Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/829 E. 2026/798 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/829
- Karar No
- 2026/798
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/829 - Karar No:2026/798 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/829 KARAR NO : 2026/798
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/03/2024 NUMARASI : 2023/377 E-2024/143 K
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... - E-TEBLİGAT DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... - E-TEBLİGAT
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 01/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/07/2026 Eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili özetle; davacı ile davalı arasında 18/07/2022 tarihinde imzalanan sözleşme ile müvekkilinin ... Ankara Büyükelçiliği'ne ait binanın kapı ve alüminyum işlerini üstlendiğini, müvekkilinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirerek karşılığında 29/12/2022 tarihli 294.691,98-TL fatura düzenlediğini, davacının fatura bedeline yönelik olarak 18/07/2022 tarihinde 120.000-TL, 30/12/2022 tarihinde 50.000-TL ödeme yaptığını, bakiye kısmı ödemediğini, müvekkilinin alacağını tahsil edebilmek için başlattığı icra takibinin davalının haksız itirazıyla durduğunu, dava şartı olarak arabuluculuk yoluna başvurduklarını ancak netice alamadıklarını iddia ederek, Ankara 12. İcra Müdürlüğü'nün 2023/6978 Esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazın iptali ile takip dosyasının kaldığı yerden devamına, icra takibine konu alacak tutarı üzerinden %20 oranından az olmamak kaydıyla hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle; Müvekkili şirket ile davacının 18.07.2022 tarihli sözleşme ile ...Ankara Büyükelçiliği Ticari Mücesilliği kapı ve alüminyum işleri malzeme ve uygulama işi tekniğine ve amacına uygun olarak imalatların yapılması konusunda anlaştıklarını, sözleşme bedeli olarak 215.000,00 TL kararlaştırıldığını, işin bitiş tarihinin ise 30.08.2022 olarak anlaşma yapıldığını, ödeme planı olarak 120.000 TL iş avansı verileceği, bunun karşılığında teminat senedi verileceği, kalan ödemenin ise işin tesliminden en geç 15 gün sonra yapılacağı yönünde anlaşma sağlandığını, müvekkilinin ön ödemeyi gerçekleştirdiğini ancak buna karşılık müvekkili şirketin sürekli olarak oyalandığını ve herhangi bir teminat verilmediğini, müvekkilinin, iş tamamlanmamış olmasına rağmen 30.12.2022 tarihinde 50.000 TL daha ödeme yaptığını, yapılan sözleşmede bitiş tarihi olarak 30.08.2022 tarihi yazmasına rağmen iş bitiş tarihinde taraflarına ve Rus yetkililere teslim edilmediğini, müvekkili şirketin davacı ile sürekli iletişim kurmaya çalışmasına rağmen hiçbir şekilde ulaşılamadığını, iş yeri adreslerinde kendilerinin bulunamadığını ve telefonla yapılan aramalara dönülmediğini, müvekkilinin, 04.10.2022 tarihinde davacıya "30.08.222 tarihinde bitmesi gereken iş 04.10.2022 tarihinde hala bitmemiş, ve sadece ahşap kapılar takılmış. Kapıların camları ve aksesuarları henüz takılmamış. Aliminyumlar şantiyeye hiç gelmemiş. Dosya dolabı da şantiyeye hiç gelmemiş...'' şeklinde mesaj attığını, davacının ise bu mesaja ''Bize bir iki gün müsaade et yoldan geldik, az sağlık problemim var, bu hafta sonuna kadar yetişen ürünleri gönderirim, kalanlar da önümüzde ki hafta içine kalır, camlar ile kollar geldi yarın bir şekilde sevk ederim'' şeklinde dönüş yaptığını, belirtmiş oldukları mesajlardan da anlaşılacağı üzere işin vaktinde teslim edilmediğini, sözleşmeye konu işin yapılması gereken taşınmazın fotoğraflarının ekte olduğunu, fotoğrafların 25.10.2022 tarihine ait olduğunu, o tarihte dahi teslimat yapılmadığını, söz konusu fotoğraflardan yapılan işin eksikliğinin gayet açık bir şekilde göründüğünü, sözleşmenin gereklerinin mevcut tarih itibariyle dahi yerine getirilmediğini, iş tesliminin taşeron olarak taraflarına veya rus yetkililere yapılamadığını, müvekkilinin işin zamanında bitmemesinden kaynaklı olarak maddi manevi zarara uğradığını, Rus yetkililere karşı itibarının zedelendiğini, davacının işi teslim etmemesine rağmen sözleşmeden yer alan tutardan da fazla olarak 294.691,98 TL tutarında müvekkiline fatura kestiğini, fazla fatura kesmelerinin nedeni olarak kapı kolu, kilit, menteşe vs. olduğu söylediklerini, ancak zaten bunların işe konu olan 18.07.2022 tarihli sözleşme kapsamına giren işlemler olduğunu, sözleşme nin "3-ÖZEL ŞARTLAR" başlığının 3-ö maddesinin: ''İş süresince işin gereği olarak yapılacak kapı ve aliminyum işleri taşeron tarafından yapılacaktır'' şeklinde olduğunu, müvekkili şirketin muhasebe işlerini yapan kişinin dikkatsizlik neticesinde davacının kesmiş olduğu yanlış faturayı işlediğini, muhasebenin yapmış olduğu bir hata neticesinde sanki iş teslimi yapılmış gibi izlenim oluştuğunu, davacının, sözleşmenin gereklerini yerine getirmeyerek iş teslimini gerçekleştirmediğini, haksız ve hukuksuz olarak fazla faturalandırma yaptığını ve müvekkili şirketin işi zamanında teslim edememesine neden olduğunu, ancak müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunarak haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile davacı hakkında takip tutarı üzerinden %20 oranından az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince:İtirazın iptali davalarında ispat yükünün kural olarak davacı tarafa ait olduğu, davacı tarafın alacağının varlığını usulüne uygun delillerle ispat etmekle yükümlü olduğu, dava için de bu kuralın geçerli olduğu davacının takip dayanağı fatura içeriğindeki işi yaptığını ancak bedelini tahsil edemediğini ispat etmekle yükümlü olduğu, davaya konu faturanın taraf defterlerinde aynen kayıtlı olduğu bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkarıldığı, taraf defterlerinin birbirini doğruladığına göre davacının alacağının taraflar arasında çekişmesiz hale geldiği, bu aşamadan sonra ispat yükünün artık davalıya geçtiği, fatura bedelini ödediğini ispat etmekle yükümlü olduğu, bilirkişi tarafından yapılan tespite göre davacı defterinde toplamı 170.000 TL tutarında 2 adet ödeme kaydı bulunduğu, bu ödemeler yönünden taraflar arasında ihtilaf olmadığı, ihtilafın davalı defterinde yer alıp davacı defterlerinde bulunmayan 10.000-TL tutarındaki ödemeye ilişkin olduğu, bu konudaki ispat yükünün davalıda olduğu, davalı bu ödemenin varlığını ispat edecek mahiyette delil sunmadığı, dolayısıyla bu kaydın hesaplamaya dahil edilmediği, diğer taraftan davalının işin yapılmadığını iddia etmiş ise de dosya kapsamında bu iddiasını ispat edecek mahiyette delil olmadığı, davalının, davacının faturasını defterlerine kaydetmekle davacının alacağını kabul ettiği, davalı tacir olup TTK hükümleri gereğince tüm işlemlerinde basiretli davranmakla yükümlü olduğu, bu kapsamda dava konusu faturanın defterlere sehven kaydedildiğine yönelik iddialara itibar etmenin mümkün olmadığı, gelinen aşamada dava, asıl alacak 122.690 TL'lik tutar için kısmen sübut bulduğu, işlemiş faiz istemi yönünden değerlendirme yapıldığında; davalının icra takibi öncesinde Türk Ticaret Kanunu'nun18/3 maddesi kapsamına göre temerrüde düşürüldüğüne dair dosya kapsamında delil bulunmadığına göre bu talep yönünden davanın reddi gerektiği, davacının icra inkar tazminatı talebi değerlendirildiğinde; alacak faturaya dayalı olduğuna göre likit olup takibe yönelik itiraz haksız olduğundan İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2 maddesi hükmü uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanacak %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği, reddedilen tutar yönünden davalının haksız takip tazminatına yönelik talebi değerlendirildiğinde; işlemiş faiz istemi yönünden davacı her ne kadar haksız ise de kötüniyetli olduğuna dair delil bulunmadığından bu tutar yönünden İİK 67/2 maddesindeki şartlar sağlanmadığı, davalının kötü niyet tazminatına yönelik talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle:Yerel mahkemenin verdiği kararın gerekçesinde, davaya konu faturanın taraf defterlerinde aynen kayıtlı olduğunun bilirkişi incelemesi ile ortaya çıktığını, taraf defterlerinin birbirini doğruladığına göre davacının alacağının taraflar arasında çekişmesiz hale geldiğini, bu aşamadan sonrada ispat yükünün artık davalıya geçtiğini, davalı tarafın işin yapılmadığını iddia etmiş ise de dosya kapsamında bu iddiasını ispat edecek mahiyette delil bulunmadığını belirttiğini mahkeme tarafından, verilen kararın gerekçesinde ki söz konusu tespit ve belirlemelerin hatalı olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirket ile davacı taraf arasında 18.07.2022 tarihli sözleşme ile ...Ankara Büyükelçiliği Ticari Mücesilliği'nin kapı ve alüminyum işleri, malzeme ve uygulama işi, tekniğine ve amacına uygun olarak imalatların yapılması konusunda anlaştıklarını, sözleşme bedeli olarak 215.000,00 TL kararlaştırıldığını, yapılan sözleşme gereği, işin teslim tarihinin 30.08.2022 olarak belirlendiğini, cevap dilekçelerinde belirttikleri üzere, taraflar arasında imzalanan sözleşmede işin teslim tarihinin 30.08.2022 olarak belirtilmesine rağmen, davacı firma tarafından iş süresinde teslim edilmediğini, müvekkili şirketin, davacı ile sürekli iletişim kurmaya çalışmasına rağmen hiçbir şekilde ulaşamadıklarını, iş yeri adreslerinde kendilerinin bulunamadıklarını ve telefonla yapılan aramalara dönülmediğini müvekkilinin, 04.10.2022 tarihinde davacıya ''30.08.222 tarihinde bitmesi gereken iş 04.10.2022 tarihinde hala bitmemiş, ve sadece ahşap kapılar takılmış. Kapıların camları ve aksesuarları henüz takılmamış. Aliminyumlar şantiyeye hiç gelmemiş. Dosya dolabı da şantiyeye hiç gelmemiş...'' şeklinde mesaj attığını, davacının ise bu mesaja ''Bize bir iki gün müsaade et yoldan geldik, az sağlık problemim var, bu hafta sonuna kadar yetişen ürünleri gönderirim, kalanlar da önümüzde ki hafta içine kalır, camlar ile kollar geldi yarın bir şekilde sevk ederim'' şeklinde dönüş yaptığını, taraflar arasındaki mesajlaşmalardan da anlaşılacağı üzere, işin vaktinde teslim edilmediğini, sözleşmeye konu işin yapılması gereken taşınmazın fotoğraflarının dosyasında mevcut olduğunu, fotoğrafların 25.10.2022 tarihine ait olduğunu, o tarihte dahi teslimat yapılmadığını, söz konusu fotoğraflardan yapılan işin eksikliğinin gayet açık bir şekilde göründüğünü, netice itibari ile davacı firmanın üstlendiği işi tamamlamadığını, davacı tarafın üstlendiği işi zamanında ve gereği gibi teslim etmemesinden kaynaklı, müvekkili firmanın da, Rus yetkililere karşı üstlendiği işin tesliminde geçiktiğini ve sözleşmesinin, Rus yetkililerince bildirisiz olarak feshedildiğini, mahkeme tarafından, dava konusu işin bitirilip bitirilmediğine ilişkin bilgi verilmesi için Rus konsolosluğuna müzekkere yazıldığını, ancak... Konsolosluk yetkililerinin söz konusu müzekkerelere cevap vermediğini, davacı tarafın da işin teslimine ilişkin herhangi bir belge dosyaya sunmadığını, taraflar arasındaki mesajlaşmaların, işin teslim edilmesi gereken tarihten yaklaşık iki ay sonra olduğunu, davacı tarafın, söz konusu mesajlaşmalarda işin eksik bırakıldığını kabul ettiğini, özetle davacının sözleşmenin gereklerini yerine getirmeyerek iş teslimini gerçekleştirmediğini, haksız ve hukuksuz olarak fazla faturalandırma yaptığını ve müvekkili şirketin işi zamanında teslim edememesine neden olduğunu, davacının sözleşmeye uygun olmayarak kesmiş olduğu faturaya binaen haksız ve hukuksuz olarak icra takibini başlattığını, davacı tarafından üstlenen iş bitirilmediği için, müvekkili firmadan herhangi bir alacağı doğmadığını ve davacı tarafa müvekkili firma tarafından fazla ödeme yapıldığını, mahkemenin, dosyaya sundukları deliller dikkate alınmadan iddiaları yeterince araştırılmadan ve eksik inceleme ile usule ve yasaya aykırı karar kurduğunu beyanla kararın kaldırılmasını, müvekkili tarafından, 01/11/2022 tarihli kredi kartı çekimi, davacı taraf için yapıldiğini davacı tarafın, dava konusu işi için malzeme aldığını iddia ettiğini ve müvekkilinden söz konusu ödemeyi, namı hesabına yapmasını talep ettiğini, müvekkilinin davacı tarafın talebi ile davacı tarafın adına 10.000,00 TL lik ödemeyi yaptığını, mahkemenin ödeme yapılan firmaya, söz konusu ödemenin kimin borcuna karşılık yapıldığına ilişkin bir araştırma yapmadan, söz konusu ödemenin davacı tarafa yapıldığını kabul etmediğini, müvekkili firma tarafından yapılan söz konusu 10.000,00 TL ödemenin kabul edilmemesinin hatalı olduğunu, mahkeme tarafından ayrıca müvekkili aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmettiğini, somut davada, icra inkar tazminatının şartları oluşmadığını, mahkemenin, davacı tarafından müvekkili firmaya kesilen fatura nazara alınarak alacağın likit olduğunu kabul ettiğini ancak taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin sözleşmeye dayanmadığını ve davacı tarafın sözleşme gereği üstlendiği işleri tamamlamayarak eksik bıraktığını, davacının, alacağının olup olmadığının, eksik bıraktığı işler nazara alınarak hesaplamayı gerektirdiğini, ancak yerel mahkeme tarafından işin davacı tarafından tamamlanmadığının dikkate alınmadığını, alacağın likit olmadığını, mahkemenin icra inkar tazminatına hükmetmesinin hatalı olduğunu, kabulünün mümkün olmadığını beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabul-kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle davaya konu icra takibinde talep edilen 122.690,00 TL bakiye bedele ilişkin olduğunun anlaşılmasına, davalı tarafça işin eksik bırakıldığına ilişkin delil olarak dayanılan Whatsapp mesajlarından sonraki davacının bakiye bedelin ödenmesi yönünde Whatsapp mesajı ve davalının cevabi mesajı Yargıtay yerleşik içtihatları kapsamında davacının eksik veya ayıplı iş yaptığının sözleşme kapsamında davaya ait bir kısım masrafların kendisi tarafından yapıldığının yasal delillerle kanıtlanamamış bulunmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.380,95 TL istinaf karar harcından peşin alınan 834,00 TL + 1.262,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.284,95 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 01.07.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır