Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1165 E. 2026/963 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1165
- Karar No
- 2026/963
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1165 - 2026/963 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1165 KARAR NO : 2026/963
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :08/01/2025 NUMARASI :2014/845 Esas - 2025/13 Karar ASIL DAVA DAVACI :AXA SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ :Av. ... DAVALILAR :1-DERİN MAĞAZACILIK SAN VE TİC. AŞ. - ... VEKİLİ :Av. ... :2-ANADOLU ANONİM TÜRK SİGORTA ŞİRKETİ - ... VEKİLİ :Av. ... :3-HDI SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ :Av. ... :4-KOCAELİ ALIŞVERİŞ HİZMETLERİ LTD. ŞTİ. - ... VEKİLİ :Av. ... :5-KOTON MAĞAZACILIK TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ :Av. ... BİRLEŞEN DAVA :Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/159 Esas sayılı dosyası DAVACI :AXA SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ :Av. ...
DAVALILAR :1-DERİN MAĞAZACILIK SAN VE TİC. AŞ. - ... VEKİLİ :Av. ... :2-ANADOLU ANONİM TÜRK SİGORTA ŞİRKETİ - ... VEKİLİ :Av. ... :3-HDI SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ :Av. ... :4-KOCAELİ ALIŞVERİŞ HİZMETLERİ LTD. ŞTİ. - ... VEKİLİ :Av. ... :5-KOTON MAĞAZACILIK TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ :Av. ... İHBAR OLUNANLAR :1-GIG SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ :Av. ... :2-ISS TESİS YÖNETİM HİZMETLERİ ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ :Av. ... :3-KOCAELİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI - ... VEKİLİ :Av. ... :4-... VEKİLİ :Av. ... DAVA :Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) DAVA TARİHİ :15/09/2014
KARAR TARİHİ :18/05/2026 KR. YAZIM TARİHİ :11/06/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; N-City Alışveriş Merkezinde 15/01/2012 tarihinde meydana gelen yangın sebebi ile sigortalılara yapılan sigorta tazminatı ödemelerinin, davalılardan sigorta şirketlerinin sorumluluğu sigorta poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak kaydı ile müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, TL cinsinden toplamda 1.921.992,29-TL sigorta tazminatının ve 100.517,00-Euro sigorta tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, davaya konu yangın sonucunda bir çok işyeri ve emtianın zarar görmesi ve bu zararların davalı şirketlerden talep edilmesi sonucunda davacı şirketin alacağının tahsilinin tehlikeye girmemesi için davalı Derin Mağazacılık San. Tic. A.Ş.'de bulunan 5689/...-5 nolu kobi paket sigorta poliçesi ve diğer sigorta alacakları ile diğer davalı Kocaeli Alışveriş Hizmetleri Ltd. Şti.'nin Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketinde bulunan ... nolu sigorta poliçesi ve diğer sigorta alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, davaya konu yangın sonucunda birçok işyeri ve emtianın zarar görmesi ve bu zararların davalı şirketlerden talep edilmesi sonucunda davacı şirketin alacağının tahsilinin tehlikeye girmemesi için davalılar Kocaeli Alışveriş Hizmetleri Ltd Şti, Koton Mağazacılık Tekstil San. ve Tic. A.Ş. ve Derin Mağazacılık San. ve Tic. A.Ş. adlarına tapu sicilindeki mal sahipleri fihristine göre tespit edilecek olan davalılara ait taşınmazların 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi bakımından tapu sicil kaydı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15/01/2012 tarihinde Ncity alışveriş merkezinde çıkan yangın nedeniyle fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla 4.167,00-TL sigorta rücu tazminatının sigortalıya ödeme tarihi olan 21/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, iş bu davanın dava önce açılmış olan Kocaeli 3. Asliye ticaret Mahkemesinin 2012/365 esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Anadolu Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; 15.01.2012 tarihinde Ncity Avm'de meydana gelen yangın sonucu sigortalılarına ödediği toplam 2.159.996,45-TL'yi faiziyle talep ettiğini, davalı Kocaeli Alışveriş Hizmetleri A.Ş. ise Ncity Alışveriş ve Yaşam Merkezinin işleticisi olduğunu, 27.12.2011 - 27.12.2012 vadeli bir sigorta poliçesi ile sigortalandığını, yangının Koton mağazasına ait asma katta bulunan elektrikli yağlı radyatör ısıtıcısının iç elektrik devresindeki elektrik aksamından kaynaklandığının tespit edildiğini, yangının Koton mağazasında başlamış olduğunu, davalı Kocaeli Alışveriş Hizmetleri A.Ş.'nin herhangi bir kusuru bulunmadığını, yangın raporları ve görgü tanıkları ifadeleri de bu durumu doğruladığını, ayrıca bilirkişi raporlarıyla da radyatörün prize takılı olduğu ve kablolarındaki elektrik arkı detaylarıyla gerekçelendirildiğini, Kocaeli 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/4 D.İş sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporu, yangının Koton mağazasındaki elektrikli ısıtıcıdan kaynaklandığını detaylı olarak belirttiğini, Kocaeli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/374 E. sayılı dosyası ile ceza davası açılmış ve görgü tanıklarının ifadeleri alınmış olduğunu, tanıklar yangının Koton mağazasından çıktığını ve temizlik odasında yangın belirtisi olmadığını belirttiklerini, davalı şirket, yangın sırasında gerekli güvenlik önlemlerinin alındığını ve binanın kusurlu olmadığını iddia ettiğini, Kocaeli 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/10 D.İş sayılı dosyasına düzenlenen bilirkişi raporu, AVM sahibi ve yöneticilerinin yangının çıkmasında herhangi bir kusurunun bulunmadığını ortaya koyduğunu, ayrıca mağaza sahibinin yangın söndürme sistemini yapmak ve ısınma hizmeti sigortalı şirket tarafından verildiği için elektrikli ısıtıcı bulundurmama yükümlülüğü bulunmadığını, 10.01.2011 tarihli Teknik Tespit Raporu da yangın öncesi alınan güvenlik tedbirlerine atıfta bulunduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle; NCity Avm'de 15.01.2012 tarihinde meydana gelen yangın Sonucu sigortalısı ...'a ödemiş olduğu 4.167,00-TL tazminatı faizi ile birlikte talep ettiğini, yangın tarihi olan 15.01.2012 tarihinden itibaren 1 yıl sonra huzurdaki davanın açılmış olması sebebiyle zamanaşımı itirazları olduğunu, bu sebeple davacı davasını B.K. gereği 1 yıllık zamanaşımı süresini geçirdikten sonra açmış olduğundan huzurdaki davanın zamanaşımı sebebi ile reddini, huzurdaki asıl davaya yapmış oldukları kusur ve zarara ilişkin itirazları olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Derin Mağazacılık vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketi (Koton mağazasının bulunduğu yerdeki şirketi) yangından sorumlu tuttuğunu, ancak davalı şirketin yangının kendi sorumluluklarında olmadığını ve davanın reddini, davalı şirketin bekletici mesele olarak Kocaeli 2. Sulh Ceza Mahkemesinde devam eden ceza davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, ceza mahkemesinin kararı hukuk mahkemesini bağlayacağını, ceza davasında Koton mağazasında müdür olarak görev yapan ... sanık sıfatıyla yargılandığını, kusursuzluğunun anlaşılması halinde müvekkili şirketin de sorumluluğu olmayacağını, davalı şirket davaya karşı husumet itirazında bulunduklarını, dava dilekçesinde yangının Koton mağazasından çıktığı varsayımıyla davalı şirketin sorumlu tutulduğunu ancak bu durumun kabul edilemez olduğunu, ceza davası henüz sonuçlanmadığından, kesinleşmiş bir kusur veya sorumluluk tespiti bulunmadığını, davalı şirket yangının çıkış noktasının Koton mağazası olmadığını, aksine mağaza deposuna bitişik, Avm'nin genel temizlik işleri için kullanılan bağımsız bir odadan kaynaklandığını, bu odanın Avm yönetimine ait olduğu ve Koton mağazası ile doğrudan bir bağlantısının olmadığını, Kocaeli 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin bilirkişi raporuna atıfta bulunularak, yangının kaynağının temizlik odasındaki radyatör olduğu, ancak bu bölümün bilirkişilerce incelenmediğinin belirtildiğini, 6098 sayılı Borçlar Kanununun 69. maddesi uyarınca bina malikinin sorumluluğuna dikkat çekmekte ve bu nedenle davada taraf olmaması gerektiğini savunduğunu, bina maliki binadaki kusurlardan ve eksikliklerden kaynaklanan zararları gidermekle yükümlü olduğunu, Avm'nin yangın ruhsatı almadığı ve yangın güvenliği önlemlerinin yetersiz olduğunu, davacının sigorta bedelini rücuen talep etmesinin yasal şartları taşımadığı ve sigorta şirketinin bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, sigorta şirketinin sözleşme öncesinde riskleri tespit edip sigortalıyı bilgilendirmesi gerektiği, ancak bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini, davacının hasar tespitinin şifahi beyanlara dayandığı ve talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, bu nedenler davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı HDI Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı, mevcut davanın Kocaeli 1. ATM'nin 2012/229 E. ve Kocaeli 1.ATM'nin 2012/232 E. sayılı davaları ile birleştirilmesini, eğer birleştirme talebi kabul edilmezse, davalı, Kocaeli 1.ATM'nin 2012/229 E. ve Kocaeli 1.ATM'nin 2012/232 sayılı davalarının sonucunun bekletici mesele yapılmasını, davacının talep ettiği faiz ve faiz başlangıç tarihine itiraz ettiklerini, davacının ödeme tarihinden itibaren cari faiz talep etmesinin hukuki dayanağı olmadığını, yangın sebebiyle birden fazla zarar gören olduğu ve poliçedeki teminat limitinin zarar görenler arasında paylaştırılması gerektiği gerekçesiyle tüm talepler tamamlanana kadar müvekkili şirketin temerrüde düşmeyeceğini, dava konusunun haksız fiilden kaynaklandığı ve bu nedenle ticari faiz talep edilemeyeceğini, yangına sigortalı şirketin sebebiyet verdiği düşünülse bile, poliçe teminat limitinin tüm zarar görenler arasında paylaştırılması gerektiğini, zamanaşımı süresi içinde tüm hasar başvurularının beklenmesi ve poliçe limitinin garameten paylaştırılmasını, öncelikle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve bayan etmiştir. Davalı Kocaeli Alışveriş Hizmetleri Ltd Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; yangın sonrasında düzenlenen itfaiye raporları, savcılık tahkikatı ve delil tespit raporlarında, müvekkilinin hiçbir kusurunun olmadığının belirtildiğini, yangın önlem ve ekipmanlarının yeterli düzeyde olduğunun tespit edildiğini, yangının Avm içerisindeki Koton Mağazasından kaynaklandığı kesin olarak belirlendiğini, müvekkili Kocaeli Fuar Müdürlüğü'nün (Belediye) kiracısı olduğunu, davacının sigortalısı olan mağazalar da müvekkilinin alt kiracıları olduğunu, bu nedenle müvekkilinin bina maliki olmadığı ve bu nedenle kusursuz sorumluluğunun söz konusu olamayacağını, tazminat bedelleri hatalı hesaplandığını ve emtia tespitlerinde sovtaj değerleri yanlış gösterildiğini, amortisman değerleri de mahsup edilmediğini, davacı tarafından sunulan ekspertiz raporunun tek taraflı, detay içermeyen ve bilimsellikten uzak olduğunu, rücu tazminat talebi haksız olduğunu, sonuç olarak tüm bu nedenlerle müvekkiline kusur izafesi veya kusursuz sorumluluk atfedilemeyeceği ve davanın reddedilmesi gerektiğini, davacının tazminat talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı Koton Mağazacılık Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Kocaeli Alışveriş Hizmetleri Şirketi ile aralarında kira sözleşmesi imzalandığını, bu kapsamda zemin katta bulunan 4 ayrı bağımsız bölüm ve eklentinin kira sözleşmesi kapsamında teslim alındığını, alt kiraya ilişkin sözleşmede bulunan düzenlemeden kaynaklı olarak mecurun Derin Mağazacılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne kiralandığını, dolayısıyla yangın esnasında mağazanın alt kiracı tarafından kullanıldığını, müvekkili tarafından kısmen veya tamamen işletilmeyen mağazadan kaynaklı olarak herhangi bir kusur isnadında bulunulamayacağını, Kocaeli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/8 D.İş sayılı dosyasında delil tespit dosyasındaki bilirkişi raporuna göre yangının temizlik odasından çıktığının belirlendiğini, iddia edildiği şekilde kiralamaya konu mağazanın deposunda yangının başladığı iddiasının geçerli olmadığı, Kocaeli CBS'nin 2012/1346 soruşturma sayılı dosyasına göre yangının kiralanan mağazada çıktığı hususunu teyit eder herhangi bir somut delilin bulunmadığı, yangının ortaya çıkmasında, büyümesinde ve zararın artmasında Kocaeli Alışveriş Hizmetleri A.Ş'nin ağır kusurunun bulunduğunu, yangının temizlik odasında çıkarak yayıldığını, ilgili odanın müvekkilinin kiralamaya konu bağımsız bölümlerle ilgisinin bulunmadığını, herhangi bir sorumlulukları bulunmaması nedeniyle aleyhlerine yürütülen yargılamada davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... 1-Asıl ve birleşen 2013/159 esas sayılı davaların Koton mağazacılık Tekstil San. Ve Tic. AŞ, Derin Mağazacılık San. Tic. AŞ ile HDİ Sigorta AŞ yönünden REDDİNE, Davalılar Kocaeli Alışveriş Hizmetleri Aş. ile Anadolu Anonim Türk Sigorta AŞ yönünden KABULÜNE, 2-Asıl dava bakımından; -Toplam 1.921.992,29-TL'nin, 350.000,00 TL'si yönünden 30/01/2012, 2.000,00 TL'si yönünden 14/02/2012, 390.035,00 TL'si yönünden 20/02/2012, 5.500,00 TL'si yönünden 21/02/2012, 121.258,00 TL'si yönünden 22/02/2012, 145.683,29 TL'si yönünden 28/02/2012, 108.149,00 TL'si yönünden 27/04/2012, 308.831,00 TL'si yönünden 17/07/2012, 75.000,00 TL'si yönünden 27/07/2012, 386.930,00 TL'si yönünden 07/12/2012, 28.606,00 TL'si yönünden 10/12/2012 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte, -Toplam 100.517,00 EURO'nun 40.000,00 EURO'su yönünden 19/01/2012, 765,00 EURO'su yönünden 21/01/2012, 153,00 EURO'su yönünden 23/02/2012, 59.446,00 EURO'su yönünden 15/03/2012, 153,00 EURO'su yönünden 27/03/2012 tarihinden itibaren işletilecek 3094 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarınca EURO cinsi para yönünden 1 yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte, Davalılar Kocaeli Alışveriş Hizmetleri AŞ ile Anadolu Anonim Türk Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek (davalı sigorta şirketi yönünden faiz başlangıç tarihi 21/12/2012 olup, poliçede yer alan limit dahilinde sorumluluğuna gidilmek kaydıyla) davacıya verilmesine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı Kocaeli Alışveriş Hizmetleri Ltd. Şti, davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi, davalı Koton Mağazacılık Teks. San. ve Tic. A.Ş. ile davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı Kocaeli Alışveriş Hizmetleri Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan raporun görüldüğü davada yangının Koton'dan çıktığı ispat edilemediği gerekçesiyle red kararı verilmiş olup; bu davadan başkaca anlamlar çıkarmanın hukuk tekniğine aykırı olduğunu, aynı yangından kaynaklı kırktan fazla tazminat davasının birleştirilmemesinin, hükümler arasında keskin çelişkiler doğurduğunu, davalının yapı maliki değil, kiracı olduğunu, hükme esas alınan rapor ve huzurdaki dosyada alınan rapor çelişmekte olup çelişkinin giderilmesi için ek rapor alınması gerektiğini, davacı eksperine ait hesabın aynen kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu yangının Koton Mağazasından kaynaklandığı hususunun gerek muhtelif dosyalardan alınan raporlar gerekse de huzurdaki dosyadan alınan bilirkişi heyet raporu ile ispatlandığını, yerel mahkemece dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olan rapor hilafına hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, hiçbir şekilde davalı şirket sigortalısına atfedilen kusurun kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, dava konusu uyuşmazlık bakımından aynı maddi olaya ilişkin farklı dava dosyalarından alınan raporlarda farklı kusur oranlamalarında bulunulmuş olup kusur durumunun çelişkili bir hal aldığını, yerel mahkemece kusura yönelik çelişkiler giderilmeksizin verilen kararın usule ve yasaya aykırı olduğunu, her halde bekletici mesele yapılan dosyada tüm taraflar yer almadığından ve iddia ile sınırlı inceleme yapıldığından bu dosyadan alınan raporun huzurdaki davaya emsal alınmasının kabul edilemeyeceğini, her halükarda garame hesabına ilişkin itirazları dikkate alınmaksızın hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, itirazları baki kalmak kaydıyla, hükmedilen zarar tutarının denetime elverişsiz olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı Koton Mağazacılık Teks. San. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin husumet yokluğu hususunun irdelenmediğini, mahkemece herhangi bir irdeleme yapılmadığından da menfi ya da müspet herhangi bir hüküm kurulmadığını, vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu yangın, davalı Koton ile Derin Mağazacılık firmalarının sorumluluğunda bulunan alanda yer alan yağlı radyatörden çıkmış olduğunun dosyadaki tüm bilgi, belge ve tanık beyanları ile sabit olup özellikle ilk derece mahkemesi dosyasında düzenlenen, 26.04.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda yangının çıkış noktası konusundaki iki ayrı görüş birlikte irdelenerek yangının davalı Koton firmasının kullanımında olan alanda başladığı, dava dışı ıss firmasının kullandığı bölümden çıkmış olamayacağı somut ve bilimsel verilerle ortaya konulmuş iken İstanbul 18. ATM'de yapılan kısıtlı inceleme sonucu düzenlenen raporların hükme esas alınarak yazılı şekilde hükün tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yargılamanın tüm aşaması boyunca belirttikleri üzere dosyadaki somut tüm bilgi ve belgeler, renkli hasar fotoğrafları, tanık beyanları ile dava konusu zarara sebebiyet veren yangının davalıların sorumluluğunda bulunan alanda başladığının tereddütsüz şekilde ortaya konulduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından aldırılan ve dosyadaki yegane bilirkişi kusur raporunda dava konusu yangının orjini bilimsel tespit ve değerlendirmelerle gerekçelendirilerek bekletici mesele yapılan İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdindeki görüş de elemine edilerek hangi bilimsel nedenlerle yangının iss firması temizlik odasından çıkmış olamayacağının tereddütsüz şekilde ortaya koyulduğunu, sonuç olarak ilk derece mahkemesi tarafından mahkeme dosyasından alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek tüm davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğu cihetine gidilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı Derin Mağazacılık San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından davalı şirketin yangının çıkmasında sorumluluğunun bulunmadığının tespit edilmesinin son derece isabetli olduğunu, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararının Yargıtay 3. Hukuk Dairesi tarafından 2022/213 E. ve 2022/6762 sayılı kararı ile onandığını, böylelikle davalı şirketin dava konusu yangının meydana gelmesine ilişkin herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığının sübuta erdiğini, dolayısıyla bu karar doğrultusunda işbu davanın reddedilmesinin isabetli olduğunu, davalı şirketin dava konusu yangının meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, nitekim bu hususun Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen dosyada tanzim edilen bilirkişi raporlarıyla da sübuta erdiğini, başkaca rapor ve uzman görüşlerinde de açıkça ortaya konulduğu üzere, yangının ISS Tesis Yönetim A.Ş.'ye ait temizlik odasında meydana geldiği ve meydana gelen yangında davalı şirketin bir kusuru/sorumluluğu bulunmadığının onama kararı ile sübuta erdiğini, neticeten somut olayda davalı şirketin herhangi bir kusur ve sorumluğunun bulunmadığı isabetli olarak tespit edilmiş olduğundan yerel mahkeme tarafından verilen kararın onanması gerektiğini belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Koton Mağazacılık Tekstil Sanayi ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; bekletici mesele yapılan İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/40 Esas sayılı dosyada, yangının temizlik odasında çıktığı tespit edildiğinden dava reddedilmiş olup Yargıtay tarafından onandığını, bu sebeple yangının davalı Derin Mağazacılık San. ve Tic. A.Ş. tarafından işletilen Koton mağaza deposunda çıkmadığının Yargıtay onama kararı ile sabit olduğunu, kaldı ki yangının temizlik odasında başladığı tespiti yapan pek çok bilirkişi raporu bulunmakta olup bekletici mesele yapılan dosyadaki raporun, bunlardan sadece bir tanesi olduğunu, ilk derece mahkemesi kararında isabetli şekilde belirtildiği üzere ceza yargılaması sonucunda, yangının Koton mağazasında çıktığına dair kesin bir tespit olmadığından beraat kararı verilmiş ve karar kesinleştiğini, sırf bu hususun dahi davacının istinaf başvurusunun reddi gerektiğini, her halde yangın nerede başlamış olursa olsun, davalının kusurlu/kusursuz, akdi veya kanuni herhangi bir hukuki sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafın istinaf dilekçesindeki tek dayanağının, dosyadaki 26.04.2021 tarihli bilirkişi heyet raporu olduğunu, oysaki bu raporun bir çok itiraza uğradığını, kaldı ki ilk derece mahkemesi tarafından bu rapor ve dosyaya sunulan diğer tüm bilirkişi raporları ile bekletici mesele yapılan dosya raporu birlikte değerlendirilerek hüküm kurulduğunu, yangının Koton mağaza deposunda çıktığına dair ileri sürülen tüm tezlerin aksinin bilirkişi raporlarında tespit edildiğini, davacı tarafın bekletici mesele yapılan dosyadan alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasına dair itirazı kabul görecek olsa dahi sonucun değişmeyeceğini, zira yangının temizlik odasında başladığının birden fazla raporda teknik ve hukuki incelemelerle sabit olduğunu belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/01/2025 tarih, 2014/845 Esas - 2025/13 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl ve birleşen dava; poliçe ve hasar dosyalarına göre sigortalılar Network Servisleri AŞ, Erbay Pazarlama ve Ticaret AŞ, ..., Akbacakoğlu Kundura Sanayi Ticaret AŞ, Kiğılı Giyim Ticaret AŞ, Bek Tütün ve Mağaza İşletme Ltd Şti, Kent Dayanıklı Tüketim Mad. Alışveriş Tic. Ltd. Şti, İkiler Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd Şti, Çağrı Gıda Temizlik İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd Şti (Asıl davada 9 sigortalı, birleşen davada asıl davaya konu zarardan hariç olmak üzere ... tekraren 1 davacı) ile davacı Axa sigorta şirketi arasında düzenlenen ... numaralı Elektronik Cihaz Sigorta Poliçesi, ... numaralı Klasik Yangın Paket Poliçesi, ... numaralı İşyerim Paket Sigorta Poliçesi, ... numaralı İsyerim Paket Sigorta Poliçesi, ... numaralı İşyerim Paket Sigorta Poliçesi, ... numaralı İşyerim Paket Sigorta Poliçesi, ... numaralı İşyerim Pakat Sigorta Poliçesi, ... numaralı İşyerim Paket Sigorta Poliçesi ve ... numaralı İşyerim Paket Sigorta Poliçesi kapsamında, 15/01/2012 tarihinde ortaya çıkan yangın nedeniyle sigortalıların iş yerleri ve iş yerlerinde bulunan emtiaların zarar görmesi üzerine davacı sigortacı tarafından yapılan ödemenin davalılardan rücuen tahsilin istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince asıl ve birleşen 2013/159 esas sayılı davaların Koton Mağazacılık Tekstil San. ve Tic. A.Ş, Derin Mağazacılık San. Tic. A.Ş. ile HDİ Sigorta A.Ş. yönünden reddine, davalılar Kocaeli Alışveriş Hizmetleri A.Ş. ile Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş. yönünden kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı Kocaeli Alışveriş Hizmetleri Ltd. Şti, davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi, davalı Koton Mağazacılık Teks. San. ve Tic. A.Ş. ile davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davacı nezdinde sigortalanan Network Servisleri A.Ş., Erbay Pazarlama ve Tic. A.Ş., ..., Akbacakoğlu Kundura San. ve Tic. A.Ş., Kiğılı Giyim Tic. A.Ş., Bek Tütün ve Mağaza İşletmeciliği Ltd. Şti., Kent Dayanaklı Tük. Mad. Alışveriş Tic. Ltd.'e ait iş yerlerinde ve emtialarında 15.01.2012 tarihinde çıkan yangın neticesinde hasar meydana geldiği, yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde 1.921.992,29-TL ve 100.517,00-Euro ödeme yaptığı, açıklanan tazminat ödemeleri kapsamında olay tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 1301. maddesi gereğince davacı şirket sigortalısının zararından mesul olanlarla ve zarara sebebiyet verenlere karşı dava ve talep haklarına halef olduğu, davalılardan Kocaeli Alışveriş Hizmetleri A.Ş.’nin alış veriş merkezinin işleteni ve kiraya vereni olduğu, Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi’nin ise sigortacısı olduğu, Derin Mağazacılık Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin yangının çıktığı mağazanın işleticisi, Hdi Sigorta A.Ş.'nin bu davalının sigortacısı olduğu, bu nedenlerle yapılan ödemeden sorumlu oldukları iddia edilerek, rücuen tazminat talebinde bulunduğu, davanın davalılar Derin Mağazacılık San. ve Tic. A.Ş. ve Hdi Sigorta A.Ş. yönünden reddine, davalılar Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş. ve Kocaeli Alışveriş Hizmetleri AŞ. yönünden kabulüne karar verildiği, kararın Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş. ve Kocaeli Alışveriş Hizmetleri AŞ. tarafından istinaf edildiği görülmektedir. Kamu düzeni yönünden yapılan incelemede, Görevle ilgili düzenlemeler; kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesinde; sigortacının, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği; sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal edeceği, sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa; sigortacının, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca; sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebileceği, hüküm altına alınmıştır. Dava; sigorta şirketi tarafından sigortalısının halefi olarak açıldığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22/03/1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı kararında; bu husus “sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur” şeklinde vurgulanmaktadır. Dava tarihi itibari ile yürürlükte bulunan; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 4. maddesinde ise, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın kiralanan taşınmazların, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na göre; ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların sulh hukuk mahkemesinin görevinde olduğu düzenlenmiştir. Somut olayda; 15/01/2012 tarihinde, Ncity isimli alışveriş merkezinde çıkan yangın sonucunda, davacı sigorta şirketi nezdinde sigortalı işyerlerinde oluşan yangın hasarı sebebiyle meydana gelen zarar sigortacı tarafından sigortalılara ödenmiş olup ödenen tazminatın dava dışı sigortalı işyerlerini kiraya veren ve alışveriş merkezini işleten davalı Kocaeli Alışveriş Hizmetleri A.Ş. ile diğer davalıların zarardan sorumlu oldukları ileri sürülerek tahsili talep edilmiştir. Davalılardan AVM işleticisi Kocaeli Alışveriş Hizmetleri A.Ş. ile davacı sigorta şirketine sigortalı işyerlerini işleten şirketler arasında kira sözleşmesi mevcut olup, bu sözleşme uyarınca; davacıya sigortalı şirketler kiracı, davalı Kocaeli Alışveriş Hizmetleri A.Ş. ise kiralayan durumundadır. Bu nedenle, dava dışı sigortalı şirketler ile davalı arasındaki temel hukuki ilişki kira sözleşmesine dayanmaktadır. Dava dışı sigortalı şirketler ile davalı Kocaeli Alışveriş Hizmetleri A.Ş. arasında uyuşmazlık, kira ilişkisinden doğduğuna göre; davaya bakma görevi sulh hukuk mahkemesindedir. Bu nedenle, sigortacı tarafından halefiyet yoluyla açılan davanın da sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerekmektedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/7875 Esas, 2019/6367 Karar, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/6483 Esas, 2019/7301 Karar). Hem Sulh Hukuk Mahkemesinin özel Mahkeme olması, Hem de Müteselsil sorumluluk esasına göre yargılama yapılması nedeniyle, tüm davalılar hakkındaki davanın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/2751E.- 2017/10218 K., Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2016/5001 E.- 2017/2302 K.). Bu nedenlerle, mahkemece uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiği nazara alınarak, HMK.'nun 4. ve 114-(1)-c) maddeleri gereğince; mahkemenin görevli olmaması nedeniyle dava şartı yoluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esası hakkında karar verilmesi hatalı bulunmuş ve kararın kaldırılarak görevsizlik kararı verilmesi gerekmiştir. Kabule Göre de, Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1301. maddesinde; sigortacının, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği; sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal edeceği, sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa; sigortacının, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca; sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebileceği, hüküm altına alınmıştır. Rücu davaları; gerçek zararının giderilmesi amacına yönelik olup, zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Dolayısıyla zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı da, ödediği meblağın tamamını değil, ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusu bulunanlardan isteyebilir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/13674 esas 2019/7465 karar sayılı ilamı) Müteaddit kimseler muhtelif sebeplere (haksız muamele, akit, kanun) binaen mesul oldukları takdirde haklarında, birlikte bir zarar vukuuna sebebiyet veren kimseler hakkındaki hükümlere göre muamele olunur (818 sayılı yasanın 51/1.maddesi). Birden ziyade kimseler birlikte bir zarar ika ettikleri takdirde müşevvik ile asıl fail ve fer'an methali olanlar, tefrik edilmeksizin müteselsilen mesul olurlar (818 sayılı yasanın 50/1.maddesi). Dosyaya gelen ve taraflarca bildirilen dava dosyalarında, eldeki olaya ilişkin çok sayıda delil tespiti ve zarar gören kişilerce açılan davanın bulunduğu, yine aynı olaya ilişkin Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda Kocaeli 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2016/507 E ve 2017/342 K. Sayılı (Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2015/14353 esas 2016/4923 karar sayılı bozma kararı öncesi 2012/7 E ve 2014/276 K. Sayılı dosyası) dosyası ile ceza soruşturmasının da yürütüldüğü, aynı olaya ilişkin İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/40 E 2021/612 K. Sayılı (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2018/5465 esas 2019/3942 karar sayılı bozma kararı öncesi 2015/640 esas 2018/240 karar sayılı dosyası) dosyası ile yargılamaların yürütüldüğü, anılan yargılamaların Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştikleri, diğer davaların ise henüz yargılamalarının devam ettiği anlaşılmıştır. Kocaeli 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2016/507 E ve 2017/342 K. Sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda ceza dosyasında bulunan raporların kesin kanaat bildirmediklerinden hüküm vermeye elverişli olmadıkları değerlendirilmiştir. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/40 E 2021/612 K. Sayılı dosyasında alınan ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2022/213 esas 2022/6762 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşen dosyasında alınan 31.01.2017 tarihli bilirkişi raporu ile bozma sonrası alınan 04.03.2021 tarihli raporda davalılardan Kocaeli Alişveriş Hiz. A.Ş. %35, AVM Özel Güvenlik görevlileri %15, ISS Tesis Yönetim Hizmetleri A.Ş.’nin %50 oranında kusurlu oldukları değerlendirilmiştir. Anılan rapor üzerine mahkemece davanın davalılar Koton Mağazacılık Tekstil ve Tic. A.Ş. ile sigortacısı davalı HDİ Sigorta A.Ş. ve alt kiracısı davalı Derin Mağazacılık San. ve Tic. A.Ş.'nin talep edilen dava konusu zararı giderme yükümlülükleri oluşmadığından davanın reddine karar verilmiş, anılan karar Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmiştir. Dosyadaki bu tespit ve anılan rapor eldeki dava bakımından güçlü delil teşkil etmektedir. Eldeki dosyaya konu olayın dosyada yapılan tespitlere ve yukarıda bahsi geçen Yargıtay ilamındaki kabul dikkate alındığında; dava konusu olayın alış veriş merkezinin temizlik işini yürüten davalı ISS Tesis Yönetim Hizmetleri A.Ş.’nin temizlik odasındaki yağlı radyatörden başladığı, anılan odanın bitişiğindeki dava dışı Koton Mağazacılık Tekstil ve Tic. A.Ş.’nin kiracısı, davacının sigortalısı olan Derin Mağazacılık San. ve Tic. A.Ş.'nin alt kiracısı olduğu alana sıçradığı, yangının 15.01.2012 tarihinde saat 01.30-02.00 sıralarında temizlik işçileri tarafından kokudan fark edildiği, ancak yangının çıkış noktasının belirlenmesinin vakit aldığı, bu nedenle etkin müdahalede bulunulamadığı, yangının etkisinin artması üzerine 02.30'da AVM yetkilisi ...'ya olayın haber verildiği, yetkilinin olay yerine gelmesi üzerine Koton Mağazası'nın kepenginin açıldığı, ardından yangının kaynağının bulunması için ISS Tesis Yönetim Hizmetleri A.Ş.’nin kullanımında olan temizlik odasının duvarının kırıldığı ve yangının çıktığı temizlik odasına ulaşılabildiği, yangının çıkış anından sonra ancak itfaiyeye saat 02.46'da haber verilebildiği, itfaiye görevlilerinin saat 02.47'de olay yerine geldiği, olayda davacının sigortalısının da zarar gördüğü; bu şekilde yangının başlangıç noktasının ISS Tesis Yönetim Hizmetleri A.Ş.’nin 20 m²’lik ayrı bir girişi olan temizlik odasındaki radyatör olduğu anlaşılmıştır. Nitekim eldeki dosya kapsamında da alınan bilirkişi heyeti ek ve kök raporlarında da yangının başlangıcı bu şekilde tespit edilmiş, anılan raporları bu tespit yönünden uyumlu oldukları görülmüştür. Mahkemece bekletici mesele yapılan ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2022/213 esas 2022/6762 karar sayılı ilamı ile onanan İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/40 E 2021/612 K. Sayılı dosyasındaki rapor ile aynı olaya ilişkin diğer yargılamalarda alınan raporlardaki kusur oranları ile eldeki dosyadan alınan kök ve ek raporlar arasında kusur oranları arasında çelişki bulunduğundan mahkemece tüm raporların değerlendirilerek kusur oranlarının belirlenmesi için dosya kapsamında önceki bilirkişilerden ek rapor rapor alındığı, dosyaya sunulan 06.02.2025 UYAP kayıt tarihli rapordaki tespit ve değerlendirmelere göre olayın oluşumunda yangın olayının itfaiyeye geç bildirilmesi, alış veriş merkezindeki güvenlik önlemlerinin yeterli olmaması, binanın iskanının bulunmaması, proje dışı eklentilerin olması, ortak düver ve çatıda yangın damperinin olmaması ve organizasyon eksikliği nedeniyle davalı Kocaeli Alişveriş Hiz. A.Ş. %35 oranında kusurlu olduğu, güvenlik görevlilerinin yangın olayını geç haber vermeleri nedeniyle Alhan Güvenlik ve Eğitim Kurumu Ltd. Şti.’nin %15, yangının çıkmasına fiilen sebebiyet veren ISS Tesis Yönetim Hizmetleri A.Ş.’nin %50 oranında kusurlu oldukları değerlendirilmiş, önceki kök ve ek raporlarındaki oranların anılan oranlara yakın olduğu, Kocaeli Alişveriş Hiz. A.Ş. ile yangın güvenliği hususunda sözleşme imzalayan dava dışı PNP Elektrik Enst. Otm. Müh.Taah. Ticaret Ltd. Şti.’nin eldeki davada taraf olmadığından kusur verilmeyebileceğinin değerlendirildiği, anılan raporun Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2022/213 esas 2022/6762 karar sayılı ilamı ile onanan İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/40 E 2021/612 K. Sayılı dosyasındaki rapor ile uyumlu olduğu, çelişkilerin bu şekilde giderildiği, olay tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı yasanın 51/1.maddesi, 50/1.maddesi ile 141/1.maddesindeki teselsül hükümleri de nazara alındığında eldeki dava yönünden dış ilişki de kusur oranlarından bağımsız olarak kusuru olan tüm kişilerin davacıya karşı borcun tamamından sorumlu oldukları, dava dışı PNP Elektrik Enst. Otm. Müh.Taah. Ticaret Ltd. Şti.’nin davalı Kocaeli Alişveriş Hiz. A.Ş. ile imzaladığı sözleşme kapsamındaki sorumluluğu olup olmadığının eldeki davanın esasına etkisi olmadığı, anılan hususun müteselsil borçlular arasındaki iç ilişkinin konusu olduğu, ayrıca raporlarda bina malikinin bakım ve onarımdan kaynaklanan sorumluluğunun olup olmadığının da değerlendirildiği de nazara alındığında anılan raporun kusur incelemesi yönünden hüküm vermeye elverişli olduğu görülmüştür. Ancak, yukarıda açıklandığı üzere rücu davaları; gerçek zararının giderilmesi amacına yönelik olup, zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Dolayısıyla zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı da, ödediği meblağın tamamını değil, ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusu bulunanlardan isteyebilir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/13674 esas 2019/7465 karar sayılı ilamı). Dosyaya alınan 11/09/2019, tarihli rapor ile Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/159 D.İş sayılı dosyasından alınan rapor ve ekspertiz raporu ve ekleri birlikte değerlendirildiğinde dava dışı sigortalılara yapılan demirbaş hasarı, dekorasyon hasarı ve iş durması bedelinin rayiçlere uygun olduğu, bilirkişilerce yapılan değerlendirmenin ve ekspertiz raporundaki rayiç araştırmasına ilişkin evrakların raporlar ile uyumlu olduğu, yine sigortalı işyerlerinde emtianın ise şirket kayıtlarına göre tespitinin yapıldığı, şirket kayıtlarındaki zayi olan emtianın sayısının ve niteliklerinin bilirkişiler tarafından tespitinin yapıldığı, bu nedenlerle davalıların zarar miktarına ilişkin istemleri de yerinde görülmemiştir. Ancak; sorumluluk sigortaları zarar sigortası-meblağ sigortası ayrımında zarar sigortası kapsamında yer almaktadır. Bu nedenle rizikonun gerçekleşmesi halinde bu rizikodan zarar gören üçüncü kişilerin gördükleri gerçek zararlar sigorta limiti dahilinde karşılanır. Zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının sigorta sözleşmesinde öngörülen teminat tutarından fazla bulunması halinde zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, teminat tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2008/7427 E. 2009/12112K. Sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2018/326 esas 2018/2671 karar sayılı ilamı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2023/9373 esas 2025/7274 karar sayılı ilamı, Benzer yönde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/11-82 esas 2017/856 karar sayılı ilamı). Davalı sigorta şirketi Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi’nin, davalılardan Kocaeli Alışveriş Hizmetleri A.Ş.’nin sorumluluk sigortacısı olduğu ve mal sahibinin kiracıya karşı sorumluluğu klozunun da poliçeye dahil olduğu ve çıkan yangında başkalarının da zarar gördüğü hususları çekişmesizdir. Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçede 3.397.500,00 TL ile sınırlandırılmış olup, davacı dahil zarar görenlerin talep edebileceği toplam tazminatın limiti aşması halinde zarara görenlere karşı garameten sorumlu olacaktır. O halde, davacı dışında zarar gören kişilerin davalı sigorta şirketine başvuruda bulunup bulunmadığı, davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı, derdest davalar ve icra takiplerinin de araştırılmadan ve gerekirse garame hesabı yapılıp yapılmayacağı üzerinde durulmadan da karar verilmesi de hatalıdır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2008/341 esas 2009/4468 karar sayılı ilamı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2023/9373 esas 2025/7274 karar, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2023/3355 esas 2025/4917 karar, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2023/1975 esas 2023/10159 karar). Açıklanan bu nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-3) ve 355. maddesi uyarınca kamu düzeni gereğince kaldırılmasına, taraf vekillerinin istinaf isteminin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a) maddesi gereği Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesine açılan davanın dava şartı (görev) yokluğu nedeniyle HMK'nın 114-(1)-c) ve 115-(2) maddeler gereğince usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Tarafların istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 2-)Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/01/2025 tarih, 2014/845 Esas - 2025/13 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA, YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA, a-Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne açılan davanın (görev) dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 114-(1)-c) ve 115-(2) maddeler gereğince USULDEN REDDİNE, Dairemiz kararı kesin nitelikte olduğundan, HMK'nın 20. maddesi uyarınca bu kararının tebliğ tarihinden itibaren (2) haftalık kesin süre içinde ve talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Kocaeli Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde ilk derece mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, b-6100 sayılı HMK'nın 331-(2) maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkemece hükmedilmesine, c-6100 sayılı HMK'nın 331-(2) maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkemece verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile yargılama giderleri ve vekalet ücreti hususunda karar verilmesine 3-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları; a-İstinaf Karar harçlarının, talepleri halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edenlere iadesine, b-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, c-İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların, istinaf edenler üzerinde bırakılmasına, ç-İstinaf edenler tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf edenlere iadesine, d-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, e-2004 sayılı İİK'nın 36-(5) maddesi gereğince İstanbul 21. İcra Dairesi'nin 2025/3372 Esas ve 2025/3370 esas sayılı dosyasına sunulan teminatın (nakit/teminat mektubu) yatırana iadesine, f-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, g-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/05/2026
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*