Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1043 E. 2026/1117 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1043
- Karar No
- 2026/1117
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1043 - 2026/1117 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1043 KARAR NO : 2026/1117
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/05/2025 NUMARASI : 2024/771 Esas - 2025/422 Karar
DAVACI : VEKİLİ : Av.
DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 02/07/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 13/07/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.09.2023 tarihinde davacıya ait araç ile davalı Sigorta Şirketi nezdinde sigortalı ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında davacıya ait aracın hasarlandığını ve değer kaybına uğradığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik, 10,00 TL hasar bedeli, 10,00 TL değer kaybı bedelinin poliçe dahilinde davalı şirketten temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile değer kaybına ilişkin talebini 4.000,00 TL, hasar bedeli alacağını 57.408,75 TL olarak artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın kabulü ile 57.408,75 TL hasar bedeli alacağı ile 4.000,00 TL değer kaybı alacağı olmak üzere toplam 61.408,74 TL'nin davalının temerrüde düştüğü 05/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalı şirketin her ne kadar huzurdaki davada kusurlu olduğu iddia edilen aracın ZMMS sigortacısı olsa da aynı zamanda davacının aracının kasko sigortacısı olduğunu, dava konusu kazaya ilişkin olarak kasko sigortacısı sıfatıyla davalı tarafından davacıya 03.11.2023 tarihinde ...Limited Şirketi'ne 45.936,62 TL,03.11.2023 tarihinde ...’a 17.689,62 TL, 03.11.2023 tarihinde ...’a 88.467,12 TL ödeme yapıldığını, davacının talebinin, hasarlanan parçaların orijinal parçaları ve hasarlanan parçaların orijinal parça ile onarılmamasından kaynaklı zarar olup bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada bu husus değerlendirilmeden tazminat hesabı yapıldığını, oysa ki aracın onarımının kasko poliçesi kapsamında giderildiğini, eksik veya hatalı onarım yapılmışsa öncelikle kasko poliçesine talep yöneltilmesi gerektiğini, davacının aracının onarımı kasko poliçesi kapsamında gerçekleştiğinden orijinal parça kullanılmamasına ilişkin talebin kasko poliçesi kapsamında talep edilmesi gerektiğini, bu itirazları mahkemece kabul görmezse kasko poliçesi kapsamında yapılan 152.093,36 TL ödemenin tenzil edilmesi gerektiğini, 152.093,36 TL ödemeye ilişkin dekontların müzekkere ile talep edilmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu kanaatiyle karar verilmesinin yerinde olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan değer kaybı tespitinin fahiş olduğunu, reel kaybın fahiş olarak değerlendirildiğini, davaya konu aracın kullanılmışlık ve yıpranmışlık düzeyinin had safhada olduğu nazara alındığında araçta hesaplanan tutarda değer kaybı oluştuğunun düşünülemeyeceğini, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5. maddesinde yer alan hüküm gereği, 04.12.2021 tarihinde yapılan değişiklik dikkate alınarak ek.1'de yer alan formülasyona göre değer kaybı hesaplaması yapılması gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, HMK’nın 355. maddesi kapsamında, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı ve değer kaybından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda kaza tespit tutanağı uyarınca, 08.09.2023 tarihinde sürücü ...’in sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde olduğu sırada aracın ön kısımlarıyla, aynı yol üzerinde önünde aynı istikamete seyreden sürücü...’in sevk ve idaresindeki aracın arka kısımlarına çarpmasıyla meydana gelen kazada sürücü...’in 2918 sayılı KTK’nın 56/1-C (Önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlememek) maddesini ihlalden kusurlu olduğunun belirlendiği, mahkemece bilirkişi kurulundan alınan 24/04/2025 tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde sürücü...’in %100 oranında kusurlu olduğu, araç sürücüsü ...’in kusuru olmadığı, 08.09.2023 tarihinde gerçekleşen trafik kazası nedeniyle ... plakalı,...tipteki,... model aracın kaza tarihindeki değerinin 800.000,00 TL olduğu, dava konusu trafik kazasında hasar aldığı, yukarıda bölümlerde açıklanan malzeme ve işçilik bedelleri ile belirtilmiş olan ve onarımı için işçilikler, indirimler ve KDV dahil olarak genel toplam 184.154,64 TL, önceki hasar bedeli 126.745,89 TL, hasar bedeli farkı 57.408,75 TL olduğu, gerçek zarar KDV dahil ve makul iskonto miktarı ile hesaplanan listenin sonucunda belirlenip farkının hesaplandığı, yapılan onarımların hasar fotoğrafları ile uyumlu olduğu, 08.09.2023 tarihinde oluşan kaza nedeni ile aracın piyasa araştırmaları sonucunda kaza sonucunda değerinin düştüğü, reel piyasaya yönelik araştırma hesaplama yöntemi ile, aracın kullanım özellikleri, kazanın büyüklüğü, hasarın niteliği, kilometresi, yılı ve TRAMER araştırmaları yapılarak, daha evvelden kazaları ve aynı bölgeden oluşan hasarı dikkate alınarak yapılan araştırma sonucunda kaza tarihindeki değer kaybının %0,5 oranında 4.000,00 TL olarak belirlendiği, sürücü... tarafından sevk ve idare edilen aracın davalı şirket nezdinde 0001 0210 57823896 sayılı ve 04/07/2023-2024 vadeli Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Avantaj Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, aynı zamanda davacıya ait aracın kaza tarihini kapsayan kasko poliçesinin de davalı şirket tarafından tanzim edildiği, mahkemece delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı Sigorta Şirketi kazada kusurlu olan aracın kaza tarihini kapsayan ZMMS poliçesini tanzim eden şirket vasfıyla meydana gelen zarardan sorumlu ise de, davalı şirketin aynı zamanda davacıya ait aracın da kaza tarihini kapsayan kasko poliçesinin de davalı şirket tarafından tanzim edildiği, davalı vekilinin istinaf dilekçesi ile kasko poliçesi kapsamında davacıya yapılan 152.093,36 TL ödemenin tenzil edilmesi gerektiğinin belirtildiği anlaşılmakla, eldeki dava konusu taleplerden hasar bedeli alacağına yönelik talebin değerlendirilmesinde (neticeten davacının hasar bedeline yönelik zararının karşılanması amaçlandığından ve yapılan ödemelerin sigorta şirketi kapsamında daha sonra zarar veren sürücüye rücuu kapsamında değerlendirileceği de nazara alındığında) mahkemece davacıya ait aracın kasko poliçesi kapsamında hasar dosyasının da dosyaya kazandırılması ile bilirkişiden ek rapor alınarak davalı Sigorta Şirketi tarafından davacıya kasko poliçesi kapsamında yapılan hasara ilişkin ödemelerin de zarar hesabında değerlendirilmesi ve mahsubu ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Yukarıda belirtilen nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve yukarıda açıklandığı üzere davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf taleplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf taleplerinin HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ İLE, Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.05.2025 tarihli, 2024/771 Esas - 2025/422 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf taleplerinin şimdilik İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-İstinaf eden tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatıran tarafa iadesine, 3-İstinafa gelen tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 4-İstinaf eden tarafça yatırılan istinaf gider avansından, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine, 5-İİK'nın 36. maddesi gereğince, icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara 2. Genel İcra Dairesi'nin 2025/50100 Esas sayılı dosyasına depo edilen 170.000,00 TL bedelli teminat mektubunun YATIRAN TARAFA İADESİNE, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili, iadesi ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 02/07/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
... Başkan ...
... Üye ...
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.