır. Davaya konu uyuşmazlıkta; aboneliğe ait kaçak elektrik tutanağı, kaçak kullanıma ilişkin olarak çekilen fotoğraflar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı itibariyle aboneliğe ait sayaca müdahale edilmesi suretiyle kaçak elektrik kullanıldığı sabit olduğundan yukarıda anılan yönetmeliğin 42/1-c maddesi kapsamında kaçak elektrik kullanılmıştır. Buna göre tüketilen elektrik enerjisi miktarının belirlenmesi için yönetmeliğin öncelikle 44/1-b maddesi uyarınca "ihtilafsız aynı dönemdeki tüketim miktarına göre" hesaplama yapılması gerekir. İhtilafsız dönem tüketim miktarı esas alınamayacak ise bu kez yönetmeliğin 44/2-b maddesi uyarınca kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değerin bağlantı gücü olarak kabul edilmesi gerekir. Ancak raporu hükme dayanak alınan bilirkişi kurulu raporu yönetmeliğe aykırı şekilde, ilk bilirkişi raporunda yapılan tespite göre kurulu kaçak elektrik tespit tutanağında tespit edilen cihazların farklı güç değerlerine haiz olduğu, priz güçlerinin çıkarıldığı belirtilerek belirlenen 32,59 kw güç miktarını esas almıştır. Mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi kurulu raporunda Yönetmeliğin 45. maddesine göre kaçak elektrik süresinin hesaplanmasında günlük 8 saatlik süre esas alınmıştır. Ancak aboneliğe ait işyerinin faaliyet alanı ve özellikle mahkemece dosyaya celpedilen tüketim endeks döküm cetvelindeki sayacın günün farklı tarifelerine(gündüz-puant-gece) kaydettiği tüketim miktarları değerlendirildiğinde günlük çalışma süresinin 21 saat olarak belirlenmesi gerekirken bilirkişi kurulu tarafından 8 saatlik sürenin esas alınması doğru değildir. Bu durumda ilk derece mahkemesince kaçak elektrik kullanımına ait aboneliğin öncelikle ilk tüketiminden başlayarak kaçak kullanım tarihine kadar tüm tüketim endekslerinin dosyaya kazandırılması, ayrıca aboneliğe ait kurulu güç miktarının abonelik belgelerinin celbi ile belirlenmesi, sonrasında tüketim miktarının öncelikle yönetmeliğin 44/1-b, mümkün olmaması halinde ise 44/2-b maddesi uyarınca belirlenmesi, yine günlük çalışma süresinin 21 saat olarak esas alınması suretiyle hesaplama yapılması için yeni bir 3 kişilik bilirkişi kurulundan alınacak raporun sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Davacının istinaf başvurusunun değerlendirilmesi; Davalı tacir olup, 6102 sayılı TTK'nin 19/2 maddesi uyarınca taraflardan biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğeri içinde ticari iş sayılır. 6102 Sayılı TTK'nin 8/1. ve 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddelerine göre ticari işlerde temerrüt faiz oranı TCMB'nin kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranıdır. Somut uyuşmazlıkta, davalı şirket tacir olduğundan davacının ıslah dilekçesindeki talebi doğrultusunda hükmedilen alacağa ticari avans faizi işletilmesi yerine yasal faize hükmedilmiş olması doğru değildir. Anlatılan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan davacının ve davalının istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 353/1-a.6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı; 1)Davacının ve davalının istinaf başvurusunun kabulü ile,Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/07/2025 tarih ve 2024/265 Esas - 2025/478 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2)Açıklanan eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3)Ödenen istinaf karar ve ilam harçlarının talep halinde ilk derece mahkemesince ilgilisine iadesine, 4)İstinaf kanun yolu yargılama giderlerinin, yeniden kurulacak hükümde gözetilmesine, 5)Artan istinaf gider avansının HMK’nın 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine, Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK’nın 362/1-g maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 18/05/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.