Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/880 E. 2026/1021 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/880
- Karar No
- 2026/1021
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/880
KARAR NO: 2026/1021
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 28/03/2024
NUMARASI: 2021/322 E. - 2024/96 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/06/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 03, 35, 41 ve 44. sınıflarda ... Başvuru Numarası ile ... markasının sahibi olduğunu, söz konusu markanın müvekkiline ait işletmelerin tamamında uzun yıllardan bu yana bilfiil kullanılmakta ve tüketici algısında Müvekkili ile özdeşleşmiş olarak algılandığını, davalı ...’nun müvekkiline ait markayı öncelikle ... Mahallesi, ... Cd No: ..., ... .../ İstanbul adresindeki ... ... kullanıyor olduğunun tespit edilmiş olduğunu, müvekkili markasındaki renk kombinasyonu ve yazıların konumlandırılma biçimi direkt olarak davalı tarafından taklit edilmiş ve ticari faaliyetlerinde kullanılmış olduğunu, bir müşterinin davacıyı arayarak, ... nezdinde bir şube açıp açmadığını sorduğunu bunun üzerine durumu anlamaya çalışan müvekkilinin açık kaynaklardan araştırma yaptığında "... ..." adı altında bir instagram hesabına rastlamış olduğunu, işbu Instagram hesabında yine Müvekkilin marka ve logosu ile aynı ticari faaliyette bulunulduğuna dair görsellerin yer aldığını, her iki lokasyonda da, Müvekkili adına tescilli markanın tescilli ibare ve şeklinin ayırt ediciliği bozulmaksızın davalı tarafından marka tesciline konu hizmet sınıfında, broşür, kartvizit, el ilanı ve Instagram hesabında hem iktibas, hem de iltibas yaratacak şekilde kullanıldığını, bu nedenle davacıya ait "..." ibareli markaya davalı yanca gerçekleştirildiği iddia edilen marka hakkını ihlal, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, şimdilik SMK 151/2-c kapsamında 500 TL maddi,(davacı vekili 7.2.2024 tarihli talep artırım dilekçesiyle maddi tazminat istemini 20.626.61 L olarak talep etmiştir) 18.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın müvekkilinin davacıya ait markayı öncelikle ... ... kullandığına ilişkin iddiasının gerçeği yansıtmamakta olduğunu, ... ... kesinlikle dükkan yada stand açmadığını, ... ... açılan stand delil listelerinde sunacakları kira ödeme dekontunda da görüleceği üzere davacı yanın eski eşi... tarafından açılmış olduğunu, Davacı yanın buna ilişkin Instagram ve ... paylaşımları olduğu hususu da gerçeği yansıtmamakta olduğunu, bu paylaşımlar davacı yanın eski eşi ile müvekkilin ortak olarak 2015 yılında açmış oldukları ...'deki standlara ilişkin paylaşımlar olduğunu, davacı yan henüz marka tescili almadan önce davacının eski eşi... ile açmış oldukları standa ilişkin paylaşımlar olduğunu, bu paylaşımlarda da görüleceği üzere davacı yan markayı tescil etmeden önce, bu markayı müvekkili ve davacının eski eşinin kullanmakta olduğunu, bu stand davacı yanın bilgisi dahilinde açılmış olduğunu, müvekkilinin davalının marka ve logosu ile aynı olmayan bir işletmeyi ...'ta kısa bir süre önce açtığını fakat müvekkili işletmeyi açtığı tarihte bu marka ve logonun tescil edildiğini bilmemekte olduğunu, davacının eski eşi ile davacının tescil tarihinden önce de kullandıkları markaya benzer bir marka ile bu işletmeyi açmış olduğunu, zaten markanın tescillendiğini öğrendikten sonrada işletmeyi kapatmış olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"... Davacı vekili 7.2.2024 tarihli talep artırım dilekçesiyle maddi tazminat istemini 20.626.61 TL olarak talep etmiştir.Talep edilen bu bedel davalının kullandığı süreye, markanın tescilli olduğu tarihe ve tescilli olduğu sınıfa, davalı eylemini 2 farklı yerde gerçekleştirmiş olması gözetildiğinde(İstanbul da 23 ay, ...’da 4 ay) ve sosyal medya kullanımları da dahil olmak üzere BK hükümlerine göre yani Davalının ve davacının incelenen mali kayıt ve belgelerine göre ticari kapasitesi dikkate alındığında somut olaya ve hakkaniyete uygun olarak kabul edilmiştir.
Davalı tarafından kullanılan sürede eylemin haksız rekabete ve marka hakkına tecavüze neden olduğu, davacının markasının ve reklam gücünden hiçbir çaba sarf etmeden yararlanan davalının lisans seçeneğine göre bir tazminat ödemesinin gerektiği , marka hakkı ihlaline dayalı tazminat hesabında çoğu zaman somut olarak ortaya çıkan zararın tazmininin /lisansın tespitinin mümkün olmadığı, ancak tazminat hukukun genel ilkelerine göre marka hakkı sahibinin maruz kaldığı zararın adil bir biçimde denkleştirilmesi amaçlandığından , lisans seçeneği seçilmiş olsa dahi marka sahibinin ve mütecavizin malvarlığında markanın haksız kullanımı sonucunda oluşacak artışında dikkate alınmasının gerektiği, tek başına cirolardan hareket edilerek bir lisans bedeli takdir edilmesi halinde davacının sebepsiz zenginleşmesine yada mütecavizin mükafatlandırılmasına neden olunabileceği , davacı markasının tescilli olduğu süre, kullanıldığı mahal, davalı yanın markayı kullanma şekli ve kullandığı yer ve tarafların aynı alanda faaliyet göstermesi, ihlalin boyutu ve süresi ile talep edenin sebepsiz zenginleşmemesi, hükmedilecek tazminatın ise ihlal edeni mükafatlandırır nitelikte olması ana kuralı gözetilerek BK hükümleri dahi gözetilerek somut olayın özelliklerine göre 20.626.61 TL maddi tazminatın 8.10.2020 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Toplanan deliller kapsamına göre, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ihlal edilen hakkın özellikleri, ihlalin sonuçları, tecavüzün boyutu ve tecavüzün şekli gözetilerek günün ekonomik verilerine göre takdiren 10.000-TL manevi tazminatın .10.2020 tarihinden itibaren yasal faiz ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmün ilanında davacının hukuki yararı olduğu gözetilerek karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline, Davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine "karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
-Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, Davacı yanın iddia ettiği marka tecavüzünün gerçekleştiği iddia edilen yerin ... ili, ... ilçesi olduğunu, Davacı yanın iddia ettiğinin aksine davalı müvekkilinin ... ... herhangi bir işletme açmadığını, ... AVM'den gelen cevabi yazıda bu husus açıkça görülmesine rağmen, burada açılan işletmenin, müvekkiline aitmiş gibi hüküm kurulması usule aykırı olduğunu,
-Müvekkili adına bir stand yada dükkan kiralama anlaşması olup olmadığı hususu ... AVM yönetiminden sorulmuş olup, ... AŞ nin 13.12.2022 tarihli cevabi yazısında "... AVM içinde ...tarafından kiralanan stand alanına ilişkin sözleşmelerin gönderildiği, kira ödemelerinden bir tanesinin davacı ile aynı soyada sahip "..." adlı bir şahıs tarafından ödendiği" belirtildiğini, Müvekkilinin dava dışı ...'ın kullanımından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, ...'ın açıp işlettiği döneme ilişkin olarak müvekkili aleyhine tazminata hükmedilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olup kararın bu yönden bozulması gerektiğini, Davacı yanın buna ilişkin Instagram ve ... paylaşımları olduğu hususu da gerçeği yansıtmadığını, bu paylaşımların davacı yanın eski eşi ile müvekkilinin ortak olarak 2015 yılında açmış oldukları ...'deki standlara ilişkin paylaşımlar olduğunu,
Davacı yan henüz marka tescili almadan önce davacının eski eşi... ile açmış oldukları standa ilişkin paylaşımlar olduğunu, bu paylaşımlarda da görüleceği üzere davacı yanın markayı tescil etmeden önce, bu markayı müvekkili ve davacının eski eşinin kullanmakta olduğunu,
-Müvekkilinin, davalının marka ve logosu ile aynı olmayan bir işletmeyi ...'ta kısa bir süre açtığını ancak müvekkilinin işletmeyi açtığı tarihte bu marka ve logonun tescil edildiğini bilmediğini, Davacının eski eşi ile davacının tescil tarihinden önce de kullandıkları markaya benzer bir marka ile bu işletmeyi açtığını, zaten markanın tescillendiğini öğrendikten sonrada işletmeyi kapattığını, ayrıca davacı yanın iddia ettiğinin aksine, müvekkili davacı yanca ne sözlü ne de yazılı olarak uyarılmadığını, müvekkilinin ... Cumhuriyet Başsavcılığına başvurusu üzerine de işletmesini kapattığını bu nedenle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; HMK 16. Maddesine göre davalının yetki itirazının hukuki bir dayanağı bulunmadığını, davalının bahse konu fiilleri ile ilgili yürütülen ceza soruşturma aşamasında 09.10.2020 tarihinde ifadesi alındığını, ifadesinde hem ... nezdinde, hem de ... nezdinde "..." marka ve logosunu kullanarak hizmet verdiğini bir "işyeri işlettiğini" açıkça ikrar ettiğini, Müvekkiline ait markayı her iki lokasyonda da kullanmış olduğunu, davalının sorumlu tutulması için işletme faaliyetini gerek kendi adına gerekse de bir üçüncü kişi üzerinden yapması arasında sorumluluk yönünden bir fark bulunmadığını, Davalının ... Alışveriş Merkezi nezdinde, standı bir başkası adına kiralamasının bir önemi bulunmadığını,
Davalı söz konusu markayla ... ... işletme işlettiğini bizzat ikrar ettiğine göre, haksız ve hukuka aykırı kullandığı işbu kullanımlardan da bizzat sorumlu olduğunu, ... AVM'den gelen cevabi yazıda stand kiralarının davalının o dönem eşi olduğu tahmin edilen ...tarafından ödendiğine dair banka dekontu da bulunduğunu, bu bağlamda söz konusu işletmenin davalı tarafından işletildiğini, davalı ...'nun Müvekkiline ait markayı ... AVM nezdinde kullandığı ceza soruşturması sırasında verdiği beyanı ile sabit olduğuna göre; her halükarda bahse konu ciro (... kullanılarak aynı ... elde edilen ciro) davalının ... nezdinde olan kullanımı için emsal bir ciro olduğunu, bilirkişi kök raporu 11.01.2023 tarihinde, bilirkişi ek raporu 26.05.2023 tarihinde, bilirkişi ikinci ek raporu ise ....12.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, Davalı hesaplamaları da içeren işbu raporların hiçbirine itiraz etmediğini, Davalının Müvekkiline ait markayı sosyal medya hesaplarında kullandığı da gerek dosyaya sunulan ekran görüntüleri ile gerekse de ceza soruşturmasında yer alan ifade ve tespitlerle ortada olduğunu, markanın sahibinin Müvekkili ... olduğunu, davalının süreç içerisinde Müvekkili tarafından söz konusu haksız kullanımlarına son vermesi için defalarca kez uyarıldığını, bu uyarılardan birinin akabinde, davalının kendisine ait GSM hattından taraflarına, önceki haksız kullanımın görselleri ile işbu kullanımlara son verdiğini iddia ettiği görselleri attığını, bu görsellerden sonra da maalesef sözünde durmayarak tecavüz fiillerini sürdürdüğün, davalının "..." markasının Müvekkili adına tescilli olduğunu bilmediği iddiasının da gerçek dış olduğunu, açılan ceza yargılaması sonucunda davalının 6769 sy Kanun'un 30. maddesinin 1. fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verildiğini, davalının haksız kullanımları ceza yargılaması sonucu verilen mahkumiyet kararı ile de tescillenmiş durumda olduğunu, BK m. 51/1 de nazara alınarak verilmiş olan karar usul ve yasaya uygun olup, davalının istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava konusu uyuşmazlık; Davacıya ait "..." ibareli markaya davalı yanca gerçekleştirildiği iddia edilen marka hakkını ihlal, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, şimdilik SMK 151/2-c kapsamında (lisans) 500 TL maddi( ,(davacı vekili 7.2.2024 tarihli talep artırım dilekçesiyle maddi tazminat istemini 20.626.61 L olarak talep etmiştir) ve 18.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili, hükmün ilanı taleplerine ilişkindir.
Davacının tescilli ... numaralı ... ibareli markasının 44. Sınıfta “Tıbbi hizmetler.
Güzellik bakımı hizmetleri. Veterinerlik ve hayvan üretme, besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler. Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri. İşyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri.” emtiaları yönünden tescilli olduğu, markanın halen ... adına tescilli olduğu( davacının boşanmadan önceki adına göre markanın 2017 tarihinde tescil edildiği , boşanmaya göre isim değişikliğinin sicile işlenmediği anlaşılmıştır)
Bilirkişiler ..., ..., ... tarafından düzenlenen 06/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı adına kayıtlı ... numaralı ''...'' ibareli markanın 35, 41, 44 ve 03. sınıflarda tescilli olduğunu, davalı ... ‘nun adına kayıtlı herhangi bir marka tesciline rastlanılmadığını, Davacı tarafından dosyaya sunulan deliller içerisinde, ... numaralı markaya ilişkin tescil belgesi, “...” ibaresinin reklamının yer aldığı görseller, davalıya ait olduğu belirtilen sosyal medya paylaşımlarına dair ekran görüntüleri ve “... ayvalik” adlı Instagram hesabına ait ekran görüntülerinin bulunduğunun görülmekte olduğunu, keza davacının 28.02.2022 tarihli delil dilekçesi ile ayrıca, “... Vehbivey Mahallesi ... Bulvarı ...Zemin Kat No: ... ...” adresinde polis memurlarınca 08.10.2020 tarihinde gerçekleştirilmiş tespit tutanağını, davalının vermiş olduğu 09.10.2020 tarihli ifade tutanağını, davalı taraf ile gerçekleştirildiği belirtilen Whatsapp görüşmelerini, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/2752 soruşturma numaralı dosyasından alınan bilirkişi raporunu ve ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın iddianamesinin dosyaya sunulduğunu, Davalının “bi-masaj” ibareli kullanımlarının marka hakkına tecavüz oluşturacağını, 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin müzekkere yazıldığı halde davalının mükellefiyet kaydına rastlanmadığını, bu sebeple 2018-2019 yılları için tazminat hesabı da yapılamadığını,2020 yılı için SMK 151/2-c kapsamında davalı 2.885,55 TL hasılat beyan ettiğinden, %10'u nun 288,55 TL olarak hesaplandığını bildirmişlerdir.
Bilirkişiler ..., ..., ...'in 26/05/2023 tarihli bilirkişi EK raporlarında; dava dışı ...ile davacı tarafın ciroları üzerinden de hesaplama talep edildiğini, yapılan hesaplamanın ek raporlarının özet bölümünde seçenekli olarak arz edildiğini ve kök raporlarında ki kanaatlerinin korunduğunu bildirmişlerdir.
Bilirkişiler ..., ..., ...'in 14/12/2023 tarihli bilirkişi 2.EK raporlarında; davacının dosyaya emsal lisans sözleşmesi sunmamış olduğunu, SMK 151/2-c tazminatın davalının cirosuna göre hesaplanacağını, ancak davacı dilekçesinde davalının kayıt dışılığını iddia ederek cirolarının ve hizmet verdikleri AVM.lerin de benzer olduğunu ifade etmekte olduğunu, davalının kayıt dışı geliri olduğu iddialarının maliyenin iş görev ve yetkisinde olduğunu, dosyadaki tüm cirolar dikkate alınarak ve lisans bedeline ilişkin yüzdelik değerlendirmesi gözetildiğinde; emsal lisansın ... müzekkere verilerine göre bu oran %10 iken Yargıtay içtihatlarında %1 olduğunu, coğrafi bölge itibariyle de bakıldığında nüfusa yönelik maksimum oran İstanbul olacağı aşikar olup, buna göre de ... verileri üzerinden %10 ile davalının cirosundan tazminatın 20.626,61 TL çıkmakta olduğunu, ... müzekkeresi üzerinden %10 luk emsal bedelin davalı cirosuna uygulandığı, ancak davacının cirolarının ve hizmet alanlarının benzer AVM ler olduğu iddiası ve davacının da cirosunun %10 luk kısmının alınabileceği hususunda itirazları doğrultusunda davacı cirosu üzerinden hesap edilen bedelin 52.263,67 TL olduğunu, nihai takdirin mahkemeye ait olduğunu bildirmişlerdir.
Davalının “... ... Mahallesi ... Bulvarı ...Zemin Kat No: ... ...” adresinde, polis memurlarınca tespit yapıldığı, işyeri içerisinde ve el ilanlarında ... ibaresinin kullanıldığının tespit edildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından marka hakkına tecavüz suçu yönünden bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bu inceleme sonucunda bilirkişi tarafından “davacı adına tescilli markanın davalı ... tarafından işyerinde, broşür, kartvizit, el ilanı ve instagram hesabında iltibas oluşturacak şekilde kullanıldığı, dolayısıyla 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 29/1 maddesi kapsamında “marka hakkına tecavüz fiilinin işlendiği” nin tespit edildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/2752 soruşturma numaralı dosyasında marka hakkına tecavüz suçundan davalının cezalandırılmasına yönelik iddianame düzenlendiği, davalının Instagram uygulaması üzerinde “...” adlı sosyal medya hesabında marka hakkına tecavüz oluşturacak paylaşımlarda bulunduğu, savcılık ifade tutanağındaki cep telefonu ile davacı tarafından whatsapp konuşmaları sunulan telefonun aynı olduğunun bilirkişilerce tespit edildiği ve kullandığının tespit edildiği, soruşturma dosyasında davalı ... 9.10.2020 tarihinde verdiği beyanında; "...daha sonra ortaklıktan ayrılarak ... ... alışveriş merkezi'nde kendi adıma aynı ad altında iş yeri açtım. 2016-2020 tarihleri arasında burayı işlettim. ... ismi bu süreçte aramızda herhangi bir soruna neden olmadı..." şeklinde beyanda bulunduğu, davalının bu beyanının aynı zamanda ikrar niteliğinde bulunduğu, sosyal medya paylaşımlarında da davalının davacıya ait markayı AVM nezdinde kullandığının anlaşıldığı, ... AVM nezdinde 21.01.2018 tarihinden 20.12.2019 tarihine kadar ... markasıyla faaliyet gösterildiğinin müzekkere cevabi yazısı ekindeki belgeler ve faturalar ile anlaşıldığı, ödenen kira bedellerine ilişkin sunulan dekontlar da "... yeni dönem kira ödemesi" yazdığı, kira ödemelerine istinaden kesilen faturalarda da "kısa dönemli stand kira bedeli (geçici) ..." yazdığı, sunulan fotoğraflar incelendiğinde davacı adına tescilli ... markasının stantta, reklam panosunda, kullanılan ürünlerde, tanıtıcı materyallerde kullanıldığı ve marka hakkının ihlal edildiği davalının bu nedenle markanın kendisi tarafından kullanılmadığına ilişkin istinaf isteminin yerinde olmadığı, Davalının, davacıya ait marka ile karıştırılma ihtimali oluşturacak şekilde “...” ibaresini kullandığı, bu kullanımın davalının 44. Sınıftaki hizmetleri ile benzer nitelikte olduğu, davacının markasının 44. Sınıfta tescilli olduğu, Davacı yanın tazminat istemini lisans seçeneği kapsamında SMK 151/2-c kapsamında talep ettiği, yapılan hesaplama ve bilirkişi raporlarına davalının itirazının bulunmadığı,
Davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine karar verilemesinde aykırılık bulunmadığı bu konudaki istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
6769 sayılı SMK 156/3 maddesi hükmüne göre , Sınai mülkiyet hakkı sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının yerleşim yeri veya hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesidir.Bu nedenle davacının yetki yönünden seçimlik hakkı bulunduğu, davacının yerleşim yerinde açılan davada mahkemenin yetkili olduğu anlaşılmakla bu konudaki istinaf isteminin de yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../03/2024 tarih ve 2021/... E., 2024/... K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.092,10-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 523,54-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.568,56-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 11/06/2026