Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/874 E. 2026/991 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/874
Karar No
2026/991
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/874

KARAR NO: 2026/991

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 20/03/2024

NUMARASI: 2019/192 E. - 2024/91 K.

DAVANIN KONUSU: Patent (Tecavüzün Mevcut Olmadığının Tespiti İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/06/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Tarafların İddia ve Savunmaları:

DAVA: Davacı karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ürünü, davalıya ait ... sayılı patent haklarını ihlal etmediğini ve müvekkilimin şu anki ve gelecekteki yasal haklarını güvenceye almak açısından bu hususun (menfi tespit niteliğinde) tespit edilmesi gereği doğduğunu, bu nedenle dava ve taleplerimizin kabulü ile müvekkile ait “...” ürününün, davalıya TR ... sayılı patentten kaynaklı haklarına tecavüz etmediğinin tespitine, yargılama gideri ve vekâlet ücreti davalı tarafa ait olmak üzere karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı karşı davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; Asıl davaya cevaplar kapsamında, davaya konu patentin unsur analizi yapılmış ve özetlenmiş olan unsurların hepsi davaya konu Visionshinlerinin teknik çizimleri üzerinde incelendiğini, yapılan incelemeye davaya konu ürünlürünlerin istem 1'in koruma kapsamı dâhilinde olduğu ve patentten kaynaklanan hakların ihlal edildiğinin kabulü gerektiğini savunmuştur.

Davalı karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde özetle; Asıl davaya cevap dilekçesinde yer verilen bilgiler ışığında, davacı/karşı davalı ..., müvekkil ...'in sahibi olduğu TR ... . sayılı patent belgesinden doğan haklarına tecavüz ettiğini, bu kapsamda tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesi taleplerini içeren karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmişlerdir.

İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "1-Asıl davanın REDDİNE,

2-Karşı davanın KABULÜNE;

-Davacının patent hakkına yapılan tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesine bu cümleden hareketle davaya konu ... ürünlerinin, davacı adına tescilli patent haklarını ve patent unsurlarını taklit etmek suretiyle, davacının patent hakkına 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında tecavüz ettiğinden davacıya ait patente konu buluşun asıl dava dosyası davacısı- karşı davalı tarafından üretilmesi, satılması, kullanılması, ithal ve ihraç edilmesi veya bu amaçlarla elde bulundurulmasının yasaklanmasına,

-SMK’nın 149/1 (g) hükmü gereği masrafları asıl davacı- karşı davalıya ait olmak üzere kesinleşmiş kararın ülke çapında yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir defa ilanına,

-18.08.2023 tarihli kök ve 06.11.2023 tarihli ek raporlarının hükmün infazı amacı ile kararın eki sayılmasına,

3-Davacı-karşı davalının ihtiyati tedbir kararına ilişkin itirazının mahkememizce verilen kararın usul ve yasaya uygun olması sebebiyle REDDİNE,

4-Davacı-karşı davalının ihtiyati tedbir kararının teminat mukabilinde kaldırılması istemli talebinin KABULÜNE, söz konusu talebin yasal karşılığı HMK 395/1 maddesi olup, ihtiyati tedbir kararının usul ve yasaya uygun olması durumunda dahi , aleyhine karar verilen tarafın teminat yatırmaya hazır olduğunu bildirmesi halinde duruma göre bu maddenin tatbiki mümkün olduğundan, davacı-karşı davalı tarafından takdiren 1.500.000,00 TL nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu sunulduğu takdirde; ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, teminat sunulması halinde ihtiyati tedbir kararının kaldırıldığının İcra Müdürlüğü ve Gümrükler Genel Müdürlüğü'ne yazı ile bildirilmesine," karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:

Davacı karşı davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporlarının somut maddi hatalar, geri dönülemez kusurlar içerdiğini, teknik nitelikteki patent ihtilafını çözmediğini, çelişkili ve karşıt teknik görüşler barındırdığını, bu nedenle mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin bilirkişi seçimlerinde ve bilirkişi kusurlarında tarafsızlığın zedelendiğini, dava konusu uyuşmazlığın elyafın sistemden dışarıya aktarılması için kullanılan bir buluş ve bu buluşun müvekkil ürünlerinde bulunup bulunmadığı üzerine olduğunu, müvekkil ürünlerinin davalının TR ... B sayılı patent haklarına tecavüz teşkil etmediğinin tespitini istediklerini, teknik ihtilafı çözmeye yönelik alınan beş farklı raporda uyum sağlanamadığını, dosyaya sunulan raporların birbiriyle çeliştiğini, özellikle 18 Ağustos 2023 tarihli son raporun teknik yetersizlik ve maddi hatalar içerdiğini, patent tarifnamesi ile ürünü incelemesi gerekirken müvekkilin iki farklı makinasını inceleyerek kıyasladığını, bu hatanın geri dönülemez ve onarılamaz nitelikte olduğunu, müvekkil ürünlerinde (C) unsurunun bulunmamasına rağmen (D) unsurunun bulunduğunun tespit edilmesinin davanın esasını etkileyen maddi bir hata olduğunu, davalının patentinin teorik olduğunu ve bir ürününün bulunmadığını, dosya tayin edilen bilirkişilerin teknik manada yeterliliği ve tarafsızlığı konusunda sorunlar olduğunu, mahkemenin davalı tarafın taleplerine uygun bilirkişiler atadığını, davalının delil tespiti yaptırdığı dosyada lehine oy veren ...'in esas dosyaya bilirkişi atanmasının "ihsas-ı rey" teşkil ettiğini, bu atamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na aykırı olduğunu, yine davalı vekilinin hukuk bürosuyla ilişkili bir marka vekilliği şirketinin ortağının bilirkişi olarak atanmasının dürüstlükle çekilmesi sayesinde engellendiğini, son heyetin müvekkilin makinasını müvekkilin başka bir makinasıyla kıyaslayarak patent ihlali tespit etmesinin hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, oysa 5 Aralık 2022 tarihli bilirkişi raporunda oybirliği ile patent ihlali olmadığı sonucuna ulaşıldığını ve bu raporun hüküm kurmaya elverişli tek rapor olduğunu, mahkemenin bu raporu açıklamadan yeni heyete göndermesinin usul ve hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan 18 Ağustos 2023 ve 6 Kasım 2023 tarihli raporlarda müvekkil ürününün unsurlarının yanlış değerlendirildiğini, yerel mahkemenin ağır kusurlu, hatta taraflı denilebilecek bir bilirkişi yönetimi üzerinden davayı idare ettiğini, davada üst üste binen usuli hatalar, fazlasıyla tesadüfle açıklanamayacak bilirkişi seçimleri ve İlkokul kitaplarında yer almayacak fahiş resim hataları üzerine tesis edilen raporlar, güven sarsıcı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak dosyanın yineden incelenerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı karşı davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın, davacı ... firmasına ait ... isimli ürünlerin müvekkili ... adına tescilli TR ... sayılı patentin kapsamında kalıp kalmadığına ilişkin olduğunu, ilk derece mahkemesinde yapılan yargılamada üç farklı heyet tarafından bilirkişi incelemesi gerçekleştirildiğini ve üçüncü heyet tarafından düzenlenen raporlarda, davaya konu ürünün patente tecavüz ettiği yönünde kanaat bildirilerek müvekkilinin davasındaki haklılığının sübuta erdiğini, davacının istinaf dilekçesindeki argümanlarının yargılamayı yürüten ilk derece mahkemesi hakimlerinin ve bilirkişi heyetlerindeki üyelerin yetkinliklerinin yetersizliğine yönelik, asılsız ithamlardan oluştuğunu, hükme esas alınan üçüncü bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen raporlardaki hataların ek raporda giderildiğini, davacının kötüniyetli yaklaşımı karşısında müvekkilinin adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, yargılamanın uzatılmasını amaçlayan istinaf talebinin reddedilmesi gerektiğini, davacının istinaf dilekçesindeki yanıltıcı beyanlarına rağmen dosyada üç heyet raporunun yer aldığını, davacının istinaf dilekçesinde esasa ilişkin yer verdiği teknik açıklamaların patent hukuku ile bağdaşmadığını, ... ile ... arasında büyük bir fark olduğu yönündeki iddiasının hatalı olduğunu belirterek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe ve Sonuç:

Asıl dava, davacı ...'ye ait “...” ürününün, davalı ... adına tescilli TR ... sayılı patentten doğan hakları ihlal etmediğinin tespiti istemine, karşı dava ise patente tecavüzün tespiti, önlenmesi ve durdurulması istemine ilişkindir.

Mahkemece davacıya ait ürünün davalıya ait TR ... sayılı patentin koruma kapsamında kaldığı ve patent hakkına tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.

23/02/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda, heyetteki bilirkişi ...; uyuşmazlığın TR ... B sayılı patentin 1 no’lu bağımsız istemine tecavüz olup olmadığı olduğu, davacı makinesinde patentte öngörülen sistemden farklı olarak ... yapı ve açılır-kapanır kapak bulunduğu, bu yapının çalışma prensibinde temel farklılık yarattığı, yabancı maddeli elyafın izolasyonunu sağladığı ve bu nedenle patent ihlali bulunmadığı kanaatini bildirmiş, ... ve ...’in değerlendirmesinde ise; istemde yer alan unsurların tamamının bulunması gerektiği, incelenen üründe bazı unsurların birebir yer almadığı, ancak eşdeğerler kapsamında yapılan değerlendirmede, farklı unsurların aynı işlevi aynı şekilde yerine getirip aynı sonucu doğurduğu, bu nedenle eşdeğer yoluyla tecavüz bulunduğu belirtilmiştir.

05/12/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda ; davacıya ait ürünün davalıya ait TR ... B sayılı patentin koruma kapsamına girmediği, ayrıca eşdeğer anlamda da tecavüz bulunmadığı belirtilmiştir.

18/08/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacıya ait makinenin davalıya ait TR ... sayılı patentin koruma kapsamına girdiği, farklılıkların sonucu değiştirmediği, davacı ürününün tekniğin bilinen unsurlarını aşmadığı ve patent hakkını ihlal ettiği davacı makinesinde kullanılan huninin şeklinin farklı olmasının teknik açıdan aynı işlevi görmesi nedeniyle ihlali ortadan kaldırmadığı belirtilmiştir.

06/11/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda; 18/08/2023 tarihli kök raporda ulaşılan sonuçlar ve teknik değerlendirmelerin geçerli olduğu belirtilmiştir.

Patent belgesine konu hususlar hakimlik mesleğinin gerektirdiği bilgiyle çözümlenmesi mümkün olmayan teknik hususlardan olup, dosyaya sunulan son bilirkişi heyet raporunun patent konusuna ilişkin uzman bilirkişi heyeti tarafından teknik inceleme sonucu , gerekçeli ve denetime elverişli şekilde usul ve yasaya uygun düzenlendiği, önceki raporlar arasındaki çelişkinin de giderildiği, bilirkişilerin tarafsızlığına yönelik iddiaların somut delille desteklenmediği anlaşılmakla somut uyuşmazlık bakımından delil niteliğinin bulunduğu 18/08/2023 tarihli kök rapor ve 06/11/2023 tarihli ek bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacıya ait dava konusu “...” ürününün, davalının TR ... sayılı patent hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı noktasında toplanmaktadır.

Tecavüzün gerçekleşip gerçekleşmediği patentin koruma kapsamının belirlenmesini gerektirir, koruma kapsamı ise istemlerle ve istemlerin yorumlanması sonucu tespit edilir. İstemler, buluşun koruma talep edilen unsurlarının belirtildiği kısımdır.

Bir isteme tecavüzden söz edebilmek için istemde yer alan tüm unsurların tamamının, suçlanan üründe da aynen veya eşdeğerinin bulunması gerekir. Bağımsız isteme tecavüz edilmemişse, o bağımsız isteme bağlı olan istemlere de tecavüz söz konusu olmaz. Suçlanan üründe bağımsız istemdeki unsurların tamamı aynen bulunmamakla birlikte eşdeğerinin bulunup bulunmadığında Patentli buluş ile suçlanan ürün aynı işlevle, aynı yolla ve aynı sonucu doğurmalıdır.

Dava konusu TR ... (B) sayılı patentin elyaf akışı içerisindeki yabancı parçacıkların optik olarak tespit edilerek hava akımı yardımıyla sistemden uzaklaştırılmasına ilişkin bir ayırma sistemine ilişkin olduğu, 1 numaralı bağımsız istemin " - Elyafın taşındığı bir hava akımı içinde yabancı parçacıkların optik olarak tespit edilmesi, - Tespit edilen parçacıkların selektif olarak püskürtülerek sistemden uzaklaştırılması, - Uzaklaştırılan parçacıkların bir huniye yönlendirilmesi,- Huninin çıkışında, elyafın taşındığı ana hava akımından bağımsız bir ikinci hava akımı için delik bulunması,- Parçacıkların bu ikinci hava akımı ile sistem dışına atılmasını sağlayan çıkış deliği bulunması." unsurlarından oluştuğu, davacı /karşı davalıya ait teknik raporlarda incelenen ... makinesinin ise elyaf içerisindeki yabancı maddelerin optik sensörlerle tespit edildiği,bu maddelerin hava üfleme sistemi ile ayrıldığı, ayrılan parçacıkların bir kanal/... benzeri yapı içerisine yönlendirildiği, bu yapının çıkışında, ana elyaf taşıma akımından bağımsız çalışan bir hava akımı ile tahliye sağlandığı, teknik inceleme ile tespit edilmiştir.

Her ne kadar davacı taraf, kullanılan yapının klasik “...” değil “... formunda kanal” olduğunu ileri sürmüş ise de, hükme esas alınan teknik bilirkişi raporlarında bu farklılığın şekle ilişkin olduğu, fonksiyonel açıdan aynı işlevi gördüğü, aynı şekilde çalıştığı ve aynı sonucu doğurduğu belirtilmiştir. Özellikle 18/08/2023 tarihli kök ve 06/11/2023 tarihli ek raporlarda, bu unsurların eşdeğerler doktrini kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve sistemin patentte tarif edilen yapı ile teknik olarak örtüştüğü tespit edilmiştir. Patentin bağımsız istemindeki unsurların değerlendirilmesi ve eşdeğerlik ilkesi çerçevesinde yapılan inceleme sonucunda, davacı ürününde yer alan tahliye sisteminin patentteki “...” unsurunun farklı bir formda uygulanmasından ibaret olduğu, ancak aynı işlevi aynı şekilde yerine getirerek aynı sonucu doğurduğu, dolayısıyla teknik farklılığın koruma kapsamı dışında kalmayı gerektirecek nitelikte bulunmadığı, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesinde son bilirkişi heyeti raporuna itibar edilmesi yerinde olup, yapılan teknik değerlendirmeye göre; davacı ürününde patentin bağımsız isteminde yer alan unsurların birebir veya eşdeğer şekilde mevcut olduğu, sistemin aynı işlevi aynı yöntemle yerine getirerek aynı sonucu doğurduğu, dolayısıyla TR ... sayılı patentin koruma kapsamı içinde kaldığı ve patent hakkına tecavüz oluşturduğu sonucuna varılmıştır.

Davacı/karşı davalı vekilince ihtiyati tedbir kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de; dosya kapsamında yapılan teknik inceleme ve bilirkişi raporları ile davacı ürününün patent hakkını ihlal ettiğinin tespit edilmiş olması karşısında, ihtiyati tedbir şartlarının oluştuğu, ihtiyati tedbire yönelik istinaf itirazlarının da yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Tüm bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin yerinde olmadığı kanaatine varıldığından, davacı/karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../03/2024 tarih ve 2019/... E., 2024/.... K. sayılı kararına karşı davacı/ karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacı karşı davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3- Davacı/ karşı davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 04/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/874, K. 2026/991, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-874-e-2026-991-k-dd51dc1390ff